ŞIMARIK OLGUN GÜZEL. 4 .Bölüm

Umduğumdan daha fazla oyalıyor işler. Bir sürü insan ile tanışıyorum sanat camiasından. Gün içinde ise en az üç dört kere Kerem ile görüşüyoruz. Ilk defa elimde kira geliri kalıyor, onunla galerinin eksikliklerini masraflarını kapıyorum. Her konuşmamızda beni Bodrum’a çağırıyor. Aklım çoktan Bodrum’a gitmiş durumda ama kendimi kaptırmamak için bin bahane buluyorum. İki günde bir de Bankacı Ali Arıyor açmıyorum. En sonunda mektup uzunluğunda bir kaç mesaj atıyor. Aylardır aklından çıkmadığımı, sadece hayatımda olmak istediğini yıllardır aradığı kadın olduğumu filan yazmış. Ertesi gün öğle yemeği için galerinin karşısındaki kafeye randevu veriyorum. Hem güvenli hem de banka lazım dükkanın işleri için:)

Akşam Kerem arıyor. Yarın Bodrumdasın mutlaka diyor. Yeni bir butik hotel almış restorasyonu için sanat eserleri, tablolar lazım. Gel yardım et bana diyor. Tam bahane bulmaya çalışırken bütçem altı yüz bin diyor. Bu işlerde en az bire üç kazanılır. Arkadaş işi yapsam bile üç yüz cepte demek. İşler yoğun ama yarın öğlene uçarım diyorum. Bu sefer nazik davranması gereken benim Ali’yi arıyorum. Şaşırıyor. İş toplantısı çıktı. Haftaya buluşalım. Çocuk gibi seviniyor.

Ertesi gün Bodrum havaalanındayım. bursa eskort bayan Kızım şüphelenmesin diye yönetici kızı da yanıma alıyorum. Beni karşılamaya gelmiş Kerem. Yanımdaki kızı görünce bozuluyor. Arabaya doğru yürürken anlatıyorum nedenini. Tamam sen beni bozmadan rolünü oyna gönderelim onu başımızdan. Arabada biz hemen oteli gösterelim yöneticine sen de bizde biraz dinlen, sevgilim çok sevindi seni tanımak istiyor sen bizde kalıyorsun ama mutlaka diyor. Hemen devam ediyorum rolüme, aa olur mu Ayşen nerede kalacak diyorum. Ona oteldeki en iyi odayı ayırdım hem çalışır hem oteli tanır. İyi olur kızım sen bir bak neler yapabiliriz bir çalış yarın beraber gezip fikirlerini anlatırsın diyorum.

Önce beni Bodrum’daki çiftliğine bırakıyor. Yıllar önce kocam ile geldiğimizden beri daha da görkemli bir hal almış. Ben Ayşen Hanım ile işlerimi halledip bir iki saate gelirim diyor. Siz havuzda filan oyalanırsınız. Kız arabada beklerken bana içeri kadar eşlik ediyor. Kapı arkasında dudaklarıma yapışıyor. Beş gibi gelirim biraz yüzeriz gece de güzel bir caz kulübüne gideriz. Dönüp tekrar kapıyor dudaklarımı.

Sevgili tabii ki yalan. Maksat kızı sorunsuzca başımızdan göndermek. Evin hizmetçisi havuza açılan konuk evine kadar eşlik ediyor. Konuk evi bile ayrı bir villa büyüklüğünde. Havuz asıl villa ile ikisinin arasında kalmış. Araba ile girişte gördüğüm yer hizmetli evi olmalı. Elbiselerim dolaplara yerleştirilirken ben bikinimi giymek için banyoya geçiyorum. Çıplak bedenimi bir kere daha kontrol edip gençliğinde beni çıldırtırdın dediklerinden daha minik beyaz bikinimi giyiyorum. Yatak odamdan havuz on adım. Havuz kenarında gölgeliğim, yatak genişliğinde şezlongum, günlük gazeteler hazır. Hafif rüzgar altında, iyice gölgeye çektirip kendimi biraz uyukluyor, hafif alkollü meyve kokteylimi içiyorum. Hizmetçi uzaktan hep beni kolluyor, meyveler, içecekler gidip geliyor.

Beyefendi on dakikaya evde olacakmış bursa otele gelen escort haberini verdiğinde canlanmak için havuza atlıyorum. Asıl niyetim onu havuzdan üstüme yapışan ıslak mayo ile çıkıp karşılamak. Evin içindeki koşturmadan geldiği belli oluyor. İki dakika sonra ikinci kattaki terastan gömleğinin düğmelerini çözerken sesleniyor. Ben de geliyorum havuza. Havuz kenarına oturuyorum astarsız seçtiğim ince bikini ıslanınca göğüs uçlarım belirmiş, ıslak ince bacaklarım akşam güneşinde parlıyor.

Üzerinde şort mayosu suya atlayarak yanıma yüzüyor. bursa merkez escort
Belimden tutarak suyun içine çekiyor ve sarılarak öpüşüyoruz. Dur yapma yalnız değiliz. Evlerine gönderdim ikisini de yemek hazırlamak için çağırana kadar. Suyun içinde bacaklarımı beline doluyorum ufak ufak öpüyor.

– Aklımı başından aldın, kaç gündür ne yaptığım işi biliyorum ne konuştuğumu.

– Hadi çapkın kimleri getirmişsindir bu eve sen.

– Görecen birazdan senden sonra kimse olmadığını diyerek avuçluyor neredeyse tamamen çıplak kalçalarımı.

Liseli aşıklar gibiyiz suyun içinde. Şimdi ikimizin de ayakları yerde, onun elleri belimde suyun içinde oynaşıyoruz. Nefessizce, son görüşmemizden sonra olanları konuşuyoruz. O anlatırken ben boynuna öpücükler koyuyorum ben konuşurken kıpırdanan erkekliği karnıma sürtünüyor, elleri kalçalarımda geziyor.

İçmek için bir şeyler alıp havuz kenarına oturuyorum o ise tekrar suya girip bacak aramda dikiliyor. Kızı ne yaptın diyorum. Bizim en sikici müdürlerden birini verdim oteli gezdiriyor akşam da bir discoya götürecek. Sabah nefes alacak hali kalmaz. Kahkahalar ile gülüyoruz, otuzunda bekar güzel bir kız, eğlensin biraz. Dudakları ile göğüslerimin arasındaki su damlacıklarını alıyor tek tek. Elleri ile iki bacağımı okşuyor. Çıkarsana üstünü kimseler yok. İkiletmeden göğüslerimi sunuyorum Elleri ile tek tek tutup sıkıp sıra ile uçlarını emiyor. Kırlaşmış saçlarından kafasını bastırıyorum göğüslerine. O kadar sakin yavaş ve nereyi öpeceğini bilerek ilerliyor ki. Elleri boşta şimdi. Bikinimin altı da yavaş yavaş çekiştiriliyor hafif kıpırdamamla o da bacak arama inmiş durumda. Bir adım geri giderek çıkartıp suya atıyor. İleri adımını atarken kendi şortu da çıkmış halde.

Kocamdan sonraki iki sevişmemde de yarı ayıktım şimdi ise tüm benliğimle hazırım. Sol dizimden başlayarak öpe öpe geliyor. Bacaklarımın yarısı suyun içinde. Genç kız gibi hala bu diyerek kadınlığımı öpüyor. Bacaklarımı iyice dikerek öpmeye devam ediyor. Havuzun suları ve dili yavaş yavaş çarpıyor amıma ve kalçalarıma. Dili içime girdi bile. Ne kadar sakin ne kadar kıvrak. Daireler çizen dilini sert sert sokuyor içime. Ama rahat değilim havuz kenarındaki taşlardan. Söyleyince içeri geçelim diyor. Ben önde o arkada sürgülü kapısı açık odama giriyoruz. Gülerek abartılı şekilde kıvırtıyorum.

Arkadan sarılıyor. Silikonlu, vücuduma göre büyük göğüslerim kayboluyor ellerinde. Otuz yıl önce elime geçecektin bak neler yapardım sana. Bir eli göğsümde diğerini amıma bastırıyor. Mesela diyorum.

Yatağın kenarına getiriyor ve ensemden öne doğru bastırıyor. Daha tam sertleşmemiş erkekliği ile amımı fırçalıyor. Kalın başın içime girmesi için biraz daha dikleştiriyorum kalçalarımı o da elleri ile iyice ayırıp başını sokuyor içime.

Elimi bacak arama atıp sikin dışarda kalan kısmını okşuyorum biraz. İçime iyice yerleşiyor şimdi çıkmayacak kadar sert. Bir iki yavaş git gelden sonra içimdeki sertliği ve kalınlığı boşluk bırakmıyor. Konuşmayı seviyor. O minik götün ne kadar güzel, bir yandan hafifçe tokatlıyor. Sırf sana benziyor diye kimleri siktim bu evde. Hızlanmaya başladı. Minem güzel götlüm, bak nasıl inliyorsun altımda diye boşaldım üzerlerine. Yıllarca böyle bir sikici aşığımmış neredeydi aklım. O Minem diye inledikçe daha çok kıvırıyorum kalçalarımı.

Cevap ver bana diye bağırıyor o Minem dedikçe sik Mineni diyorum. Alışkan değilim bu tür konuşmalara. Seninim artık dedikçe azgınlaşıyor. Ter içindeyiz artık. Bu terlemenin sonu orgazm benim için. Ama içimdeki sikin sertliği azalıyor. İkimizin de soluklanması kazım,öne doğru emekleyerek çıkartıyorum kalın siki içimden. Hemen sonra dönüp amımdan çıktığı için parlayan güzel siki ağzıma alıyorum. Gün ışığında kırlaşmış kılları ile taşakları iki büyük torba gibi sarkıyor. Onları avuçlarken, ağzımı da böyle sikiyor muydun diyorum. Evet seks kölem yapıyordum seni. Bir iki dakika taşaklarını okşuyorum sikinin ucuna dilimle masaj yapıyorum. Tekrar eski görkeminde.

Sikinden ayırıyor beni dudaklarıma yapışıyor. Yatağın üzerine devrilirken beni yan çeviriyor. Kaldırdığı bir bacağımın arasından siki tekrar içimde. Kurt sikici. Bu sayede fazla yorulmadan güzel bir hızda girip çıkıyor bir elinin parmakları ise bızırımın üstünde. Hiç ihtiyacım yok aslında siki o kadar güzel bir kalınlıktaki içimde boş nokta kalmadı.

Artık o da konuşmuyor. Dakikalar boyu açık kapıdan gelen rüzgara ikimizin de inlemeleri karışıyor. Üstüme gel diyorum. Tüm ağırlığı ile yerleşiyor. Girişleri en derini buluyor. Erkeğin altında ezile ezile sikilmeyi seviyorum. Hele böyle kusursuz bir sikici olursa. Orgazmımın öncüsü terle iyice sarılıyorum omzuna tırnaklarım etinde. Anlıyor daha sert ve darbeli vuruyor içime. Ağzım sonuna kadar açık ahlar içinde kasılırken içimde bekliyor. Dudaklarını ısırırcasına kapıyorum. Doldur sen de içimi. Alt dudağım dişleri arasında uzarken sik yine hareketleniyor. Belimin altına bir yastık koyarak tam misyonere geçiyor üzerime abanmadan kalçalarımı avuçlayarak vücuduna yapıştırıyor alt kısmımı.

Yanıyor içim, Minem, Minem, derken gözleri kapanıyor ve amımın derinlerinde hiç değilmemiş yerlerime aktığını hissediyorum. Küçülüp çıkına kadar içimde kalıyor. Kollarının arasında miniciğim. Elleriyle ile yüzümü tutuyor. Öpüşerek uyuyakalıyoruz.

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 9. Bölüm

Sevimsiz baldız dahil herkes toplaştı yaşgününde. Hamilelik daha da sevimsizleştirmiş. Kaynanam şaşılası bir şekilde geçen seferki gibi köşe bucak kaçmıyor benden. Herkes pazartesi dönerken ısrar ediyorum ben de kaynanam kalsın torununu sever, istediği zaman döner diye. Yaşgünü ekibi görüntü sağlamadı, bari kaynana mastürbasyonunu rahat yapsın. Karımla ilgisini çekecek yeni bir videom var. Koca memeliyi atlamayayım ama. Biraz kilo almış, ertesi sabah banyoda sabunladığı göğüslerini başa sara sara seyrediyorum. Kesin kararlıyım bu karıyı sikmem lazım.

Anneleri gelmeden önce karıma çok özel bir sürpriz hazırladım.altıparmak escort Biraz şarap her zaman daha iyi sevişmesini sağlar. Aldığım özel kremler ile yarım saate yakın masaj yaptım vücuduna, sonra gözlerini bantlayıp ellerini kravatlarımla nazikçe yatağın kenarlarına bağladım. Kamerayı ayarlayıp önce tek sonra iki parmağımla içine girdim. Günlerdir çalışıyorum. Bir elim yağlı göğüs uçlarında. Kulağına kendini rahat bırak diye fısıldıyorum. Ayrıntılarını sonra anlatırım ama hedefime ulaşıyorum. O güzel vücudu bir tanrıçaya dönüşüyor. Kalçaları yataktan yükseliyor. İki parmağımı çengel yapıp içine bastırdıkça sadece çığlıklar atıyor. Kamera çok güzel bir açı ile içinden fışkıran suları çekiyor. İlk squirting denemem başarı ile sonuçlanıyor. Ellerini çözdüğüm karım bir iki dakika kıpırdanmıyor sonra her orgazmından sonra dönüştüğü vahşi kediye dönüşüyor. Önce taşaklarıma sonra sikime saldırıp içinde bir damla bırakmayana kadar emiyor.

Kaynanama fırsat vermek için ertesi gün İzmir’e gidiyorum. Daha çok beni iyice azdıran koca memeliyi unutmak için. Hemen çağırıyorum yeni kızı. Eve girer girmez soyuyorum ve vücutları birbirine hiç benzemese de koca memeliyi düşünerek sikiyorum kızı. Sanki o koca memeleri sikermiş gibi çıkartıp göğüslerini fışkırıyorum. İlk postadan sonra domaltıyorum ve yağladığım bir parmağımı sokuyorum götüne. Göt dediğim dokunulmamış ufak pembe bir nokta.

Hala ufacık duran amını yalarken bir yandan parmağım git gel yapıyor göt deliğinde. Daha kalına alışsın diye baş parmağımı köküne kadar sokarak bekletiyorum. Parmağımı her çıkardığımda kremi boca ediyorum deliğine. Bir on dakikalık çaba sonrası iki parmağım girebiliyor götüne. Pembe amını yalarken iki parmağım iyice genişletiyor deliğini. Sert genç vücudu parmaklarımı bile acıtıyor.

Domaltıp son defa kendimi ve deliğini yağlıyor sikimi bastırıyorum. Doğal olarak öne kaçıyor. Manzara zaten imkansız gözüküyor. İyice şişmiş sikim o deliğe girmez. Kaçmaması için alttan tutup diğer elimle sikimin başını bastırıyorum içine. Rusça bağırıyor. Seni Antalya’ya göndereceğim diyorum bu yaz. Çırpınması duruyor. Az evvel parmağımı zor alan göt deliğinde sikim sıkışmış durumda. Elimin yardımı ile başını tamamen sokuyorum. İleri geri gitmeden sadece kalçalarımı oynatıyorum.

Çıkartıp bir kere daha kremi boca ediyorum. mudanya escort
Aynı yöntemle yavaşça yerleşiyorum. Bu sefer milim milim girdikçe bursa anal yapan escort

sikimi saran ateş artıyor. Çığlık atmıyor ağlıyor altımda. Yarısına kadar girince geri çıkıp aynı yavaşlıkla giriyorum. Başına kadar geri çıkartıp tekrar kremleyip girip çıkmaya başlıyorum. Ağlaması durmuş hareketsiz altımda. Biraz sonra daha derinlere kayıyor artık sikim. Gaza gelip kızı altımda ezmekten korkuyorum.

İçinden çıkıp gel böyle diyerek üstüme ters oturtuyorum. Kendi eli ile yerleştirmeye çalışıyor. Daha rahatız şimdi. Hafif hafif oturup kalkıyor. Kontrol onda. Bir iki dakika böyle devam ediyoruz. Bu dar göte daha fazla dayanamam. Bacaklarını kavrayıp iki yana açıyorum. Derinlere giden sikim çığlık attırıyor. Tempoyu artırıyorum. Ter içindeyim ve ben de çığlık atabilirim. Kalın sikim daracık bir delikte ve deliğin içi her an daha da ısınıyor. İyice kendime çekip bastırıyorum herhalde sonuna kadar giriyor sikim. İçine patlarken öne doğru kaçıyor. Kalçalarının arasında kocaman bir delik var şimdi. Boşalmam devam ediyor.

Evi arıyorum gece uçağı ile döneceğimi söylüyorum. Herkes uykuda. Çalışma odamın kapısı kilitli değil. Geri zekalı temizlikçi. Tedbirli adam olduğumdan odamdaki her şey kilitli. İş evrakları olduğundan odaya kimse benden izinsiz girmez zaten. Bugün neler olmuş diyerek açıyorum sistemi. Önce bir odaları kontrol. Kaynana, karım, bakıcı uyuyorlar.

Yarımşar saat atlayarak kaynanayı arıyorum. Gün içi bizim odayı bir kaç kere yokluyor. Karım akşam yemeğine gelmeden bir saat önce kamerayı alıp kendi odasına geçiyor. Eğlence başlıyor derken telefon çalıyor. Kamerayı yatağın altına sıkıştırıp çıkıyor evden. Öyle ya karım ile dışarda yediler yemeği. Onbuçuk gibi evdeler. Karım erken yatar, on bir gibi kaynanam da ortalığı bir kontrol ediyor. Saat şu an bir olduğuna göre, iki saat öncesine kadar gelmiş durumdayım.

Banyoya giriyor. Sütyeni dahil soyunup sadece mor renkli iç çamaşırı ile yatağa giriyor. Görmeye alıştığım vücudu bu sefer heyecanlandırmıyor beni. Yine de bir bira açıp film seyretmeye başlıyorum. Kamerada kızını fışkırtarak boşalttığım bölüm var. Havanın serinliğinden olsa gerek bana malzeme çıkartmıyor. Yorganın altından çamaşırını çıkardığını ve kendini okşadığını anlıyorum, gecenin sessizliğinde duyulmamak için inliyor. Boşalmasına yakın üzerinden atıyor yorganı ve domalıyor, kıçı odadaki kameraya dönük. Güzel kalçaları gözümün önünde, iyice irileşmiş göğüsleri sallanıyor. İki parmağı amının içinde boşalıyor. Islaklığı göt deliği ve bacak arasına yayılmış.

Boşaldıktan bir beş on dakika sonra yataktan çıkıyor. Çıplak bedenine mor külodunu ve sabahlığını geçirerek odadan çıkıp çalışma odama giriyor. Çekmecelere bakıyor kilitli. Geçen ziyaretinde üzerine boşaldığım bikinisinin olduğu yerde bir kaç gereksiz kağıt var. Odanın içi karanlık olduğundan hareketlerini pek seçemiyorum. Odadan çıkarken aniden geri dönüyor ve çalışma odamdaki tuvalete girip çıkıyor.

Bir yarım saat daha kalıp kayıtları düzenliyorum gereksizleri siliyorum. İkinci bira tuvalet ziyareti gerektiriyor. Ellerimi yıkarken her zaman set üzerinde duran bir iki ekonomi dergisinin yerde olduğunu görüyorum. Yerden kaldırdığımda dergileri altından mor bir külot çıkıyor. Ağ yeri ıslanmış. İşte şimdi sıçtım. Bu noktaya gelmek hesapta yoktu.

KÜÇÜK KASABANIN KAHPESİ. 3

O ilk seviştiğimiz günden sonra hiç bırakmadı beni Cafer… Her fırsat bulduğumuzda birbirimize koştuk, seviştik durmaksızın… Fırsatlar yarattık. Bizde para olunca bazen o para alıyordu bizden, toptancıdan mal almak için… Bizim paramız kalmayınca, biz ondan alıyorduk. kocam,

“Yardımlaşma sandığı gibiyiz kanka…” diyordu Cafer’e… “Sen bana, ben sana… Aslan kankam benim…” Bir bilseydi daha neleri paylaştığını kankasıyla…

Böylece bizim bahanemiz, kocamın bilgisi dahilinde hep hazırdı. Ben para istemeye gittim, o para vermeye geldi. Araştık, buluştuk, seviştik durmadan…

Bir gün telefon edip beni çağırdı, kasabanın dışında arabasıyla bekledi, arabaya binip yola çıktık. Başımda eşarp, gözümde siyah gözlüklerle kimsenin tanımasına imkan yoktu. Trafik azaldı gitgide, sonunda asfalt yolu bırakıp orman yoluna girdik. Bir eli direksiyonda, diğer eli hep eteğimin altındaydı, kurcalayıp duruyordu beni…

Hala gidiyorduk. Kimseler yoktu ortalıkta, in cin top oynuyordu. Çam ağaçlarının arasındaki toprak yolda sarsıla sarsıla epey yol gittik. Kuş seslerinden ve arabanın motorundan başka bir ses seda yoktu… Ürkmeye başlamıştım.

“Yeter Cafer, nereye gidiyoruz?” dedim korkuyla yolun iki tarafını çeviren koyu yeşil ağaçtan duvara bakarak… “Kurt falan olmasın buralarda?” Sonunda, ağaçların, çalıların arasında bir boşluğa girdi araba, motoru durdurdu. Bana döndü,

“Sevişmeye geldik kırmızı şapkalı kız… Merak etme kurt falan yok buralarda…” dedi benim korkmuş sesimi taklit ederek… Rahatlamıştım, arkama yaslandım, ben de bu kez küçük bir kızın çekingen sesini taklit ederek sordum,

“Hmmm… Peki büyükbabacım…” dedim. “Madem kurt yok diyorsun… Ama, senin ellerin neden bu kadar kocaman büyükbaba?” dedim. Ellerini uzatıp gömleğimin üstünden memelerimi tutuverdi,,

“Bunları daha iyi avuçlamak için kızım…” dedi. Yoğuruyordu memelerimi, zevkle inledim. Eğilip dudaklarımı öptü, diliyle dilimi okşadı ağzımın içine sokup… Başımı kaçırdım,

“Peki, senin dilin niye bu kadar uzun büyükbaba?” dedim.

Eteğimi yukarıya sıyırıyordum bunu sorarken… Hazırdım, külot giymemiştim altıma, klitorisim kabarmış, amımın dudakları şişmişti beklentiyle… O da neyi beklediğimi görmüştü.

“Senin güzel amcığını daha iyi yalayabilmek için kızım…” dedi, başını kucağıma gömdü. Amımı yalamaya başladı. Dili uzundu gerçekten, sıcaktı, pütürlüydü, zevkten bayıltıyordu beni… Saçlarından tutup kaldırdım başını, hemen boşalmak istemedim… Elimi kucağına götürdüm. Siki kalkmış, taş gibi olmuştu. Fermuarını açıp sikini dışarıya çıkardım.

“Peki bu ne büyükbaba?” dedim sikini okşarken… “Bu neden bu kadar büyük?”

“Seni daha iyi sikebilmek için kızım…” dedi.

“Nasıl büyükbaba, sikmek ne demek?”

“Gel büyükbabanın kucağına da sikmek nasıl olurmuş gör yavrum…” dedi.

image
Ön koltukları iyice arkaya kaydırıp yatırdı. Yeterli alan açılmıştı. Belimden tutup kucağına çekti beni… Yüz yüzeydik. Eteğimi kaldırdım belime kadar… Dedim ya, külot yok altımda, hazır kıtayım. Dizlerimi iki yanına koyup sikinin üstüne oturmaya başladım. Artık alışmaya başlamıştım kalınlığına… Yine de ne kadar ıslak olursam olayım, ilk girişte zorlanıyordum her sikişimizde…

Dudaklarımı ısırarak, inleye inleye oturdum sikine… Dibime kadar aldım. Kasıklarının kılları klitorisimi okşamaya başladığında tamamen girdiğini anladım. Sonra oturup kalkmaya başladım o kalın sikin üstünde… Sularım çağlıyordu içimden, erkeğin kasıklarına akıyordu, oradan arabanın koltuğuna… Yapacak bir şeyimiz yoktu. Devam ettik.

Sonra yorulunca belimden tutup kaldırdı, içimden çıkardı sikini… Dışarıya çıktık. Etrafa bakındık. Kuşlardan başka canlı yoktu etrafta… Arabanın kaputuna yatırdı beni başımı eğip… Bacaklarımı aralayıp arkamdan tekrar girdi amıma… Ormanda kuş seslerinin yanına bizim bağırmalarımız karışıyordu. Kimseden korkmadan, biri duyacak diye çekinmeden bağıra bağıra seviştik. Her yeri inlettik. Sonra da boşaldık ikimiz beraber…

image
Kocam geldi o hafta sonunda… İki gündür fırsat bulamamıştık sikicimle sevişmeye… Kocam gelir gelmez bir posta attı bana… Çerez gibi atıştırmalık… Akşamına Cafer ve karısı oturmaya geldiler. Kocamla hesap gördüler, alacak verecek hallettiler. Paralar alınıp verildi. Sonra işler bitince iki tek atalım bari dediler, içki sofrası kurmaya başladım yavaş yavaş… Cafer’in şişman karısı Hatice abla hoşlanmıyordu içki olayından,

“Ben gideyim kızım, bunlar saatlerce içer şimdi…” diyerek gitti. Ben çocukları yatırdım, çilingir sofrasını kurdum güzelce, özene bezene… İçmeye başladılar. Bir iki üç… Kadehler kaldırıldıkça sohbet koyulaştı. Ben gidip geliyordum sürekli, meze, buz taşıyıp duruyordum sürekli… Cafer kocamla kadeh tokuştururken gözü arada bana kayıyor, gülümsüyordu.

Mutfakta diz hizasındaki eteğimin belini kıvırdım, mini etek oldu. Gömleğimin iki düğmesini açtım üstten, sütyenime kadar açıldı memelerimin yuvarlakları görünüyordu. Tam giderken aklıma geldi, külodumu da çıkardım. O vaziyette meyve götürdüm içeriye… Cafer’in gözleri faltaşı gibi açıldı benim halimi görünce… Kırıta kırıta gittim, masanın üstüne koydum meyveleri… Elma, portakal dilimleri falan… Masaya eğildim, memelerimi seyrettirdim sikicime…

Sonra da gördüğüm ilgiden memnun bir şekilde kocamın yanına, Cafer’in karşısına oturdum, bacak bacak üstüne attım. Masanın arkasında kalan kocam görmüyordu bacaklarımın nereme kadar açıldığını… Cafer ise her yerimi görebiliyordu. Mini eteğim kalçalarıma kadar sıyrılmıştı oturduğum yerde…

image
Masadaki meyve sepetinden bir çikita muz aldım, yavaş hareketlerle soymaya başladım. Kocamın peltekleşmeye başlayan ağzıyla anlattığı hikayeyle ilgilenmiş gibi yapıyor, sorular soruyordum muzu soyarken… Benim salak anlatmaya devam ediyordu ben eşeledikçe… Muzu soydum. Arkama yaslanıp bacağımı indirdim, dizlerimi araladım. Cafer’in gözleri faltaşı gibi açıldı. Elindeki rakı kadehini fondip yaptı heyecandan…

Bacaklarımı açıp kapatıyordum elimdeki muzu yerken… Ama yemiyor, erkeklik organını yalar gibi yalıyordum muzu… Rujlu dudaklarımı O harfi gibi açıyor, ağzıma sokup çıkarıyordum meyveyi… Zavallı adam, gözü bacaklarımın arasıyla ağzıma sokup çıkardığım muzun arasında gidip geliyordu. Kıpırdanıp duruyordu yerinde, kalkmış sikini rahatlatmak istercesine…

Kocamla konuşurken muzu aşağıya indirdim. Bacaklarımın arasına… İyice araladım bacaklarımı… Cafer’in gözlerinin içine baka baka ıslanmış kadınlığıma sürdüm muzu… İçime itelemeye çalıştım. Yumuşak muz girmedi tabi… Cafer çaktırmadan bakıp dururken öbür elimle amımın dudaklarını araladım, biraz daha soktum. Ezilmek üzereyken çıkardım tekrar… Sonra elimdeki muzu karşıya uzattım,

“Cafer abii… Muz yer misin?” dedim şurubumsu, tatlı bir sesle… Gözlerini benden ayıramıyordu bir türlü,

“Yerim tabi yenge, sen verirsin de ben yemez miyim?” dedi o da…

Zavallı kocamın bir şeyden haberi yoktu. Anlatıp duruyordu gittiği yerleri… Cafer uzattığım muzu alırken elimi tuttu, parmaklarımı kıracak gibi sıktı. İntikamım acı olacak der gibiydi. Amıma değdirip ıslattığım muzu ağzına soktu, ısıra ısıra yemeye başladı göz göze bakışırken… Gerçekten amım ıslanmıştı, istiyordum onu, beni sikmesini istiyordum.

image
Gözlerimle mutfak tarafını işaret ettim, anladı hemen açıkgöz piç…

“Yenge, rakı kalmamış, getirebilir misin?” dedi. Kalkarken,

“Gidip bakayım, bir yerlerde olacaktı galiba…” dedim. Salondan çıkarken kocama,

“Ben de gidip bir işeyeyim birader” dediğini duydum.

Ben mutfağa girer girmez arkamdan o da girdi. Belimden tutup dudaklarıma yumuldu. Zorlukla kurtuldum elinden,

“Hani işemeye gidecektin sen?” dedim gülerek… Hırsla memelerime saldırdı,

“Akşamdan beri delirttin ulan beni orospu…” dedi sütyenden çıkardığı memelerimi dişlerken… İnledim. Başını kendime çektim.

“Ne yapayım, özledim seni Cafer…” dedim.

“Fahişe, kocandan da korkmuyorsun, her yerin meydanda, amını götünü gösterip durdun bana bütün akşam…” derken külotsuz amımı avuçlamıştı. Su içinde kalmıştı amım, bacaklarımın içleri ıslanmıştı.

“Ahhh…” diye inledim zevkle… “İşte bunu özlemiştim… Arkadaşını bilmez misin sen, iki tek attı mı burnunun ucunu görmez o… Yanında sevişsek farkına varmaz andavallı…”

“Yok artık…” dedi bir bacağımı kaldırmış, sikinin başını amıma dayamıştı bunu söylerken… “Yanında sevişecek kadar azdın mı ulan kahpe?” Başı içime girmişti bile… Offf… Hasret kalmışım iki günde… Ama çektim kendimi bir anda, siki elinde kaldı Cafer’in… Yine yükleniyordu üstüme, durdurdum.

“Bırak bu yarım yamalak, ayak üstü sikişmeyi… Söylüyorum sana… Üç dört kadeh içti benimki… Sarhoş oldu, dili dolanmaya başladı. İki tek daha attı mı sızar kalır, meydan da, yatak da bize kalır. Senin karı da eve gitti zaten, horluyordur şimdi bu saatte… Ne dersin aşkım? Biraz daha dişini sıkar mısın?”

“Senin için dişimi kırarım yavrum, sıkmak ne demek? Senin gibi sikişken orospuyu sikmeden dayanmak zor ama… ” Elimle sikini tuttum, pantolonun içine sokmasına yardım ettim. Uzanıp dudağından öperken,

“Hadi ben rakı hazırlarken, sen arkadaşının yanına git, şüphelenmesin, ne olur, ne olmaz…” dedim.

İçeriye gittiğimde ikisi yan yana oturmuşlar, konuşup duruyorlardı. Kocamın gözler yarı yarıya kapanmıştı. Elimdeki rakı kadehini eline tutuşturdum.

“Hadi kocacım… Arslanım benim… Fondip…” deyince kadehi kaldırıp bir yudumda içti rakıyı… Bir daha… “Hadi Cafer abi, kocamı yalnız bırakma bakalım, sen de fondip…” diye seslendim. Gülerek bana bakıyordu Cafer… Elindeki yarım kadehi kaldırıp içer gibi yapıyor, yerine koyuyordu her seferinde…

“Şerefine yengecim benim… Güzelliğinin şerefine…” diye kadeh kaldırıyordu sarhoş şivesiyle… Kocam da kadehini tokuşturuyordu onunkiyle, gerçekten sarhoş,

“Evett… Güzel karımın şerefine…”

Son kadehte kocamın başı küt diye önüne düştü, masaya vurdu. Elimle omzunu tutup sarstım, seslendim,

“Kocacııımmm…” dedim tatlı bir sesle… “Hadi kalk yatağına yat… Misafir var bak, ayıp oluyor…” dedim Cafer’e göz kırparak… Kocamdan ses gelmedi. Tekrar sarstım, yine aynı… Sızmıştı dediğim gibi…

“Ben sana ne dedim? İki kadeh daha, sızar kalır dedim. Hadi yardım et de, yatağa götürelim şu leşi…”

İkimiz iki koluna girip kaldırdık masadan, yatak odasına sürükledik. Yatağa götürüp bir kenarına uzattık. Yorulmuştum. Ben de yatağın kenarına oturup kaldım. Cafer yanıma geldi hemen, belime sarıldı, öpmeye başladı. Eli bacaklarımda, külotsuz amımda dolaşıyordu.

“Hadi salona gidelim bebeğim, dayanamıyorum artık, sikmem lazım seni…” dedi. Kalktım, yatak odasının kapısını kilidini çevirdim. Gömleğimin düğmelerini açarken,

“Salona kadar dayanamam ben… Beni burda sik Cafer…” dedim. “Kocamın yanında… Kocam yanı başımızda yatarken sik beni aşkım…” dedim. İnanmayarak baktı bana,

“Çılgınsın sen…” dedi. Arkadaşına baktı, kocama… Horlayıp duruyordu sarhoş…

“Evet çılgınım. Senin sikin çıldırttı beni… Hadi soyun sen de… Sik beni… Lütfen…. İstiyorum…”

Üstümdeki gömleği çıkarmıştım. Sütyenimi de onun yanına yolladım. Kalçalarımı kıvıra kıvıra mini eteğimi ayaklarıma düşürdüm. Çırılçıplak kalmıştım. Yanına gidip sarıldım o vaziyette… Titreyen parmaklarımla gömleğinin düğmelerini açarken çıplak göğsüne isterik öpücükler konduruyordum.

“Hadi… Dayanamıyorum… Çok istiyorum seni… Sikmeni istiyorum… Burda, kocamın yanında sikmeni istiyorum… İstediğin gibi becer beni… Sik…”

Gömleğini sıyırdım. Pantolonun kemerine saldırdım sonra… O da yardım etti, biraz sonra çıplak kalmıştı. Yatağa, kocamın yanına geçtim hemen… Onun da üstünde ne varsa sıyırdım çıkardım. Bacak arasındaki minik şeyle yatıp duruyor, horluyordu kocam… Yanına uzandım, bacaklarımı açtım. Bacak içlerimi okşayarak sevgilimi çağırdım yanıma…

“Gel…” dedim fısıltıyla… “Sik beni… Kocamın yanında… O da çıplak bak… Senin beni sikmene razı olmuş…” Elimle pipisinin ucunu tutup çekiştirdim, salladım. “Çok küçük sikim var, Cafer kol gibi siksin seni diyor bak… Hadi aşkım… Üçlü seks yapar gibi sikişelim… Hadi…”

image
Geldi, bacaklarımın arasına girdi. Mutlulukla sarıldım erkeğime… Bacaklarımı iyice aralayıp rahatça girmesini sağladım. Başını dayadı her zamanki gibi, zorlaya zorlaya aletini soktu içime… Doğrulup omzunu ısırdım,

“Sok…” diye inledim. “Sert sok… Kocamın yanında bağırt beni…” Dinlemedi beni, yavaşça girerken,

“Deli karı… Çocuklar uyanacak şimdi… Bırak, bildiğim gibi sikeyim seni… Merak etme, biraz sonra zevkten bağırmaya başlayacaksın zaten…”

Dediği gibi oldu. Kalın alet dibime kadar girerken ben zevkten inlemeye, minik feryatlar koparmaya başlamıştım bile…

“Ohhh… Çok güzel… Sikin zevk veriyor bana aşkım… Delirtiyorsun beni… Aaahhh…”

“Sus canım. Kocanı uyandıracaksın şimdi bağıra bağıra… Yavaş…”

“Uyansın… Görsün kadın nasıl sikilirmiş… Erkek nasıl olurmuş görsün… Ooohhh… İşte böyle… Böyle olur erkek… Dibine kadar siker karısını… Zevkten öldürür… Aaahhhh…. Sik beni aşkım… Sert sik… Zevkten öldür beni… Oooohhh… Hızlı… Daha hızlı… Vurdur… Dibime kadar sok…”

O koca sikiyle gidip geliyordu bacaklarımın arasında… Durmaksızın… Pompalıyordu beni… Zevkten deliye döndürdü beni… Başımı iki yana sallıyor, zevk çığlıklarımdan mahalle uyanmasın diye dudaklarımı ısırıyordum. Başaramadım, Cafer eğilip dudaklarıma kapandı. Bir yandan pompalıyor, bir yandan dudaklarımı kapatıp, inlemelerimi, feryatlarımı boğmaya çalışıyordu.

Yatak sallanıp duruyordu altımızda… Cafer beni pompalarken, yatakta, yanıbaşımda yatan çıplak kocam da sarsıntıdan zıplayıp duruyordu sızmış vaziyette… Elimi uzatıp sikini tuttum. Biraz sertleşmiş gibiydi sanki… Cafer’i durdurdum. Altından kalkıp kocama doğru domaldım. İki elimi arkaya götürüp amımın dudaklarını ayırdım, erkeğimi davet ettim. Islak amıma kayarak girdi tekrar, bu kez arkamdan…

Ben kocamın sikine kapanırken, o da arkamdan pompalamaya devam etti. Evet, uyanmıyordu ama, vücudu olan bitenin farkında gibiydi sanki… Yarı sert durumdaki sikini emmeye başladım. Ağzımın içinde bir orta parmak kalınlığındaki kocamın sikini emdim biricik arkadaşı karısını domaltmış sikerken…

Sonunda sikicim arkamda böğürerek boşalırken ben de orgazm oldum. Kocam çoktan bir iki damlasını bırakmıştı ağzımın içine… Sızmış durumdaki kocamı bile boşaltmıştım.

Sarmaş dolaş yatağın içinde uzanıp dinlendik. Üç tane çıplak insan, bir yatakta… İki arkadaş, birinin karısı… Feci sikilmiş, yorgun, doymuş… Kocamın yanında sikmişti beni, tam istediğim gibi… Ben uykuya dalarken Cafer kalkıp giyindi her zamanki gibi, yılan gibi gecenin sessizliğinde sıyrılıp gitti.

image
Sabah kocamın mırıltısıyla uyandım. Şaşkınlıkla bir bana, bir kendi çıplaklığına bakıyordu. Elleri bacak aramda kurumuş arkadaşının sperm kalıntılarında, okşuyordu.

“Hayatım, ne ara seviştik biz böyle?” dedi şaşkın şaşkın…

“Hatırlamıyor musun? Cafer abiler gittikten sonra yatağa girdik ya… Bir güzel becerdin beni… Baksana her yanım döl oldu.”

“İyi de, böyle çıplak mı yattık biz? Hiç böyle yapmazdık. Duşumuzu, abdesimizi alır öyle yatardık.” Uzanıp öptüm,

“Çok sarhoştun, ondan hatırlamıyorsun herhalde…” dedim. Eliyle memelerimdeki morlukları gösterdi,

“Bunları ben mi yaptım?” diye sordu.

“Şaşkın, kim yapacak başka…? Gece rakıyı çektin, kaplan gibi saldırdın bana… Her yerimi morarttın baksana…” diyerek bacaklarımdaki morlukları, boynumdaki çürüğü gösterdim. Biricik karısına hayvan gibi saldıran en yakın arkadaşı Cafer’di oysa… Eme eme, ısıra ısıra boynumu çürütmüştü hayvan…

image
“İster misin, bir kere daha yapalım mı?” dedim.

“Yok, çok yorgunum hissediyorum kendimi…” dedi. “Canım istemiyor, gece yapmışız zaten, sen de istemezsin.”

“Hıı… Ben de istemem kocacım…” dedim. Nevresimi üstüme çekip daha fazla çürüklerime bakmasına engel oldum. Hayatında yapmadığı şeydi beni emmek, etimi morartmak, çürütmek…

Sen de istemezsin derken tam da aklımdan geçeni söylemişti aslında… İstemem tabi… Beni siken koca yaraklı arkadaşın varken, senin kürdanı ne yapayım, istemem…

Sırt üstü uzanıp yattım. Gecenin zevkleriyle yorgun bedenimin dinlenmeye ihtiyacı vardı. Belli olmaz, her an bir pundunu bulup sevişebilirdim, güç toplamam lazımdı.

Hanife’nin Çilesi 3.Bölüm

Birkaç gün sonra mesaiye kalmıştı Hanife, Tahsin’den o günden beri ses çıkmıyordu, eski depoda sikilmiş avucunda amından sızan döllerle kalakalmıştı. Hevesini aldı herhalde diye düşünüp rahatladı. İşte bitti dedi kendi kendine, sikildiğinle kaldın Hanife dedi.

Hafızasından silmeye çalışıyordu şu bir hafta içinde olan olayları arabada zorla ağzına verilişini, eski bir depoda bir orospu gibi sikilişini unutmaya çalışıyordu. Pek başarılı değildi bu konuda ne zaman gözlerini kapasa Tahsin’in onu düzüşü geliyordu aklına o koca kalın yarağın amının dibine dibine yaptığı sert vuruşlar, boşalırken kasılması!

Neyseki mesai bitmişti, eve gidip bir duş alıp uyuyacaktı.bursa eskort Patronları Attila arabası ile mesaiye kalanları dağıtıyordu, Attila bey kısa hafif göbekli ve kel bir adamdı, oldukça sert ve ciddi bir mizaca sahipti. Yolda arabayı depoya doğru sürmüştü o an Hanife aracın içinde Attila ve kendisinin dışında kimse olmadığını fark etti. Neden böyle bir şey yapmıştı ki, bir şeyler alacaktır diye düşündü ama tırnaklarını yemeye başlamıştı yoksa Tahsin söylemiş miydi, yok canım insan babasına bu kadar özelini anlatır mı? Attila bey ara sıra gözleriyle dikiz aynasından Hanife’yi kesiyordu iyice içine kurt düştü dayanamadı.

– Depoya neden gidiyoruz
– Gidince görürsün.

Dünyası başına yıkılmıştı. Terlemeye başladı,bursa merkez escort Attila beyin bakışları giderek sinsileşiyor, dikiz aynasında kızışmış bir boğanın gözlerine dönüşüyordu.

– Gel bakalım Hanife diyerek depoya sokmuştu onu Attila
– Şey….
– Bak seninle direk konuşacağım, Tahsin olanları anlattı bana. Bizim oğlan zamparanın adinin tek**ir, seni kırmış biraz eh bir şeyler de yaşamışsınız ama bu burada kalmalı anlıyor musun
– Evet efendim.
– Hah eh madem oğlum tadına baktı bir de ben bakayım olmaz mı Hanife
– Şey, ben evli…
– Sus be evliymiş onu oğlumun altına yatarken düşünecektin..

O boğa ilk hamlesini yapmış bütün gardını düşürmüştü sımsıkı sarılmış kerkinir gibi hareketler yapıyordu, bursa otele gelen escort Hanife ince ince ağlamaya başlamıştı. Attila kafasını kaldırıp “ağla böyle daha zevkli olacak”

O esnada telefonu çaldı Hanife’nin kısık sesle “kocam” diye bildi. Kafası ile aç işareti yaptı Attila bey
– Efendim
– …
– Yok daha bitmedi işimiz birazdan biter ama az kaldı
– …
– Hıhı

Telefonu kapatırken Attila’nın iri eller bedenini keşfe çıkmıştı bile memelerini okşuyor, sıkıştırıyordu soymaya başladı Hanifeyi, gömleği, pantalonu bir çırpıda indi. Attila cebinden para çıkarıp “Al şunu kız adam gibi çamaşır al kendine, Tahsin seni bana devretti. Baba kutu gibi amı var” dedi diyerek kilodunu bir çırpıda indirdi.

Çizgi gibi ufacık amı Attila’nın avucunun içindeydi o da soyundu çırılçıplak olunca o kısa, göbekli, kelin bacaklarının arasından sarkan dehşet şeyi gördü “iyi mal varmış adamda” dedi gerçekten de bileği kalınlığında uzun bir yarağı vardı Attila’nın hemen sarıldı Hanife’ye o sarıldıkça büyük yarak bacaklarına çarpıyor içini ılık ılık bir şeyler kaplıyordu. Ağlaması durmuştu üstelik, kaçarı da yoktu bu iri şeyi nasıl alacağını düşünüyordu. Bir haftada yediği ikinci yarak olacaktı bu ve ikisi de sert birer hayvan gibi şeylerdi.

Attila’nın dili memelerine değmiş, küçük ısırışlar bırakıyordu.
-Morartma
– Ne o gavat kocan anlar diye mi korkuyorsun, anasını sikerim ben onun.

Nereden anlayacaktı ki adamın dokunduğu mu vardı memelere o küçük sikini kaldırır bir iki gidip gelir boşalırdı ama şimdi memelerini yoğuran ısıran bir adam vardı ama onun aklı hala o koca yaraktaydı. Ne kadar sürdü bu bilinmez birden Attila onu oğlunun yaptığı gibi masaya oturttu, “başlıyor” diye düşündü ama Attila eğilip amına dil atınca ağzından bir “ooohh” çıktı. “Gerçekten sıkı bir amın var kız senin, kocan açamamış bile” parmakları, dili, top sakalı, nefesi yakıp kavuruyordu Hanife’nin küçük çizgi gibi amını çekiştire çekiştire yalıyordu Attila’da sanki emzik bulmuş bir çocuk gibi somuruyor, kah ısırıyor, kah parmaklarını sokup çekiyordu. Yeryüzündeki hiçbir kadın böyle bir şeye dayanamazdı inlemeye başladı, karnının gerginleşip yay gibi oluşu, içinden akan sular dehşet biçimde heyacan ve bacaklarının bağımsızca titremesi. Attila işini iyi bilen bir azgın tekeydi. İncitmiyordu ama bir o kadar da zevkini çıkarıyordu usta parmakları becerikli dili Hanife’nin amını çoşturuyor kabartıyordu.

Attila masaya oturup yere eğdi Hanife’yi sikini Hanife’nin yüzüne tutup durdu “yala” acemiliğini biliyor muydu peki Attila daha önce bunu bir kere yaptığını onu da oğlunun o koca sikini zorla ağzına soktuğunu. Attila’nın gözlerinde şefkat de vardı. Yavaşça yaklaştı o büyük sike, eli istemsizce amına gitmişti kurcalıyordu oynuyordu klitorisi ile ve dudaklarını değdirdi o kalın sike, öptü, kokladı, ısırdı ağzının içinde gezdirdi, minik dudakları açılıyor kalın siki kavrıyor kafasını ileri geri yapıyordu acemiydi ama bu Attila’ya zevk veriyordu belli ki, evli bir kadının ağzına vermek hangi erkeği mest etmezdi ki. Attila iri elleri ile kafasını tutup onu yönlendiriyor, kah hızlıca kah yavaşça sikini emdiriyordu. Düştüğü durum aklına gelmiş yüreği daralmıştı Hanife’nin birkaç damla yaş akmıştı ki yanağına, Attila o kalın sikini ağzından çork diye çıkarıp gözyaşlarını silmişti. Masadan inip yerdeki yatağa hızlıca uzattı Hanife’yi.

Başına gelecekleri beklemeye başladı Hanife, parke yerde eskimiş bir yatak, yukarıda 60lık sarı bir ampülün altında göbekli, kel, kısa ama koca yaraklı bir adamın önünde yatıyordu. Attila sokulup bacaklarını iyice ayırdı ve koca yarağı amının üzerine sürtmeye başladı. Korkulu gözlerle Attila’ya bakıyordu Hanife, gerçekten korkuyordu.
-Sıkma kendini güzelim, serbest bırak
– çok büyük…
– büyük müyük alırsın sen….

Yavaşça kafasını hissetti içinde, amı yırtılıyordu resmen, bir ağrı saplanmıştı amına bacaklarına yayılıyordu ittirmeye devam ediyordu Attila o koca siki kökünden tutup Hanife’nin küçük amına yerleştirmeye çalışıyordu. Acıdan gözlerinden yaş geliyordu. Ağlayışlarını tahsin umursamamıştı attilla’da umursamıyordu…tek derdi o koca siki dibine kadar sokmaktı.

Bu böyle olmayacak dedi sinirlice attila. Bir anda yüklendi, o koca yarak bir piton yılanı gibi girdi içine, yatağa tırnaklarını geçirdi Hanife “aaaahhhhhhhh, canım yanı….” Sözünü bitirmeden dudaklarını ağzının içine aldı attila ve sertçe sikmeye başladı, sabrı kalmamıştı demek ki adamın hiçbir şeyi umursamadan gözü dönmüş o kocaman şeyi sokup çıkarıyordu. Hanife zevk almak şöyle dursun lanetler ediyordu kadın olduğuna, bir amı olduğuna, koca yaraklı birisinin orospusu olduğuna.

Attila vurdukça Hanife’nin canı burnundan geliyordu. Anasından emdiği amından geliyordu ıslanıyordu ama o koca şeyin karşısında ne önemi vardı ki ne kayganlaşıyordu içi ne genişliyordu sımsıkı amı koca sik ile daha da sıkılmıştı rahminin başında hissediyordu yarağın kafasını resmen içi dağılıyordu, amında ıslaklığından başka bir sıvının yürüdüğünü hissetti, adet olur gibi elini amına götürdü parmak uçlarında kan vardı
– Amımı yırttın dedi..
– Bir şey olmaz diyerek devam etti insafsız Attila

Bir anda ters çevirdi yüzü koyun yatıyordu şimdi kan bacaklarına kadar süzülmüştü, bacakları titriyordu götünün üstüne oturan şişko insafsızca götünü tokatlamış sertçe tekrar sokmuştu dünyası karardı dişlerini sıka sıka kaderine razı gelmişti, arkasında uzanan attila tecrübeli bir sikici olduğunu kanıtlarcasına dipliyor kanırtıyor çeviriyordu. Resmen pestili çıkıyordu şişkonun altında amı yırtılıyordu boynunu ısıran dişleri bile umursamıyordu. Tek derdi bir an önce üstündeki adamın işini bitirmesiydi.

Çok geçmedi son sert yıkıcı darbe ile köklemişti Attila içine akıtmaya başlamıştı.

Attilla üzerini giymişti, oda zor bela kalkarak giyindi. Topallayarak yürüyordu.

Beni dağıttın dedi sessizce Attila pis pis sırıtıyordu. Hanife bacaklarının arasındaki sızıyla yine bir bilinmeze yürüyordu

I’m not Briget Fuck’n Jones…

Bir süredir kız kıza sohbet sırasında haberdar olduğum bu siteye bursa eskort (TR’de olduğum zamanlarda VPN gibi abukluklar da kullanarak) giriyorum.. Hemen herkesin olduğu gibi benim de favorim “story” bölümü… Hemen her hikayeyi okudum geçtiğimiz aylarda.. İtiraf edeyim, bazı yazarların edebi kalitesi sandığımdan daha iyi, tabi arada bir sürü salak saçma şey olsa da…

İnsanların başından geçen _veya geçtiğini iddia ettikleri- hikâyeleri okudukça; kendi cinsel geçmişimin de epey renkli olduğunu hatırladım. İlk başta “benim hikayem de yazılmaya değer” diyordum.. Sonra bir cesaret geldi, değerse yaz o zaman dedim kendime… 40’a merdiven dayamış ve ilkokuldan beri elinden kalem-klavye hiç düşmemiş bir kadın olarak hikayemi düzgünce yazabilmek; yazarken de geri dönüp o anları tekrar yaşayabilmek iyi olur.. Tabi okuyacaklarınız sizin de hoşunuza gider diye düşünüyorum (gitmezse de yapacak bir şey yok)… Üyelik alırken de iki evliliğim arasında “bağzı ortamlarda” kullandığım nickim geldi aklıma.. yaramazlıkları anlatacaksam, buna en uygun takma ad da hayatımın en yaramaz dönemindeki adım olsun yani dimi?

1980’lerde büyüyen her çocuk gibi ben
nilüfer escort de açık fikirli olmaya çalışan ama bunu nasıl yapacağını çok da bilmeyen bir ailenin elinde büyüdüm… Tipik çekirdek aileydik; anne-baba abim ve ben… Annem ilk yıllar devlette sonra 2-3 arkadaşıyla kurduğu bir dershanede öğretmenlik ve yöneticilik yapıyordu; babam da birkaç yıl çalıştığı fabrikadan ayrılıp ailesinden aldığı maddi destekle yan sanayi işine girmiş, “yürü ya kulum” emrini henüz almış bir mühendisti.. Abim ve benim aramızda sadece 13 ay vardı o yüzden neredeyse ikiz gibi yetiştirildik.. Tabi özellikle erken çocukluk dönemimizde henüz öyle zengin denecek insanlar da olmadığımızdan onun kıyafetleri bana şeklinde evin 1,5uncu erkek evladı gibi büyüdüm desem yeridir… Abimle aynı odada, o altta ben üstte şeklinde ranzamızda yatıyoruz, onun masasında bilgisayarı var benim tokalarım taraklarım vs.vs.; gömme gardobun büyük tarafı benim küçük tarafı onun; banyo vakitlerinde “çık dışarı giyinicem – işim var çıkamam” kavgaları daha yeni başlamış.. Bildiğiniz seksenler çocukları işte..

Cinsellikle tanışmam apartmanda yaşanan bir skandalla oldu.. Bi dakika pardon, aslında ondan çok önce videokaset denen zımbırtı sayesinde kadınların memelerinin bir zevk objesi olduğundan; Ahu Tuğba – Banu Alkan – Serpil Çakmaklı gibi hatunların sürekli yatakta birileri ile öpüşmelerinden götlerinden göbeklerinden haberdardım, bir kere de gece 2’de kalkıp sadece TV ışığı gelen ve açık unutulduğunu sandığım salona gittiğimde annemle babamın kanepede battaniye altına girmiş porno olduğunu yıllar sonra anladığım bir film seyrederken basmam var da; işin en güzel yönünden yani “pompa” tarafından haberim yoktu….

Neyse uzatmayayım; skandal ve keşif diyorduk… mudanya escort apartmanda üst çapraz komşumuz – ki o zman 3-4 yaş büyük fark tabi – Okan abi nereden öğrenmişse seks yapmayı öğrenmiş ve yan blokta zemin kattaki emekli albay Ahmet amcanın kızı Sevinç’i deyim yerindeyse patlatmış… Şerefsiz kapıcı bunları kömürlükte basmış ve aynı zamanda yönetici de olan albay Ahmet amcaya yetiştirmiş.. Bu da silahını kapıp bizim blokta olay çıkartmış falan filan.. Henüz cinsel dürtülerden 2-3 yaş uzaklıktayız (gerçi şimdiki çocuklar 13 yaşında neler yapıyorlar da o zaman öyle değildi, ben daha adet bile görmemiştim) o yüzden yaşananları çok da anlamlandıramıyoruz ama ortada büyük bir problem olduğunu, insanların hem her şeyi konuşmalarından hem de herkesin her şeyi gizli saklı konuşmalarından anlıyoruz.. Neyse, bir şekilde olayın zorla mı isteyerek mi olduğunu ve ne kadar süredir olduğunu anlamak; hem de işi gizli tutmak konusunda güvenilir kişi olarak annem ve yan bloktaki bir başka öğretmen teyze hakem gibi bir şey seçildiler ve bizim evde sorguya aldılar sırayla ikisini de…

Abim ve ben, mutfaktan salona açılan servis penceresinin başında her iki sorguyu da sonuna kadar dinledik ve o gün o 1-2 saatlik zaman diliminde hissettiklerimi bir daha hayatım boyunca yaşamadım desem yeridir…

Allahım neler anlatıyorlardı öyle… Sevinç memelerini açmış Okan abi öpmüş yalamış, Sevinç’in içi bir hoş olmuş; sonra Okan fermuarını açıp şeyini çıkartmış, Sevinç daha önce kardeşinin pipisini görmüşmüş ama bunu görünce çok şaşırmış kocamanmış.. Okan eline tutturmuş, öptürmüş; Sevinç’in külotunu çıkartmış, parmağıyla kukusuyla oynamaya başlamış Sevinç önce korkmuş ama sonra çok kötü olmuş (o zaman bilmiyorum ama boşalmış işte ospu n’olcak)… Sonra Okan sevincin eline sıvılar fışkırtmaya başlamış; o gün öyle bitmiş… Ertesi gün ikisi de okul dönüşü yine kömürlüğe gitmişler; bu sefer Okan Sevinç’i bir şekilde arkadan yapmaya ikna etmiş, kızı çevirmiş gazetelerin üstüne yatırmış; birkaç defa deneyip sonunda girmiş.. Sevinç’in çok canı yanmış; bir süre sonra alışmış ve zevk almaya başlamış, sonra iş bitince bakmış ki kukusundan beyaz sıvılar ve kan geliyor.. Anlamışlar ki Okan salağı arkadan girmeye çalışırken kızı yanlışlıkla(!) önüne girmiş; bir de öküz gibi içine boşalmış it (bunu onlar anlamış gibi yazdım ama sonraki tecrübe ışığında değerlendirince sanırım anlayan benim, o gün ne ben ne onlar anlamamıştır sanıyorum)… Peki Mustafa amca bunları ne zaman basmış? O gün değil, sonraki günlerde de değil… Bu olaydan da 2 hafta sonra, bunlar kömürlükte kim bilir kaçıncıya sikişirken…

Annem ve Ayşe teyze bunları dinlerken hem arada kendilerini tutamayıp kıkırdıyorlar hem de ciddiyeti bozmamaya çalışıyorlar ama ben felaket durumdayım… her şeyi duyabilmek için neredeyse tezgahla bütünleşmiş haldeyim; Abim de aynı şekilde arkadan üstüme dayanmış, zor nefes alıyorum ama resmen ateş bastı bir anda… Kasıklarımı hayatımda ilk defa mayışma gibi bir his sardı.. kulaklarım uğulduyor konuşulanları zor duyuyorum; bacaklarım da uyuştu, karıncalanıyor… arkamda abim dayanıyor olmasa yere düşeceğim.. yanaklarımı görmüyorum ama eminim ki 41 derece ateşli gibi al-al görünüyordur…

O gün bu konuşmaların sonunda abim dışarı top oynamaya çıktı, ben de doğrudan ranzama tırmandım ve kasıklarımdan ayak parmaklarıma kadar yayılan bu hissi keşfetmeye çalıştım.. Dün gibi hatırlıyorum, külotum nemliydi ve hatta ilk başta işedim mi ya düşündüm.. Parmaklarım külota dokunurken tabi kukumda yeni hareketlenmeler oldu ve bu acayip de hoşuma gitti… Tabi bir taraftan da Sevinç ospusunun anlattıklarını düşünüyorum; “eliyle kukumu tuttu, parmaklarıyla oynadı, çok kötü oldum”.. kelimeler aklımdan geçerken bir baktım ki benim de elim içeri süzülmüş kendimi parmaklıyorum hafif korkarak.. bu arada o güne kadar varlığını bilmediğim klitorisim de kendini göstermiş, parmağım değdiğinde ben de “kötü oluyorum”… Sevinç’in diğer sözleri dolanıyor kafamda, eline mi verdi? Büyük müydü..?? Ali’nin (abim) pipisini biliyorum, en son 1-2 yıl olmuştur göreli, öyle büyük falan diyecek bir şey değil ama Sevinç de şaşırmış zaten görünce, demek ki başka bir şey Okan’ınki.. hiç görmediğim ve henüz yeni adını sadece küfreden çocukların fiili olarak bildiğim o “sik” hakkında düşünürken hızlı hızlı nefes almaya başladım, memelerim atletime sürttükçe acımaya başladı, parmaklarım nasıl çalıştıysa kasılmaya başladım.. Dudaklarımı ısırıyorum ses çıkartmamak için… sonunda kendimi durdurabilmek için bacaklarımı kastım ama nafile, elim hala kukumda ve hiçbir şey yapmasam da yükselmeye devam ediyorum… 10 saniye geçti – geçmedi; kontrolümü kaybederek yana devrildim cenin pozisyonunda… belli belirsiz inliyorum ve ter içindeyim… deliriyorum veya bir tür nöbet geçiriyorum sanırım diye korkmaya başlarken normalleşmeye başladım.. zorlukla aldığım derin bir nefes ve sırt üstü dönüp gözümü tavana dikerek uzanabilmem… çıktığım yerden yavaşça düşerken hiç olmadığım kadar mutluyum ve aklımda kimi sorular: Okan’ınki nasıl birşeydi? Ali mutfakta bana yaslanırken sırtıma gelen sertlik neydi ki? Ne yani Sevinç o işi mi yaptı? Kanadı dedi.. Çok acıdı mı ki ? ama geçmiş hemen.. çok zevk almış ki sürekli yapmış ospu.. Acaba benim aldığım gibi mi yoksa daha mı güzel?…

Bu arada gerçekten ya; WTF has just happened 2 me?? Off boşver… çok çok çoook güzeldi ama çok yordu beni… Bir eylül öğleden sonrasında, serinlik ve orgazm nedir bilmeden ilk orgazm sonrası uykusu… Uykuya dalarken aklımda Okan’ınki ve Ali’ninki, ama sonradan her çeşidini gördüğüm erekte penisler değil, sünnetli çocuk pipilerin büyütülmüş halleriyle uçuşuyor :))) …

iş – aş – çocuklar ve yatakta da koca rahat bırakırsa to be continued…

Komşu Teyze

Selamlar.. Hikayem biraz uzun olacak, ve sadece sex, sikiş çakış vs. gitmeye de niyetim yok onu baştan belirteyim. Başlıyorum..
23 yaşlarında ince uzun kendi halinde bir gencim. Anlatacağım hikaye sanırım 18 yaşıma girdiğim zamanlarda olmuştu. O zamanlar ergenlik hat safhada tabiki, hemen her günüm 31 çekme ve bilgisayar başında asosyal takılmakla geçiyordu. Evet, komşu teyzemiz zeliha; hafta sonu annemin balkonda komşularla oturmuş konuşurken kulak misafiri olduğumda “ee şu bizim arka binaya da bi kadın gelmiş almanyadan gurbetçi, kocası yokmuymuş neymiş.. tanışmadık daha.” demesiyle öğrenmiştim. İnanın umursamamıştım bu konuyu ki zaten takip eden günler, kendisiyle selamlaşmış. hoşgeldiniz. demiştim. Zeliha teyze 51 yaşında gösteren, kısa kestane renk saçlı, hafif tombul bir kadın. Göğüsleri gerçekten büyük ama tam olarak sarkmış diyemeyiz. (bunu yakından inceleyince anladım.) çıkık bir kalçaya sahip. Hani üzerine su bardağı koysanız devrilmez derler ya, o cinsten gösteriyor. selülitli bacaklar.. vs. anlayacağınız ilk bakışta ilgimi çekmedi ki zaten tarzım değil. bu teyze sürekli kedilerle ilgilenenen, yalnızlıktan kendisini sokak kedilerine adamış bir insandı. benimde o zamanlar arka bahçemde beslediğim bodrum escort bir köpeğim vardı. tabi ben köpekle, oda kedilerle ilgilendikçe sürekli konuşur olmuştuk. Her neyse ben olaya geleyim yavaş yavaş. Okullar kapanmış, yaz tatilindeydik. Uyandığımda ailem çalıştığı için evde kimse olmuyordu. Kahvaltının ardından dışarıya çıkarım yada bilgisayar oynarım diye plan yapıyordum kendimce çünkü öğlen gibi uyandığım için o sıcakta denize gitmek hiç tarzım değildir. kahvaltıyı yaparken bir yandan da televizyon izliyorum. magazin programı denk gelmiş ama tv de ne oynadığını pek de umursamadan tabağımı bitirmeye çalışıyorum. tv’deki kadınların etek boyları, sahilde paparazilere yakalanmış ünlüler, derken benim ufaklık resmen ” bırak oyunu, gezmeyi de, git bi posta at.” dercesine hareketlendi. ardından yemeğimi bitirip odama çıktım. odamda uygun ortamı yaratmam için pencereyi kapatıp perdeleri çekmem gerekli ki rahatça 31 çekeyim. denk gelirde konu komşu görürse ne derim ama 🙂 tam cama doğru geldim ki Zeliha teyzeyi gördüm evinin balkonunda.
bingöl escort Bizim bina ile onun evi karşılıklı. onun evi giriş kat düz ayak, benim odam ise 2. katta. Manzara aynen şöyle: üzerinde kolsuz atlet tarzı beyaz bir t-shirt. altında penye eşofman tarzı birşey. içine sütyen girmemiş ve üzeri sanki ıslakmış gibi göğüsleri apaçık ortada, ayrıca boyun yakası bol dekolteli, balkona tırmanan kedilere mama doldururken eğildiğinde görebiliyorum. Bunu gördüğüm anda resmen şok oldum, benim alet sanki telefon direği gibi sertleşti. be elim sikime gitti, perdeleri kapatıp hafif görebilecek kadar aralık bırakıp başladım zeliha teyzeye bakarak asılmaya. sanırım 1-2 dakika kadar baktım ona, sonra o içeriye girdi, bende bilgisayara geçip, yarım kaldığım işi hallettim. o gün işte, o gün tipim değil dediğim kadını aklıma koydum ama nasıl olacak bu iş. kadını doğru dürüst tanımıyorum bile ama bir yolunu bulup tanışıcam. Bir pazar günü mahalledeki parkta oturuyorum, bizim zeliha teyze de bir elinde pazar arabası, diğer elinde poşetlerle sallana sallana geliyor. son anda düştü jeton tabi. 🙂 koştum yanına

Merhaba Zeliha teyze dur yardım edeyim.
– Ay aman çocuğum az kaldı zaten, sağol giderim ben.
Olsun olsun bende muş escort eve gidicem zaten. (diyerek kaptım poşetlerle arabayı)
– Ay sağol valla belim koptu buraya kadar.

Yavaş yavaş eve doğru yürüdük. sen nasılsın, annen nasıl vs. gibi boş muhabbetler eşliğinde eve vardığımızda kapıya kadar getirdim poşetleri. sonrada çok yorulmuş gibi suratımı burktum hafif de yorulmuş gibi, sıcak çarpmış gibi hareketler vs. Planım içeriye davet etmesi ama bu plan tutsun diye elimden geleni yapıyorum çünkü yan taraf kendi evim, eve gitsem daha rahat etmiş olucam ama bizim iş farklı :).

Aman be oğlum sana da zahmet oldu, yorduk o kadar.
– Olur mu hiç öyle şey. sen ne zaman istersen..
Bari birşey ikram edeyim bak hem yoruldun sen, bi limonata doldurayım sana.
– Zahmet olmasın size.
Ay oğlum ne zahmeti, olur mu hiç. geç bakiyim içeri sen.

Plan tuttu mu tuttu, içerideyim artık o limonata gıdım gıdım içilecek, 1 saatte bitecek ki bi işe yarasın 🙂

Al bakalım, afiyet olsun
– Teşekkür ederim.
Kaçıncı sınıf olsun sen bakiyim.
– bu sene son olucak. derslerim pek iyi değildi 2. dönem ama bu sene boşlamam.
Hmm benimde almanyada yiğenlerim var birisi okulunu bitirdi mühendis oldu, diğeride halen okuyor arada da ülke ülke geziyor.
– Ne güzel, siz evlenmediniz mi hiç ? çocuğunuz yokmu ?
Yok ben evliyim, eşim Alman. orada çalışıyor daha. biz çocuk yapmayı istedik ama olmadı. son zamanlarda da ben hep memleketi özledim diye söyleniyordum. eşim istersen sen dön artık, arada gider gelirsin, bende gelirim diye anlaştık onunla. şimdi ben buradayım, beyim de arada para gönderir, geçen ay gelmişti bir hafta kadar sen görmedin mi hiç ?
– Yok görmedim ben.
Öyle işte. ben burda o orada, böyle geçiniyoruz. zaten artık oralarda pek yapasım da yok. döndüm ülkeme.
– Anladım. Yalnız başınıza zor olmuyor böyle, bu yaşta hem kocaman ev, tamam kediler de bir yere kadar ama ( hahaha gülüşme)
Haklısın da çocuğum en azından kafam rahat. burada bak ufak bi bahçe de yaptım kendime. meyvem de var. bak kirazlar da olmuş, dur getireyim de tadına bak bi.
– Teşekkür ederim,
Ee senin yokmu kız arkadaşın hiç.
– hee, yok. yani sevgilim pek oldu diyemem.
nedenmiş o ?
– Ben öyle yapamıyorum ya, çok kız arkadaşım oldu ama öyle takıldık sadece, yani bir kaç ay.
Yani bi gün onunla, başka gün başkasıyla, böyle daha rahat.
hahahah seni gidi seni çapkın çıktın ya sen, hiç de göstermiyor bak.
– ohoo siz bakmayın benim böyle göründüğüme.
peki siz nasıl yapıyorsunuz yalnız başınıza da bir yere kadar.. ( bu sefer farklı sorduğumu anladı ki)
– nasıl yani anlayamadım ?
daha gençsiniz, sizinde ihtiyaçlarınız oluyor elbette, insanlık hali bu, elbetteki hepimiz gibi sizin de ihtiyaçlarınız olur.
– ay aman çocuğum ben sevmem böyle konuşmaları duymamış olayım.
kusura bakmayın ben aslında sizi kırmak istemedim. sonuçta avrupa görmüş kadınsınız, bende sizinle doğal ve rahatça konuşmak istemiştim.
– anlıyorum çocuğum ben seni, yaşın da genç tabi aklın orda olunca merak etmen normal. ( hahaha kısa bir gülüşme. ve burada biraz mahçup olup yüzüm kızarır.) işte böyle pek anlatmak da doğru olmaz ama elbette kolay olmuyor.
Anlıyorum sizi. inanın. bakın ben her zaman buradayım yani elimden ne gelirse yardım etmek isterim. yeterki yalnız olmadığınızı bilin.
– Sen iyice dozunu kaçırmaya başladın ama bak ben öyle birşey demek istemedim sana sen beni yanlış sandın.
( ben iyice gaza geldiğim için ve artık buradan sonra ipin ucunun da kaçtığı belli. ) hayır ben sizi yanlış kadın falan zannetmedim. herşey apaçık ortada, sizin durumunuz belli, imkanlarınız belli. ben size kibar bir şekilde yardımcı olabileceğimi söyledim.
– Aslında evet haklısın, gerçekleri kabullenmek gerekli, bu konuda çok bir imkanım yok. içim kıpır kıpır ama bak bakayım bi dışıma, hiç öyle diyor mu. şimdi konuşturma beni ama..
aaa olur mu hiç öyle, siz öyle zannediyorsunuz, halen daha güzel diri ve bakımlı bir vücudunuz var, inanın bana, benim eski kız arkadaşlarım şimdi sizi görse, kıskançlıktan çatlarlar. ( yalaaaannn. )
– Öyle mi dersin. ama nasıl olacak ki öyle..

buraya kadar herşey istediğim şekilde gelişmiş ve sanırım hayattaki bütün şanslarımı bugün kullanmış ve bitirmiştim.
Zeliha teyze (ki artık teyze demeye gerek kalmadı 🙂 ) yavaş yavaş kıvama geliyordu. ama nasıl olacaktı şimdi. onu bilmiyordum. direk üstüne atlayıp sevişmeli mi, vücut dilimi mi kullanmalı vs. ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. karşımda hafif gülümseyen, içinde halen şüphe olan bir kadın vardı.

Ben artık kalkayım ama unutmayın sakın söylediklerimi, balkondan bir bakışınız yeter, hemen yetişirim size.
– güle güle çocuğum

Kapıya doğru geçirirken söylediği o kelime, geriye doğru dönüp, zelihaya: “onca konuşmadan sonra şimdi bu denirmi ama amına kodumun karısı, biz burda taşa toprağa mı konuşuyoruz.” demek istedim ama içimden diyebildim sadece.

o son kelime artık pek şık olmuyor gibi ama. ?
suratı şaşırır gibi oldu bir an pot kırmışcasına. kafa salladı sonrada..
işte beklediğim cevap gelmişti. şimdi onu azdırıp bu sikin üstüne oturtma zamanıydı.

Hikayem biraz uzun olacak demiştim ama eğer beğeniyorsanız ve devamını isterseniz yine anlatırım ama şimdi burada kaydedip başka bir zaman görüşmek üzere diyeceğim.

Gelecek bölüm fragmanı… ( ayşe teyze bahçede benim kalkan aleti görür ve benim ciddiyetimi anlar.)

Selam ben Leyla Hollanda haarlem yaşıyoruz.

yanliz bu oyle sanmayinki bir hikaye bu inanin butun kalbimle soyluyorum gerkek yasanmis bir olay
ben kendim bir ev hanimiyim satis aydın escort magazasinda calisiyorum elbise uzerine
benim bir kocam var cook huvarda hic rahat durmaz onun yuzunden bazi komsularimla sorunlar yasadim yani karilarini basdan cikardi en son baya hovardaliklari vardi cok ayrilmak istedim ve de cocugum olmasi dolayisiyla bunu gerkeklestiremedim kocami aslinda sevmiyorum ama ondanda ayri olamiyorum

neyse kocam cok porno filimlerine bakardi ben hic bakmak istemezdim zamanla benide alistirdi sonradan bakiyordum zamanla hosuma gitmeye basladi altim baya islaniyordu orda koca yaraklar gordukce ama tesetturlu bir bayan olmamdan dolayi duygularimi bastiriyor kocama belli etmiyordum zamanla kocam onlarin etkisindenmi ne veya bu sitede okudugu evli cift hikayelerin etkisinden olacak bana garip garip hic hosuma gitmeyen seylerden bahsedmiye basladi sevisirken bana ilk seferler orospu kaltak demeye basladi ben aslinda oyle seyleri sevmiyordum daha cok tatli seylerden bahsetmesini istiyordum

canim sevgilim gibi ama o daha cok bana orospu kaltak ona benzer seyler soyluyordu zamanla bu sozler diyarbakır escort benim hosuma gitmeye basladi o zevk aninda bende ona hakaret ediyordum boyle aylar gecti sonralari bana sana baska yarak olsa seni iki erkekle siksem orospu diyordu ilk onceleri sitdetle karsi cikiyordum

sevismemiz bazen yarida kaliyordu sonralari ben kocami mutlu etmek icin fanteziler anlatmaya basladim cunki kocam siddetle istiyordu ben hadi beni sik adi herif baska yaraklarda istiyorum falan gibi seyler soyluyordum ne yalan soyluyum o anda bende baska erkekler hayel ediyordum ama bunlar bir fantaziydi

ama kocam rahat durmuyordu benim mutlaka baska erkeklerle sikismemi istiyordu bu ona cok zevk veriyordu ben bu son teklifine yine siddetle karsi ciktim son teklifi internetden baska erkeklerle chat yapmam kavga ettik baktim olacakgibi degil kabul ettim sonralari internetchat tan birkac erkek bulduk tabiki zamanla benimde hosum gitmeye basladi onlarla

telefonlasdik telefonda sex konusdukca baya islaniyordum sanki altimdan irmaklar akiyordu ben telde baska erkekle konusunca kocamda amcigimi yaliyor sularini yutuyordu kocam urfa escort ve ben coook tahrik oluyorduk kocam bazen amcigimi yaliyor arada parmaklarini sokuyor parmaklari amimin icini sikerken bir taraftanda amimin dudaklarini yaliyor o anda da tel ucunda baska erkek var biz telefon sex i yapiyoruz o erkegin tabiki kocamin benim amimi parmakliyarak yaladigindan haberi yok benim iniltilerimde hem kocami cok tahrik ediyor hem o tel konustugum yabanci erkegi
erkeleri ne yalan soyliyeyim 1 sene once bu olaylara siddetle karsi cikmama ragmen su an baya hosuma gidiyor demekki kocam benim aklimi 1 yil gibi kisa zamanda bu olaylar yonlendirebilmis
su an evli ciftlere sesleniyorum sizlerde bizler gibi ayni dusuncedeyseniz sizlerle konusmak istiyoruz sunu onceden soyliyeyim ben her erkegi begenmem aska sevgiye cok onem veririm sex sonradan gelir

ben leyla yas 30 boy 170 kilo 75 saclarim kisa. dudaklarim kalin memelerim dolgun avuc icini dolduracak sekilde kalcalarim yerinde amimi sorarsaniz bir erkekle biraz konusayim devamli volkan gibi kayniyor arkadaslarim beni Nukket d…… benzetiyorlar
kocam yas 35 boy 184 kilo 93 etine dolgun biri

biz hollandanin haarlem sehrinde oturuyoruz hollandada veya yakininda olanlar tergihimizdir evli ciftler durmayin mesajlarinizi bekliyoruz resimleriniz olursa dahada seviniriz. dankweel

Dinlenme Tesisleri

İstanbul`a otobüsle gitmek için o akşam terminale vardım. Ellerimde bavullarla otobüs beklerken, yanıma 30-35 yaşları arası, kumral, kolsuz bir bluz ve pantalonun altında sandalet giymiş, orta boylu, son derece bakımlı ve toplu bir bayan yaklaştı. Vücudu oldukça toplu, göğüsleri kocaman olan bu bayan tabii ki beni hemen etkiledi. Bu bayan bana İstanbul otobüsünü`mü beklediğimi sordu, ve yanımda beklemeye başladı. Ben kısa bir şort üstünde spor bir gömlekle bekliyordum. Bu şişman bayan benimle hiç ilgilenmiyordu,ama ben onu aralıksız izliyor, ayaklarına, kocaman göğüslerine, ayva göbeğine ve geniş kalçalarına bakıyordum. Şişman bayan önce rahatsızlık duydu, ama yüzüne gülümseyince yeşil gözleri kısıldı, kıpkırmızı dudaklarının arasından dişleri gözüktü ve muhteşem bir gülümseme ile bana baktı. Zayıf olsa, herkesin hayran kalacağı bir güzelliği vardı. Toplu bayanlardan hoşlanıyor oluşum, kalbimin hızlı hızlı atmasına ve dilimin kurumasına neden oluyordu. Otobüs gelince bütün bekleyenler sırayla otobüse bindik. Koltuğum, otobüsün arkalarındaydı. Şişman bayan da benden iki koltuk önde, başka bir bayanın yanına oturdu. Otobüs hareket etti, fakat farkına vardımki yanımdaki koltuğun sahibi gelmemişti. Hostesin çayları dağıtacağı sırada, hayran olduğum bu şişman bayan yanıma geldi ve “Oturabilir miyim?” diye sordu. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Hemen pencere kenarını bayana bırakarak yanına oturdum. Çaylarımızı yudumlarken sıcacık bir sohbete daldık. Bu muhteşem bayanın adı Gizem`di. Harika kokan parfümü, beni daha da sarhoş ediyordu. Epeyce ilerleyen otobüste ışıklar söndü ve gece yolculuğu başladı. Ablam yaşında olan Gizem, bana iyi geceler dedikten sonra gözlerini kapadı. Yarım saat geçti, ama uyumama imkan yoktu. Bluzunun altından göbeği görünen Gizem, beni çılgınca tahrik ediyordu. Uyurken başka güzeldi o. Gözlerim ayaklarına ve göbeğine takılmış, sertleşen penisim, resmen Gizem`i istediğini haykırıyordu.Bir an dayanamadım ve Gizem`in göbeğini ve muhteşem göğüslerini okşamaya başladım.Gizem mışıl mışıl uyurken, ellerim vücudunu keşfediyordu. Otobüsün karanlık oluşundan yararlanıp, daha da ileri gittim ve bir elimi sütyeninin içine soktum. Gizem`in göğüsünün ucu o kadar sertti ki, yaptıklarımı hissettmiş olması gerektiğini düşündüm. Tam elimi çekmek üzereydim ki, Gizem`in gözlerinin kısık kısık bana baktığını fark ettim. Sonra Gizem`in ellerini dikleşmiş olan penisimi, şortumun üzerinden okşadığını fark ettim. Dilim damağıma yapışmıştı. Gizem bunu fark etmiş olacakki hemen dudaklarını benimkilerle birleştirdi ve dilini sonuna kadar ağzıma sokup çılgınca gezdirmeye başladı. İkimiz de zor da olsa sessiz olmaya çalışıyorduk. Uzun uzun öpüştükten sonra Gizem`in kulağına eğildim ve “ne varınca, oradaki motelde bir oda tutalım. Seni çılgınca arzuluyorum” dedim. Gizem cevap vermek için kulağıma eğildi, “Şimdiye kadar bu halimle beni hiçbir erkek arzulamamıştı. Hele senin gibi yakışıklı olanını hayallerimde bile göremezdim. İste kölen olayım” dedi ve kulağımı emip yalamaya başladı. Bu sırada eli şortumun içine girdi ve ön meniyle sırılsıklam olan penisimi sıkarak ovmaya başladı. Bu sırada biz farkına varmadan saatler geçmişti.

Otobüste ışıklar yanınca kendimize geldik. Anons yapıldı ve ne geldiğimiz haber verildi. Biz bavullarımızı alıp el ele tutuşarak doğru tesisin moteline koştuk. Odamızı tuttuk ve koşa koşa merdivenleri çıkıp odamıza girdik. Kapıyı kitledikten sonra ben Gizem`e sarıldım ve onun dudaklarını resmen sömürmeye başladım. Bu sırada ellerimle tombul ve kıvrımlı vücudunu keşfediyor, kalçalarını, sırtını ve bacaklarını okşuyordum. Gizem ise ellerini şortumun içine sokmuş, penisimi ovuyordu. O kocaman vücudu öylesine çılgınca arzuluyordum ki… Gizem`i aceleyle soydum. Sütyenini ve külotunu dişlerimle koparırcasına çıkardım. O beni soymaya fırsat vermeden ben hemen şortumu, gömleğimi ve ayakkabılarımı çıkarmıştım. Gizem`i yatağa yatırdım ve göğüslerini yalamaya başladım. O dev göğüsler ve göbek, jelatin gibi sallanıyordu. Göğüslerini sertçe emerken, ellerimle vajinasını okşuyordum. Tombul ve kalın bacaklarını iki yana ayrılmış Gizem, sırtımı tırmıklıyor, çılgınlar gibi inliyordu. Vajinasının suyu, ellerimi ve yatağı sırılsıklam etmişti. Ben gögüslerini emmeyi bırakıp, yavaş yavaş aşağılara ilerliyor, vücudunu yalayarak kat ediyordum.Göbek deliğini emerken, sallanan vücudunun görüntüsü beni çılgına çeviriyordu. Daha da aşağı indim ve vajinasını yalamaya, ellerimle aynı anda kalçalarını sıkmaya başladım. Arada sallanan tombul bacaklarını ısırıyor, ellerimle de onu daha çok tahrik ediyordum. Çenem Gizem`ın sıvısıyla sırıl sıklam olmuşken, ben klitorisini ağzıma alınca, o bacaklarını biraz kapadı ve başımı olduğu yere sıkıştırdı. Bu sırada ellerimi kalçalarından çekip, göğüslerini sıkmaya başladım. Gizem göğüslerindeki ellerimi tutuyor, ve her dakika yükselen bir sesle inliyordu. Klitorisini emiyor, dilimle ritmik ve hızlı tokatlamalarla, Gizemi çıldırtıyordum. Arada, ağzımı tamamen açıp, vulvasını ısırır gibi yapıp, dilimi vajinasının içine sokuyordum. Tam bu sırada Gizem kasıldı, çığlıklar atmaya başladı ve vajinal sıvısı ağzıma boşaldı. Ben çölde susuz kalmış gibi bu sıvıyı yutkundum. Gizem beş altı kez bu şekilde boşaldıktan sonar bacakları gevşedi. Ben başımı bacaklarının arasından çektim ve Gizem`e baktım. O kadar güzeldi ki, o muhteşem dudakla arasına penisimi sokmaktan vazgeçtim. Gizem`in kulağına “Daha devam etmek ister misin? ” diye sorunca, bir anda kendimi o dev vücudun altında, göğüsleri yüzümde sallanırken buldum. Gizem eliyle penisimi tuttu ve vajinasının olduğu yere göre ayarladı. Sonra dev kalçaları bacaklarımı örttü ve penisim sonuna kadar girdi. Gizem üzerimde zıplamaya başladı. Kemiklerim kırılacak sandım, çünkü Gizem çok ağırdı. Ama tattığım acı daha da zevk veriyordu bana. Gizem zıplarken göğüsleri sallanıyor, elleri benim göğüslerimi tırmıklıyordu. Gizem`in vajınası bile tombuldu, öyle ki penisimi sıkı sıkı kavrıyor, sıcaklığı muhteşem bir haz veriyordu. 5 gün boyunca o motelde çılgınlar gibi seviştik Gizem`le, hiç birşey düşünmeden.

Kazadan Sonra

Merhaba adım Gökhan ankarada ikamet ediyorum.uzun yıllar yurt dışında çalıştım dansa merak sardığımdan bu yana o kadar çok birlikteliğim olduki. Diskolara veya barlara girdiğimde çok hoş karşılanıyordum.güzel bir gecenin ardından erkek arkadaşımla eve dönerken keçiören köprüsüne yaklaştığımda yol yapımı nedeniyle başka bir yoldan devam etmemiz için görevliler yön gösterdiler süratim azdı fakat karşıdan gelen aracın yoldaki elektrik direğine çarpıpta oda benim arabamın üstüne düştüğünde şok olmuştum. Ne olduğunu bile anlamadan arabamdaki hasar için dışarı çıktım.direğe çarpanın erkek olduğunu düşünüyordum ama maalesef araçtan diz üstü mini etekli bir bayan çıkmıştı başını çarpmıştı alnında hafif bir kanama vardı. Ama büyük bir şok geçiriyordu. Bir şeyin varmı derken sallanınca ayakta hemen bir hamlede yakaladım düşmesin diye kendisini bir hastaneye götürmemi istedi.arkadaşıma sen arabaların başında dur diyerek trafik memurlarına durumu anlat diyerek bir taksiye bindirdim kadını arka koltukta başı omzuma gelecek şekilde yatırıp hastaneye koştum acil müdahalesini yaptırdım önemli bir şeyi yoktu sevinmiştim buna. İşimiz bittiğinde arkadaşımı arayarak ne yaptığını sordum kazayla ilgili her şeyin yolunda olduğunu söyleyip kaza raporunu tutturduğunu Araçlarıma çekiciye yükleyip sanayiye götürdügünü ve oradan eve gideceğini benim kadınla ilgilenebileceğimi söyledi. Tamam diyerek kapattım telefonu kadın ne yapmış arkadaşın diye sorduğunda aynısını anlattım, merak edecek bişi olmadığını anlayınca sevindi seni evine bırakayım dedim .memnun olurum ama size de çok zahmet verdim dedi.o ana kadar aklımdan sadece yardım geçen kadının koluma girip yanağıma öpücük kondurması beynimde bir şimşek çaktı.taksi çağırıp hastaneden uzaklaştık Çankaya da oturuyordu evine girdiğimde şok olmuştum öyle güzel dizayn edilmişti ki belliki parası vardı eve girdiğimizde yalnız yaşadığını ekonomik sorunu olmadığını kendiyle ilgili birşeyler anlattı.birşey içermisin dediginde olur dedim küçük bir dolabın içinde çıkarttıgı şarap şişesini göstererek ne dersin şarap içelim dediginde olur dedim tekrar ne işle ugraştıgımı sordugunda yurt dışında çalışıyorum diyerek sohbete başladım kadehlerle gelip karşıma oturdu kısa eteginin içinde bacakları öyle güzel görünüyorduki gözlerimin nerede oldugunu anlamış olmalıki keskin bir bakışla benim için yoruldun dedi.

Başına bir sürü iş açtım diyerek yerinden kalktı biraz bekle diyerek yatak odası olduğunu öğrendiğim odaya gitti ve gelirmisin diye seslendi muhteşem bir odaydı bu odada yalnız kalmak seni üzmüyormu dediğimde öyle bir baktı ki başını önüne eğdi yanına yaklaşıp seni üzmek istemedim diyerek ellerini tuttum. Sıcacıktı avuçları başını kaldırdığında uzanıp yanaklarını öptüm gözleri kapandı birden şuanki yalnızlığımı paylaşırmısın dediğinde dudaklarımız birleşmişti bile deli gibi öpmüyordu belliki uzun zamandır bunu yapmıyordu kalçalarından kavrayarak kendime çektim yarragım bu hamleyle dikilmiş pantolonuma sığmıyordu elini uzatıp kavradığında fermuarımı indiriyordu eteğini beline kadar sıyırdım siyah bluzunun düğmelerini açıp memelerini sutyeninden serbest bıraktım dimdik olmuş uçlarını yalarken kısık kısık inliyordu.ellerim boş durmuyor etlerini okşuyordu.pantolonu mu eğilip çıkarttı ve eline alıp yarragımı öyle bir soktuki ağzına dibinden kavrayarak,düşüyorum sandım.kazık gibi olunca kalktı ağzını elinin tersiyle silerek. Sırt üstü yatırıp üzerine abandım bacaklarını belime doladığında amının sıcaklığını yarragımda hissetmemek mümkünmü o ne ateş o ne sıcaklıktı öyle yavaşça amının ıslanan deliğine doğru kayan dilimi başıma bastırarak diplerine doğru çekiyordu kısık sesli inlemeleri artmıştı onbeş dakika kadar emip yaladım amının her yerini ıslandıkça ıslanıyor amından akan suları yalayıp yutturuyordum kaçken boşaldı böyle bilmiyorum çok hoşuna gittiği belliydi hadi artık dediğinde baldırlarının altından ellerimi sokup bacaklarını omzuma aldım muhteşem deliğine yarragımı dayadığımda yavaş gir canımı yakma dedi kısık bir sesle başımı salladım olur anlamında elimle deliğine yerleştirdim yarragımı yavaşça dipledigimde ohhhh diyerek erkeğim sik beni demesi bir birine karıştı 18 lik yarragım tempoyu yakaladı girdikçe beni belimden tutup çekiyordu birden titrediğini hissettim boşalıyordu gene harikasın erkeğim ol benim diye inlerken belinden tutup domalttım arkasına geçip yarragımı tekrar ıslak amına yerleştirdim kalçalarından tutup kendime çekerken odaya dolan çığlıklarıyla birlikte coştuk.omuzlarından kendime çekiyordum tempomuz artıyor çığlıkları kulaklarımı çınlatıyordu az önceki yarı baygın kadından eser,kalmamıştı zevkten hadi öldürdün beni mahvettin diye inlerken evet hadi birlikte dedim omuzlarından kendime doğru bastırarak sarsılmaya başladık birlikte etlerini sıkarak içine ılık ılık akışıma boşal erkeğim diyerek amını kasıyor içinden çıkmamı istemiyordu üstüne yığılıp kaldım öylece.

Neresine Boşamamı Istedi

Sevgili arkadaşlar ismim TURAN Ankaralıyım 37 yaşında esmer minyon beyim El ve yüz falına bakmam nedeniyle çok bayanlarla konuşurum ancak Hiç biriyle seks ilişkim olmadi ta ki Leyla hanımla karşılaşıncaya kadar Eşim tarafından tanıştırıldık falına bakmamı söyledi bende Hayır demedim el falına baktım çok etkilenmişti ve teşekkür etti Eşim bayram sebebiyle memlekete gitmişti evde Yalnızdım. kapı çaldı Açtığım da Leyla hanım ve yanında kendisi gibi kapalı bir bayan vardı kusura bakmayın Turan bey arkadaşım Konya dan geldi sizin çok iyi fala baktığınızı söyledim Bana da bakar mı diye israr etti bende sormak için geldim dedi olur fakat bir saat sonra bakabilirim yalnız eşim yok dedim onlarda olsun geliriz dediler Aradan bir saat geçtikten sonra Leyla hanım ve arkadaşı geldi bende falına baktım Arkadaşı seks hakkındaki falına da bakmamı söyleyince ayrı bir odaya geçtik özel olması nedeniyle arkadaşına Seks hayatı ile ilgili falına baktım. Eşiyle neler yapmasını anlatım Çok teşekkür etti odadan çıktık ve gittiler akşam üzere ev telefonu çaldı telefondaki Leyla hanımdı kusura bakmayın arkadaşım sizin anlatıklarınızdan çok etkilendiğini Mümkünse seks hayatı ve eşiyle ilgili bakmamı söyledi bende bakarım ancak yanlış anlaşılmasın dedim O da eşi ve çocukların yarın evde olmayacağını söyledi bende olur dedim

Ertesi günü geldi içeri girdiğinde kırmızı dar uzun etek ve kırmızı eşarbını Görünce müthiş etkilendim oturduk göz göze geldik biran elektriklendim O da bunu farketi elini açmasını söyledim seks hayatının tüm derinliklerine inince eşini aldatığı ortaya çıktı ve uzun süre sebeblerine indik ve nasihatlar verdim .Neyse fal bittikten sonra normal sohbete başladık herşeyimi biliyorsunuz artık inşallah beni tehdit etmesiniz gibisinden bir laf söyledi ve güldü bende evet tehdit edeceğim eğer çay koymasınız diye espiri yaptım tekrar güldük iceri girdi ve cay koydu içeri geldiğinde Vücudunu süzdüm bunu farketi oturduk sohbete başladık tabiki konu seks oldu Benim seks hayatım hakkında sorular sormaya başladı bende anlatmaya başladım Biran sohbet içinde eşinin ve dostunu çok şanslı dedim O da gülerek sende şanslı olmak İstermiydin dedi biran çok şaşırdım neyse caya bakmaya gitti mutfaktan beni çağırdı Şekerin yerini sordu bende mutfağa gittiğimde eğilmiş alt dolaba bakıyordu gözüm O iri Kalcalarına gitti döndü bana bakınca biran göz göze geldik ve hep sen bakarmısın dedi Ne oldu hic anlamadım elim bir anda kalcasına dokundum ve okşamaya başladım Biran hiç elemeyeceksin gibi laf söyledi ve dolabın üstüne elerini koyarak iyice eğildi Bende o güzel kalcasını okşamaya başladım kırmızı uzun etegini kaldırım kırmızı kilodunu üzerinden dilimle arkasını iyice yaladım ve kilodunu cıkardım önünü döndürdüm ve o güzel tertemiz vajinesini yalamaya ve hafif olarak ısırmaya başladım iyice sıvının geldiğini anlayınca erkekliğimi çıkararak ayakta duran leylayı mutfakta yere yatırdım erkekliğimi ağzına verdim bende tekrar o güzel vajinesini yalamaya başladım uzun bir süre sonra dudak dudağa sevişmeye başladım ve buluzunu actım iri göğüslerini yalamaya başladım ve tekrar erkeklıgımı ağzına verdim boşalırken agzına ve eşarbına boşalmamı istedi uzun bir süre sonra ağzından çıkardım eşarbına boşaldım ve tekrar agzına soktum harikaydi doymamıştım

Kalktık çayımızı ictik ben bir eve gittiyim eşim arayıp aramadığını sorup geliyim dedi bende kim var evde dediğimde arkadaşını evde olduğunu söyledi ve gitti aradan 1 saat geçti gelmeyince bende banyoya girdim iyice yıkanıp çıktım kanepeye uzandım kapı caldı ve Leyla hanım geldi kusura geç kaldım evde banyo yaptım dedi bende arkadaşın çakmıştır dedim o herşeyimi bilir dedi. İyi ozaman ikimizde banyo yaptık ama ben banyoda yapmak istiyorum dedim ve banyoya gittik suyun altında cılgınlar gibi heryerini emmeye başladım arkasına gectim ve kalcasını dilimle yalamaya başladım iyice emdikten sonra arkadan one sokmaya başladım. Arkasınada sokmamı istedi hic yapmadım ben dedim yapppp dedi bende ilkez soktum zor girmisti ancak nefisti ve neden önceden yapmadım diye düşündüm biran ve baya uzun gidip geldikten sonra arkasına boşaldım. İnanın harika bir şeydi neyse insallah sıkılmıyorsunuzdur. Banyoda yıkandık ve çıktık salonda otururken telefon çaldı Leyla hanımın arkadaşı çağırıyordu kocası aramış leyla hanımı o da ekmek almaya gitti artık çıksın dedi bu arada arkadaşının ismi FERDA hanım Neyse öpüştük ve yukarı çıktı aradan yarım saat geçtiğinde telefon tekrar çaldığında Telefonda FERDA hanim vardı turan bey yemek hazırladık yemek getirelim dedi zahmet etmeyin dedim biraz sonra kapı caldı FERDA hanım geldi yemeği getirdi teşşekür ettim leyla ne yapıyor dedim çok yormusun biraz uzandı dedi ve gülüştük ve yemeği yedim ve uzandım saat 15.00 sularıydı kapı çaldı FERDA hanimdi tabaklari almaya gelmişti(aslında gelmelerinden rahatsızlık duyuyordum gören olacak diye allahtan bayram olduğundan bulundugumuz katta kimse yoktu) salonda toplayım dedim ben toplayım istersen mutfagınıda toplayım dedi Valla çok iyi olur dedim mutfagı bir güzel topladı salona geldi tabakları topladı sende baya yorulmusun dedi herhalde dedim olanları sana anlatımı dedim evet herşeyimizi biliriz dedi ne güzel dedim benim sırdaşım yok dedim FERDA hanim istersen ben olurum dedi ve gülümsedi ne gibi dedim sende benim herşeyimi bildin sırdaş sayılırız dedi biraz sohbet ettik bir kac gün daha ankarada kalacağını söyledi bende yine görüselim dedim nezaman istersen olur dedi bende hic teretettüd etmeden gece gelsene dedim bilmem dedi ve kalktı. Gece 01.00 sularında telefon caldi kısık sesle FERDA herkes yatti geliyorum deyip kapati. Hemen kapıyı araladim beş dakika sonra FERDA geldi üstünde eşorfman vardi neyse oturtuk birer sigara ictik e ne yapalim dedim ferda ne istersen yapabilirsin dedi cılgınlar gibi dudağına yapıştım uzun bir süre Dudaklarını emdim ustunu cıkarıp cılgınlar gibi bacak arasını emmeye başladım daha cok yala diyerek inliyordu bense artık sıvılar agzıma gelmeye başlamıştı daha diyordu Biranda kalktım bekle dedim mutfaga gittim muz ve bal getirdim balı goguslerıne kalcasına sürdüm gögüslerinden balı yalamaya başladım arkasını cevırıp kalcasına sürdügüm ballı yalamaya başladım artık sok diyordu daha bitmedi dedim muzu soydum Bala sürdüm arkadan vajınesıne soktum yarısını ve yavasca yemeye basladım cok nefis Bir olaydı ilkez yapıyordum ama hoşuma gitmisti dışardaki tüm muzu yerken icerde kalanı yavaşca cekıp onuda yedim. Erkeklığimi arkadan öne soktum kısa bir git gelden sonra içine boşaldım. Ferda hemen döndü ve erkekliğimi yalamaya başladı. Birer sigara İctik ve tekrar beraber olduk sabah oluyordu FERDA duşunu aldı ver evden çıktı. Böylece güzel bir bayram gecirdim. Unutmadan tabiki ferda olayları leylaya anlatmış muz ve bal olayını leylaylada yaptık. Neyse bu yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim.