Arkadaşım uyuduktan sonra salonda

Arkadaşım sevgilisinden ayrıldığı için morali bozuktu beni çağırdı biraz ilaveten.
info dışarda dolaştık sonra eve gecelim demleniriz dedi aldık alkolleri eve geçtik ama evde ki dul fenaydı oturduk gece geç saatlere kadar içince arkadaşım sızdı kaldı onu yatırdık biz tekrar salona geçtik kadın sağlı sollu sorularla istediğini belli ediyordu ama benden hareket bekliyordu

Sevda ablayla tekrar salona geldik muhabbet etmeye başladık konuyu benim kız arkadaşıma getirdi varmı sevgilin falan dedi bende var dedim eeee sevişiyomusunuz bari dedi güldü ben utandüm o gülerken ayyy utanırmısta ne var bunda canım ihtiyaç bu hele sen simdi tam ergenliktesin ne azarsın dedi alkollüydü zaten gülmeye başladı ben dahada utandım ayyyyy utanma sende artık dedi yanıma yaklaştı iyice.
Bak ben kocam öldüğünden beri siktirmesim kendimi dedi ne diyosun abla bana niye söylüyosun bòyle şeyleri dedim sakin ol dedi elini tişortumden bursa escort iceri attı vucudumu okşuyodu beni tahrik ediyordu yapma dedim.

Seni istiyorum kocam ol yıllardır erkek yüzü gormedim seninde tam azgın dönemlerin ihtiyacını gör iste dedi.
Ben ne yapacağımı şaşırdım kalp atışlarım hızlandı bu kucağıma oturdu birden cıkardı geceliğinide taş gibi gòğüsleri vardı önümde emmeye başladım yumuşacıktı uçuyodum adeta ayyyyy askım yıllardır yarrak görmedim erkek görmedim doyur benii diye inliyodu yatak odasına gidelim dedi sonra emre uyanırsa ne olucak dedim fena sızdı uyanamaz korkma dedi kendi odasına götürdü beni.
Yatağa yatırdım bunu yıllarca yarrak yememis amı traslı duruyodu harikaydı.

Yalamaya başladim ahhh yala erkegim çıldırt beni diyodu zevk suyu gelmeye başladı amından yılların azgınlıgı cıkıyordu.
Sonra kaldırdım sıra sende dedim yattırdı beni yatağa saxo cekmeye başladı escort bursa öyle güzel emiyodu ve yalıyoduki çıldırıyodum zevkten.
Sonra domalttım önüme amına sürtmeye başladım sikimi cıldıriyodu sok artık şunu sokk diye sızlanıyordu bende kafasını soktum sonra bütün gücümle abandım amına sikmeye başladım harika amcığı yanıyordu ahhhhhhhh diye bağırıyordu her sokusumda ben ölücektim zevkten ohhhhhh diye karşılık veriyodum erkeğim parçala bu amı yıllardır yarrak yemedi bu am sik sik parcala diyodu bende saçından çekiyosum kendime dogru hosuna gutti dimi azgın orospu diyodum evet erkeğim yerim o yarrağını diyip dahada azdırdı ben çıldırmışçaşına sikiyordum o amcığı abartısız 19 cm falandı sikim 15 dakika sikip boşaldım amına ben boşalaba kadar o 4 kere boşalmıstı.

Ama ikimizde doymadık tekrar verdim ağzına 10 dakika saxo çektirdim bu orospu karıya sonra yüzüstü yatırdım yataga beline yastık koydum bursa escort bayan götünü kaldırdım havaya götünü sikicem dedim tamam ama kocam olmedende hiç sikmedi ordan ilk olucaksın acıtma yavas yap dedi tam kocam olucaksın dedi.
Göt deligini yaladım parmaklarımla açtım biraz yarrağımın başını soktum daracık delige sonra yarısına kadar soktum ahhhhhh cikar ne olur dedi aldırış etmedim altımdan kalkamazdı kollarını kiloduyla bağladım bi anda kökledim yarrağı ne biçim bir çığlık atti ahhhhhhhhhhhh diye bağırdı oglu uyanıcak diye korktum neyseki bisey olmadı.

Ben sert sert git gel yapıyodum ağlamaya başlamıştı acıdan sana siktiricegıme odun soksaydım keşke amıma piç bırak artık diyodu götünü sikerken vuruyodum bi andanda canını yakmak icın aldım kenardan kemerimi götüne sırtına sert sert vurdum yüzünede tokatı bastım 20 dakika götünü siktikten sonra deligi iyice açıldı sevda orospusuda zevk almaya başlamıstı ahhhh kocacıgım sik sik diye inlemeye basladı orospu hani kufur ediyodu az once ne oldu birakayımmi dedim sakın gebertirim seni cıkarırsan sikini dedi götünü sikmeye başlayalı yarım ssat olmustu en sonunda gotune bir patladım

Kayın pederimin Orospusu Oldum(ALINTI)

Kayın pederimin Orospusu Oldum(ALINTI)
Merhaba arkadaşlarım madem herkes başından genci yazıyor burada neden bende yazmayıyım dedim ve sizleri bu anımı anlatmaya karar verdi. Benim adım Gül naz ben 28 yaşında evlenmiş kendi halinde bir ev hanımıyım.
Daha yeni evli olduğum için eşim Leventle her hafta sonu aile içi gezilere gidiyoruz herkesin gönlünü almaya çalışıyoruz. Eşim Levent sakın yapısı ile etliye sütlüye karışan bir insan değildir. Hafta sonları da kayınvalidem genelde pide yaptırır bizlere o pideye gitmek ve onlarla beraber yakmak kalır. Bu her hafta Pazar öyledir gitmeyen olursa kayınvalidemin çenesinden vay halimize durmak bilmez. Kayınpederimde aman şunu konuşturmayın da ne yaparsanız yapın der. Benim eşim iki kardeş birde kızları var görümcem o şehir dışında olduğu için büyüklerin her derdi eşime kalır o koşturur. Bende halimden memnunum hiç de şikâyet edemem. Kayınpederim çok bakımlı genç görünümlü bir bey kayın validem ise daha yaşlı gibi, meğerse kayınpederimden büyükmüş Levendin annesi. Ama gururlu kadındır asla söylemez büyük olduğunu. Biz gene o hafta sonu ordayız nevzat babam telefonla kızıyla konuşuyor, tamam ağlama ben sana Levendi yollarım söz diyordu. Ne olduğunu anlamadım ama kocam bir yerlere gidecek onu anladım işte. Ne oldu Nevzat babacığım dedim. Oda Nilay ağabeysini özlemiş yanıma gelsin bir hafta sonu diyor dedi. Bir kere gidin kızım kız bir rahatlasın çoktandır ağabeyini göremedi dedi. Bende olur dedim ama içimden hiçbir yinede gidemem dedim. Eşim tabı beni ikna edemedi gitme konusunda. Tamam, ben tek giderim dedi. Ve gitti de beni babasına emanet etti ve gitti. İki gün sonra gelirim dedi. Nevzat babamda aldı beni bizim eve getirdi birlikte kalacağız kayın annemin talimatları çok sert çünkü Nevzat kıza iyi bak sokağa tek salma falan, filan. İyide ben çocuk muyum diyorum ama nafile Nevzat babamla evin yolunu tuttuk. Yaz ayı bizim ev yanıyor haliyle ben sere serpe uzanmışım yatıyorum. Nevzat babamda televizyon falan seyrediyor. Birinci geceyi öyle geçirdik ama ben sabah nevzat babamı yıkanırken görünce oha oldum adamda ne vücut vardı öyle önünde sallan yarak kocamın iki katı. Taşakları kocaman nasıl siker bu acaba diye düşünmekten kendimi geri alamıyorum hemen geri kaçtık-m. Akşama kadar nevzat babayı izlemeye başladım. Ne zaman yanından geçsem yalandan sürtünerek geçtim ki tahrik olsun siki kalksın görmem lazım o siki çünkü. Anladı galiba beni hiç sesi çıkmıyor adamın. Gece oldu tam karşısında kanepeye çöktüm üzerindeki dar pantolon amın iki dudağı arasına girmiş öyle ısırmalık ye beni diyen tarzda arada bir Nevzat babama bakarak iç geçiriyorum. O birden bana gelin benim yarağımı çok mu merak ediyorsun dedi. Önce bir düşer gibi oldum koltuktan sonra evet ya dedim tüm cesaretimle tabi merak ediyorum gördüm onu bugün banyoda kocamandı kalkmış halini bilmek istiyorum dedim. Hemen çıkardı yarağı gel bak o zaman çok merak ediyorsan dedi. Harbi siki çok uzundu bu benim kayna validemin amına nasıl girmişti hayret. Elime alınca da sik daha da büyüdü haliyle. Yala bak daha ne kadar büyür dedi. Ağzıma iteledi alamıyorum ki ancak başı ağzımda kaldı geri kalan sik dışarıda Nevzat baba ben sikini yaladıkça inliyor hadi gelin daha hızlı yala şu mereti diyor ben iki elimle kavradığım yarağı yalıyorum. Adamcağızda pil bitti dölleri ağzıma doldu bende yaladım oturduğum yerden kaktım. Cidden ne büyük malın var ya senin Nevzat baba dedim. Daha dur bitmedi dedi. Getir bakım benim oğlumun siktiği o güzel amı bana dedi. Her akşam bu am yüzünden ne hayaller kurdum ben sen bir bilsen deyip ama gömüldü o yaladıkça ben kıvranıyorum kocamdan iyi yalıyorsun Nevzat babacığım diyorum o kürek gibi dili amın deliliğine girip, girip çıkıyor ben uçuyorum. Ağzı hem benim am suyu içinde kalktı yerinden şişmiş o koca yarağın başını ayırdığı bacaklarımın arasındaki amın içine soktu koca yarak ama girişçe ben bir irkildim alamadım birden acıdı amın içi. Ama alışınca hoşuma gitti kalınlığı ve uzunluğu hadi babam, hadi kocam oğlundan daha hızlı sık beni hadi koçum diyorum. Yırtacağım senin bu amın ben seni karım yapacağım küçük orospum olacaksın fahişe diye hızlı, hızlı sikiyordu birden inledi ve dölleri amın içine bırakıverdi.
Ben gerçekten nevzat babının hala orospusuyum iyi sikiyor adam.

Boşanma Davası-2

Boşanma Davası-2
Merve ile ofiste yaşadığımız sexten sonra duruşmaya kadar geçen 5 gün süresinde hiç görüşmemiştik, sadece bir iki defa hal hatır soran sms ler dışında sesimizi bile duymamıştık, duruşmanın olacağı perşembe günü eşim sabah benimle birlikte hazırlanarak Merve ile birlikte Çağlayanda ki adliyeye geleceğini Murat ile aralarını yapmaya çalışacağını söyleyerek Mervenin yanına gitti.Saat 11 gibi eşim arayarak duruşma salonunun önünde beklediklerini nerede olduğumu sordu ve bende duruşmam olduğunu fakat kısa süreli uğrayacağımı söyleyerek yanlarına gittim. Duruşma salonunun önünde eşim, avukat arkadaşım ve Merve bir tarafta Murat ile avukatı onlardan biraz uzakta duruyordu. Kısa bir selamlaşma ve sohbetten sonra duruşmam olduğunu ve Murat ile görüşeceğimi belirtip yanlarından ayrıldım. Murat ve avukatıyla da kısa süreli ayaküstü görüştük. Murat ile görüşürken diğer taraftan gözüm Mervenin üzerindeydi, siyah ceket beyaz gömlek siyah dizüstü etek file çorap ve yine parlak topuklu rugan ayakkabıyla TANRIÇAM dimdik duruyordu, muratın yanından ayrılıp eşimin ve mervenin yanından geçerken işimin uzun süreceğini duruşma bittikten sonra ofise geçmelerini istedim.1 saat kadar sonra eşim arayarak duruşmanın bittiğini ofise geçeceklerini söyledi ve bende işlerimi hallettikten sonra ofise geçtim odamda oturuyorlardı. Merve sevişmemizden sonra çırılçıplak oturduğu koltuğa oturmuş bac ak bacak üstüne atmış ve o harika bacaklarını süslediği fileli çorapları ve topuklu ayakkabılarını resmen gözümün içine sokuyordu. Birer çay içtikten sonra yemeğe gidip geldik ve kahvelerimizi içerken duruşmadan konuşuyorduk. Eksik olan belgelerin tamamlanması için yeni gün verilmişti.Merve gözümün içine bakarak koltukların fazla rahat olduğunu söylüyor, ofisin şık döşenmiş olduğundan konuşuyordu, eşimde zevkli olduğumu ve kendisini seçmemden belli olmadığını söylüyordu. Kahvelerden sonra ikiside birlikte gidelim deyip çıktılar. Alışveriş merkezine gidip stres atacaklarmış. Akşamüstü 5 gibi eşim arayarak Merve ile ayrılacaklarını evemi yoksa ofise mi geçeyim diye sordu bende işimin uzayacağını söylerek eve gitmesini istedim. 5 dakika sonra Merveden bir msj geldi ofis personelinin kaçta çıkacağını soruyordu, 6 da çıkacaklarını söyledim ve tamam en geç yarım saat sonra ordayım diye tekrar cvp verdi. Tanrıçam,ork**em bana geliyordu.Elemanlara işlerini halletmelerini söyledim ve onlar çıktıktan sonra Merveye çıktılar diye msj attım. Aradan 15 dakika geçtikten sonra her zamanki muhteşemliğiyle MERVEM ofisime arzı endam etti. Odamda kısa süre soluklandıktan sonra kahve yapmak için mutfağa geçtim Merve de peşimden geldi, demek zevkli adamsın diye sataşmaya başladı, bende seni de seçtiğime göre evet zevkliyim dedim. Geçen cumartesi tapınır gibiydin dedi bende TANRIÇAM sın tapınırım tabi dedim. Bunun üzerine elini uzattı elimden tutarak odaya çekmeye başladı, masama dayanıp öpüşmeye başladık, tatlı dudakları muhteşem dili dudaklarımdaydı. Boynunu öpüyor ellerimle bedenini okşuyordum, ne istersem yapacakmısın diye sordu o halde v erilecek tek cevap evetti. Bunun üzerine koltuğa oturdu ve ayakkabıdan çıkardığı ayağını uzatarak öp hadi dedi, o muhteşem beyazlığı süsleyen file çorabın üzerinden ayağını baldırlarını öpüyor okşuyordum,ayak parmaklarını ağzıma sokuyor, bir taraftanda beline kadar çektiği eteğinden ortaya çıkan amcığını külodunun üzerinden okşuyordu, artık tanrıçam sahibe olmuş emrediyor bende köle olmuş uyguluyordum, gömleğinin düğmelerini açmış sütyeninden memeleri belli oluyor, siyah tangasının içinde amcığı sulanmış ve ıslaklığı küloduna geçmişti, ayağa kalktı hadi şimdi yala beni dedi,masaya dayandı ve külodunu ve çoraplarını dizine kadar indirip o muhteşem dolgun bembeyaz amcığını önüme serdi, dizlerimin üzerine çöküp o muhteşem Ork**eyi koklamaya ve öpmeye başlamıştım, dilim amının içine girip zevk sularını emiyor girebildiği kadar içine giriyordu, ellerimin amına dokunmasına izin vermiyordu sadece dilim amındaydı, yladıkça iyice zevke gelmeye başlamıştıhafifçe kasılıyor, titriyor ve sürekli devam devam diye inliyordu, emirlerini yerine getiriyordum, bir süre sonra ters döndü ve bu sefer muhteşem götünü ve mis kokulu deliğini yalatmaya başladı, elerini geriye uzatıp kafamı tautarak deliğine bastırıyor ve dilimi deliğine soktukça inliyordu. Artık çıldırmak üzereydim, bu muhteşem götü sikmeliydim, birden ayağa kalktım ve hızlı bir şekilde pantolonumdan çıkardığım yarrağımı göt deliğine dayadım, Merve ne yapıyorsun diye hırsla dönerek suratıma bir tokat attı ve eğil çabuk diyerek sert sesle talimat verdi, emrine uydum amcığını ağzıma dayayıp yala hadi dedi, tekrar yalamaya başladım durma devam et diye söyleniyor başımı amcığına bastırıyordu,taki boşalana kadar amcığını yalattı bana, en sonunda inleye inleye bağıra çağıra boşaldı, artık saçlarımı çekmiyor okşuyordu. Kendimize geldikten sonra koltukta karşımda biraz toparlanmış ama yine sexi bir şekilde oturmaya başladı, ve bundan sonra benim kölemsin ve ben ne istiyorsam onu yapacaksın ve bir daha biraz önce yaptığın gibi yaramazlık istemiyorum dedi. Bende kabul ettim. Sigaralarımızı içerken telefonum çaldı arayan eşimdi, ne zaman çıkacağımı, akşam sinemaya gitmek istediğini söylüyordu, bu sıra merve koltukta yanıma geldi ve sikimi dışarı çıkarak okşamaya başladı zaten feci halde olan sikim el hareketleriyle dikilmeye başaldı, bir taraftan eşimle konuşuyor diğer taraftan merve eliyle ve sonra ağzıyla yarrağımı emiyordu, muhteşem bir durumdu, eşim konuşmayı uzattıkça uzattı, mervede nerdeyse derin gırtlak yaparcasına yarrağımı emiyordu, artık patlamak üzereydim, hayatım telefon geldi deyip kapatmak isterken eşim merveyi de arayacağım oda gelsin bizimle deyince tamam dedim ve telefonu kapattım mervede son dil darbelerini atarak patlamamı sağladı, ağzının içine akmaya başlamıştım, dilini ve ağzını ve hatta elini harika kullanıyor, parmaklarıyla yarrağımı sıkarak akışımı kontrol ediyor diğer taraftanda vakumlayarak spermlerimi çekiyordu, zevkten bayılmak üzereydim nerdeyse iliğime kadar emdikten sonra yarrağımı ağzından çıkardı ve bu günkü ödülün bu deyip ayağa kalktı, tam bu sırada telefonu çaldı arayan eşimdi, telefonu açtı eşimle konuşmaya başladı ve sinemaya geleceğini söyleyip kapattı. Sonrada bana dönüp gece hazır ol burda bitmez deyip temizlenmek için tuvalete geçti ( devamı gelecek )

Sinirli Enişte

Sinirli Enişte
Sinirli Enişte! (Kerem 39 Y., Gebze)

Karımın benim neredeyse yarım kadar olan vücudunu altımda eze eze sikiyordum. İnlemeleri uzadıkça uzadı, çırpına çırpına boşalacaktı birazdan. İnce uzun gövdesi, orta boy göğüsleri ve dar kalçaları ile Balkan göçmenliğinin hakkını veriyordu. O kadar huzur dolu ve sakin idi ki, benim gibi sinir küpü bir adamı bile sakinleştirmişti. Görücü usülü evlenmiştik. Bana iki çocuk verdi, ama vücudu halen aynı incelikte. İş için bir haftadır saçma sapan yerlerde idim. Bunun azgınlığı ile ikinci postaya başlarken karım önce isteksizdi, ama şimdi altımda çığlıklar ile boşalıyordu, dudaklarımı ısıra ısıra. Sert sikişmeme alışması zaman aldı, ama şimdi dudaklarım dişleri arasında uzuyor, tırnakları sırtıma batıyordu. Daha sert sikmemi istermiş gibi beni kendine çekiyordu…

Tam istediğim kadındı, evine bağlı, temiz, sözümden çıkmayan. Genç yaşta babalarını kaybetmiş bir ailenin kızıydı. İkinci postaya başlamak istediğimde, “Yarın yapsak?” dedi. Aslında vereceğim cevabı biliyordu. “Bir sonraki seyahatimde Rus siker gelirim, yat şuraya çabuk!” dedim. Arada orospuları sikmiyor değilim, ama Tekstil ve İhracat işinde iseniz müşterilerin doğal ikramı zaten.

Bu lüks ev, iki araba ve huzurlu yaşam belki de karımın hayal ettiğinden de fazlasıydı ve bir dediğimi iki etmedi şimdiye kadar. Boşalmak için götüne sokmaya niyetlendiğimde, “Çok gürültü yaptık, Menekşe duyacak!” dedi. 10 yıl önce evlendiğimizde karım 20 yaşında idi ve dar götüne kalın yarağımı sokmama önceleri izin vermemişti. Ama sonra bir hafta eve uğramayınca, döndüğüm gün ağlaya ağlaya almıştı götüne. Şimdi de kolaylıkla aldığını söyleyemem kalın yarağımı.

Evet, ben seyahatteyken, kızkardeşi Menekşe, dört aylık bebeği ve sümsük kocası ile bize gelmişti. Söylenerek, karımın ağzı ile işini halletmesine izin verdim. Kafasını yatağın kenarından sarkıtarak ağzına dayadım. Karımın küçük ağzı kalın yarağımı emerken en derine girebildiğim bu pozisyonu seviyorum. Aynı anda portakal iriliğindeki memeleri de ellerimin içindeyken boşaldım karımın boğazına…

Karım 10 dakika sonra duştan çıktığında, yine zarif, zayıf ve cinsellikten kilometrelerce uzak bir kadınmış gibi yanıma kıvrıldı. Çoğu Türk kadınından uzun gövdesi, benim 1.90’lık boyumun ve 95 kiloluk gövdemin yanında kayboluyordu. Elinde yine telefon, ailesi ile bitmez tükenmez yazışmalarına başladı. Karıma, “Ne oldu yine? Yat zıbar artık!” dedim. Karım, “Menekşe, (Sesiniz bize kadar geldi!) yazmış!” dedi. Ben de, “Onlar da sikişsinler, bizden izin mi bekliyor onun için de?” dedim. Karımın daha öncesinden anlattığına göre, Bacanak Menekşe’nin göğüsleri sütlü diye doğumdan beri yanaşmıyormuş. Baldızın da canı yanmış bir keresinde. Karımla da doğumdan sonra acı ve kuruluk nedeniyle biraz zorluk yaşamıştık, ama kayganlaştırıcı ve arka delik ile sorunumuzu aşmıştık. Karımı haftada 2-3 kere sikmezsem dayanamam.

Sabah kahvaltıda dertleri ortaya çıktı. Şu kızı bu herife vermeyin dediğim sümsük bacanak yine cimrilik derdinde. Düzgün gözüken bir ailenin, eli yüzü düzgün oğlu. Bizimkiler de ona kandı. Ama hayat boyu ana baba parası yemiş, parası olmasına rağmen tüm hayatını beleşe getirmek için karakterini sıfırlamış bir salak olduğunu ilk gördüğümde anlamıştım.

Bebeğe kıyafet lazımmış, Tekstilciyim ya, benden beleşe almaya gelmişler. Ulan harcadığınız benzin parası beleşe alacağınız kıyafetlerden daha fazla. Sonradan öğrendim ki, benzin parasını bile anasından almış öküz Bacanak. Kazandığı tüm para ile salak salak ev alan, fakat götüne don almaya, dışarıda iki lahmacun yemeye korkan bir cimri. Baldızım Menekşe dersen ondan da salak. Hem de ablasının tersine, iri yarı, balık etli, alık suratlı bir karı. Karı koca tam da benzemişler birbirlerine, beleş su var desen 100 kilometre yol giderler. Neyse, o gün bebek kıyafetlerini alınca siktir olup gittiler. Olan karıma oldu. Bağırıp çağırdım, “Buraya cibiliyetsizce geleceklerine, para gönder gelmesinler, gözüm görmesin karaktersizi!” diye.

Ne mümkün! Birkaç hafta sonra yine bizdeler, “Eve havuz yaptırmışsın, görmeye geldik…” diye çıkıp gelmişler. Karakterli olsalar gelsinler, ama dertleri beleşe tatil yapmak benim evimde. Karım telefonda geldiklerini söylediğinde, sırf suratlarını görmemek için, “Gece iş yemeği var!” diye geç geldim eve. Sarhoşum da hayvan gibi. Geldiğimde çoktan yatmışlar.

Ertesi gün öğlene doğru kalktım. Havuz başındalar. İndim yanlarına. İçmeme kızan karım surat yaptı. Biraz bağırış çağırış ile susturdum. Havuzbaşında çocuk ağlaması çekilmez durumda. Hıyar Bacanak da maç seyretmeye gidecekmiş, bana, “Beraber gidelim!” dedi. “İşim var!” diye siktiri çektim. Bacanak maça gidince ben de çıktım evden, bir saat gezip geldim tekrar eve…

Karım ve baldızım halen havuzbaşında idiler. Onlara görünmeden doğruca odamıza çıktım. Pencere kenarına Laptopumu alıp oturdum. Havuzbaşından bebek ağlaması geliyor yine. Pencereden baktım, ikisi de mayolu. Menekşe’nin bir bacağı karımın iki bacağını kalınlığında nerdeyse. Menekşe sudan çıktı, bebeği alıp emzirmek için göğsünün birini çıkardı. Aman Tanrım, sütten daha da irileşmiş memesi kocaman. Baldız daha 25 yaşında ve en az 100’lük memeleri bebeğin kafasından büyük ve sert duruyor. Vücudu dersen, tam yağlı beyaz peynir gibi, bembeyaz.

Soyundum, şortumu giyip indim havuzbaşına. Sesimi duyunca toparlandılar, Menekşe hemen gömleğini giydi sırtına. Onlarla ilgilenmeden havuza atladım. Biraz yüzüp çıktım, yanlarına oturdum. Karım, “Menekşe bir şey soracakmış sana… Ben yemeği hazırlayım!” diyerek kalktı. Belli ki yine sinirlerim tepeme çıkacaktı. Giderken de kulağıma yanaşıp, “Her şeyin meydanda, düzgün otur!” dedi. Dar şortta kalın sikim yana kaymış, pencereden gördüklerinin şişkinliğini taşıyor halen. Demin ben yüzerken Menekşe ona kıkırdamıştı demek.

Menekşe 10 yıldır benimle korkarak konuştuğundan, yine yüzüme bakmadan korkarak başladı lafa. Yeni bir ev bulmuşlar temelden, 50.000 Liraları eksikmiş, bankalar faiz istiyormuş. Aa ne ilginç ama, enişte faiz istemez di mi? Ziyaret sebebleri havuzu görmeye gelmek değil de, benim parama faizsiz bir iki sene konmakmış yani. Sinirlenmiştim, “Ulan dördüncü eviniz! Almayın paranız yoksa, ihtiyacınız da yok zaten!” dedim. Ağzına bir tane çakasım var baldızın da, bunları eve sokan karımın da. Bebek de ağlamaya başlayınca sinirlerim iyice tepeme çıktı, “Emzir şu sıpanı!” dedim. Baldız, “Sonra hallederim!” deyince, “Emzir, ağlamasın boşuna, yukarıdan gördüm zaten nasıl emzirdiğini!” dedim. Ohh, az bir laf sokma bile rahatlatmıştı beni…

O gece tabii karım ile güzel bir kavga ettik. Ama karım ne yapsın, bir yanda ben, bir yanda bacısı, iki arada bir derede kalıyor bu gibi durumlarda. Evlendiğimde sinirimi bilen anamın, “Bu kıza bir fiske vurursan seni evlatlıktan kovarım!” lafı aklımda. O gece karımla kavga üstüne sevişmedik de. Karımın gönlünü almak için, “İyi, yarın öğlene doğru depoya gelsinler, vereyim amına koyum!” dedim…

Saat 11:00’de ben bir müşterinin yanındaydım. Bacanak aradı, “Geldik, depodayız! Anamı otogardan alacağım, oradan alışverişe gideceğiz, o yüzden erken geldik!” dedi. Annesine TV aldıracakmış, akşam geri döneceklermiş… Borç veren benim, dert eden benim, para gelmedi bankadan. Bacanağa, “Para bir iki saate gelir, ben de müşteriden çıkınca depoya gelirim!” dedim. Sümsük Bacanak beyimiz bir daha köprü trafiği çekmek istemiyormuş, “Menekşe beklesin o zaman!” dedi. Ben de, “İyi tamam, Menekşe’yi şöförle gönderirim!” dedim.

Depodaki ofisime geldiğimde Menekşe içerde bekliyordu. Karşımdaki Menekşe’nin alık alık soruları ile iş yapmaya çalışıyorum. Şerefsiz bir müşteri 150.000 Lira borcu ile telefonlarıma çıkmıyor. Sekreter not bıraktı, baldız depodan bir iki çocuk kıyafeti atmış çantasına. Karaktersiz baldız, toplasan 40-50 Liralık mal için beni de rezil ediyor çalışanıma. Sinirden ağzını burnunu kırasım var baldızın. Bir yandan da Fransa seyahati yaklaşıyor, karımla davetliyiz, onu halletmeye çalışıyorum. Sinirden telefonu kıracağım şimdi.

Baldız, “Ben de görmedim Fransa’yı!” deyince, “Gidin görün!” dedim. “Çok masraf! Bize de davetiye çıkmaz mı enişte?” deyince ise sinirlerim iyice zıpladı. Piyango sanki amına koyum. “Kızım, her şeyi beleşe getirerek yaşanmaz. Hele paranız varken bunu yapmak cibiliyetsizlik!” dedim bağırarak. “Ay hemen kızıyorsun enişte, üç kuruşluk bir şey sordum!” deyince, “Üç kuruş ise dilenmeyin amına koyum! Kalkıp kafayı koyacağım şimdi!” diye bağırdım. “Ne çabuk sinirlendin enişte! Ablam da söyler sinirli olduğunu!” dedi.

Aa, evet, nedense beleşçi cimrilere sinirleniyorum. Gerizekalı baldızın karımdan da para tırtıkladığını biliyorum, ama ses etmiyorum. “Bankadan para gelince çekin gidin evinize, ablanı da koydurmayın kapı önüne!” diye bağırdım, sonuna birkaç küfür ekleyerek. Ağlamaya başladı hanımefendi ve “Ben kocama dedim zaten, beni yalnız bırakma diye… Ama ben para istersem sen daha fazla da verirmişsin….” deyince nevrim döndü iyice. “Ulan ne çirkinmişsiniz lan, kocan seni konsomasyona mı bıraktı?” diye bağırdım. Baldızın suratı değişti, yalancı ağlaması durdu, “Öyle deme enişte, sana güveni tam, ama bir iki bin fazla istersem, hayır demezsin anlamında söyledi…” dedi.

“Kızım, bana güveni niye tam bilmiyorum, ama ikiniz de mi salaksınız? Karısını bırakıp borç isteyen adamın karısına ne yaparlar bu devirde? Parayı duyunca sizin beyniniz de mi duruyor lan? Sakın başkasına da yapmayın bu aptallıkları!” dedim. Baldız, “Öyle mi düşünülür enişte?” dedi tekrar zırlaya zırlaya. “Ne düşünülecek ki, salak karı! Sizin beleş hayatınızı yaşamak için orospuların yemedikleri yarak kalmıyor lan!” diye bağırdım. Bağırışlarım kesin duyulmuştur koridorunun diğer ucundan. O sırada kapı çaldı, muhasebeci kız panik bir surat ile girdi içeri. Bankadan gelen parayı getirmişti. Kız baldızıma bakıp, “İyi misiniz?” diye sorunca, ona da bağırdım, korkudan kaçtı.

Bankadan 70.000 TL gelmişti, 20.000 TL de seyahat için istemiştim. Baldıza, “Kaç isteyecektiniz benden yeni planınızda?” diye sordum. Baldız tekrar ağlamaya başlayınca, “Ağlama lan namuslu orospu! Ha sikilmişsin, ha sikilmemişsin, yaptığın düpedüz orospuluk işte! Söyle ne kadar istiyorsun?” dedim. Baldız sümüğünü çekerek, “55.000 iyi olur…” deyince, “Bu kadar lafa ben olsam beş kuruş almadan çıkar giderdim, ne berbat bir aileymişsiniz lan!” diye tekrar bağırdım. Yanına oturup onluk desteleri baldızın çantasına atarken, “Ne diyecksin sümsük kocana? Biraz güldüm, enişte lütfen dedim, bir beş daha mı kaptım diyeceksin? Sonra da enişte bey amma da salak diye güleceksiniz değil mi?” dedim.

Baldız cevap vermeyince, “Yüzüme bak lan orospu!” diye kollarını sıktım, “Aylardır seni sikmeyen kocan seni benim altıma yatman için mi gönderdi?” dedim. Baldız, “Hayır enişte, deme öyle!” diye hıçkırdı. Bundan ben de emindim, sadece ağır salak ve paragöz idi ikisi de. Baldız, “Bırak kolumu, gideyim!” dedi. Kontrolden çıkmıştım artık, kollarını halen sıktığımı fark ettim. “Ne zaman ödeyeceksiniz bu parayı?” diye salladım vücudunu. Baldız, “Bilmiyorum enişte!” deyince, “Ulan siz adam sikmeye mi geldiniz buraya? Dolandırıcı mısınız? Borç isteyen adam gibi söyler, altı ay, bir sene diye! İki gülücüğe, ablanın hatırına beni mi çarpacaksınız?” dedim.

“Amma da uzattın enişte, bok gibi para kazanıyorsun, birazını bize verince batacak mısın sanki?” deyince film koptu bende, “Ulan ben kırkıma gelmişken halen ebem sikilip Eminönü piyasasının itleri arasında köpek gibi çalışmam sizin için mi lan?” diye sağlam bir tokat geçirdim suratına. Baldız tokadın şokuyla yana doğru dönerek ağlamaya devam etti. Aklımda bir iki tokat daha atmaktan başka düşünce yoktu. Tokat için daha havaya kaldırdığım elim titriyordu.

Baldız yana doğru kıvrılınca eteği koca götüne yapışmış, sıcak havadan ve hafif terlemesiyle altındaki külodun izini iyice ortaya çıkmıştı. Suratına bir tane daha yapıştırmak istiyordum aslında, ama baldız suratını kapamış ağladığından, kıçına yapıştırdım tokadı. Baldız şeklini bozmadan durdu. Sinirden aklımı kaybetmiş gibiydim, ki daha önce de karıma laf atan bir lavuğu da nasıl dövdüğümü pek hatırlamam. Tekrar yapıştırdım baldızın kıçına okkalı bir tokat. Baldız, “Enişte yapma!” diye aynı pozisyonda ağlarken bir yandan da içi para dolu çantayı tutuyordu.

“Senin de, seni böyle yapan kocanın da, kaynananın da hakettiği bu lan!” deyip, kıçına bir tokat, ardından bir tokat daha atıp elimi geri çekmedim. Belinden kavrayıp vücudunu kaldırdım, kalın bacaklarını kucağıma doğru uzattım. Şimdi annesinden poposuna şaplak yiyecek bir çocuk gibi kucağımda idi. Bir tokat daha yapıştırdım kıçına. Baldız, “Enişte lütfen, bırak gideyim!” diye çırpındı. “Sus lan orospu!” diyerek bir tane daha yapıştırdım kıçına. Her tokatta baldız can acısıyla bağırıyor, kaçmaya çalışıyordu…

Kıçına yapışmış eteğini yukarı çektim. Pembe renkli ince külodu ve değirmen taşı misali beyaz kıçı çıktı ortaya. İki tane de çıplak kalçasına yapıştırınca tokadı kıpkırmızı oldu kıçının bir yanı. Baldız bir eli ile eteği geri iteklemeye çalıştı. Külodu kıçında toplanmış, tombul amının izi top gibi ortaya çıkmıştı. Çırpınarak kucağımdan kaçmaya çalışıyordu, ama kalın gövdesi bile benim uzun güçlü kollarımdan kurtulmaya yetersizdi. Sol kolum ile belini sıkıca sarıp, sağ dizimi biraz yükseltince baldızın kafası koltuğa gömüldü, dizimin hizasındaki kıçı yükseldi. Seri halde sert sert tokatlamaya başladım kıçını, o da hıçkıra hıçkıra ağlamaya…

Sikim pantolonumu patlatacak duruma gelmiş ve baldızın yumuşak göbeğine baskı yapıyordu. Kıçında beyaz bir yer kalmayana kadar tokatladım. Beyaz kalın bacaklarının bitiminde şimdi parmaklarımın izi çıkmış ve kızarmış bir göt duruyordu. Tokatlardan ve çırpınmalardan baldız ter içinde kalmıştı. Terden götüne yapışmış külodundan tombul amının çizgisi belli oluyordu. Tombul bir am ve tokattan kızarmış kocaman bir göte bakıyordum. Belini sardığım elimle külodun bir ucundan, diğer elimle de öbür ucundan asılınca kolaylıkla yırtıldı külodu. Baldız, “Enişte etme kurban olayım!” diyerek tekrar kaçmayı denedi. İki tokat daha yapıştırdım götüne, “Sus lan orospu!” diye bağırdım tekrar.

Elimi tombul götünün yanakları arasına attım. Hafif terlemiş, ama kuru bir amcık geldi elime. Baldız halen çırpınıyordu altımda. Ensesini sıkıp kanepenin minderine gömdüm yüzünü, çırpınması azaldı. Kendime gelip bıraktığımda boğulacakmış gibi nefes nefese ağlamaya başladı. “Çırpınma amına koduğumun orspusu!” diye tekrar bağırdım. Kapalı bacak arasına tükürüklediğim parmağımı attım. Cildi kaygandı ablasınınki gibi, kocaman fakat biçimli götü göçmenliğin hakkını veriyordu. Etli amına dokundu parmağım, dışı halen kuru idi. Bacaklarını kasmasına rağmen elimi araya sokmayı başardım. Bacaklarını kastığından parmaklarım acımıştı, yine de bir parmağım içine kaydı bile. “Enişte etme!” dedi tekrar. “Darmışsın orospu, ne zamandır yarak yemiyorsun?” dedim. Cevap vermedi, sadece ağlamaya devam etti.

Amına parmağımla birkaç gir çıktan sonra parmağımın ucunda o tanıdık ıslaklığı hissettim. Şimdi parmağım daha rahat girip çıkıyordu amına. Baldızım ise, “Enişte dur lütfen!” diye ağlamaya ve çırpınmaya devam ediyordu. Tombul amcığını avuç içi ile ezdikçe refleks olarak kalçası yukarı kalkıyordu. Tokattan kızarmış dev kalçalarının kıpkırmızı arasına tamamen girmişti kalın elim. Amcığını görmek istiyordum baldızın. Kucağımda çevirdim ve hızlıca altından çıkarak dizlerinin biraz üzerine ata biner gibi oturdum. Baldız doğrulmaya çalıştı, ama tokadı gösterince vazgeçti. Amcığı şimdi hemen elimin altında ve gözlerimin önünde idi. Ağlamaktan ve tokattan kızarmıştı suratı, karşımda elleri ile yüzünü kapatmış hıçkırıyordu hafif hafif. Pantolonumun fermuarını ve düğmesini açınca yarağım rahatladı biraz…

Ablasının amı ile hiç ilgisi olmayan, şişkin bir tepeciğin altında, etli, geniş amcığı vardı. Bir iki haftalık kıllar ile çevrili. Koyu pembe dudakları arasında sanki yıllardır sikilmiş gibi hafif dışa taşmış bir amcık. Ama kusursuz kelebek gibiydi amcığı, saatlerce yalanırdı. Avucumun içini dolduracak kadar büyüktü. Önce çevresini okşayıp, bu sefer iki parmağımı saldım içine. Karımın amcığı gibi avuç içimde kaybolmayan, avcumun içini dolduran bir amcık. Baldız irkildi. Islaklığı ile yarıya kadar rahatlıkla soktum parmaklarımı.

Bir elimle de gömleğinin düğmelerini açtım. Gömleğin altında dar bir atlet. Sikecem şu giyim tarzını, memeleri belli olmasın diye kat kat giymiş. “Çıkar üstündekileri!” diye bağırdım. Tepki vermedi. Atleti iki elimle çekiştirdiğimde elleri ile engel oldu. Ama o iki dev memeye ulaşmadan işim bitmezdi. Kalktım üstünden. Baldız doğrulmaya kalkışınca, “Yat oraya, yoksa yarak manyağı yaparım seni!” dedim. Yarak korkusu ile pozisyonunu bozmadan durdu, bir eli ile çıplak bacakarasını kapamaya çalıştı.

Masamın çekmecesinde aradığım makası bulup tekrar aynı pozisyonda oturdum. Pantolonsuzdum şimdi. Baldız bu sefer gözleri kapalı ve kafası yana çevriliydi. Yine benden beleşe aldıkları atletlerdendi bu da. Sinirim tekrar yükseldi. Makasın soğukluğu tenine değince baldız hemen gözlerini açtı. “Kıpırdama, batırmayayım bir yerine!” dedim. Korkudan büyümüş gözleri ile atletini boydan boya kesmemi izledi. Kesip ikiye ayırmam bitmesine rağmen gözleri hafifçe aşağıda idi. Önü açık Boxerimden yarağımın başı çoktandır çıkmıştı, iyice şişmiş mor başı ile ona bakıyordu…

Baldızın sütyeni önden Çıt-çıt’lı emzirme sütyeniydi. Çıt-çıt’ı da açınca dev beyaz göğüsleri iki yana yayıldı. Elleri ile kapamaya çalıştı. Boğazını sıkıp yüzüne yaklaştım, “Sikerim o ağzını da, yana koy ellerini!” dedim. Üzerinden doğrulduğumda baldızın elleri yanda, benim bir elim ise amının çevresinde idi. Göğüsleri 100’lük değilmiş, 110’luk imiş. Yakından dev beyaz bir top gibiydi her bir göğsü. Göğüsuçları cildinden beklenmeyecek şekilde koyu kahve. Cildi pırıl pırıl…

Am dudaklarını aralayıp bir parmağımı sonuna kadar soktum. Parmağımla ileri geri yaparken içini eziyordum amcığının. Diğer elimi memesine attım. Aman Tanrım, sert, içi silikon dolu gibiydi sanki. Göğüsuçlarını sıkınca, “Yapma enişte, dur!” dedi tekrar. Belli ki hassas bir yerini yakalamıştım. Avuç içimi tükürükleyip göğüsuçlarında daireler çizmeye başladım. Göğüsuçları da kısa sürede avuç içime batmaya başladı. Göğüsuçları gerçekten Dut gibi uzadı. Amının içindeki parmağımı çıkarttım, am dudaklarını aralayıp bızırını buldum. Ablasınınki bir nokta gibi iken, bu tombul karınınki ufak bir bilye gibi ortada idi. Bızırını iki parmağımın arasında okşadım. Baldızın ağlaması durmuş, gözleri kapalı, kafası yana çevrili, zorla nefes alıyordu. Üzerine eğilerek bir memesini dillemeye başladım. Elim ile hem bızırına bastırıyor, hem de içinde parmağımı acımasızca ileri geri gezdiriyordum. Baldız teslim olmuştu nihayet, veya yarak manyağı yaparım tehdidi işe yaramıştı.

Bu saçma pozisyonda dakikalarca sürdürdüm karıyı parmaklamayı. Amının suları avuç içime doluyordu. Islak avcum amına çarparken çıkan sesler eşliğinde sol memesinin ucunu dillemeye devam ettim. Baldız alt dudağını ısırıyordu. Bir süredir bacakları iki yana açılmış, vücudu hareketsizdi. Elim rahat çalışıyor amında, üzerine abandığımdan Boxerimden taşan sikim ise bacağına batıyordu. “Enişte dur!” diye bağırdı. Ama bu dur sesini parmağımı saran amcığı ve titreyen göbeği dinlemedi. İçindeki parmak sayısını iki yapıp amcığının içini ezmeye başladım, bir elimle de meme ucunu…

Baldız iki eli ile yüzünü kapayıp, hıçkıra hıçkıra boşaldı, altımda ses çıkarmamaya özen göstererek. Kalçalarının hafif hafif yükselmesini, tombul am dudaklarının açılıp kapanmasını seyrettim. İçinden çıkardığım parmaklarım birbirine yapışmıştı am sularından. Daha güzeli ise, sıktığım memesinin ucundan damlayan süt damlaları idi…

Üzerinden kalktım, masanın üzerinde duran sürahideki suyu kafama diktim. Baldız ise yan dönmüş, eteği ile kıçını örtmüş öylece duruyordu. Bacaklarından tutup kendime doğru çevirdiğimde şaşkınlıkla çırpındı. Bacaklarını katlayarak kanepeye bastırdım iyice ve arasında yerimi aldım. “Enişte hani bir şey yapmayacaktın?” dedi. “Öyle bir şey demedim!” diye bağırdım. katladığım kalın bacakları memelerine kadar yapışmış, top olmuştu vücudu. “Yapma enişte, yakma ikimizi de!” diye tekrar ağlamaya başladı. Yarağım kazık gibi olmuş, onu mu dinleyeceğim. Am sularından parlamış kabarık bir amcık gören taşlaşmış bir yarağım var. Yarağım zaten kalın, ama bu durumda bana bile mor başlı bir canavar gibi gözüktü. Beynimde kan yok’un tanımı buydu. tamamen ortaya saçılmış etli amcığının karımınkinin neredeyse iki üç katı olan dudakları açılmış, yanakları kan dolmuş, ortadaydı. Tombul amcığının dudakları arasına yarağımın başını değdirdiğimde, “Enişte lütfen kıyma bana!” dedi. Sanki Türk filmi tecavüz sahnesi.

Boğazını sıkarak kanepeye yapıştırdım. “Öyle bir sikeceğim ki seni, bir daha kimseden para dilenmeyeceksin orospu! Aç ulan gözlerini!” diye suratına yaklaşıp bağırdım. Öpeceğimi zannetti herhalde dudağını kaçırdı. Boynundan kavrayıp kafasını kaldırdım. İki kat olmuştu. Bacakları göğüslerine yapışmış. İçine girecek yarağa yakından bakıyordu. “Bak bakalım, nasıl girecek amcığına koca yarağım!” dedim. “Enişte dur!” dedi tekrar. Yarağımın başını sokmuştum bile ıslak sıcak amına. “Amcığın kavradı bak hemen, ne zamandır yarak yemedin lan?” dedim. Ağlayan gözleri ile içine giren yarağıma baktı, ama cevap vermedi. Havaya kaldırdığım tokatı görünce, “Bu sene yapmadık enişte!” dedi. Ulan Temmuz bitiyor. Hamilelik filan derken, yani yedi sekiz aydır yiyeceği ilk yarak. Biraz daha itekledim. (Enişte dur!) yerine, “Yavaş, acıyor!” dedi şimdi. Acır. Ben bile rahat değilim. Islaklığa rağmen gerildi am dudakları. Kaçışı olmadığını anlamıştı. Gözlerini yine kapamış, bana ve yarağıma bakmıyordu. O kadar parmaklamaya ve boşalmaya rağmen yine de dardı amcığının içi.

“Niye yavaş orospu? Kocanın yarağı daha mı küçük?” dedim. Cevap vermedi. Ben de kökledim. Evet kökledim. Dibinde bir yerlere çarpınca bağırdı. Tombul dudakları sanki sikim ile birlikte içeri doğru toplandı. “Yapma dur enişte, çok acıyor!” dedi. Durmadım. Kendimi kaybettim. Başına kadar çıkardım, köküne kadar saplayarak siktim bir süre. Her saplayışımda acı ile bağırdı, suratının şekli değişti. İyice açtığım bacak arasında yarağımı köküne kadar sapladığımda etli kasıklarına yapıştım. Kalın bacaklarına parmaklarımı geçirdim. Bir süre sonra baldızın itirazları durdu ve kafası yana kıvrıldı. Şimdi altımda koca beyaz bir et parçası halinde tepkisiz idi. Bir iki dakikaya sakinledim ben de.

İçinde kalarak tekrar yan çevirip üstüne yattım. Deminki top olmuş halinden rahattı. Bacakları hafif açık, kıpırtısız altımda iken, sert dev memelerine kafamı gömdüm. Hareketsiz, ölü gibiydi altımda. Kalçalarımı oynatarak hafif bir tempo ile sikiyordum. Amcığı ne kadar dar idi, karnındaki Sezaryen izi doğumun doğal olmadığını gösteriyordu. Dışını gören geniş bir amcık bekler oysa. Sıra ile uçlarını dilledim memelerinin. Baldız tepkisiz idi, ama göğüs uçları doğal tepkisini verdi. Uzadılar, dikleştiler. Sikişim sakinleştikçe ben de sakinleştim. Amına yarağımı sapladıkça doğal ıslaklıktan çıkan sesler geliyordu. Ne güzel sarıyordu yarağımı.

Bir sinir krizi anında karımın salak bacısını sikiyordum. Daha iğrenci, tecavüz ediyordum. Göğsünden boynuna çıktım, sakince yaladım. Yine göğüslerine indim. Boşalmamak için bir süre hareketsiz durdum içinde. Kulağına eğildim, “Sikim büyük mü geldi?” dedim. Cevaplamadı. Alt dudağını ısırmış, ses çıkarmamaya çalışıyordu. Yediği tokatlar, yediği parmaklar, kalın yarağım ile çektirdiğim acı ve tecavüz şokuna rağmen, amı ıslak ve göğüsleri dikleşmişti. Dakikalardır sikiliyordu. Karmaşık bir durumdaydı ve inlememek için direniyordu. “Fransa’ya birlikte gidelim mi, ister misin?” dedim. Bir yandan memesini okşuyor, bir yandan kalçamı çevirerek yarağımı amının içinde gezdiriyordum. Tecavüz pişmanlığı içindeydim, ama yine de asıl istediğim bu genç dolgun vücudu biraz daha eze eze sikmek, her yerini morartmaktı. Yine cevap yok.

Tempomu artırdım ve iki elimle kavradığım memesini dillemeye başladım. Meme uçları zayıf yeriydi. Hafifçe inleyip sustu yine. Devam ettim dillemeye. Çok kısa süre içinde dilimin ucuna taze ılık süt tadı geldi. Yarağımı tekrar dibine kadar yerleşip kalçalarımı oynatarak gezdirdim içinde. Boynuna çıktım, “Cevap vermedin?” dedim. “Evet!” dedi nefesi aniden boşalarak. “Hangisine evet, sikimin büyüklüğüne mi, Fransa’ya mı?” dedim. “İkisine de! İkisine de!” dedi. Nihayet bir tepki alabilmiştim.

Bir bacağını kanepenin kenarına atarak hızlandım içinde ve az evvel süt gelen memelerine tekrar yapıştım. Bir memenin ucunu sıkarken diğerini emiyordum. “Kocanın yarağı bu kadar yok mu?” dedim. “Yok!” dedi. Daha da hızlandım, “Sevdi mi amcığın bu yarağı?” dedim. Cevap vermedi. Başına kadar yarağımı çıkardım darbeli sokmaya başladım. Tekrar sordum. “Evet!” diye bağırdı. Baldız artık tutmuyordu kendini, inlemesi kesik kesik bir ıhlama. Ucundan süt damlayan memelerini okşadım, emdim çocuk gibi. Ağzımın içi süt ile dolmuş, dudaklarımın kenarlardan sızıyordu memelerine. “Enişte, çok büyük, büyük!” diye inliyordu. Elimi kalçalarına indirip az önce tokatladığım sert dolgun götünü avuçladım, yapıştık birbirimize, tekrar memelerine saldırdım. kalçaları kocaman, ama genç ve sert idi. Hep iki yana sarkık duran elleri ile başımı kavrayıp memesine bastırdı iyice. Bir bacağını bana doladı. O da katılmıştı artık bu sikişe. Kafam kadar memelerinin içine nefessiz gömülmüş kedi gibi dilleyerek süt içiyordum.

“Enişte bittim ben!” diye inledi. Köylü lan bu karı, bittim ne demek. Belime sardığı bacağı titriyordu. Amının diplerinde de aynı titreme. Memelerinden ayrılamıyordum. Dilimi iyice bastırdım, aynı anda da yarağımı. Taşaklarımın sırıl sıklam olduğunu hissediyordum. Amının girişi kalın sikimi sıkıyordu, dayanılacak gibi değildi. “Yeter enişte!” demesi üzerine bir iki git-gel yapabildim sadece. Titreyen ve yarağımı kavrayan amcık işini görmüştü. Sanki birileri taşaklarımı sıktı, içimden fışkıran döller bitmek bilmedi…

Ben durunca, “İçimi yaktı!” dedi. Ağzımda meme bir süre kaldım. Sikim inmedi. Çıkarmadan devam edebilir miyim diye düşündüm. Çalan telefonu için omzumdan itekledi. İçinden çıktım. Baldız, “Kocam! Ne diyecem ben şimdi?” deyince, “Eniştem yeni geldi dersin!” deyip, dik duran yarağımı gösterdim. Güldü ilk defa. Gömleğini ve sütyenini alıp elinde telefonla tuvalete doğru yürüdü. Ben de yerdeki kıyafetlerimi alıp giyindim. Depodan bir atlet bir külot getirip tuvaletin kapısına bıraktım.

Kanepenin bir minderi döl ve am sularından renk değiştirmişti. Silip ters çevirdim. Şöförü çağırdım. Baldız giyinmiş ve makyajını yenilemiş halde çıktı. Konuşmadık hiç. Para dolu çantayı aldı gitti…

[Keri]

HAYATA HEYECAN KATMAK-8

HAYATA HEYECAN KATMAK-8
Sema içeri geçtikten sonra ben sabırsızlıkla olacakları yada o an olanları merak etmeye başlamıştım. 5-10 dakika sonra sema tekrardan odaya döndü sanırım aklına ben gelmiştim direkt olarak bilgisayara baktı ve sırıtarak bana bir öpücük yollayıp tekrar içeri döndü. Bir süre sonra tekrar geldi odaya ve odayı toparlamaya başladı o arada İlkerde kapıda belirdi kapı aralığında durmuş elinde çay bardağı konuşuyorlardı sema da bir taraftan etrafı toparlıyordu. Sema ilkere canım şuraları toparlayım bir duş alayım dışarı çıkalım olurmu dedi. İlkerde tabi abla süper olur dedi. Sema bu arada yatağın örtüsünü düzeltiyordu arkası bana önü ilkere dönük şekilde yatağın üzerinde dizlerin üzerine geldi ve bana doğru domalarak yatağın örtüsünü düzelmeye başladı bu pozisyondayken zaten kısa olan eteği iyice yukarı kalkmış ve *** yanakları ve tangası olduğu gibi meydandaydı. Daha sonra yatağın diğer tarafına geçerek aynı şekilde bu sefer yüzü bana arkası ilkere dönük şekilde yatağın diğer ucunu düzeltmeye başladı ve az evvel benim gördüklerimi ilkere sunmaya başladı. İlker bir müddet baktıktan sonra sanırım heyecandan içeri geçiyorum ben abla dedi ve salona kaçtı. Sema da bana dönerek gülümsedi. İşlerini bitirdikten sonra sema kapıyı kapatıp tamamen soyunarak ebeveyn banyosuna girdi. Evimdeki ebeveyn banyosunda kapı yoktu tamamen camekandan ibaret ve içerisi net bir şekilde görünür bu şekilde dizayn edilmiş. Ben göremiyordum yalnız kamera açısı buna müsait değildi. Su sesleri gelmeye başlamıştı ilkerde kapıdan sesleniyordu sema abla diye sonra kapıyı açıp içeri baktı 2 sn ya geçti ya geçmedi hemen kapıyı kapattı çünkü semayı banyoda o şekilde görmüştü ve sanırım utanıp çekilmişti. Sema banyodan çıkıp önümde kurulandıktan sonra üzerini giyinmeye başladı altına yine en seksi tangalarından birini geçirdi üzerine aynı rennk sütyen altına yine mini bir etek üzerine de önü v şeklinde bir body. fakat bodynin o v yakasından göğüsünün çatalı ve göğsün üst kısımları net şekilde görünür. Bi çok sefer giydiğinden biliyorum. Sema bana dönerek bir öpücük yolladı sonra arkasını dönüp eteğini kaldırıp götüne vurdu ve kıvırtarak odadan çıktı. O gün akşama kadar olanları öğrenmek için çok sabırsızlanıyordum gerçekten iş yerinde zaman geçmek bilmiyordu. Henüz eve dönmemişlerdi ve benim çıkma vaktim gelmişti. Telefonla aradım Sema yı ve eve doğru geldiklerini söyledi bende bu arada iş yerinden çıkıp eve doğru yolaldım. Ben eve geldiğimde henüz gelmemişlerdi ama aradan 2 dk geçmeden eve döndüler. Gülüp eğleniyorlardı neşeleri yerindeydi. Salona ilk sema girip aaa canım sen geldinmi deyip gelip beni öptü daha sonra da ilker girdi salona hoş geldin abi çok gezdik çok eğlendik bugün sema ablayla dedi. Bende ilkere olum dikkat et yanında bu kadar güzel bir kız gezdirmek kolay değil başın belaya girer diyerek güldüm. İlkerde sen merak etme abi kimse yanaşamaz dedi. Ellerinde bir kaç poşette vardı sanırım alışveriş yapmışlar. Semayı hemen odaya çekip olanları anlattırmaya başladım en başından.

Sema lafa hayatım bu cocuk çok toy çok utangaç ama bir okadarda *** aslında diyerek başladı lafa. Onun ağzından devam ediyorum. Sabah kalktığımda kameranın açık olduğunu unutmuştum aslında giyinip kahvaltı hazırlamak için içeri geçtim altıma giydiğim pileli eteği biliyosun zaten hemen kalçamın altında hafif eğilsem yada bişeye uzansam herşey meydanda bunları anlatırken gülüyordu bi taraftanda ama belliki heyecanlanmıştı da. İlkeri masaya oturttum ben de dolaplardan tabaktı çataldı alırken bir eğiliyor bir uzanıyordum dolayısıyla cocuk arkada malzeme topluyordu. sonra kahvaltımızı yaptık ben odaya geldim ve seninde gördüğün gibi yatağı toplarken net olarak manzara sundum. Sonra dışarı çıktık yine gayet şık ve davetkar kıyafetler giydim. Arabaya bindik doğal olarak arabaya binince etek sıyrıldı İlkerin bir gözü bacaklarımdaydı farkındaydım. Bi alışveriş merkezine gittik. Yürüyen merdivenlere falan binerken ilkere arkama geç arkadan görünmesin diyordum o da arkamda çıkarken az da olsa yutkunuyordu aslında avm çok kalabalık değildi tenha sayılırdı öğlen olduğu için. Bi ayakkabıcıya girdik ayakkabı denemek için oturdum bacak bacak üstüne attım görevli çocuk ayakkabı falan getiriyordu onunda gözler bacaklarımdaydı ilker rahatsızz oldu belliydi ben hiç istifimi bozmadan devam ettim ayakkabıları denemeye sonra oradan bir çift ayakkabı alıp çıktık. Başka bir mağazaya girdik etek body birkaç bişey deniyordum. Sürekli mini ve seksi şeyler deneyip ilkere nasıl olmuş diye sormak için dışarı çıkıyordum. İlker üzerimde onları görünce sağına soluna bakıp gir abla gir kabine diye beni geri kabine yolluyordu kıskanıyordu sonra beni kabine sokup kabinde olmuş olmamış diye yorum yapıyordu. Yine böyle bir mağazada bir elbise gördüm almaya niyetim yoktu ama sırf giyip ilkere göstermek için elbiseyi denemek istedim. Elbise diz kapağına kadardı fakat arkadan sırt bölümü popomun çatalına kadar açık önden göğüs kısmı transparan sadece meme başlarında birer siyah çiçek kapatmışlar sağ ön yandan da kasıklarına kadar yine transparan bir kıyafetti. İlker kıyafeti alıp kabine giderken yav abla bu elbise giyilirmi çok açık dedi. Bende deneyim bakalım çok açıksa almayız dedim. Kabine girdim herşeyi çıkardım sütyen dahil çünkü sütyenle giyilmezdi sadece tangamla kıyafeti geçirdim üzerime. arkadan potluk yapınca açıklıktan tangam görünüyordu sırtım komple açıktı önden göğüslerim tamamen meydandaydı sadece meme başlarım siyah bir karaltıdan ibaretti öndeki transparan kısımdan ise bacaklarım kasıklarıma kadar meydandaydı. Gerçekten çok iddialı bir elbiseydi. İlkere seslendim kafasını içeri uzattığında arkam dönüktü aynadan bakıyordum kendime. Nasıl çok mu açık sence dedim ilker önü görmedi ama sadece arkayı görünce bile yutkundu. Sonra önümü döndüm çok açık değilmi dedim. İlker önce göğüslerime sonra önden bacağıma şöyle bir göz attı. Abla sen bu kıyafeti giyersen eve sağ dönemezssin ama çok güzelsin dedi. Güldüm yanağından makas alıp sağol canım o senin güzelliğin ama almıcam çok açık bu dedim. Üzerimi değiştirip mağazadan çıktık. Yukarı katlarda bi yemek yedik sonra hadi bi filme girelim dedik. Saat 2.30 falandı. İlker bi korku filmi seçti ona girdik yanyana oturduk sinemada bizden hariç 10 kişi falan vardı. Film başlayınca içerisi karanlık oldu bende biraz daha rahat oturdum altımdaki etek iyice sıyrıldı ilker yanımda rahat oturamıyor gibiydi sanırım film yerine beni izliyordu. Bu arada film gerçekten korkuydu bende korkuyorum bahanesiyle koluna girip memelerimi koluna sürtüyordum. Hop oturup hop kalktıkça eteğim iyice açıldı. İlker filmden eminim hiç bişey anlamadı beni izlemekten. Sonra film bitti çıktık arabaya bindik. Napalım falan diye düşünürken. Bana araba kullanmayı öğretsene dedim. Olur abla bi yer bulalım dedi. Dağ yolundaki test sürüş alanına gittik etrafta kimse yoktu zaten alana girip yer değiştirdik. İlker bana yapmam gerekneleri söyledi ben denedim en az 20 kere arabayı kaldıramadım. İlkerde yav abla sakin ol biraz bi kaldıramadın dedi. Bende dönüp aslında iyi kaldırırım ama araba zormuş canım deyip kahkaha attım cocuk önce bir durdu sonra anlayınca lafımı kıpkırmızı oldu. Bu esnada arabayı kaldıracam diye sürekli denerken bacaklarım yine meydandaydı bu sefer mecburen bacaklarım açık olduğundan neredeyse donum görünüyordu. Sonra ben buna döndüm canım şu pedallere sen bas ben sadece direksiyonu kullanayım olmazmı dedim. ilker biraz düşündükten sonra olur olmasına ama ben buradan nasıl yetişeyim pedallere dedi. Bende gel buraya sıkışırız dedim gülerek. İndi yanıma geldi ben hafiften yana kaydım buda gelip koltuğa oturdu ama sığmamıştık pek. Ben hafiften kalkarak kıçımın bir yanağı bacağının üzerine oturacak şekilde oturdum. Hıh şimdi rahat dedim. İlker yine renkten renge girdi ama arabayı o şekilde kaldırdı. Ben direksiyonu tutuyordum ilker pedallerle uğraşıyordu sonra abla az öne çıkta vites atayım dedi bende az öne çıkarken bir bacağının üzerine iyice yerleştim tam kıçımın yarığına aldım bacağını. O şekilde yaklaşık 20 dakika araba kullandık ama ilker ruhunu teslim edecekti az daha. Sonra kalktık eve geldik işte. Sema bunları bana anlatırken ben demir gibi olmuştum onun bu olanları bana zevkle ve ayrıntılarıyla anlatması da ayrı bir heyecan vermişti bana. Bu olanları anlatması yaklaşık bir yarım saat sürmüştü. Sema bu arada üzerini değiştirdi ve sabah giydiği eteğini giyerek içeri geçtik. İlkerde üzerini değiştirmişti şortunu çekmişti. Sema akşam yemeğini hazırladıktan sonra yemeğimizi falan yedik biz ilkerle playstation oynamaya geçtik Semada mutfaktaydı. Biz oyuna devam ederken sema işlerini bitirip salona geldi ve koltuğun birine oturdu. Ama ne oturuş herşeyi yaymıştı yine. Sonra mızmızlanmaya başladı hadi bırakın falan diye. Oyunu bırakıp bir film izleyelim dedik Sema ile ben aynı koltuğa ilkerde karşıdaki üçlüye geçti film izlemeye başladık. Çaktırmadan oynaşmaya başladık ben semanın kucağına doğru uzanıp bacaklarını okşuyordum başımın altından elimi ***** doğru götürdüm ilker bizden tarafa bakmıyordu tv ye kitlenmişti. Elimi altına götürdüğümde donunu çıkarmış olduğunu gördüm. Yüzüne doğru baktım bana gülümseyip bir göz attı. Hemen orada domaltıp sikesim geldi zaten dolmuştum yeterince. Filmi bitirdik ışıkları yaktık İlkere dönüp İlkercim biz yatmaya gidiyoruz dedi Sema ben hemen atılıp ne yatması daha işimiz var deyip semayı kucağıma aldım. Bu hareketi mahsus yaptım. Semayı kucağıma alınca alttan amı tabak gibi görünecekti ve sanırım öyle oldu ilker kitlendi *****. Sema hayatım yapma falan diyerek eliyle güya kapatmaya çalışıyordu. Bir süre onu o şekilde salonda dolandırdıktan sonra tepinerek kucağımdan kurtuldu ve yatak odasına doğru kaçtı. Bende ilkere dönüp ilkercim görüşürüz iyi geceler dedim ve odaya geçtim. Hiç vakit kaybetmeden Semanın üzerine atladım bu arada kapıyı hafif aralık bırakmıştım. Hemen üzerindekileri çıkarıp her tarafını yalamaya başladım. Sema da müthiş tahrik olmuştu ve inliyordu. Ben göğüslerini yalarken semada alttan sikimle oynuyordu. Dudakları boynu kulakları derken amını yalamaya başladım bi ara gözümü hafiften kapıya kaydırınca yine bir gölge olduğunu farkettim ilker muhtemelen dinliyordu henüz cesaret edip içeri bakamıyordu. Sema inlemelerini iyice arttırmıştı artık. Üzerinde bir hamle yaparak 69 pozisyonuna geçtim ve sikimi ağzına verdim. Semanın bacaklarını kendime kamufle ederek tekrardan kapıya bi göz atınca ilkerin bu sefer izlediğini gördüm. Hemen Semayı altıma alarak sikimi ***** geçirdim ve üzerinde git gel yapmaya başladım. Bu pozisyondan sonra Semayı domaltıp arkasına geçtim arkamız kapıya dönük olduğundan ilker daha rahat izleyebilirdi artık. Semayı o şekilde siktikten sonra boşaldım ve yatağa yığılıp kaldık. Kapıya baktığımda gölge yoktu belliki ilkerde malzemeyi toplayıp salona geçmişti. Semaya sarılıp ne zaman derslere başlıyorsun dedim. O da yarın başlıcam sanırım sende izliceksin kameradan dedi. Onun heyecanıyla uyuyakaldım ve ertesi günü bekledim. (Devamı sonra )

Çapkın erkeğim baldızıyla seks yaptı

Erkeğimin eve geç gelmelerinden şüpheleniyordum beni ilaveten.
info aldatmasından korkuyordum bunu dedim takip edeyim bakalım nereye gidiyor sonra bir akşam iş yerinin kapısından başladım takibe bunu artık sürekli gittiğinden taksiylede gitmiyor bildiğin toplu taşıma ile gitti kadının evine ama eve geldiğimizde bu ev baldızının eviydi çok şaşırdım

Kocamı kız kardeşimin evine kadar takip ettim.
Kardeşim kocasından boşanmış kendine ait müstakil bir evde oturuyordu.
Beni görmemeleri için gerektiği kadar uzaktaydım ama onları net bir şekilde görecek kadarda yakındım diyebilirim.
Kocam ve kardeşim daha kapıda ateşli bir şekilde birbirlerine sarıldılar şok olmuştum.
O an kız kardeşimi ve kocamı rezil etmemek için kendimi zor tutuyordum.
Ama bir yandan da nasıl sikiştiklerini merak etmeye başladım.
escort bayan Evin etrafında dolaşarak yatak odasının camına gittim.
Cam arka tarafta olduğu için de perdesi açıktı hemen oadan izlemeye başladım.
Ama daha onlar mutfaktaydı ve mutfakta buradan görünüyordu.
Kız mutfak taşının üzerinde içecek birşeyler hazırlarken kocamda kardeşimin arkasından beline ellerini dolayarak boynuna doğru eğilmiş öpüp kokluyordu.

Ben de onların bu görüntüsünden tahrik oldum.
Uzaktan izlemekle yetinemeyerek tekrar dış kapının önüne dolandım ve bir cesaret zile bastım.
Tabi kapıyı açıp beni gödüklerinde şok oldular.
Hemen içeri girip mutfağa gittim.
kocamla karşı karşıya geldiğimde aynı kız kardeşimle olduğu gibi onlarda bir kaç saniye sadece birbirimize baktık.
görükle escort Salona geçerek içeceğiniz şeyden bana da hazırlayın dedim.
Kocam yanıma geldi ve oturdu.
Bana yanlış anlamadın burda olmamı değil mi falan diyordu.
Anlattıklarını bir kaç dakika boyunca dinledim ama içimden bir olay çıkarasım gelmiyordu.
Sonra birden kalktım ve elimi kocamın sikinin üzerine koyarak sıkı sıkı tutup dudaklarından öpmeye başladım.
Kocam iyice şok olmuştu.

Dudaklarını ağzımdan çıkarmadan kız kardeşim elinde içeceklerle salona girdi ve kapının hemen önünde ayakta bizi izlemeye başladı.
Ben kocamı öperken onu da yanıma çağırdım ve ne zamandır sikiştiklerini sordum.
O an öğrenmiştim ki kız kardeşim kocasından boşanmasının nedeni kocamla yaşadıkları ilişkiymiş.
Kısaca bursa escort iki yıldır sikişiyorlarmış.
Anlattıklarını dinlerken aslında kulağım onlardaydı ama aklımda binbir türlü hayaller dolaşıyordu.
Artık ikisinin yatakta nasıl sikiştiklerini merak etmeye başladım.
Hemen aklıma grup sex geldi.
Kocama senden boşanacağım dedim.
Kardeşime de herkes bu yaptığını öğrenecek dedim.

Bunlar beni dinlerken öyle tedirgin olmuşlardıki neredeyse gözlerinden yaşlar akacaktı.
Hemen benden özeür dilemeye başladılar.
Ben de hemen grup sex yaparsak vazgeçeceğimi söyledim.
Önden ben yatak odasına gittim ve soyunup yatağa uzandım.
Kocamla öpüşmeye başladıktan sonra kız kardeşiminde gelmesini bekledim ama bir kaç dakika boyunca gelmeyince yataktan kalkıp yanına gittim.
Peşimden tıpış tıpış yatak odasına geldiğinde üzerindeki elbiseleri hakaret ederek yırta yırta çıkartmaya başladım.
Ona hakaretler yağdırıyordum bir yandan.
Onu yatağa yatırdım ve kocama sikini amına sokmasını söyledim.
On dakika kadar kocamın altında inleyen kardeşimin iniltilerini dinledim.

Aradığı erkeğin ben olduğumu dedim

Arkadaşım sevgilisinin yanında birisini getirdiğini tam benlik ilaveten.
info olduğunu söyleyince hemen onların yanına gittim tesadüfen denk gelmiş gibi girdim oturdum yanlarına kadına sürekli laf atıyordum oralı olmuyordu daha önceden terk edilmiş gerçek erkeği arıyormuş ben bununla ilgilenince hoşuna gitti gitmesi gerektiği söyleyince ben görükle escort bırakmak istedim

şekilde karşılık verdi arka koltuğa geçtik deli gibi öpüşüyoduk ben gömleğinin düğmlerini açmya başladım yavaş yavaş çok tatlı ve sert gögüsleri vardı yalıyodum uçlarına hafif hafif ısıraklar atıyodum zevkten gözümüz dönmüştü escort bursa onun ve benim gömleklerimiz çıkmıştı üzerimizden sıra bacaklarını saran pantolondaydı amını okşadıkça kasılıyo altımda inliyodu düğmelerini çözdüm içinde beyaz bi tanga vardı benim pantolon açılmıştı zaten açılmasa 19 cmlik kalın ve damarlı aletim bursa escort bayan kırılacaktı

pantolonunu çıkardım ve kilodunun üstünden hem parmağımla hemde dilimle zevke getirdim inliyodu arabanın arka koltuğunda kıvranıyodu ve bi fırsatını bulup kilodunuda indirdim iice yalıyodum amını inlemeleri iice çıldırttı beni ağzına vermek istedim ama dayanamıyodum sikmeliydim bu amı bakiremisin dedim durdu boş ve zevkten kısılmış gözlerle bana baktı bakirede olsa sikecektim amı sırılsıklam olmuştu amının dudaklarına sikimle biraz fırça çektikten sonra sik artık sokkkkk dedi benim alette kazık gibi olmuştu amını zorlamaya başladım

Bir Kadın Yaratmak -2-

Bir Kadın Yaratmak -2-
Merakla açtım …

Bora “Harika bir geceydi, merak etmeyin bir daha ne sözünü ne de imasını yapacağım, benim için o bir rüyaydı” yazıyordu. Gülümsedim, insanın böyle anlayışlı ve düşünceli arkadaşları olması harikaydı.

O sırada Aylin’in sesini duydum beni çağırıyordu, hemen yanına gittim. Yatakta oturmuş yorgana sarınmış şaşkın bir şekilde etrafına bakınıyordu. İçeri girdiğimde “Burası neresi… diye sordu.

Ben “Bora’nın evindeyiz deyinde “Ooffff başım çok ağrıyor dün gece nooldu, ne kadar çok içmişim” dedi. Şaşırmıştım! Acaba gerçekten hatırlamıyor olabilir miyidi? “Aahhh çok ağrıyor başım … elbiselerimi niye çıkarttın? Niye çıplağım ben naaptık dün gece” diye sorunca istemsizce yalan söyledim “Çok içtik, sonra buraya gelip müzik dinledik, içkiye devam ettik, sen çok sarhoş oldun kustun filan Bora’da burada kalın deyince burada kaldık. Sarhoşken 10 kaplan gücünde olduğunu söylemiş miydim” deyip sırıttım. Aylin acıyla buruşmuş yüzüyle beni onun bu kadar içki içmesini engellemediğim için ve sarhoşluğundan faydalanarak onu bu kadar hoyrat siktiğim için şikayet etmeye başlamıştı bile.

Her şey eskisi gibiydi, gerçekten hiçbir şey hatırlamıyordu!!

Vay be bu hap harikaydı.

Uzun bir şikayet ve suçlama faslından sonra toparlanıp çıktık.

Aylin bir hafta boyunca başımın etini yedi. Yok niye engel olmamışım o kadar içmesine, yok sarhoşken neden sikmişim onu her yanı ağrıyormuş ama hiç tınmadım bile içim içime sığmıyordu tek düşündüğüm bunu en kısa zamanda yine tekrarlamaktı.

Bir hafta sonra evde rakı balık gecesi yaptığımızda yine tekrarladım ve yine harikaydı. Aylin alkol ve ilacı karıştırdığımda bir seks makinesine dönüşüyordu inanılmaz istekli oluyor, normalde asla yapmayacağı her türlü fantezi ve oyuna açık oluyor ve kolaylıkla orgazm olabilen bir kadına dönüşüyordu. Hayatımın en mutlu günlerini yaşıyordum ama Bora’yla geçirdiğimiz gece de aklımdan çıkmıyordu. O akşam karımın başka bir erkeğin altında inlemesi, amını götünü istekle siktirmesi, ağzında başka bir erkeğin sikiyle gözlerimin içine bakmasından aldığım zevk ve heyecan bambaşkaydı. O geceden beri yaklaşık 3 hafta geçmişti artık ciddi ciddi Bora’yla konuşup durumu anlatıp bir kere daha tekrarlamayı teklif etmeye karar verdim.

Aylin’in de bu arada aybaşı başlamıştı. Yani hazırlık yapmak için en az 4 gün vardı önümde.

Sabah ilk iş Bora’yı aradım hal hatırdan sonra öğlen beraber yemek yiyelim mi seninle bir şey konuşmak istiyorum dediğimde

-Ya gerçekten sorun yok ben unuttum bile o geceyi… derken

-Hayır başka bi şey konuşmak istiyorum dedim. Anlaştık ve öğlen yemekte buluştuk. Ona o gece olan her şeyi ve Aylin’in o gece yaptıklarımızı hiç hatırlamadığını anlattığımda Bora şaşkınlıkla

-Hiç mi hatırlamıyor? Diye sordu

-Evet hiçbir şey hatırlamıyor. Dediğimde yüzünde kocaman bir gülümse belirdi

–Muhteşem! Çok rahatladım şimdi, seni şanslı hergele deyip gülmeye başladı.

Ben ona bunu bir defa daha yapmak isteyip istemediğini sorduğumda ciddi misin diyebildi. Ona çok ciddi olduğumu ve o geceyi tekrarlamak istediğimi söylediğimde

-Sen eminsen ben hazırım, istediğin zaman dedi.

Anlaşmıştık çok mutluydum. Ofise döndüğümde hemen plan yapmaya başladım 4 gün sonra Perşembe günüydü Aylin’in aybaşı bitmiş olacaktı. Cumartesi evde bir parti yapmaya karar verip Aylin’in en sevdiği arkadaşları başta olmak üzere yakın çevremizi aramaya başladım. Ne olur ne olmaz diye Aylin’e emri vaki yapacaktım, planımı riske atmaya hiç niyetim yoktu.

Şansıma Aylin’in en sevdiği arkadaşları Murat, Figen ve Seda kabul etmişti,tanıdığımız 4 kişi daha müsaitti. Bir de Aylin’in hiç tanımadığı benim iş yerinden ve üniversiteden 6 kişi daha davet etmiştim.

Aylin’i arayarak cumartesi günü evde parti vermek istediğimi Figen, Murat ve Seda, Bora ve diğer 4 arkadaşımızın da gelmeyi istediklerini söyleyince kabul etmekten başka şansı kalmamıştı. Plan çalışıyordu içim içime sığmıyordu. İple çektim Cumartesi’yi.

Beklenen gün gelmişti Aylin’le alışveriş yaptık evi hazırladık hava kararınca ilk konuklar gelmeye başlamıştı Parti başlamış içkiler su gibi akmaya başlamıştı. İçerisi çok kalabalıktı. Birden Bora’yı gördüm, gelmişti yanında da daha genç ve çok uzun boylu yapılı bir genç vardı. Doğruca yanımıza geldi. Biraz sıkıntılı görünüyordu, özür dileyen bir ifade ile kardeşinin üniversite okuduğu Polonya’dan sürpriz bir ziyaret yaptığını ve mecburen yanında getirmek zorunda kaldığını ve planı iptal etmemiz gerektiğini söyleyip özür dileyince dünya başıma yıkıldı. Günlerdir hayalini kurduğum plan bozulmak üzereydi. Öte yandan tanımadığım bir üçüncü kişiyle nasıl olacaktı Bora ne düşünürdü, kardeşi ne yapardı bir sürü soru kafamda uçuşuyordu.

Hay Allah diyebildim sadece.

Sonra Bora kardeşi Burak’ı benimle, Aylin’le ve diğer arkadaşlarımızla tanıştırdı. Müzik harikaydı, içkiler su gibi akıyordu. Herkes sarhoş olmuş dans ediyordu sadece Bora ve ben kontrollüydük. Bora salonun ortasında kardeşi ile dans eden Aylin’i izliyordu, aslında gözleriyle yiyordu. Onun da en az benim kadar hayal kırıklığına uğradığını anlamıştım. Aylin’e ilacı çoktan vermiştim, yine buram buram seks kokan bir kadına dönüşmüş çılgınca dans ediyordu, gerçekten de salondaki en harika kadındı kumral saçları çıplak omuzlarında dans ediyor, straples elbisesi, dimdik göğüslerini, kavisli belini ve dolgun kalçalarını sergiliyordu. Dizlerinin hemen üstünde başlayan elbisesinin etekleri ise o kıvırdıkça bir yukarı bir aşağı kayıp o ip incecik bileklerinin üzerindeki bacaklarının dişi güzelliğini sergiliyordu.

Bora’yla göz göze geldik, yanıma gelerek gelsene bi dakika dedi ve beni daha sessiz olan mutfağa götürdü utangaç bir ifadeyle sana bir şey soracağım ama yanlış anlama lütfen dedi ve bu maceranın gizli kalmasını çok iyi anladığını ve aklına bir çözüm geldiğini söyleyerek Burak’a da o haptan verelim, hatta iki tane verelim o fazla doz alınca zaten uyuyakalır biz de planımızı uygulayabiliriz ne dersin? deyince sonunda yüzüm gülmüştü. Hemen kabul ettim ve Burak için duble doz bir içki hazırladım. Salona döndük Bora Burak’a hazırladığımız içkiyi verdi.

Ben çok sarhoşmuşum gibi kanepeye oturdum. Karşımda dans eden Aylin’e baktım. Elindeki içkisi de gördüğüm kadarıyla bitmek üzereydi. Yanaklarının kızardığını, gözlerinin parlamaya başladığını görebiliyordum.

Artık partinin bitmesini istiyordum. Herkesin gitmesini ve güzeller güzeli karımı amından götünden sikmeyi istiyordum. Aylin’in yanına gittim ve onunla dans etmeye başladım ellerim kalçalarında dolaşıyor, eteğini bilinçli olarak Bora’nın görebileceği yerlerde yukarı çekiyordum, Bora ise gülümsüyor, büyük olasılıkla Aylin’i nasıl sikeceğini düşünüyordu. Dozumuzu iyice arttırmıştık artık dilim Aylin’in ağzının içindeydi. Çılgınca öpüşüyorduk sonra Bora’nın bi şey işaret ettiğini gördüm telefonunu gösterip sizi çekebilir miyim diye soruyordu. Çok iyi bir fikirdi daha sonra seyredebilirdik bu muhteşem geceyi. Gözlerimle onaylayınca Bora telefonunu kaldırdı ve çekmeye başladı. Aylin dilimi emiyordu , ben onun dilini emiyordum, taş gibiydim, Bora’nın tarafına döndüğümüzde Aylinin kalçalarını daha belirgin hareketle sıkmaya, okşamaya, eteği daha da yukarı çekmeye başlamıştım. Bora’da taş gibiydi pantolonunun önü belirgin bir şekilde kabarıktı. Artık herkes gitsin istiyordum sanki müzik yüzündenmiş gibi herkesin duyabileceği bir sesle Aylin’e çok sarhoş oldum tatlım, yatıyorum ben dedim, hemen ardından da kulağına Bora ve kardeşinin de çok sarhoş olduklarını onların da misafir odasında kalacaklarını söyledim ve sallanarak odamıza ilerlerken hala evde kalmış arkadaşlarımıza kusura bakmayın çok sarhoş oldum yatmaya gidiyorum ben diyordum. Odaya vardığımda kapıyı aralayarak beklemeye başladım.

Vakit geçmek bilmiyordu. Birazdan Bora ve Burak’ın da misafirlere iyi geceler deyip odalarına gittiklerini duydum. Mesaj attım odada kal ben seni çağırınca gel dedim. En sonunda 10-15 dakika sonra son misafir de gidince odadan çıkarak salona Aylin’in yanına gittim ve sarılarak öpmeye başladım hem sarhoş hem de ilacın etkisindeki Aylin kıkır kıkır kıkırdıyordu. Salonun ortasında öpüşmeye devam ettik elimle eteğini yukarı çekerek kalçalarını yoğuruyordum, taş gibi olmuştum, o da kesik kesik nefes almaya başlamıştı, sert bi hareketle elbisesini aşağı çekince göğüsleri dışarı fırladı, kanepeye doğru iterken külotunu çıkar çabuk dedim. Gidip salonun ışıklarını sonuna kadar kıstım. Artık tek ışık kaynağı kanepenin yanındaki apliğin soluk ışığıydı. Döndüğümde Aylin külotunu çıkarmış yüzünde muzip bir ifade ile parmağında sallıyordu.

Bu ilaç bir harikaydı. Aylin ise tek kelimeyle muhteşemdi… Kanepeye yatar gibi oturmuş, saçları çıplak memelerini çevreleyip beyazlıklarını daha da belirginleşmiş, elbisesi belinde toplanmış, bacakları açık beni bekliyordu. Cebimden telefonumu alarak soyunmaya başladım, eğilerek dilimi sırılsıklam amının açılmış yanakları arasından içeri soktum, derin iç çekişiyle inledi Aylin. Dilimi soktuğumda saçlarımdan tutmuş amına bastırıyordu beni sonra birden beni yukarı çekerek sikimi yakaladı ve amına doğru çekmeye başladı

Hepsini?sok?bana…?Ohhhh?hadi?sik?beni…?diye inliyordu.

Zamanı gelmişti Arkanı dön diye fısıldayarak kalçalarından tutarak çevirdim. Yavaşça amına sokmaya başladım Bir yandan da telefonumdan Bora’ya “Gel” diye mesaj atmaya çalışıyordum. Mesaj gidince. Telefondan video kaydına başladım ve telefonu abajura dayadım artık her detayı kaydedecekti. Aylin’i sikmeye başladım Aylin ağlar gibi bir sesle Ohhh sik beni sik sevgilim…becer beni diye inliyordu o sırada kapıdan giren Bora’yı gördüm çırılçıplaktı ve siki yay gibi karnına yapışmıştı, başımla gel işareti yapınca geldi, bir elimle yavaş işareti yaptım ve yanıma çağırdım sessizce geldi, Aylin’in içinden yavaşça çıktımve “Bu gece seni sabaha kadar sikeceğim sevgilim” dedim. Aylin “Sik bebeğim, sik

sevgilim sabaha kadar sik beni” diye inlerken Bora’ya hadi işareti verince Bora kalçalarından tutarak içine girdi Aylinin ve pompalamaya başladı Aylin “Oh oh ıhhhh” diye inliyordu.

Karımı başka bir erkeğin altında böyle inlemesi kanımı tutuşturuyordu. Patlayacak gibiydim. Bora hızlanmıştı sonuna kadar sokup çıkarıyordu, Aylin ise gelmek üzereydi, inlemelerinin sesi duvarlarda çınlıyordu ve birden gelmeye başladı bütün vücudu titriyor ağzından anlamsız sesler dökülüyordu, belini iyice kavislendirmiş arkasındaki siki taşaklarıyla almaya çalışıyor gibi vermişti kendini. Kanepenin üzerine çıkarak şaçlarından yakalayarak başını çevirdim ve diğer elimle sikimin başını açık duran dudaklarının arasından ağzına soktum. Dudakları bir vantuz gibi kapanmıştı sikimin üzerine.

Gözleri kaymıştı ağzında gidip gelmeye başladım Aylin o ara kendine gelmişti galiba çünkü gözleri şaşkınlıkla açılmaya başlamıştı ben ağzındaysam onu kim sikiyordu. Kafasını arkaya çevirmeye çalışıyordu ve Bora’yı gördü. O an gelmeye başladım döllerim dudaklarından dışarıya fışkırmaya başlamış ağzından aşağıya doğru akıyordu. Yine bana baktı eğilerek kendi döllerimle kaplı dudaklarına yumuldum ve onu öpmeye başladım bir yandan da meme uçlarını sıkmaya başlamıştım. Bora o sırada

“Ohhh bitirdin beni orospu” diye inleyerek gelmeye başlamıştı dölleri havada kavisler çizerek Aylin’in omuzlarına ve saçlarına kadar fışkırıyordu o an Aylin bir daha gelmeye başladı tir tir titriyor sarsılıyordu, Bora kalçalarına ve amına hafif tokatlar atıyor bir yandan da “hastayım senin götüne… orospu seni” diyordu bu laflar sanki Aylin’i daha da azdırıyordu Aylin bir orgazm tüneline girmiş gibiydi Bora’nın parmakları amına, götüne çarptıkça ard arda geliyordu dalgalar. Artık ben de sikmek istiyordum ortak orospumuzu yavaşça Aylin’in altına kaydım ve belinden bastırarak sikimin üzerine köküne kadar

oturttum bacakları hala titriyordu, pompalamaya başladım. Bora benim yerime geçerek Aylin’in ağzına verdi. Ben kucağımda sikerken o da yanıbaşımda ağzına veriyordu Aylin’in. Bora’nın aletinin Aylin’in ağzına giriş çıkışları aklımı almıştı, gelmek üzereydim birden Bora durdu. Ne olmuştu? Kafamı kaldırdığımda koridora doğru baktığını gördüm, kafamı çevirince bir de ne göreyim Burak çırılçıplak yanımızdaki sehpanın arkasında bize bakarak 31 çekiyordu, gözleri alkol ve ilaçtan yarı kapalıyıdı. Bora’ya döndüm ne yapayım der gibi bakıyordu ve bunların hepsi herhalde 1 saniye içinde oluyordu, bu noktada devam etmek dışında bir şey yapamazdım, artık oluruna bırakmak en doğrusuydu

-Tamam der gibi başımı salladım. Bora da rahatlamıştı eliyle kardeşini çağırdı Şimdi Aylin kucağımda sol yanındaki Bora’nın sikini emiyordu sağ tarafında ise Burak vardı, Burak’ın siki devasa boyutlardaydı, kalın ve uzun Aylin bunu alabilir miydi acaba diye düşünürken daha da hızlı bir şekilde pompalamaya başladığımı farkettim, heyecanlanmıştım. Aylin ise artık sayısını şaşırdığım Orgazmlarına yenisini eklemek üzereydi,

– Ahhh çok hoşuma gidiyor… Çok hoşuma gidiyor… Ohhhhhhh…sikin beni…”diye inliyordu Bora Aylin’i nazikçe çenesinden tutarak başını Burak’ın olduğu tarafa doğru çevirdi Aylin’in gözleri kapalıydı ve tam o sırada yeniden çığlık çığlığa gelmeye başladı ve sonra gözleri açıldı ve karşısında dev gibi duran Burak’ın o devasa sikini gördü, ben bir yandan gelmeye başlamak üzereydim bir yandan da ne yapacak diye düşünürken büyülenmiş gibi Aylin’in ağzını açışını ve o güzelim gül dudaklarının Burak’ın sikinin koca bir mantara benzeyen başına kapanışını seyrettim ve o anda haykırarak karımın içine boşalmaya başladım.

9 yıldır sikimi kere zar zor ağzına alan karım. Şimdi hiç tanımadığı bir adamın devasa sikini iştahla emiyor yalıyordu. Sikim hiç boşalmamışım gibi taş kadar sertleşmişti. Hiçbir şeyi kaçırmamaya çalışarak seyretmeyi sürdürüyordum.?

?Aylin’in başı sürekli oynuyor, Burak’ın sikini ağzının derinliklerine alıp çıkarıyordu. Herifin yüzünde, ne kadar zevk almakta olduğunu açıkça belli eden bir ifade vardı. Başı hafifçe arkaya devrilmiş, gözlerini yarı kapatmıştı. İki eli, birer pençe gibi Aylin’in omuzlarını kavramıştı. Sonra kalçalarını ileri geri oynatmaya başladı. Artık sikini Aylin’in ağzına sokup çıkarıyor, onu ağzından adeta sikiyordu. Manzara müthişti.?

?Burak’ın belini getirmek üzere olduğu belliydi. Kalçalarının hareketleri giderek hızlanıyor, siki her bastırışında, Aylin’in ağzına biraz daha çok giriyordu.

?

?”Ohhh ağzın harika…”?dedi hırıldayan bir sesle.?”Hadi iyice em bakayım sikimi…?İyice em…?Ohh?şimdi fışkırtacağım ağzına…Gırtlağına fışkırtacağım?şimdi…?Ohh hadi yut şimdi…?Yut …”

?Kalçalarının titrediğini görebiliyordum. Sonra vücudu da kasılmaya başladı. Aynı anda Aylin’in boğazı da oynamaya başlamıştı. Tanrım, herif gerçekten de ağzında fışkırtıyor, o da büyük bir iştahla hepsini yutuyordu.

Aynı anda onun da bütün vücudu titremeye, sarsılmaya başlamıştı amı hala içindeki sikimi mengene gibi sıkıp sıkıp bırakıyordu. Burak’ın tohumları midesine inerken, o da belini getiriyordu.?

Burak yere çöküverdi, hepimiz nefes nefeseydik. Bora’da diğer yanıma oturdu. O hala dimdikti hala boşalmamıştı. Bir kanepede yanyana 3 çıplak adam ve kucağımda Aylin’le gerçeküstü bir tablo gibi görünüyorduk herhalde.

Aylin’in vücudu hala kasılmalarla geriliyordu, boynuna küçük küçük öpücükler kondurmaya başladım, kendine gelirken, yavaşça üzerimden yana doğru kaydırdım, Bora ve ikimizin arasına oturttum, elini bacaklarının arasına götürdü ve amını tuttu parmakları döllerimle kaplıydı dönüp Bora’ya baktı sonra bana ve yerde sırt üstü yatan Burak’a baktı ve döllerle kaplı parmaklarını klitorisinin üzerinde, kasıklarında gezdirmeye başladı dölleri her tarafına giderek büyüyen dairevi hareketlerle sürüyordu, Tanrım daha doymamıştı, nefesi yeniden hızlanmış, kendini okşarken gözleriyle hepimize davetkar, baştan çıkarıcı bakışlar atıyordu.

Sonra oturduğu yerden yere doğru kayarak elleri ve dizleri üzerinde durdu dönüp bize bir bakış atarak Burak’a doğru ilerlemeye başladı. İlerlerken belini kavislendirmiş kalçalarını bir kancık gibi havaya dikmiş çok seksi bir şekilde sağa sola sallayarak ilerliyordu. Yeniden sertleşmeye başlamıştım.

Şimdi Burak’ın yanına gelmişti karım eğilerek diliyle hafif hafif inikken bile kocaman olan siki yalıyordu, yanımda duran telefonumu alarak kaydetmeye başladım, bu geceyi sonuna kadar kaydetmeliydim. Burak’ın gözleri açılmıştı kolunu başının altına destek yapmış sikinin Aylin’in dudaklarının arasına girip çıkmasını seyrediyordu.

Bu arada Aylin, kelimenin tam anlamıyla harikalar yaratıyordu. Başını aşağı bastırdığında dudakları, neredeyse Burak’ın taşaklarına değiyordu. Başını kaldırdığında ağzından çıkan sikin boyu ise her hareketinde biraz daha uzuyordu. Hızla kalkıyordu Burak’ın siki. Sonra karım onu tümüyle ağzından çıkarttı. Şimdi dili, Burak’ın taşaklarından başlayıp sikin en tepesine kadar uzayan bir gezintiye çıkmıştı.?Arada da bana ve Bora’ya davetkar bakışlar atıyordu. Burak’ın siki artık bir kule gibi olmuştu Aylin bir eliyle koca siki kavrayarak Yüzü bize dönük bir şekilde Burak’ın üzerine oturdu, sonra köprü pozisyonu gibi ayaklarının üzerinde çömelerek Burak’ın o devasa sikini götünün deliğine dayadı ve bastırmaya başladı, canı yanıyor olmalıydı çünkü yüzü buruşmuştu ve dudaklarından iniltiler kaçıyordu ama hala kalçalarını sallayarak içine almaya çalışıyordu. İnanılmaz bir manzaraydı sevgili karım bir yabancının bayrak direği gibi sikini götüne sokabilmek için mücadele veriyordu.

Kalçaları iyice hızlanmıştı sağa sola çalkalayıp duruyordu birden ağzından derin bir

– AAAAAAHHhhhHhhhh çıktı ve o koca sikin üzerine olduğu gibi otuverdi karım, Burak’ın sikini götüne köküne kadar almıştı. Aynı anda tüm vücudu titremeye başladı tekrar. Uzunca süreden beri bu anı, götüne bir sikin girmesini bekleyerek iyice gerilmiş olmalıydı. Öyle ki, tüm gece boyunca defalarca belini getirmiş olmasına rağmen, sonunda istediğini elde edip, Burak’ın koca sikini götüne alınca kendini tutamamıştı. Vücudunun belden yukarı kısmını geri vermiş, iki elini, altında sırtüstü yatan Burak’ın iki yanında yere dayamış, bacaklarını alabildiğine açmıştı. Kalçaları Burak’ın kucağında dans ediyordu adeta. Eteği hala belindeydi. Vücudunu böyle geri atınca benimle Bora’nın gözleri önüne de tarifi imkansız bir manzara sergilemiş oluyordu. İkimiz de, Burak’ın sikinin karımın götüne sonuna kadar girdiğini, iri ve kıllı taşaklarının kendi bacaklarıyla Aylin’in kıçının o baştan çıkartıcı yuvarlakları arasına sıkışıp ezildiğini görebiliyorduk.

Ama ondan da daha müthiş bir manzara vardı gözlerimizin önünde. Karımın amı, susamış bir ağız gibi şişip açılmış, içine girecek siki bekler vaziyette, tam karşımızdaydı.? “Ahhh?hadi?gelin sikinizi?amıma?sok?şimdi…”?diye?yalvardı?Aylin, “Ohhh?hadi?gelin?şimdi sokun şimdi…?Ohhhh?hadi?…?Hadi?şimdi sokun …?Amımı da?sikin…”?

Allahım ellerim titriyordu çekim yaparken bu en çılgın hayallerimin bile ötesinde bir çılgınlıktı. Zevkten bayılacak gibi hissediyordum bu manzaraya baktıkça. Bora, hemen yere, karımın bacaklarının arasına diz çöktü. Dizlerini, alttaki kardeşinin bacaklarının iki yanında, yere dayamıştı. Daha iyi görebilmek için biraz yaklaştım. Aylin, şehvetten yarı kapanmış gözlerle, kasıklarının bir kaç santim ötesinde dimdik ve tüm devasalığıyla sallanan siki seyrediyordu. Bu arada sakin de duramıyordu tabii. Kalçaları altındaki Burak’ın kucağında, sağa sola kıvranıyor, çalkalanıyordu. Küçük götünün Burak’ın sikini ne hale getirdiğini tahmin edebiliyordum. Sonra Bora sağ eliyle sikini tutup, başını, karımın amının iyice aralık duran dudaklarının arasına soktu. Kalçaları bir anda ve sanki hayvani bir hırsla ileri gittiler.

Tek harekette, dibine kadar geçirmişti herif.?

?- “Immmmhhhhh….”?diye?inledi?Aylin, “Ohhh?sok?bana…?Hepsini?sok?bana…?Ohhhh?hadi?sik?beni…?Ohhh?hadi?ikiniz?de?sikin?beni…?İkiniz?birden?sikin?beni… Hem?amımdan, hem?götümden?sikin?beni…? Ohhhhh….?Immmhhhhh…”?

?Bir anda üçü birden hareketlendiler. Burak alttan, Bora üstten pompalamaya başlamışlardı. İki yabancının kocaman sikleri, karımın amına, götüne girip çıkıyordu artık. İnanılmayacak kadar çok tahrik olmuştum.

Olgun Aşkım

Olgun Aşkım
Üniversitede okurken okuduğum fotoğrafçılık bölümünün sekreteri olan bayan uzun bi süre ilgimi çekmişti. 45 yaşlarında bi bayan olan x hanımın neredeyse benim yaşımda bi kızı olmasına rağmen, çok hoşlanıyodum ondan. aşırı olmamakla birlikte şişman sayılabilecek bi kadın olan x hanım, tam anlamıyla dolgun kadın kategorisindeydi. buarada x hanım da bölümde sevilen biriydi ve çoğu öğrenciyi ismen tanırdı. beni de tanırdı ve genellikle sıcak davranırdı….. mezuniyet zamanı gelip çattığında, baloya katılmamak gibi bi düşüncem vardı. birgün, bi şekilde x hanımla bu konu açıldı ve gitmiceğimi öğrenince, kendisininde baloya katılacağını ve benden onun baloya gideceği eşi olmamı istedi. biraz ısrar ettikten sonra da daha fazla kıramadım ve mecburen kabul ettim. balo günü geldiğinde, onu evinden alıcaktım, öyle sözleşmiştik. çünkü evi salona yakınmış. o gece onu evinden almaya gittiğimde, meğer evinde kimse yokmuş. kızı memlekette büyükannelerindeymiş. o gece öğrendiğim asıl önemli bilgi ise, kocasından boşanmış olduğu. neyse, kapısını çaldığımda neredeyse hazırdı, beni içeri davet etti tamamen hazırlanana kadar içerde bekleyebiliceğimi söledi. girdikten sonra, hemen beni yanına çağırdı, evde kimse olmadığı için, giydiği kıyafetin fermuarını kapamam için bnden rica etti. ben utana sıkıla yanına gittim, zaten öyle çok uçuk bir insan değildim, kadının rahatlığı ve yakınlığı biraz rahatsız etmişti beni. ama işin çok ileri gidiceğini bile düşünmemiştim açıkçası.. yanına gittim, odasının hemen kapı eşiğinden daha ileri gitmedim, o da rahatsız olduğumu anlayınca yanıma geldi, orada kapadım fermuarını. ben kapının eşiğinde, hemen bir duvarın önündeydim, o da önümdeydi, duvara yakın olduğum için, bianda bana yaklaşınca, kaçacak yer bulamadım. tam o anda kadının niyetini anlamıştım artık. kalçalarıyla bana baskı yapıyordu, adeta sürtünüyordu. ilk başta utanarak, ne yapıyorsunuz diye çıkıştım, ancak onu beğendiğim için de, elimde olmadan x hanıma dokunmuşum, o da kendini ileri atmayınca, daha fazla üstelemedim. büyük kalçalarını sürterken, ellerimi aldı ve büyükçe olan göğüslerine götürdü. göğüslerini mıncıklamaya başlayınca, kısa bi çığlık attı. belliki o an çok istiyodu, o kadarı bile azmasına yetti. sonra önünü döndü ve dudaklarımı öpmeye başladı. bir eliyle de sikimi avuçladı, üzerimizde kıyafetler olmasına rağmen, çılgınca sevişiyorduk adeta.artık kontrolü elime almam gerektiğini anladım ve onu yatağa attım. yatağa itmemle hemen doğrulması bir oldu. çnkü niyeti pantolonumu çıkarmaktı.ereksiyon halinde olan sikimi görünce yalamaya yeltendi, ancak ben asıl başka bir şey peşindeydim. onu yatağa yatırdım, sikime 1 2 kez tükürmesini söyledim, ve göğüslerini iki yandan sıkıştırmasını istedim. göğüslerini sikmeye başladım. gidip gelirken arada göğüs uçlarını elledim. artık boşalmaya yakınken, sikimi ağzına götürdüm, kendimi tutamadığım için ağzını sikmeye başladım, biraz fazla sokmuş olucam ki biraz zorlandı, hemen toparladım kendimi ve ağzında daha sakin gidip gelmeye başladım. ve sonunda boşalmaya başladım. boşalırken ilk anda çıkaramadım sikimi, ağzının içine boşaldım biraz, devamını da göğüslerine boşalttım. x hanımın bu boşalmadan pek hoşnut kalmadığını anlayınca, ona bir jest yapmak adına, spermlerimi akıttığım dudaklarını öpmeye başladım. böyle bişey beklemiyordu herhalde ki, çok hoşuna gitti ve büyük bir şevkle öpmeye başladı. sikim boşalmama rağmen inmemişti, bunu görünce iç çamaşırını da hemen çıkardı ve sikimi içine almaya yeltendi, ancak önce onu delirtmek istediğimi söledim. uzun bir süre amını yaladım, açıkçası kokusu beni azıcık rahatsız etmişti, ama sesimi çıkarmadım, sürekli yaladım. sonunda fena bir şekilde orgazm oldu ve çığlık attı. 45 yaşındaki kadın 20lik kız gibi zevkten çırpınıyordu önümde. artık tamamen ilişkiye girme vakti gelmişti, ama prezervatif olmadığı için vajinal yapamayacağımızı, her ihtimale karşın bu riski alamayacağımızı söledim, ancak bunu dert etme, sonra önlemini alırız dedi. bnde fazla üstelemedim, onu yüzüstü yatırdım, altına bi yastık koydum ve vajinal yoldan yavaşça girdim. yavaş tempoda başladım ancak hızlandıkça onun inlemeleri de arttı. bnde inleyerek karşılık verince, birbirimizi daha fazla tahrik ettik,bide ben gidip gelirken kalçalarını sıkıyodum, iki yana açıyodum, bu çok hoşuna gidiyodu. sonunda boşalmaya yakınken, vajinasının içine boşalmak istemediğim için, sikimi çıkardım ve boşalana kadar kalçalarının arasında gidip geldim. ve en sonunda büyük bi inlemeyle sırtına ve göt yanaklarına boşaldım. bu yaşta bi kadından beklenmeyecek performansta bir seks olduğundan, hem zevkten dört köşe, hemde inanılmaz yorgundum. bi yarım saat fln yatakta beraber yattık, dinlendik. arada ben onun dolgun vücudunu elledim sürekli. şişman olmasına ve 45 yaşlarında olmasına rağmen ufak tefek buruşukluklar dışında diri bi vücudu vardı. daha sonra da bikaç farklı deneme daha yaptık ve ben sonunda duş almadan evinden çıktım. ama çıkmadan birşey sordum ona. önceden aklında olup olmadığını sordum, daha önce hiç olmadığını, ama baloya gitmiceğimi sölediğim o gün bianda buna karar verdiğini, bunu yapmak için en doğru kişinin ben olduğumu söledi. zaten mezun olduğum için sonra bidaha görüşmedik ama 1 2 kez beni yine çağırmıştı, ben gitmedim. çünkü o gün o şeyin yaşanması gerekiyomuş, ama daha fazlası yanlış olucaktı, bana göre doğru bir ilişki değildi. yinede bana unutamayacağım bikaç saat yaşattı…

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 9.BÖLÜM

ALINTI – Dedemin Kiracısı Kuduruk Çıktı! 9.BÖLÜM
Yaklaşık 1 saat sonra Marmaris’teydim. Ayşe’nin tarifiyle otelin önüne gittim. Ayşe otelden aceleyle çıkıp arabaya bindi ve “Hadi sür aşkım, bir gören olmadan uzaklaşalım. Gece bizimkiler uyuduktan sonra geliriz, odama çıkarız!” dedi. Üstünde dizinin biraz üstünde biten bir etek vardı. Göğüsleri, hafif açık dekoltesinden fırlaycak gibiydi. Ne Handan, ne Zübeyde abla, nede diğer birlikte olduğum kadınlarda Ayşe’ninkiler kadar güzel göğüsler vardı. Barlar sokağına gidip, rastgele bir bara daldık. İçkilerimizi yudumlarken keyifle sohbet ediyorduk. Ben Ayşe’nin yarım yamalak Türkçesiyle dalga geçiyordum. Sohbet güzel gidiyordu. Vakit gece yarısını geçmişti ve hafiften çakır olmuştuk. Daha fazla dayanacak halim de yoktu zaten. Anlamsız bir şekilde sikim kalkmış, gizleme gereği duymuştum. Hesabı ödedim ve Ayşe’lerin kaldığı otele döndük.

Ayşe, ailesiyle aynı katta, ama başka bir odada kalıyordu. Sessiz bir şekilde Ayşe’nin odasına girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz Ayşe’nin dudaklarına yumuldum. Ayşe de benden bunu beklercesine aynı anda bana karşılık verdi. Hava zaten sıcaktı, buna bizim ateşimiz de eklenince üstümüzdeki kıyafetleri biran önce çıkardık. Yatağa gelene kadar ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. Ayşe’yi yatağa yatırıp, ağırlığımı vermeden dudaklarını öpmeye, boynunu emmeye devam ettim. İkimiz de müthiş azmış durumdaydık. Öpe öpe muhteşem göğüslerine geldim. Meme uçlarını ağzıma alıp, emiyor, içime çekiyor, daha sonra bırakıp dilimle tokatlıyordum. Ayşe de aldığı zevkten göğüsleri bir inip bir kalkıyordu. Bir süre daha göğüsleriyle ilgilenip, bal kutusuna geçtim.

Ayşe sanırım orgazm olmuştu. Amının olduğu bölge çarşafa kadar ıslaktı. Tek tüy bile olmayan amına elimi attığımda da yağ sürülmüş gibi kaygandı. Fazla önemsemeden direk amına yumuldum. Küçük amına ağzımı dayayıp, dilimi olabildiğince içine sokuyor, daha sonra da deliğinden klitorisine kadar dilimle badana çekiyordum. Klitorisi uyarılmanın etkisiyle iyice şişmişti. Bu sırada da Ayşe ikinci orgazmına yaklaşıyordu, ama ben boşalmasını istemiyordum. Zaten benim de daha fazla sabredecek gücüm kalmamıştı. Doğruldum ve sikimi ıslatma gereği duymadan yavaşça amına soktum. Tamamı içine girdiğinde, aynı anda ikimizden de derin bir, “Ohhhhhh!” sesi çıktı. Sanırım en son gene ben girmiştim bu amcığa. O kadar kaygan olmasına rağmen zorlanmıştım girerken.

İçinde biraz bekleyip, sonra hızlanarak girip çıkmaya başladım. İkimiz de deli gibi inliyorduk. Babası ve annesi iki yan odadaydı, yani sesimiz duyulmazdı, o yüzden rahattık biraz. Ben aynı pozisyonda amına girip çıkarken, Ayşe deli gibi inlemeye, bir süre sonra da böğürmeye başladı. Şiddetli bir orgazm yaşıyordu. Bacaklarını belime dolamış, sikimi içinde sıkarak, titreye titreye orgazm oluyordu. Bir süre kendisine gelmesini bekledim. Nefes alış verişi düzelince içinden çıkmadan üstüme aldım Ayşe’yi. Ayşe üstümde yavaş yavaş zıplamaya başladı. Zıplarken göğüsleri de bir aşağı bir yukarı sallanıyordu. Ayşe üstümde hızlandıkça, ben de adım adım boşalmaya yaklaşıyordum. Ama bu şekilde değil de, göğüslerinin arasına boşalmak istiyordum. Ayşe’yi tekrar yatırdım. Göğüslerini iki elimle birleştirip, sikimi arasına yerleştirdim ve gidip gelmeye başladım. Sikimin ucu göğüslerinin arasında bir görünüyor bir kayboluyordu…

Daha fazla tutamadım kendimi ve suratına doğru boşalmaya başladım. İtfaiye hortumuyla sular gibi suluyordum suratını döllerimle. Ayşe gözlerini kapatmış, döllerimin bitmesini bekliyordu. Boşalmam bitince kendimi Ayşe’nin yanına attım. Kendime gelene kadar bir süre uzandım. Ben bir sigara içene kadar Ayşe de kendine gelmişti. Kalktık duşa girdik. Birbirimizi yıkayıp, kurulanıp, tekrar yatağa geçtik. Gözlerimizden uyku akıyordu, yorulmuştuk da biraz. Birbirimize sarılıp uyuduk…

Sabah daha gün ağarmadan, tatlı bir hisle uyandım. Ayşe sikimi ağzına almış, yavaş ama çok güzel bir şekilde yalıyordu. Gözlerimi tekrar kapayıp, kendimi bu zevke bıraktım. Bir süre sonra Ayşe sikime bolca tükürüp doğruldu. Bir eliyle sikimi hizalayıp üstüne oturmaya başladı. Zor girdiğini hissedince, kafamı kaldırıp baktım. Ayşe, sikimi göt deliğine hizalamış, dudaklarını ısırarark, yarı acı yarı zevkle, sikime oturmaya çalışıyordu. Biraz uğraştıktan sonra da amacına ulaşmış, sikimi götünde kaybetmişti. Dibine kadar alınca, yüzünde zafer kazanmış gibi bir ifadeyle güldü. O kadar da çok zorlanmadan götüne aldığına göre, belli ki daha önce siktirmişti. Ayşe kendini kaybetmişcesine üzerimde zıplıyor, büzüğü sikimi bir sıkıp bir bırakıyordu. Odada kasıklarımızdan gelen ‘Şak, şak, şak!’ sesleri ve Ayşe’nin inlemeleri yankılanıyordu. Ben ise gözlerimi kapatmış, bu güzel anın tadını çıkartıyordum…

Ayşe 10-15 dakikadır üstümde zıplıyordu. Daracık götü beni inanılmaz etkilemiş, boşalmaya yaklaştırmıştı. Beraber boşalmak için elimi amına atıp, klitorisiyle oynamaya başladığımda, Ayşe de deli gibi hoplamaya, aynı zamanda da inlemelerini sıklaştırmaya başladı. Çok geçmeden de kasılarak, götünün içindeki sikimi sıka sıka orgazm oldu. Ben de boşalmak için, alttan birkaç kez pompalayıp, bütün döllerimi götünün içine boşalttım. Ayşe benden çok yorulmuştu, sikim götündeyken kendini üstüme bırakıp, bir süre dinlendi. Sonra yanıma uzandı. Yatakta biraz sohbet ettikten sonra tekrar duşa girdik. Kahvaltı saati gelmeden benim gitmem gerekiyordu. Onun için vakit kaybetmeden giyinip, hazırlandım. Ayrılırken Ayşe duygulanmıştı, ama deli gibi öpmeyi de ihmal etmedi. Otelden ayrılıp, tekrar Bodrum’a doğru yola çıktım…

Otele varıp, odamıza girdiğimde sabah olmak üzereydi. Hemen soyunup, boxerla yatağa girdim. Zübeyde ablaya sarılarak uykuya daldım. Öğleye kadar deliksiz bir şekilde uyumuşum. Uyandığımda Zübeyde abla yanımda yoktu. Uyku sersemliğini üzerimden attıktan sonra telefonumu alıp, Zübeyde ablayı aradım. Havuzda güneşlendiğini söyledi. Ben de mayomu giyip, aşağıya indim…

Zübeyde abla havuz başında parlayan vücuduyla güneşleniyordu. Sessizce yanına gidip, sırtına bir öpücük kondurdum. Telaşla başını çevirip bana baktı ve “Senmiydin ya, korkuttun beni! İnsan geldiğini haber verir!” diyerek doğruldu. Cevap vermeden dudaklarına küçük bir öpücük kondurup, “Çok özledim seni!” dedim. Gerçekten de içimde inanılmaz bir arzu vardı ona karşı. Zübeyde abla da hemen havaya girip, “Ben de çok özledim seni aşkım!” dedi. Bunu derken gözlerindeki ışıltıyı görebiliyordum. Biz sohbet ederken Sevgi yüzerek yanımıza yaklaşmış, havuzun içinden bana su sıçratarak, anlamlı anlamlı, “Hoş geldiniz Serdar Bey!” diyerek beni baştan aşağı süzdü. “Hoş bulduk Sevgi Hanım!” diyerek ben de onu süzdüm. Sıcaktan terlemiştim ve serinlemek için havuza girmek istedim. Zübeyde abla güneşlenmek isteyince, ben de kendimi suya bıraktım. Biraz yüzdükten sonra, o anda havuzun diğer ucunda bulunan Sevgi’nin yanına yüzerek gittim ve suyun içinde kenara tutunarak sohbet etmeye başladık…

Sevgi çok meraklı bir kadındı, anlamlı bakışlarla, “Dün gece nasıldı bakayım? Arkadaşınla iyi eğlendin mi?” diye sordu. Ben de gülerek, “Çok zevkliydi, ama epey bir yorulmuşum!” dedim. Sevgi de, “Yorucu geçtiği boynundaki diş izlerinden belli oluyor! Morlukları Zübeyde farketmedi mi?” deyince, ben birden panikledim, “Ciddimisin? Neresi? Çok mu belli oluyor?” dedim ve elimle boynumu yokladım. Sevgi gülerek, “Şaka şaka, iz falan yok! Sana zarf attım, sen de yedin!” dedi. Sonra hiç beklemediğim bir şey yaptı, mayomun üzerinden sikimi avuçladı. “Dur, ne yapıyorsun? Zübeyde görecek şimdi!” dedim. Sevgi gayet pişkin bir şekilde, “Bir gece de benimle geçir, söz seni fazla yormam!” diyerek sikimi okşamaya başladı. “Tamam, ayarlamaya çalışacağım, ama şimdi rahat dur!” dedim. Sevgi sikimi bıraktı ve normal muhabbete devam ettik. Ama felaket bir şekilde azmıştım. “Ben çıkıyorum!” dedim, yüzerek Sevgi’nin yanından ayrıldım.

Havuzdan çıkıp, Zübeyde ablaya, “Odaya çıkalım mı, işimiz var!” dedim. “Haa, anladımmmm!” diyerek şezlongtan kalktı hemen. Halen yüzmekte olan Sevgi’ye el sallayarak ayrıldık havuz başından. Odaya girer girmez dudaklarına yapıştım. Anlaşılan Zübeyde abla da istekliydi ki, dudaklarımı kemirircesine öpmeye başladı. Öpüşerek yatağa kadar gidip, Zübeyde ablayı üstüme aldım. Zübeyde abla biryandan benimle öpüşüp, biryandan da şortumu çıkarmaya çalışıyordu. Ben de ona yardımcı olup, şortumu çıkardım. Zübeyde abla da aşağı kayarak, sikimi ağzına aldı, yalamaya başladı. Müthiş saksosuyla içimde bir titreme yaratmıştı. Sikimi bir süre yalattıktan sonra, Zübeyde ablayı yatırıp, bikinisinin altını çıkardım. Amı sularından parlıyordu. Elimle içini biraz yokladım, amı yeterince kaygan olduğu için, yalamadan, sikimle fırça çekerek içine girdim. Amı kor gibi yanıyordu. Önce yavaş yavaş, sonra hızlanarak sikmeye başladım. Bir yandan da bikinisinin üstünden göğüsleriyle oynuyordum…

Pozisyon değiştirdik, Zübeyde ablayı yatağın üstünde dörtayak domaltıp, arkadan tekrar amına girdim. Bu pozisyonda daha hızlı pompalıyordum amına. Bir süre sonra Zübeyde ablanın inlemeleri çığlıklara dönüşmüştü. Boşalıyordu. Benim de dermanım kalmamıştı. Zübeyde ablanın boşalırken kasılmalarına dayanamayıp, amının içine fışkırttım döllerimi. Boşalırken benden de inlemeye benzer sesler çıkmıştı. Bu sikiş çok iyi gelmiş, müthiş rahatlamıştım. Kendime gelene kadar o pozisyonda bekleyip çıktım amından, kendimi yatağa attım. Aceleyle klimayı bile açmamıştık. Odanın ve sikişin sıcaklığından boncuk boncuk terlemiştik ikimiz de. Biraz dinlenip, birlikte duşa girdik. Yıkanıp çıktıktan sonra klimayı açıp, akşam yemeği vaktine kadar yattık, dinlendik…

Akşam yemeğini otelin restoranında, baş başa, romantik bir şekilde yiyorduk, bir şişe de şarap açtırmıştık. Ama bu romantizm fazla uzun sürmedi. Sevgi damdam düşer gibi gelip, hiç sormadan yanımıza oturuverdi. Zübeyde abla bir şey demeyince, ben de ses çıkarmadım. Ama bu kadına gıcık olmaya başlamıştım, canı fena halde sikilmek istiyordu. Yemeğin sonlarına doğru bir şişe şarap bitmiş, 2. şişeyi içiyorduk. Şarabın sayesinde, gergin ortam gitmiş, keyifli bir sohbet dönüyordu masada. Bu arada Zübeyde abla kafayı bulmak üzereydi, konuşurken laflar ağzından peltek peltek çıkıyordu. Sevgi de durumu anlamış, kendisi fazla içmiyor, ama Zübeyde ablaya içiriyordu…

Zübeyde abla, dün gece yabancı bir turistin kendisine yiyecekmiş gibi baktığından ve bundan tahrik olduğundan, hatta odaya gidip o adamı düşünerek mastürbasyon yaptığından bahsediyordu. Bunu duyunca bütün keyfim kaçmıştı, ama o bunun farkında olmadan anlatmaya devam ediyordu. Sevgi de sinirlendiğimi anladığı halde, “Ee, bugün Serdar’la sevişirken o adamı hayal etmedin mi?” diye sordu. Zübeyde abla, “Hayırrr, sadece genç sevgilimi düşünüyordum!” diye cevap verip, kahkaha attı. En azından bunu duymak içimi bir nebze olsun rahatlatmıştı. Ama Sevgi’ye, “Seviştiğimizi nerden biliyorsun?” diye sormadan da edemedim. Sevgi, “Sizi öğlen yemeğine çağırmak için odanıza gelmiştim, ama kapıdan seslerinizi duyduktan sonra vazgeçtim!” dedi…

2. şişe şarap da bitip, 3. şişeyi açtırdığımızda, Zübeyde abla artık konuşamıyor, hatta gözlerini bile açamıyordu. Sevgi’ye, “Birazdan geliyorum!” deyip, Zübeyde ablayı kaldırdım ve odamıza götürdüm. Elbisesini çıkarıp, sütyen külotla yatağa yatırdım. Çok masum görünüyordu. İçinde kötülük yoktu, ama benimle yaşadığı ilişki, kendisini de benim gibi olmaya zorlamıştı. Yaşına göre davranmıyordu. Bu da aslında beni daha çok bağlıyordu kendisine. Bir süre daha yanında durduktan sonra anahtarı alıp odadan çıktım, indim restorana. Sevgi bıraktığım gibi oturuyordu. Yanına gidip oturdum. Birer kadeh daha içtikten sonra, Sevgi, “Hadi odama gidelim!” deyip şişeyi kaptı ve benim koluma girdi.

Odasına girince, şişeyi masaya bırakıp direk dudaklarıma yumuldu. Ateşlice öpüyor, dudaklarımı dişlerinin arasına alıp canımı acıtmadan ısırıyordu. Dili ağzımda gezmeye başlamıştı. Bu erotik öpüşme sikimin kalkmasına yetmişti. Biryandan öpüşüyorduk, biryandan da iki elimle kısa elbisesinden vücudunun açıkta olan yerlerini okşamaya çalışıyordum. Acele etmeden tadını çıkara çıkara yapıyorduk bu işi. Bir süre daha ayakta ateşlice öpüştükten sonra elbiselerimizi çıkarttık. En son iç çamaşırlarımız kalınca yatağa girip, orda öpüşmeye devam ettik. Sevgi beni sırtüstü yatırıp, ıslak dudaklarıyla göğüs uçlarımı öperek uyarıyordu. Sikim adeta demir gibi sertleşmişti. Bu işi iyi yaptığı aşikardı…

Sonra sikime indi. Boxerimin üstünden sikimi avuçladı ve “Tam istediğim gibi, hem kalın hem uzun! Bu gece beni parçalamanı istiyorum!” deyip, sikimi boxerdan kurtardı. Sikimi biraz sıvazladıktan sonra, dilini aşağıdan yukarıya doğru dondurma yalarcasına sikimde gezdirdi. Sikimin başını diliyle tokatlıyordu. Bu kadın bir erkeği nasıl zirveye çıkartacağını çok iyi biliyordu. Sonra sikimi yavaş yavaş ağzına almaya başladı. Her seferinde daha fazlasını ağzına alıyor, çıkartırken de dudaklarını sıkıp içimden birşeyleri kopartırcasına emerek çekiyordu. Biraz sonra sikimin tamamı ağzındaydı. Sikimin başı gırtlağına dayanmış halde bir süre bekledi. Daha sonra da ağzındaki tükürüklerle parlayan sikimi eline alıp sıvazladı…

Sikimi yalarken gerçekten zevk alıyordu. Sikimi tekrar ağzına alıp hızlıca emmeye başladı. Niyeti beni boşaltmaktı anlaşılan, ben de kendimi ona bıraktım. Bir süre daha yaladıktan sonra sikimin damarları şişmiş, kalp gibi atmaya başlamıştı. Fazla dayanamadım ve ağzına oluk oluk boşaldım. Boşalmam oldukça uzun sürmüştü. Ama Sevgi döllerimin tek bir damlasını bile ziyan etmeden, yalamaya, emmeye devam etti. Sikimi ağzından çektiğinde, sikim tertemizdi. Sikimi eline alıp biraz sıvazladıktan sonra, “Bu kadar uzun dayanacağını tahmin etmemiştim. Bu gece çok güzel olacak!” diyerek kalktı ve banyoya ağzını yıkamaya gitti. Banyodan gelince birer sigara yaktık. Sigaralarımız bitince sıra bana gelmişti…