Lüks Villada Seks! (6) (Tahsin 38 Y., Samsun)

Hanife kıkır kıkır güldü önce. “Şey, adam biraz manyak galiba. Diyor ya benim deli raporum var diye, doğru söylüyor herhalde. Benden götünü yalamamı istedi!” dediğinde, “Ne?” dedim tepkiyle. Meliha Hanım götümü yalamak istemiş ama izin vermemiştim. Kocasının götünü yaladığını ve çok hoşuna gittiğini söylediğinde yalan söylemediği Hanife’nin sözleriyle tescillenmişti.

Hanife, “Valla. Kabul etmedim tabii, Ben yapmam öyle şey, iğrenirim! dedim. İyi, tamam! dedi, çok üstünde durmadı… Sonra benden mutfağa inip bal getirmemi istedi. Niye? diye sordum, Sen getir, karışma! dedi. Ben de gidip küçük kavanozdaki balı aldım. Onu alıp sikine döktü sonra da yalamamı istedi. Ben de ballı sikini yaladım. Aferin, çok güzel yapıyorsun! dedi bana. Sonra da kendisi amıma bal döküp yaladı uzun uzun. Valla ne bileyim, bu zamana kadar biz niye öyle bir şey yapmamışız diye düşündüm. Bayağı hoşuma gitti çünkü. Sonra da götüme, memelerime döktü balı. Memelerimi, götümü yalayıp durdu epeyce. Yatakta bir posta sikti önce, pek bir şey anlamadım. İki sokup çıkardı geldi hemen…”

“Sonra, Koridorda yapalım, sana para veririm! deyince kabul ettim. Çekmeceyi açtı. İçinden bir şey çıkardı. Baktım, aynı erkek sikine benziyor ama bir tek taşağı eksik. Kafası, gövdesi her bir şeyi aynı. Plastikten erkek siki yapmışlar resmen. Bana, Kocanla götten yaptınız mı hiç? diye sordu, ben de, Yaptık! dedim. İyi o zaman, bunu götüne sokucam! dedi… Koridora çıktık, kafamı soktum demirlerin arasına, domaldım. O da plastik siki götüme soktu. Senin sikin kadar vardı boyu ama inceydi, aldım hepsini götüme, işin ucunda 500 lira vardı sonuçta. Onu götüme sokunca amımdan da kendisi girdi. Önce korktum ama sonra iki siki birden yemenin tadını aldım. Sen dedin ya çok inliyordun diye onun içindi yani. Önden boşaldığı için ikinci defa gelmesi epey uzun sürdü. Gelince de götüme soktuğu siki çıkardı…” diyen Hanife sözlerini bitirirken aynı şekilde gülüyordu.

“Zevk aldın mı yani?” dediğimde başını sallayıp,kütahya escort “Aldım!” dedi. Sonra da, “Kızdın mı?” diye sordu. “Yok, niye kızayım, sikilmiş amın davası olmaz, kızsam da anlamı yok artık!” dedim. Başını yeniden göğsüme koyup sıkıca bastırdı, sarıldı. “Kıskandın mı peki?” diye sordu bu sefer. Oflayıp pufladıktan sonra, “Ya Hanife kıskansam ne olacak, kıskanmasam ne olacak?” dedim tepki göstererek. Oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi dudaklarını büzdü. “Sen ne yaptın diye sormak istemiyorum. Çünkü ben seni kıskanıyorum sen beni kıskanmasan da!” dedi. “İyi, tamam sorma o zaman!” dedim. Alnından ve yanaklarından öptüm, sessizce sarılı halde kaldık bir zaman.

Yağmur hızlanmıştı, salonun büyük sürgülü penceresine şiddetle vuruyordu damlalar. Baktığımda Hanife’nin gözlerini kapattığını, içinin geçtiğini gördüm. Dürtünce uyandı. “Benim uykum geldi, gidip yatıcam!” dedikten sonra da mutfağın ışığını söndürüp yukarı çıktı. Bahçeye açılan kapıyı açtım, yağmurun sesi eşliğinde bir sigara içtim. Saat 21:00 olmuştu. Daha erken bir saat olmasına rağmen benim de uykum geldi.

Yukarı çıkarken Meliha Hanımların kapısına kulağımı dayadım. Ses seda yoktu hiç, muğla escort yatmışlardı anlaşılan. Hanife yıkanmadan yatağa girmiş horlamaya başlamıştı bile. Üstünde sadece pamuklu beyaz külotu vardı. Dolgun götünü okşarken uyanır gibi oldu. Sikilirken öyle inlemesinin sebebi aynı anda iki yarak yemesiydi demek ki. Götündeki plastik yarağı görememiştim baktığımda. Dediği gibi dibine kadar almıştı anlaşılan, götünde kaybolmuştu plastik yarak. Amından da Numan Bey girince Hanife’nin aldığı zevk katlanmıştı. Numan Bey Meliha Hanımı da o şekilde sikiyordu demek ki. Götünden plastik yarağı sokuyor, amından da kendi yarağını köklüyordu. Ya da tersi oluyordu. Garip şeylerin döndüğü bir evdi burası. Bunları düşüne düşüne uykuya daldığımda saat gece yarısı olmuştu…

Sabah erkenden kalktığımda Hanife yoktu yanımda. Benden önce kalkmış, yıkanmış ve kahvaltıyı hazırlamıştı. Birlikte kahvaltı yaptıktan sonra bahçeye çıktım. Akşamki yağmur toprağı yumuşatmıştı. Çalışırken ayakkabılarım ve ellerim çamura bulandı. Öğleye doğru, “Kolay gelsin!” diyen Meliha Hanımın sesiyle irkildim. Giydiği önü fermuarlı uzun kahverengi pardesünün eteklerini çamur olmasın diye kaldırmıştı. Başını da aynı renkte büyük bir türbanla bağlamıştı. İşle ilgili havadan sudan birkaç soru sordu. Ama geliş sebebinin başka olduğunu anlamıştım. Sonunda, “Numan Bey seninle konuşmak istiyor!” dedi. “Ne konuşacakmış?” diye sorduğumda, “Bilmiyorum, kendin gidip sor!” diye yanıtladı sorumu.

Ben eve doğru giderken kendisi yerdeki birkaç küçük çiçekle ilgilendi. Eve girmeden ayakkabılarımı çıkardım, alt kattaki banyoda elimi yüzümü yıkarken Hanife gelip, “Ne oldu?” diye sordu. “Bilmiyorum, Numan Bey benimle konuşacakmış!” dedim ve Hanife’nin meraklı bakışlarını arkamda bırakıp üst kata çıktım. Dünden beri görmemiştim kendisini, ne konuşacağını merak ediyordum.

Kapıya tıkladım birkaç kez, içerden, “Gel!” sesi gelince de girdim. Numan Bey pencerenin önündeki iskenderun escort tekli koltukta oturmuş kitap okuyordu. Okuma gözlükleri gözündeydi. Bana bakıp, “Gel, geç otur!” diyerek karşısına oturmamı istedi. Dün oturduğumuz koltuklardaydık yine ama Meliha Hanım odada yoktu bu kez. Elinde tuttuğu kalın kitabı sehpanın üstüne koyup geriye yaslandı, bacak bacak üstüne attı. Bir süre önünde kavuşturduğu ellerinin başparmaklarını çevirip durdu. Gözleri zaman zaman üzerimde geziniyor, bazen de önümüzdeki pencereden bahçeye dönüyordu. Yan gözle bakınca Meliha Hanımı gördüm, yerdeki çiçeklerle ilgilenmeye devam ediyordu.

“Memnun kaldın mı?” diye sordu ben Meliha Hanıma bakarken. Kaşlarımı kaldırdım istemsizce, ani sorusu karşısında afalladım bir an. “Meliha’dan memnun kaldın mı?” diye sordu bu sefer. Ne diyeceğimi bilemedim önce, Numan Beyin meraklı ve sorgulayıcı bakışları üzerimdeydi. Benden bir cevap bekliyordu. Sonunda, “Evet!” dedim korka korka. Başını koltuğun sırtına atıp gözlerini kapadı. Birkaç saniye o şekilde kaldıktan sonra, “Güzel, memnun kaldığına sevindim. Meliha da senden memnun kalmış, iyiymişsin!” dedi gülümseyerek. Ancak içten değil tiksindirici bir hali vardı gülerken.

Kısa bir süre sessiz kaldıktan sonra, “Bu geceyi onunla geçirmek ister misin?” diye sordu. Adamın normal olmadığı ortadaydı, böyle konuşmasına da şaşırmadım. Meraklı bakışları üzerimdeydi yine, cevap bekliyordu. “İsterim!” dediğimde, “Güzel, ama tabii karının da benimle geceyi geçirmesi gerektiğini söylememe gerek yok herhalde?” dedi uzanıp dizime vurarak. İşin bu noktaya geleceği belliydi, zaten yaşananlardan sonra (Yok, olmaz!) diyecek durumumuz yoktu. “Olur, tabii!” dediğimde, “Aferin!” dedi yeniden dizime vurduktan sonra. Bir şey diyecek diye bekledim. Ama konuşmak yerine eliyle çıkmamı isteyen bir hareket yapınca çıktım.

Hanife merdivenlerin başındaydı. Merak ve heyecanla, “Ne oldu, ne dedi sana?” diye sordu elime yapışıp. Heyecandan sutyensiz memeleri gömleğinin altında oynuyordu. Sutyen takmamaya alışmıştı iyice. “Gel şöyle!” diyerek bahçe kapısının oraya götürdüm. Meliha Hanım uzak bir noktadaydı, yine de fısıltıyla, “Bu gece sen Numan Beyle yatacaksın, ben de karısıyla!” dediğimde Hanife bir elini ağzına götürüp, “Tövbe tövbe, o nasıl iş?” dedi. “Ulan geri zekalı, iş bu noktaya gelmiş kalkıp olmaz demenin gereği var mı?” dediğimde, “Yok, ben onun için demedim, ne bileyim adam karısını hiç kıskanmıyor ya, ona şaşırdım!” dedi. “Bırak şaşırmayı falan, nasıl olacaksa olacak. Bir işe girdik artık, nereye kadar gidecek bilmiyorum, Allah sonumuzu hayır etsin!” dediğimde, “Amin!” dedi ellerini açarak.

Hanife’yi mutfakta bırakıp bahçeye döndüm. Meliha Hanım genç bir kız edasıyla bahçede dolanıp çiçeklerle böceklerle ilgileniyordu yine. Beni görünce yanına gidene kadar süzdü beni. Birkaç adım kalmışken, “Ne oldu, ne dedi sana?” diye sordu. Ama gerçekte konunun ne olduğunu biliyor gibiydi. Anlattığımda hiç şaşırmamış gibi, “Biliyordum!” dedi.

Benim ne cevap verdiğimi sordu daha sonra. “Kabul ettim!” dediğimde, “Karını kıskanmıyor musun?” diye sordu gözlerini kocaman açıp. “Bu noktadan sonra kıskanmanın ne anlamı var ki?” dediğimde, “Haklısın!” dedi gülümseyerek. Önüme gelip elimi tuttu. Diğer eliyle pardesüyü tutmaya devam ediyordu. Babet ayakkabılarının altı çamur olmuştu.

“Ayakkabıların kirlenmiş!” dediğimde, “Önemli değil, boş ver!” dedi. Sonra da uzanıp sol yanağıma bir öpücük kondurdu. “Şey, Numan Bey görebilir, yapmasan daha iyi bence!” dediğimde güldü. “Bu saatten sonra görse ne olacak ki… Hem sen merak etme, görse de bir şey demez o, ruhunu bilirim onun!” dedi ve bu sefer de diğer yanağımdan öptü. Meliha Hanım niyeti bozmuştu anlaşılan gündüz vakti. Elimi bırakıp, “Ben deponun oraya gidiyorum, sen de gel!” diyerek o tarafa yürümeye başladı. Kadın azmış mıydı, yoksa bir oyun mu çeviriyordu anlayamadım.

Eve baktım, Hanife görünmüyordu. Arka tarafa geçtim. Meliha Hanım deponun önünde durmuş elinde papatya tutuyordu. Geldiğimi görünce sesini yükselterek, “Seviyor sevmiyor, seviyor sevmiyor…” diye diye yaprakları koparmaya başladı. Sonunda, “Seviyor!” dedi elindeki minik beyaz yaprağı bana göstererek. Çocukça bir neşe yayıldı yüzüne. Hemen ardından da sıkıca sarıldı. Yumuşak, desenli türbanı yanaklarımı okşuyor, dolgun memeleri göğsüme baskı yapıyordu. Çekingenliğimi atıp ben de sarıldım. Yanaklarımı birkaç kez öptü ıslak ıslak.

Ardından da elimden tutup deponun arkasında kalan kuytu yere çekti beni. Esk**en kalan üçgen çatılı büyükçe bir köpek kulübesi vardı orada. Bahçenin yüksek beton duvarları hemen yanımızda yükseliyordu. Villanın banyo ve tuvalet pencereleri bakıyordu durduğumuz yere. Ne komşuların ne de villadakilerin bizi görmesi mümkün değildi. Meliha Hanım kulübenin yanında duran eski plastik kovayı alıp ters çevirdi, alt kısmı çimlerin üstüne geldiğinden temiz kalmıştı. Kovanın üstüne oturdu, elimden tutup önüne çekti beni. Ardından da kot pantolonumun kemerini ve düğmesini açıp fermuarını indirdi. Pantolon ayaklarıma düşerken elini külotumun içine soktu.

Yarağım sıcak eliyle temas eder etmez titredi, Meliha Hanım ise gülüyordu beyaz dişlerini göstererek. Yarağımı çıkardı dışarı, külotumun lastikleri taşaklarımın altına kayarken emmeye başladı yarağımı. Sağ eliyle tutuyordu sıkıca. Gözlerini kapatmıştı, hızlı hızlı acelesi varmış gibi yapıyordu. Sanki zevk almak için değil de aç bir bebeğin annesinin memesine yapışması gibiydi hareketleri. Ama gene de zevk alıyordum doğal olarak. Yarağım gittikçe sertleşip kalkarken ara sıra gözlerini açıp bakıyordu. Ellerimle başını, yanaklarını okşamaya başladım. Parlak ve yumuşak türbanı üstünde ellerim kayıyordu. Beyaz yanakları da yumuşacıktı.

Yarağım son noktasına gelmişti artık. Meliha Hanım köküne kadar alıyordu ağzına. Dilinin dokunuşları, emmeleri derken ara ara keskin dişlerini hissediyordum. Hatta birkaç sefer yarağımın kafasını acıtmadan ısırdığında zevk bile aldım. Taşaklarımı da emiyordu bu arada. Kökünden kafasına kadar diliyle yaladı birkaç sefer. Amına girmek, onu sikmek için yanıp tutuşmaya başladım. İş bu aşamaya geldikten sonra geceyi bekleyecek takatim kalmamıştı.

Derken çalan bir telefonla bu zevk dolu anlarımız kesintiye uğradı. Meliha Hanım, “Bir dakika!” diyerek işaret parmağını kaldırdı. Ardından da ayağa kalkıp pardesünün cebindeki telefonunu çıkardı. Arayan Numan Beydi. Telefonu açtı, açık kahverengi gözlerini açmış bana bakıyor bir yandan da kocasıyla konuşuyordu. “Arkadayım, Tahsin yanımda…” dedikten sonra, “Hı hı, evet, öyle, yok, hı hı, tamam, dediğin gibi, evet, şimdi mi, tamam…” dedikten sonra kapattı.

“Ne konuştunuz?” diye sordum. Ancak cevap alamadan telefon yeniden çalmaya başladı. Numan Bey arıyordu yine, ama bu kez görüntülü bir aramaydı bu. Meliha Hanım bana bakıp, “Şey, Numan Bey bizi izlemek istediğini söyledi!” dedi gülümseyerek. “Ne, nasıl yani?” dedim şaşırarak. “Hadi, boş ver şimdi soru sormayı, al şunu!” diyerek telefonu uzattı. Görüntülü aramayı açmamı söyledi.

Dediğini yapınca birden Numan Bey telefon ekranını kapladı. Adamın yüzünde garip bir gülümseme vardı yine. “Tahsin telefonu Meliha Hanıma çevir!” dediğinde yaşadığım olayın garipliğinin verdiği heyecanla yapamadım, ama Meliha Hanım imdadıma yetişip telefonu elimden aldı. “Bak şöyle tut!” dedikten sonra geri verdi. Ben telefonu tutarken kendisi yeniden kovanın üstüne oturdu ve yarağımı aldı ağzına. Sol elimle yandan tutuyordum telefonu. Heyecandan bakamıyordum ekrana.

Meliha Hanım öncekinden daha yoğun bir saksoya başlamıştı şimdi. Kendini kocasına ispatlamaya çalışıyordu sanki. Telefon tutan sol elim hem yaşadığım heyecan hem de aldığım zevkle titriyordu, ama gene de sabit tutmaya çalışıyordum. Meliha Hanımın gözleri zaman zaman telefon ekranına kayıyordu. Hatta bir ara telefonu biraz daha kendisini yukarıdan görecek şekilde tutmamı istedi. Telefonun ön kamerası canlı sakso şovumuzu çekerken Numan Bey’den ses seda gelmiyordu. Kendi ekranının karşısında durmuş karısının hünerlerini izliyordu.

Meliha Hanım ellerini kalçalarıma ardından da götüme attı. Dün götümü yalayamamıştı ama şimdi göt yanaklarımı sıkıyor, yoğuruyor ve küçük tokatlar atıyordu. Kocasının ekranın başında zevk alması için elinden geleni yapmaya çalışıyor gibiydi. Ya da ne yapması gerektiğini kocası söylemiş o da söylenenleri yapıyordu. Meliha Hanımın yarağımı emmeleri, ısırmaları, yalamaları eşliğinde boşalmaya yaklaşmıştım artık. Heyecanla, “Boşalmak üzereyim!” dediğimde Meliha Hanım yarağımı çıkardı ağzından ve “Ağzıma boşalmanı istiyorum!” dedi. Hemen ardından da emmeye ve yalamaya kaldığı yerden devam etti.

O ana kadar sessiz duran Numan Beyin güçlü sesi geldi bu sırada telefondan. “Tahsin Meliha’nın ağzına boşalmanda sıkıntı yok!” dediğinde sanki komutanının emrini almış asker gibi, “Tamam!” dedim. Numan Bey ikinci bir emir daha verdi ve “Tahsin Meliha’nın ensesine bastır, köküne kadar sok sikini!” dedi. Yarağımın kafasından boşalma öncesi zevk sıvıları akmaya başlamıştı artık. Meliha Hanımın ağzı kendi tükürüğü ile birleşen zevk sıvılarım nedeniyle dolmuştu.

Sol elimle telefonu tutarken sağ elimi ensesine attım. Meliha Hanım yarağımı boğazına kadar alıyordu şimdi. Gözlerinde hafif kızarıklıklar oluşmaya ve nemlenmeye başladı. Kendini biraz geriye atmaya, kurtarmaya çalışıyor gibiydi. Şişen, sertleşip kalkan yarağım ağzını doldurmuştu, nefes almakta zorlanıyordu. Genişleyip şişen burun kanatları açılıp kapanıyordu durmadan. Tükürüğü pembe dudaklarından beyaz yuvarlak çenesine, oradan türbanın uçlarına ve pardesüsüne akıyordu minik bir dere gibi.

“Ommm, ammm, ımmm!” sesleri eşliğinde gözlerindeki kızarıklık ve nem artıyordu. Yarağımın kafası ağzının en derinlerindeydi, sanki bademciklerine sürtüyordu kafası. Saniyeler sonunda onu bu ıstıraptan kurtaracak şey gerçekleşti ve boşalmaya başladım. Sıcak döllerim ağzına akarken gözlerimi kapatmıştım. Her yanım titriyordu. Sol elimle telefonu tutuyor, sağ elimle ensesine bastırmaya devam ediyordum. Ağzını sikiyormuşum gibi belimi oynatıp yarağımı sokup çıkarır şekilde hareketler yapıyordum istemsizce.

Meliha Hanımın elleri kalçalarımda, götümde gezinmeye devam ediyordu yine. Boğuk sesleri artmıştı, “Ommm, ammm, ummm!” sesleri ağzını dolduran vıcık vıcık döllerimle daha değişik şekilde çıkıyordu. Gözlerimi açtığımda gördüğüm manzara çok ilginçti. Meliha Hanımın gözlerinden minik yaşlar süzülüyordu. Döllerim ağzından taşmış ve çenesine akmıştı. Elimi ensesinden çektim. O an kendini geri çekti ve tıkanır gibi oldu. Birkaç kez öksürürken ağzından saçılan döllerim ıslak toprağa fırladı. Kalanları ise ağzına ve çenesine sümük gibi yapışmış, çenesinden sarkıyordu.

O sıra Numan Bey, “Tahsin kaldır telefonu, Meliha’yı göster!” diyene kadar telefonu yere doğru tuttuğumu fark etmemiştim. Aldığım emri yerine getirip hemen kaldırdım ve Meliha Hanımı çekmeye başladım. Meliha Hanım telefondaki kocasına gülümserken gözlerinden akan yaşları sildi. Sonra da ağzına bulaşan, çenesine akan döllerimi parmaklarıyla temizleyip attı ağzına. Uzun, pembe dilini çıkarıp dudaklarını yaladı. Kocasının görmek istediği şeylerdi bunlar anlaşılan. Numan Bey, “Tahsin!” dediğinde ekranı yüzüme tuttum. Yüzündeki gülümseme eşliğinde, “Teşekkür ederim!” dedi ve ardından da görüşmeyi sonlandırdı.

Meliha Hanım ise döllerimi yutmakla meşguldü. Ağız dolusu döllerimi limonata gibi içmişti. Ayağa kalktı, elimdeki telefonu alıp pardesünün cebine koydu yeniden. Döllerim ve ağzından akan sıvılarla yapış yapış olmuş yarağımı külotumun içine sokup pantolonumu giyindim. Cebimdeki eski ama temiz bezi çıkarıp uzattım. Onunla ağzını ve çenesini sildi.

Meliha Hanıma, “Kusura bakma, Numan Bey ensesine bastır deyince…” derken araya girip, “Yok, önemli değil, özür dilemene gerek yok. Benim çok hoşuma gitti, ben de teşekkür ederim!” dedi. Bezle pardesünün göğüs kısmına bulaşan döllerimi sildikten sonra üstünü ve başındaki türbanını düzeltti. “Oldu mu?” diye sorunca, “Oldu, güzel oldun!” dedim. Yanağıma ıslak bir öpücük kondurup, “Görüşürüz!” diyerek hızlı adımlarla gitti.

O gidince yanağımı sildiğim elime iğrenerek baktım. Döllerimi akıttığım ağzıyla beni öpmüştü…

[Tahsin]

Tutku Dolu Anlar İçin Escort Kadınlar

Seks yapmak isteyen yakışıklı beyefendiler artık bakırköy escort kadınları ile en tutkulu anları yaşayabilir. Aynı zamanda her anlamda tutku dolu anları yaşarken bu platform üzerinden her an her saniye eşsiz saniyelere şahit olabilir. Sıcak sohbetler eşliğinde en özel ve en güzel anları yaşama olanağı mümkün olabilmektedir. Heyecan dolu dakikalarda en eşsiz saniyelerle tutku dolu enleri yaşayabilmek seksi kadınlar ile mümkün olmaktadır.
En heyecanlı ve eşsiz dakikalarda tutku dolu gecelerde sıcak sohbetler etmek her anlamda bütünleşmek ve seksi kadınlar ile adeta tüm sıkıntılarınızı paylaşabilmek adına artık sadece bu platform üzerinden ataköy escort kadınları ile irtibata geçmek mümkün olmaktadır. Enleri yalnızca işinde profesyonel olan ve gerçekten tutkuyu yaşamak isteyen işini seven kadınlar ile yaşayabilir enleri yalnızca onlarla özel yaşama şansına sahip olabilirsiniz. Bu sayede hem en kaliteli kadınlarla en kaliteli geçirme olanağına sahip olabileceksiniz hem de sıcak sohbetler eşliğinde sorunlarınıza çözümler bulacak belki de unutulmaz anları yaşarak o güne imzanızı atacaksınız.

KOMSUNUN KARISINI KAPAYIM DERKEN KARIMI KAPTIRDIM

(Asagidaki yasam öyküsü softcore/erotik bir anlatimla sunulmustur. Aşırı hardcore ögeler arayanlar icin baska hikayeler tavsiye olunur.)

ALT KOMSULARIMIZ

Alt katimizda yeni evli bir cift oturuyor. Neşe ile Mehmet. Adam benden yasli duruyor, ama kiz tam bir çıtır. Bizim daire, denize nazir bir konumda. Aksamlari, bazen balkonda demlenirken, bunlar da asagida, balkonda oluyorlar. O arada, bizim hanimin cenebazligi sayesinde laflasiyoruz. Kiz genellikle askili bir tisort ve mini sort giyiyor. Ben hemen, yukaridan, goguslere ve bacaklara odaklaniyorum. Bizim hanim, bazen yavasca “hinzir, şaşı olacan valla” diye takiliyor.

Bir gun sabah, babamin yanina, ise gitmek icin evden ciktim. Arabayla otoparktan hareket edecekken bunlari gordum. Oglan, arabayi calistirmak icin ugrasip duruyordu. Yardim etmek icin indim, ben de denedim, falan ama, olmadi. Nereye gittiklerini sordum, sehre iniyorlarmis. Bizim buro da tam sehir merkezinde oldugu icin “gelin, sizi birakayim bari, nereye istiyorsaniz” deyince, “zahmet olacak” diyip bindiler. Adam one, kiz arkaya oturdular. Yolda konusurken, tapuda isleri oldugunu ogrendim. Bir arazi ihtilafi varmis. Bizimde basimizdan gectigi icin, biraz bilgi verdim. Ben anlatirken, Neşe ilgiyle dinliyordu. Ön, iki koltugun arasina dogru egılmıs, ortadaki şaft yukseltisi nedeniyle bacaklarini iki yana acmisti. Konu bitince, yerini degistirmeden arkaya yaslandi. Bacaklari hala acikti. Aynayi duzeltiyormus gibi yapip, tam onun bacaklarina ayarladim. O sirada, bir suru bir seyler anlatiyordu. Benim ne yaptigim pek umrumda degildi. Neşe’nin diz ustu etegi, arkasina yaslaninca siyrilmis, bacaklari biraz daha acilmisti. Cok seksiydi. Yanimda kocasi oturuyordu, ama gozlerimi alamiyordum. Neredeyse kaza yapmaktan korkuyordum. Boya da olsa, sariya yakin saclari, yesil gozleri ile, dipdiri, bir icim suydu.

Aksam karima anlattim. Harbi, harbi anal sikiş izle “Bana yasli karilari ayarlayacagina, bunu ayarlada bir seye benzesin bari” dedim. Karim da bana “kocum benim! Sen benden gizli bir sey yapma, ben sana dunyalari ayarlarim” diye cevap verdi. Bu arada, karim beni şok edecek bir sey soyledi. Mehmet denilen hiyar, her firsatta bizim kariyi kesiyormus. Benim hic dikkatimi cekmemisti, ama kadinlardan kacmiyor demekki. Onunde dipdiri karisi dururken, herifin gozu hala disarlarda anlasilan. Vay pezevenk. Karim bana “dur biraz sabret. Ben, sana onu, oyle, ya da boyle ayarlayacagim. Kiz biraz urkek. Once bir yoklama cekelim, bakalim” dedi.

Neşe, bir ara Istanbul’da ki ailesinin yanina gitmisti. Bizim hanim, anal porno izle “eh, ne de olsa komsumuz olur, evde bekar, yalniz adam” diyip, haftada bir, Mehmet’e evde pisen yemeklerden goturuyordu. Yine boyle bir aksam, asagiya indi ve tam bir saat sonra geldi. Ben, mac seyrederken, biranin verdigi uyusuklukla, saatin nasil gectigini anlamamistim. Meltem geri geldiginde, saate bakinca anladim. Karim hemen mutfaga suzuldu. “Meltem!” diye hanima seslendim. “Gel bakayim buraya. Ne yaptin asagida bir saattir? Herife yemegini verdin, bir de altina mi girdin?” diye sordum, biraz sinirle. Karim salona gelip “yok be kocacim. Dertlestik biraz.” falan diye gecistirmeye calisti. Ama yuzume bile bakamiyordu. “Anlat, anlat. Bak kizmicam.” diye biraz sevkat gosterince, agzindaki baklayi cikardi. Mehmet, sofrada tek basina raki iciyormus. Yemekler gelince, “gel be Meltem bacim. Sana da bir kadeh koyayim. Beraber parlatalim bir, iki duble” falan diyince, bizim hanim “olur mu Mehmet! Sami yukarida, evde. Sonra beraber geliriz.” demis, ama adam cok israr edince “eh, koy o zaman. Ama suyu bol olsun” diye bir duble almis. Baslamislar sohbete. Ordan, burdan konusurlarken, Mehmet ickinin verdigi cesaretle, mahrem konulara girmis. “Meltemcim, bizim Neşe gideli bir ayi gecti. Gelmesine daha bir ay var. Burada abazan kaldik valla. Cok ozledim onu. Hem duygusal olarak, hem de anlarsin ya!” falan diye anlatiyormus. “Kendi basima ne yapacagimi sasirdim. Baska kadinlara da gitmek olmuyor. Bir goren olur, yakalanirsin, hastalik var. Riskli isler.” diyip duruyormus. Anlayacaginiz, ahlaksiz herif, bizim kariya yazilmaya calisiyormus. Karim “hadi ben kactim, gec oldu” diye kalkinca, bu da pesinden kalkmis. Meltem kapiya dogru yururken, Mehmet arkasindan; “Yenge be, yanlis anlama ama, sende de ne kalcalar varmis. Adami kendinden geciriyor.” diyince, karim “aaa! Cok ayip, ayol bunlari duymamis olayim. Bak bir daha gelmem.” diye karsilik vermis. Bu hiyar da “Tamam yaa, cok ozur dilerim.” diyip kapiyi acmis. Bizim hanim, alı, al moru, mor geldi. Meltem’e “seni kaltak. Senin de hosuna gitmis bakiyorum.” diyince, yarim agizla “olur mu be Sami?” dedi. Ama belli ki, herifin komplimalari hosuna gitmisti.

Bu olaydan iki, uc gun sonra, daha bir hafta bile olmadan, karim, yine elinde kucuk bir tencere; “Samicim, Mehmet’e şunu goturup, geliyorum.” diyince, “ooh iyisin! Herif hosuna gitti bakiyorum. Biz adamin karisina bir guzellik düşünüken, herif seni goturecek kasla, göz arasinda.” diye, sakayla karisik çıkıştım. Meltem; “Erkegim benim. Oyle, ya da boyle, ben senin isini ayarlamaya calisiyorum. Herif abazan kalmis, birak bir kac laf atsin, bos ver. Bak, komsumuz,ayiptir. Ben bir yere gittigim zaman, Neşe de sana bakar, fena mi olur?” dedi ve cikti. Bu sefer yarim saatte döndü. “N’oldu? Erken döndün. Şipşak isi bitirdiniz mi?” diye dalga gecerken, karim heyecanli, heyecanli “Aman Sami… Bu herifin gözü dönmüş. Bir daha gitmem valla.” diye kapidan girdi. Bu, elinde tencereyle kapidan girip, salona dogru yururken, herif, arkasindan, elini gotune atmis. Karim da elinde tencere, oylece kalakalmis. Tencereyi masaya koyar, koymaz, tam dönüp cikacakken, Mehmet, karimi kolundan tutup, kendine cevirmis, dudaklarina yumulup, baslamis opmeye. Karim “dur, n’olur yapma… Simdi kocam gelir, oldurur valla ikimizi de.” falan demis, ama herif “Senin bu kalcalarina benim canim feda.” diyip, karimin etegini kaldirip, gotunu oksamaya baslamis. Karim, Mehmet’in elinden kurtulmaya calisirken, herif, bir yandan da, karimin önünü oksuyormus. Karimi masaya yaslayip, fermuarini cozmus ve taş gibi sertlesmis sikini disari cikartmis. Karimin altinda kulotlu corabi olmasa, neredeyse oracikta sokuverecekmis. Bu arada, opmeye devam ediyormus. Karim, rezalet cikmasin, nasil olsa kurtulurum elinden, diye bagirmaktan cekinmis. Ama sonunda, herif israrla ve sehvetle opmeye devam edince karim kendini salmis. Bu, karimin corabini yirtmaya calisirken, karim; “dur, Mehmetcim boyle olmaz… Ben sana bir gun hazirlikli gelirim.” diye işveli, işveli gulumsemis. Bunun uzerine, Mehmet ikna olup, karimi sikmekten vazgecmis, ama karimin apus arasina, sikini soka, cikara iyice tahrik olup, sonra kosarak banyoya gidip, bosalmis. Karim da cikip, eve gelmis.

Bunlari duyunca her tarafimi ates basti. Ikisini de oldureyim mi acaba diye dusundum. Ama cok acayip bir durum oldu: Karim, Mehmet’le bu arasinda gecenleri anlatirken, sikim kabarmis, fena halde tahrik olmustum. Oracikta Meltem’i yere yatirip, corabini delip siktim. Kızışmış karim da, neredeyse ciglik, cigliga bagirarak benimle sikisti. Bosalinca, bana; “Bakiyorum, karinin, baska bir erkekle sikismesi fikri seni azdirdi, oyle mi?” diye takildi. Ben de “Vay namussuz herif! Bir de sikini apus arana sokup, git, gel yapti haa?” diye konusurken, karim, abaza Mehmet’in neler yaptigini anlatiyordu: “Sami, oyle bir öpüyordu ki, sanki diliyle agzimi sikiyor sandim.” Mehmet, karimi sıkıştırırken; “Bak goruyorsun, karim yok. O gelene kadar, sen benim karim ol. Gel sikiselim, ne var ki? Bak cok zevk alacaksin.” diye yalvariyormus. Meltem bunlari anlatirken, yarragim yine dimdik oldu ve azdim. “Seni orospu kari! O sikememis, ben bir daha sikeyim bari.” diyip, karimi bir kez daha altima aldim. Cok gariptir, Meltem’i sikerken, herifin ona nasil sahip olmaya calistigini, detaylari ile anlattirip, daha fazla tahrik oluyordum.

Bir sonraki hafta, eve geldigimde, karim evde yoktu. Herhangi bir sey dusunmedim. Genelde bi yere gidecegi zaman hep haberlesirdik. Ben geldikten on, onbes dakika sonra geldi. Ayaginda terlikleri vardi. “Ne o kiz, neredeydin yine?” diyip, sarilip kucakladim. Agzi alkol kokuyordu. Oylesine, etegini kaldirip, kalcalarina elimi attim. O da ne!! Altinda donu yoktu… Asagiya dogru bakinca gordum… Dantelli, acik kahve, seksi coraplarini giymisti. Hemen anladim! “Kiz kahpe, sonunda herifle sikistin mi?” diye sordum. Kollarimla sıkı sıkıya sarmalamistim. Karim, “Sami, dur kocum, birak anlatayim. Gel otur şöyle, once sana bir buzlu viski hazirlayayim.” diyip, beni oturttu. Onumde kalcalarini kivirtiyor, eteklerini savurarak, donsuz gotunu gosteriyor, beni tahrik ediyordu. Viskimi getirip, yanima oturdu. Elini sikimin uzerine atti. “Oo bu olmus, gel, serbest birakalim.” diyip kemerimi cozdu. Benim yarrak oyle buyuktu ki, baska heriflerinki gibi, bir tek fermuari cozup cikartamiyordum. Kemeri de cozmek gerekiyordu. Meltem, sikimi cikartinca, egilip kafasina bir opucuk kondurdu. Sonra elleri ile oksamaya basladi. Ben de “ee anlat bakalim, nasil sikistiniz?” diye sorunca, artik gizli, sakli kalmamisti.

Mehmet, isten erken gelip, bizim kapiya dayanmis. Meltem’e “Neşe iki gun sonra geliyor. Bak, bu son şansımız.” diyerek, eve girmek istemis. Karim, “Sen delirdin mi? Iste o zaman Sami bizi keser… Sen simdi git, duşunu al, temizlen, ben geliyorum.” diyip bunu gondermis. Ardindan kendisi de dus almis, makyaj yapmis, parfumler surunmus, coraplarini, etegini giymis, ama donunu giymemis. En seksi haliyle, aşağı bu herifin yanina inmis. Adi herif bunu boyle gorunce, neredeyse salyalari akmis. Karim, maalesef zevkle anlatiyordu. Uzun, uzun sevismisler. Herif, karimin her tarafini opmus, yalamis. Ayak parmaklarindan, amina kadar, yalanmadik yer birakmamis. Aminin etrafini yaladikca, karim iyice azmış. Herifin kafasini sulanmis amina bastiriyormus. Mehmet de, dilini karimin amina sokup, cikartiyor, amciginin dudaklarini emiyormus. Kulak arkalarini, boynunu, sirtini, kalcalarini oyle ustaca opup, yaliyormus ki, karim urpermekten bayilacak gibi olmus. Goguslerini sehvetle yaliyor, meme uclarini ihtirasla emiyormus. En sonunda karim daha fazla dayanamayip, herifi uzerine cekip, kendi elleriyle, Mehmet’in dimdik olmus yarragini, kizismis amcigina tutkuyla sokmus. Inleye, inleye sikismisler. Karim bunlari bana anlatirken, bir yandan da, eliyle sikime masaj yapiyordu. Cok hosuma gitmisti. Ama iste, simdi boynuzlu olmustum. Bu ikisine de bir iyilik (!) dusuneyim mi diye aklimdan gecirdim. Fakat sonra, cok garip ama, karimin bir baskasi ile sikismesi fikrinden zevk aldigimi anladim. Karim, bana Mehmet’in karisini ayarlayacakken, tam tersi olmus, herifin altina yatmisti ve bu beni cok tahrik etmisti. Ustelik, bir de, bana oldugu gibi, butun detaylari ile anlatiyordu ve ben de bunu sehvetle dinliyordum.

Isin özeti, bizim alt komsu Mehmet, karimi catir catir sikmisti ve ben bir sey yapmiyordum… Tam tersine karima olanlari anlattiriyordum. Daha fazla dayanamayip,karima; “Gel kucagima bakalim” diyip, oturdugum yerde kucagima oturttum ve ziplata, ziplata siktim. Bosalinca icinden cikmadim.Karim da benim tempoma uymus, sikimin uzerinde kivirtip duruyordu.

Birden aklima gelince sordum; “Kac saat kaldin kiz orada? Herif bir daha istemedi mi?” diyince, karim, yine biraz utanarak anlatti. Bak şuna, demek sormasam anlatmayacakmis! Sikismeyi bitirince, dus alip, salona gecmisler. Karim giyinip, toparlanmis. Herif de gelip yanina oturmus. Eteklerini yavas, yavas siyirip, baslamis yine karimin bacaklarini oksamaya. “Nasil hosuna gitti mi? Kocan seni boyle memnun edebiliyor mu?” falan diyince, Meltem de ona benim canavardan bahsetmis. Ama herifte ozguven tam ya! Hemen bunu da lehine cevirmis ve “Ooo! Oyleyse, o yarragi hic arkana sokturmamissindir herhalde.” diye acmis konuyu. Bizim hanim “O yarrak girer mi oraya? Sen deli misin?” diyincede, “Iyi, bak, o zaman benimki girer.” demis. Karim “Yok! Hic kimseye arkadan vermedim, vermemde.” diyince, herif yine baslamis ikna turlarina. İşte, biraz kremlersek hic acimayacagindan, aslinda amindan sikilir gibi zevk alacagindan, falan, filan. Bir de “Yani, hic gotten yemeden kalacak misin boyle?” diyince, bizim hanimda da merak uyanmis. Mehmet, karimin “ne yapsam acaba?” tavrini anlayinca, hemen kulaklarini, boynunu, ensesini diliyle hafif, hafif yalayip, Meltem’i tahrik etmis. Bizim hanim kivama gelince, kendiliginden etegini cikartmis. Bu da, kosarak iceriden vazelin getirmis. Karim, “Ooo! Sen Neşe’nin gotune bunu mu surup, gotten sikiyorsun?” diye sorunca, o da “Evet, Neşe bayilir… Gotten benim yarragi, amina da, iceride bir dildo var, onu alir… Gozlerini kapatip, bana, sanki iki kisiyle sikisiyormus gibi hayal kurdugunu anlatir,” diyince, bizim hanim; “Bak sen! Neşe ne azgin kariymis da, bize masum kiz roller yapiyor.” diye dusumus. Mehmet hiyari, vazelini once parmaklarina surup, karimin got deligini iyice bir alistirmis. Karim gercekten zevk almaya baslamis… Ama, parmak yerine yarrak girince, acitir diye hala korkuyormus. Herif, vazelini yarragina da surup, cok kibarca, yavas, yavas vermis iceri. Karim, ilk basta biraz irkilmis… Mehmet, gidip, gelmeye baslayinca, bizimkisi de zevk almaya baslamis. Bu arada, herif, karimin aminada parmaklarini sokup, cikartiyormus. Mehmet, karimi, sehvetle, gotten sikerken, dayanamayip karimin sıkı gotune bosalmis. Pust herif, hem gotunde sikinin, hem de aminda parmaklarinin mahareti ile, karimi da bosaltmis. Tabii, karim da bu sikisten buyuk zevk almis.

NEŞE

Boylece, karim bana borclu kalmisti… Artik, mecburen Neşe’yi bana ayarlayacakti. Zaten, iyice iclerine kadar girmisti. Bundan sonrasinda, isi kolay olur diye dusunuyorduk. Neşe, Istanbul’dan dondukten sonra, karimla samimiyeti ilerletti. Artik, cat kapi, gunduzleri birbirlerine gidip, geliyorlardi. Bir gun, karim buna sarap ikram etmis. Bir, kac kadeh saraptan sonra, konu donmus, dolasmis sekse gelmis. Karim, benim canavardan bahsetmis… Neşe; “Ohh be Meltem! Nasil aliyorsun onu icine? Ben korkarim valla.” diyince, karim “tuh! Urkuttuk tavsani” diye dusunmus. Kafalar iyi olunca, karim, Neşe’ye film seyretmeyi teklif etmis. Neşe “ne filmi?” diye sorunca, bizim hanim da “Ne filmi olacak kiz, porno iste.” demis. Neşe, “Olur abla, seyrederiz de, kocan cikip gelmez di mi? Rezil olmayalim da.” diye sormus. Bizim hanim “Merak etme, gelmez.” deyip filmi baslatmis. Karim, Neşe’yi bana hazirlamak icin, iki kadin, bir erkegin sevistigi bir film secmis. Bunlar, filme kendilerini kaptirmislar, ickinin de etkisiyle “uff, adam nasil soktu… Bak, kadinlar nasil seviyorlar birbirlerini…” gibi acik, sacik yorumlar yapiyorlarmis. Bizim hanim, saraplari tazeliyeyim bahanesiyle kalkip, donuste, kanepede Neşe’nin yanina oturmus. Kendi uzerindeki, önü dugmeli, ev elbisesinin dugmelerini eteklerinden, apus arasina kadar cozmus. Tanga kulotu ortaya cikinca, eliyle, baslamis orasini oksamaya. Neşe, bir yandan filmi seyrederken, bir yandan da, gozleri fal tasi gibi acilmis vaziyette, karimin kendisini oksayisina bakiyormus. “Aaw, valla sende hic utanma yok…” diyince, bizim hanim piskin, “Bosver kizim, ayri, gayri mi var? Sen de yap, zevk al filmden.” diye cevaplamis. Bu Neşe, şuh bir edayla gulumseyip, “Olmaz ayol, yapamam oyle ortalikta.” demis. Bizim hanim da, bunun bacaklarina elini atip, oksayarak, baslamis etegini kasiklarina dogru siyirmaya. Bir tepki gormeyince, apus arasina kadar ilerleyip, hedefe ulasmis… Urkutmeden, yavas, yavas kulotunun uzerinden Neşe’nin amini ellemeye baslamis. Neşe donup “Ayy, yapma Meltem… Valla icim bir hos oldu.” diyince, karim egilip, bunun dudaklarina bir opucuk kondurmus… Daha ilk seferde korkutmamak icin, elini cekmis. Neşe, “ay Meltem, sende neler varmis valla… Tahrik oldum!” diyince, karim “Fena mi bak… Kocani bu gece azginca bastan cikartirsin.” diyerek, gulmus. Neşe “valla gelisini dort gozle bekliyorum” demis. Film bitince, Neşe kalkip evine gitmis.

Karim, bana bunu anlatinca, “Bu sarap ve film muhabbetlerini tekrarlarsaniz, bana haber ver, evde kalirim.” dedim. “Kucuk odaya saklanip beklerim. Bakarsin, bana gerek duyarsiniz! Anlatabiliyor muyum?” diyince, karim “tamam kocum benim! Dur bakalim, ben onu tava getirmeye calisacam.” dedi.

Aradan bir hafta gecmisti. Bizim hanim Neşe’yi, “Kiz yarin gel, yine saraplarimizi icer, film seyrederiz. Ne dersin?” diye cagirmis. O da, istekli bir tavirla “olur gelirim.” diye karimin davetini kabul edince, bizim hanim “Bak, yarin geliyor” diye bana haber verdi.
Kapi calininca, hemen kucuk odaya saklandim. Gelen Neşe’ydi. Bunlar, mutfakta uc, bes sohbetten sonra salona gecip, saraplarini icmeye basladilar. Kapiyi aralayip, can kulagi ile konusulanlari dinliyordum. Gecen gun, bizim hanim minibusle sehre inmis. Yaninda oturan herif, bacagini, bizimkinin bacagina surtturup, duruyormus. Meltem, rezalet cikmasin diye, birsey demeyince, cesaretlenen odun herif, bu sefer, elini kendi bacaginin kenarina koymus. Akli sira, karimin bacagini oksuyormus. Bizim ki, “Kendimi dar attim minibusten.” diyince, Neşe de kendi basina gelen bir olayi anlatti. Bankada oturmus, sirasini beklerden, karsisindaki koltuklarda oturan bir herif, yiyecek gibi bunu kesiyormus. Öküz herifin, nasil olsa o kadar insanin icinde bir sey yapamayacagini bildiginden, inadina bacak, bacak ustune atmis. Ara sira bacaklarini degistiriyor, etegi siyrilinca da, duzeltmiyormus. Herif, neredeyse salyalari akarak, agzi acik, bunun bacaklarina bakiyormus. Bacaklarini degistirirken, super frikikler veriyor, adami cildirtiyormus. Adam bu yuzden sirasini kacirmis. Neşe’nin sirasi gelince bankoya gitmis, adam da ruyadan uyanmis herhalde. Sonra, bankadan cikinca takip eder diye korkmus, ama bankodan ayrilinca adami gorememis. Bu Neşe, cok masum gibi gorunuyor, ama aslinda malin gozu, diye dusundum.

Ickiler etkisini gostermeye baslayinca, birbirlerine, kocalari ile nasil sevistiklerini anlatmaya basladilar. Neşe, karima; “bizim Mehmet bana – git biraz seksi kiyafetler al – diyor, ama Meltem, bunlar nereden alinir bilemiyorum ki? Hem bilsemde utaniyorum valla.” dedi. Bizim hanim “Utanma kiz. Bak, erkekler bayilir oyle seylere. Benim de hosuma gidiyor.” diyince, Neşe lafini kesip “Bizimki, – eve geldigimde, diger kadinlar gibi, ara, sira beni niye oyle karsilamiyorsun? – diyip duruyor. Sen, hic kocani oyle karsiliyor musun?” diye sordu. Meltem “Tabii ki sekerim. Ara, sira, giyiyorum seksi kiyafetlerimi, ya da yalnizca erotik ic camasirlarimi, oyle karsiliyorum kocami. Beni oyle gorunce dayanamiyor, cok sehvetli sevisiyoruz ayol.” diye cevapladi ve ekledi; “Hatta, bak, bir gun ne oldu: Ben, Sami’nin geldigini camdan gordum. Arabasini otoparka parkederken, hemen makyajimi tazeliyeyim, parfumumu sureyim diye odaya gittim. Tam bitirmistim ki, kapi caldi. Normal olarak, Sami oldugunu dusunup, delikten bakmadan, oylece kapiyi actim… Şok oldum! Tahmin et bakalim kim cikti? diye sorunca, Neşe basladi siralamaya; kapici, bakkalin ciragi falan diye. Bizim hanimin cevabi beni de şok etti… Cunki, bundan bana da bahsetmemisti. Kapidaki, Neşe’nin kocasi Mehmet’mis. Neşe, bunu duyunca agzi acik kaldi. “Aaa, ne vardi peki ustunde? Cok mu acikti yani?” diye sordu, birazda kiskanclikla. Bizim hanim da domuzluguna, “Acik ne kelime kiz. Neredeyse, ustumde hic bir sey yoktu, ama aslinda cok seksi seyler vardi. Uzerimde, bej rengi, seffaf, askili, derin gogus dekolteli, beline kadar yirtmacli bir gecelik, ki hic giymesende olur, giyince butun gotun, basin meydanda kaliyor zaten, icine ne sutyen, ne de kulot giymemistim. Altimda da ten rengi dantelli bir jartiyerle bagladigim, acik kahve, arkasi dikisli coraplarim ve de topuklu terliklerim vardi.” diye, insani azdiran erotik kiyafetini anlatti. Neşe “Ayy valla, tam sikilmeye hazirmışsın! Ayol, ben bile dayanamam bu goruntune, atlardim uzerine.” dedi. Neşe’nin bu soylediklerini saklandigim odadan duyunca, kulaklarima inanamadim, “Vay kaltak! Bak, reklamsız anal sikiş bir de lezbiyen yani varmis.” dedim kendi kendime. Karim, Neşe’ye; “Seninki, beni boyle gorunce, hem kekeliyerek, hem de yutkunarak – Meltem kusura bakma yaa, rahatsiz ettim galiba – diyebildi. Ama bu arada, gozleri, hic utanmadan, bir asagi, bir yukari, uzerimde gezinip, duruyordu. Ben de gayet rahat, – yok onemli degil Mehmet. Neşe’yi soracaksin, ama bizde degil. Markete gidecekti galiba – diye cevap verince, kocan saskinlik icinde – Haa oyle mi? Peki… Pardon… Ben gideyim – diyip asagiya indi.” dedi. Neşe, “Mehmet bana bundan hic bahsetmemisti, körolasica. Eh, tabi, seni de oyle erotik seyler icinde gorunce, benden de almami istiyor.” Neşe lafina devam edip; “E, peki kocan nerede kalmis?” diye sorunca, bizim hanim, “O, bakkala gidip raki almis… Mehmet asagi indikten biraz sonra geldi.” diye cevapladi. Neşe; “Gelince alt alta, ust uste olmussunuzdur herhalde!” diye merakla sordu. Meltem de, “Yok sekerim… Once oturup bir, iki tek aperitif ictik… Birbirimize erotik birseyler anlatip, iyice tahrik olduk… Sonra dedigin gibi iste.”

Neşe, bizim hanima “Meltem, gostersene bana su seksi seylerini bakayim, neler varmis gorelim.” diyince, ben de “hah, iste kiz tava geliyor. Haydi bakalim, az kaldi.” diye dusundum. Meltem, bunu bizim yatak odasina goturup, cekmecelerden seksi giysilerini cikarmaya basladi. Benim saklandigim odadan, bizim yatak odasi gozukuyordu. Sessizce kapiyi aralayip, yere yatip, caktirmadan bunlari izlemeye basladim. Neşe, seksi giysilerin arasindan, siyah, vucudu forma sokarak saran, korse, bustiyer, jartiyer takimi buldu. “Aaa, bak Meltem, bu cok seksi valla.” diyince, bizim hanim da “E, giy bakalim, gorelim, nasil duracak.” dedi. Neşe bir an dusundu, sonra ustundekileri cikarmaya basladi. Donuna kadar soyunmustu. Memeleri, tam da hayal ettigim gibi, gencliginin verdigi dirilikle, “gelin, beni yalayin, emin” diyordu. Kalcalari, her ne kadar bizim hanimin ki kadar heybetli olmasada, hic puruzsuz, insanin avuclarinda eriyip gidecek gibi, tam domaltip, sikmelikti. Bacaklarini daha once de arabada gormustum zaten… Upuzun, sutun gibi bacaklari vardi. Uzerine siyah korseyi giyip, alttan destekli, seffaf sutyen bolumlerini goguslerine gecirdi. Gogusleri, simdi iyice diklesmis, sanki bustiyerin uzerinden firlayacakmis gibi duruyordu. Gogus uclari, seffaf sutyenden muthis seksi gozukuyordu. Sikim yine kabarmaya baslamisti. Bizim hanim “Aa! Ama boyle olmadi… Bu kulotla olmaz… Bak onun takimi var… Bunu giy.” diye, Neşe’ye, siyah bir g-string uzatti. Neşe, g-string’i gorunce yuzunde bir gulumseme belirdi ve; “Bu ne boyle? Bunu ha giymissin, ha giymemissin, ne farkedecek? Cok alemsin valla Meltem.” dedi. Karim da buna; “Ee kizim, isin gizemi orada iste. Hem gosteriyorsun, hem de sakliyorsun gibi oluyor. Orani tamamen acip gostermekten cok daha seksi. Erkekler buna bayilir.” diye cevap verdi. Neşe, ayakta kulodunu cikarinca, yandan butun kalcalari ve tertemiz aminin profili ortaya cikti. Hasta olmustum… Suradan firlayip, oracikta, karimin gozleri onunde sikmek istiyordum onu, ama tabii ki kendimi tutttum. Neşe, g-stringi giydi. Ama kucucuk ve seffaf kulot, dedigi gibi, hakikatende hic bir ise yaramiyordu. Külotun önü, Neşe’nin kabarik aminin, iki yanagi arasina kacmisti bile. Karim, “Al bakalim… Bununla tamamla kiyafetini.” diyip, siyah, super ince bir jartiyer corabi uzatti. “Ama dikkatli giy Neşecim, kacirma corabi.” diyince, Neşe yataga oturup, dikkatle corabi giymeye basladi. Seksi hareketlerle, sanki sahnede gosteri yapar gibi, bacaklarini uzata, uzata giyordu corabini. Karim “Ayol, sen de az degilmissin kiz.” diye laf atiyordu. Neşe’nin giydigi coraplarin arkasi cizgiliydi. Bu arkasi cizgili coraplari, karimla birlikte izledigimiz erotik bir filmde gormus ve cok seksi bulmustuk. Sonra da, karim bunlardan, farkli tonlarda bir kac tane almis, bir aksam bana surpiz yapmisti. Neşe, coraplarini giyince, ayaga kalkip, jartiyerinin onlerini bagladiktan sonra, bizim hanim “Dur, jartiyerinin arkalarini baglarken sana yardim edeyim.” diyip, Neşe’nin arkasina gecti. Kopcalari baglarken, “Aferin kiz! Orani hep boyle temiz mi tutarsin?” diye, belli ki bahaneden laf uydurup, bir eliyle Neşe’nin amini yoklamaya basladi. Ip gibi kulot, zaten, kalcalarinin, aminin yarigina girmis oldugu icin, karim, iki parmagi ile, Neşe’nin aminin yanaklarini oksuyordu. Jartiyer isi bitince, karim, Neşe’ye yuksek topuklu, bantli, frapan ayakkabilarindan birisini verdi. “Gel, giy bakiyim bunlari. Sana olur herhalde. Bantlarini ayarla, tamamdir.” dedi. Neşe, ayakkabilarin bantlarini ayarlarken, kipkirmizi ojeli ayak parmaklari cok seksi gorunuyordu. Karim, “Ohh yavrum! Venus gibi oldun ayol. Hadi, simdi bir de makyaj yap… Ondan sonra gec aynada kendine bak. Gor bakalim, kocan seni boyle gormek istemekte haklimiymis, degilmiymis.” Neşe, makyajini yaparken, bizim hanim da, Neşe’nin uzerindeki erotik kiyafetlerin benzerlerinin, ten renginde olanlarini giydi… O da makyajini yapti. “Ayy! Neşe, ikimiz bu kiyafetlerle, heriflere yaptiramayacagimiz sey yok, di mi kiz?” diyince, Neşe de, “Ayol, haklıymışsın sekerim… Cok seksi olduk. Ay, ilk iş, ben de aliyorum bunlardan. Bizim herifi perisan edeyim de gorsun bakalim.”

Bizim hanim yumusakca, “Film seyredecekmiyiz Neşecim?” diye sorunca, kiz “Olur ayol… Hadi sen tazele saraplarimizi da, kafamiz guzellessin.” diye cevapladi ve bunlar salona gectiler. Meltem kadehleri doldurup, bir tane film baslatti. Ben salonun girisine gelmis, koridorda yere tam siper yatmis, yine, caktirmadan bunlari izliyordum. Filmde, eve televizyon tamiri icin gelen bir zenci, evin hanimini ve onun arkadasini sikiyordu. Zencinin yarragi benimkine yakindi. Senaryo mukemmeldi. Karim iyi calisiyor, Neşe’yi, konuya isindirmaya calisiyordu. Neşe’ye donup “Bak hayatim, karilar nasilda aliyorlar kol gibi yarragi… Sen bana soruyordun; nasil aliyorsun kocaninkini diye… Bak, gor iste!” diye, filme yorum getiriyordu. Bu arada, Neşe, uzerindekileri cok begenmis, seffaf bolumlerinden kendi vucudunu oksuyordu. Bir ara, karimin vucuduna da bakti. “Meltem, seninkiler de cok seksiymis ayol.” dedi. Karimin yuzune bakip “Sen niye ruj surmedin?” diye sorunca, bizim hanim “Aa, unuttum valla.” diyip, piskinlikle, “Ay, senin dudaklarinda gereginden fazla ruj var! Gel, birazini bana sur ayol” diye cevapladi. Neşe, sanki normal bir sey yapiyormus gibi, basini karima cevirdi, karim da yuzunu Neşe’ye yaklastirip, dudaklarini, Neşe’nin dudaklarina degdirdi. Sanki, onun dudaklarindaki ruju, kendi dudaklarina suruyormus gibi yapip, dudaklarini, Neşe’nin dudaklarina surterken, Neşe, vucudunu iyice karima dogru cevirince, ikisinin memeleri, sutyenlerinin uzerinden birbirine surtunmeye basladi. Meltem, dudaklarini aralayip, dilini cikartip, hafifce Neşe’nin dudaklarini yalamaya basladi. Neşe, gozlerini kapatmis, anlasilan sarabin etkisiyle havaya girmis, filmdeki zencinin yarraginin azametiyle de, belli ki tahrik olmustu. Neşe de dudaklarini acip, dilini cikartinca, bunlarin dilleri, birbirini yalamaya, emmeye basladi. Karim, bir elini Neşe’nin omzuna atip, kizi kendine cekti. Neşe, iki koluyla karima sarilip, vucudunu surtmeye basladi. Ok yaydan cikmisti. Bizim hanim ve Neşe, belli ki iyice kizismislar, gozlerimin onunde yiyisiyorlardi. Neşe’nin, benim gizlice onlari seyrettigimden haberi olsa, acaba yine de, Meltem’le boyle rahatca sevisir miydi? Karim, bir elini Neşe’nin vucudunda dolastiriyor, kizin her yerini oksuyordu. Memelerini orten, sozde sutyeni indirip, iki parmagiyla gogus uclarini cimdiklemeye basladi. Neşe, karimin dudaklarini, dilini emmekten kendini alamiyordu. Bizim hanim, kendini Neşe’nin dudaklarindan kurtarip, memelerine egilip, emmeye basladi. Bir eliyle de, corapli bacaklarini oksuyor, amina dogru yaklasiyordu. Apus arasina gelince, aminin dudaklari arasina sıkışmış olan kulotunu kenara siyirip, iki parmagini sokup, cikarmaya basladi. Bu arada, kafasini kaldirip, Neşe’ye “Ay, kiz, sen ne bicim sulanmissin oyle? Bunlari giyip, zenci yarragini gorunce azdin degil mi?” diyerek gulumsedi. Sonra, oturduklari koltukta, Neşe’den izin isteyip, sirtustu yatti. Neşe’ye “Gel ustume, benim kadin sevgilim.” diyince, Neşe de Meltem’in uzerine yatti. Simdi, vucutlari tamamen birbirine yapismis, dansozler gibi zevkle kivranip, duruyorlardi. Bacaklari birbirinin arasina girmis, tutkuyla birbirlerinin islak amciklarina bastiriyorlardi. Karim, Neşe’ye “Daha once hic kadinla yaptin mi?” diye sorunca, Neşe, “Okuldayken erkeklerle opusemeye cesaret edemedigimiz icin, nasil oluyor diye, bir kez, bir kiz arkadasimla opusup, birbirimizi oksamistik… Ama hepsi bu. Ileri gitmedik. Ya sen?” diye karima sordu. Bizim hanim “Ay, ben hic yapmadim valla!” diye cevap Verdi. Sonra, yine ihtirasla opusmeye devam ettiler. Elleri ile birbirlerini oksuyorlar, hafif hafif inliyorlardi. Cok zevkliydi. Kadin, kadina sevismeyi, ben de, daha once filmler disinda hic gormemistim. Karim butun işi yonetiyordu. Neşe’ye “Dön bakalim simdi… Getir, oranin tadina bakalim.” diyince, Neşe, karimin uzerinde döndü. Simdi, tam 69 pozisyonunu almislardi. Bizim hanim Neşe’nin, Neşe’de onun amini yaliyordu. Kizismis karim, Neşe’nin aminin dudaklarini hoyratca emiyordu. Derken, dilini sokup cikartarak, adeta kizi sikmeye basladi. Bunlar, bu sekilde, inleye, inleye birbirlerini bosalttilar.

Ben, siranin ne zaman bana gelecegini, merakla ve sehvetle bekliyordum. Karim, Neşe’ye beni sunmak icin, musait anı kolluyordu anlasilan… Yoksa kuşu urkutebilirdik. Bu da rezalet olurdu. Sevisme sonrasi, ikisi de, kanepenin birer ucuna oturmuslar, saraplarini yudumluyorlardi. Karim, bacaklarini kanepenin uzerine uzatip, ayak parmaklari ile Neşe’nin amina masaj yapmaya basladi. Aynisini Neşe’de yapti. Simdi, ikisi de, karsilikli, kanepenin iki basina sirtlarini yaslamis, ayak bas parmaklarini birbirlerinin amina sokup, cikartiyorlardi. Sanirim, ayaklarinda corap oldugu icin, tirnaklari amlarina batip, acitmiyordu. Corapli ayaklari, islak amciklarina daha kaygan bir sekilde girip, cikiyordu. Iste, yine karilar arasi sikis baslamisti. Yarragim, dimdik, sepsert olmustu… Artik, pantolona sığmıyor, ozgurlugune kavusmak istiyordu. Pantolonun onunu acip, cikarttim ve sivazlamaya basladim. Bizim hanim, kanepenin uzerinde, biraz daha Neşe’ye dogru kaykilip, Neşe’yi de, bacaklarindan kendine dogru cekti. Kanepenin uzerinde, bacaklarini uzatmis, karsilikli otururlarken, ikisi de bacaklarini birbirlerinin arasindan gecirip, kasiklarini birbirlerine yasladilar. Am, ama gelmislerdi. Ikisinin de ami, tertemiz, pırıl, pırıldı. Cirlop gibi amcıklarını, zevkle birbirine surterken, anlasilan sirilsiklam olduklari icin, garip sesler cikiyordu. Bu arada, birbirlerinin ayak parmaklarini agizlarina goturmus, emiyorlardi. Karim, Neşe’nin ayak tabanlarini, corabinin uzerinden yaladikca, kadin ihtirasla, yay gibi geriliyor, kendini iyice Meltem’in amina yasliyordu. Karim, kizin topuklarini, yaliyor, isiriyordu. Neşe de, az once amina giren, kendi aminin sulariyla islanmis, karimin corapli ayak parmaklarini agzina almis, tutkuyla, yarrak emer gibi emiyordu. Bu sekilde, amciklarini birbirlerine surte, surte bastan cikartici bir manzara olusturdular ve bagira, bagira bosaldilar. Onlar bosalinca, ben de kendimi tutamadim ve elime bosaldim.

Birbirlerini iki kez bosalttiktan sonra,ikisi de, gozleri kapali, sanki baygin dusmuslerdi. Once bizim hanim biraz dogruldu ve Neşe’nin eline sarabini verdi. Hala pozisyonlarini bozmamislardi. Bacaklari birbirinin arasindan gecmis vaziyette, oylece, am, ama duruyorlardi. Azgin karim, hafif, hafif kimildayarak, tekrar, amini, Neşe’nin amina surtmeye basladi. Neşe, karima, “Ohh, cok hosuma gitti.” diyince, Meltem; “Ay, kiz iki kere bosaldik… Valla cok zevkliymis! Ara, sira yapalim bunu ayol, ne dersin?” diyince, Neşe, sozde utanmis gibi gulumsedi. Ve karim bombayi patlatti: “Ne dersin kiz, filmdeki zenci gibi birini, mesela benim Sami’yi de alalim mi aramiza? Once, biz ikimiz sevisiriz… Sonra da cagiririz onu, gelir, ikimizi de yeter… Ne dersin? Cok zevkli olur valla.” diyince, Neşe biraz dusunup, “Olmaz be Meltem… Ay ben cok utanirim. Sonra nasil bakarim, hem senin, hem de onun yuzune. Valla tasinmamiz gerekir buradan, o derece yani.” diye cevapladi. Bu cevap karsisinda ben cok bozuldum. Bu kadar cabamız bosa gidiyordu… Plan yurumemisti… Bizim hanim, Neşe’yi ikna edememisti. Ama, Neşe’nin karsi teklifini duyuca, daha da şok oldum: “Meltem! Peki, benim herifle yapmaya ne dersin? Hem sen daha az utangacsin… Bak, fena mi olur ayol? Yine, hem ikimiz yapariz, hem de, kendimizi bir guzel siktiririz!” diyince, karim da, belli ki acayip sasirdi. Biraz dusunup, “Ay, iyi kiz. Tamam ayarla seninkini, yapalim.” diye cevapladi. Bu, hic beklemedigim bir cevapti… Yine, bana sormadan evet demisti. Simdi durum cok karismisti. Meltem, zaten bu Mehmet okuzu ile yapmisti, ama bunu tabii ki Neşe bilmiyordu. Simdi, bu Mehmet, karimi sikerken, Neşe bunlarin daha once sikistiklerini bakalim anlayabilecek miydi?

Neşe gidince, karimi bir de ben becerdim. Bana, yalvarir gibi, dudaklarini buzerek “Izin vericen di mi kocacim? Ay, valla sonunda sana ayarliyacam bu kizi.” diyince, “Verdim, gitti.” dedim. Karimin boyle yalvarmasinin yani sira, aslinda, soylemesi ayiptir, o bana gelipte, baska herifle nasil sikistigini anlatinca, cok tahrik oldugum icin bunu kabul etmistim. (Devam edecek)