Köyde Annemi Siktim 5 ci bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyde Annemi Siktim 5 ci bölüm
Köyde Annemi Siktim 5 ci bölüm

Annemle yatağa uzanıp birbirimizi okşayarak öpüştük bir süre. Daha sonra “bak sana ne öğreteceğim” diyerek doğruldum annem merakla beni izliyordu. Direk 69 pozisyonu aldım ve anneme “sen benim sikimi yalarken bende amını yalayacağım. Çok zevkli olacak” dedim annem tamam gibisinden başını salladı. Üstüne ters olarak uzanıp pozisyonumu aldım ve bacak arasına başımı gömdüm. Annem birkaç kez sikimi taşaklarımı sıvazlayıp sonra yavaşa yavaş sikimi yalamaya başladı. Annemin amını şapur şupur yalıyordum. Yaladıkça annemde benim sikimi daha bir iştahla somuruyordu. 5 dakika kadar birbirimizi yaladık. Annem boşalmaya başladı. O boşaldıkça ben ağzıma dolan zevk sularını iştahla emdim. Annemin amını yalamayı bırakıp üzerinden kalktım ve göğsünün üzerine uzanarak sikim tam ağzının hizasına getirdim. Sikimi tutarak ağzına yaklaştırdım annem olayı anlamış sikimi emmeye başlamıştı. Üzerine ağırlığımı vermemek için dizlerimin üzerinde duruyordum ve annemin iştahla sikimi yalamasına dayanamayarak dolum noktasına ulaştım. Boşalacağım zaman bende sikimi iyice annemin ağzına iteledim ve kasılarak boşalmaya başladım. Annem önce paniğe kapılıp ve yapacağını bilmediğinden döller ağzından taşmaya başladı ama “aşkım yut döllerimi. Oğlunun döllerini iç aşkım benim” diye söyleyince pek istemese de döllerimi yutmak zorunda kaldı. Boşalmam bitince üzerinden kalkıp yanına yattım ve elimi amına atıp deliğini parmaklamaya ve annemi izlemeye başladım. “Nasıl güzelmiydi bu yaptıklarımız” dedim sadece gülümsedi. “ne o gitti mi gitmedi mi hoşuna” “illa sölemem mi lazım” “evet” “he getti ya” “tamam o zaman sıra şu güzel götü sikmeye geldi” diyerek doğruldum ve mutfağa doğru gittim. Annem arkamdan “nere gidiyon” diye sesledi ama cevap vermedim. Hemen çay bardağına biraz zeytin yağı koyup geri geldim yatağa.

Annemi “hadi aşkım dön bakalım” diyerek ters döndürdüm ve domalma pozisyonuna getirdim. Yağı dökmeden önce ellerimle göt yanaklarını araladım ve hafif kıllı göt deliğini dillemeye başladım. Ben dilledikçe annem kendini geriye veriyordu. Deliğini yalarken elimin birisi ile de amını okşamaya başladım. Bir yandan göt deliğini yalarken bir yandan da amını sert hareketlerle okşamaya başladım. Annemin inlemeleri artmıştı. On dakika falan yalamışımdır annemin göt deliğini. Daha sonra bardağa parmağımı sokup hafifçe deliğine sürdüm ve parmağımı göt deliğine iteledim. Annemin deliği Neriman’ın deliğine göre daha genişti. Parmağım daha rahat girip çıkıyordu. Daha sonra bardağı alıp annemin götünün üzerine dikkatle yavaş yavaş döküp bir yandan da sıvazlayarak yağı tüm götüne yaymaya başladım. Annemin götü yağdan parıldıyordu. Eminim o ne yapmaya çalıştığımı anlamaya çalışıyordu. Annemin kabalarına şöyle geri çekilip bir baktım harika görünüyorlardı. Bardaktan bir miktar yağı elime döküp sikimi sıvazlayarak yağladım. Biraz daha alıp annemin göt deliği çevresine sürdüm.

Daha sonra sikimi göt deliğine hizalayıp bastırdım. Annemden “ayhhhh” sesi geldi. Sikimin başı annemin götüne gömülmüştü. Öylece kaldım ve “anne zoru bitti şimdi kendini kasma yavaş yavaş gireceğim” dedim. “oğlum çok acıdı valla” “anne sen kasma kendini bak alışacaksın” dedikten sonra bir kez daha yükledim. Ama yüklenmemle annemin dibini bulmuştum, sikim köküne kadar annemin götüne gömülmüştü. Tabi o sıra da annemin attığı çığlığı söylememe gerek yok. “tamam annem bitti artık acı geçecek. Sakin ol tamam mı” “sakin olcam da dağıttı içimi oğlum sikin” “bak biraz böyle bekleyelim hatta sen kendini iyi hissedince kendin hareket ettir içinde sikimi” “tamam ayhh tamammm” dedi. Ellerimle annemin sırtını kalçalarını okşayarak bir süre bekledim. Annemin acısı geçmeye başlamış olacak ki yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Ama hareketleri öyle çok değildi. 1 – 2 santim kendini geri çekip tekrar itiyordu. Bende onu rahatlatmak ve zevk vermek için “ohhhh işte böyle annem. Çok iyisin aşkım. Ohhhh devam et. Siktir götünü bana. Ohhhhh annemmmmm ohhhh işte götünü sikiyorum. Ohhhh bakire götünü sikiyorum ohhhh. Annem benim kendini bana siktiren annem, karım, kancığım ohhhhhh” diye söylenmeye başladım. Annem de kendini daha seri hareketlendirmeye başlamıştı. Sanırım artık acı çekmek yerine zevk almaya başlamıştı. Beline sarılıp hareketlerin kontrolünü ele aldım ve artık normal bir şekilde annemin götüne girip çıkmaya başladım. Annemin iri götüne kasıklarım her çarptığında yağında etkisiyle hoşa giden bir şak sesi yankılanıyordu oda içerisinde. Annem de artık götten sikilmeye alışmış “ımhhh ımhhh” sesleri çıkarmaya başlamıştı. “gördün mü anne götten sikilmek güzelmiymiş yoksa kötü mü” oğlum başta çok acıdı emme şimdi iyi” “bundan sonraki sikişlerde çok zevk alacaksın emin ol” “ımhhh inşallah oğlum ama hala acıyo” annemi keyifle götünden sikmeye devam ettim. Götüne kökledikçe artık kendimden geçmeye başlamıştım. “offf anne senin tazecik götünü sikmek acayip zevkli bir şey” “ayhhhh ımhhh ımhhh onu sen bi de bana sor” “biliyom acıyordur ama bak ilerde çok hoşuna gidecek”

Seri şekilde köklüyordum annemin götüne. Artık annem de iyice alışmış zevklenmeye başlamıştı. Bende götünü sikerken elimin birisini amcığına atıp bızırını okşamaya başladım. Okşamalarımın da ektisiyle iyice gevşeyen ve zevke gelen annem “ohhhh devam et ohhhh çok iyi sik ananı. Sik götümü. Ohhhh dağıttın dağıttın götümü ohhhh. Sert sik daha serttttt. Dağıt ananın amını götünü. Harikaaaa ohhhh oğlum benim” diye söyleniyordu. Bende “annem sikmezmiyim hiç bu götü ohhh tazecik götü var annemin ohhhh kız gibisin sen aşkım. Harikasın senin amını götünü sikmeye doyamıyorum ben ohhhh” diye karşılık veriyordum. Annem “sik daha sert sik beni. Ananı doyur yarağa ohhhhh oğlummmm” diyerek boşalmaya başladı. Bende götünün darlığına daha fazla dayanamadım ve son hamle ile götünün derinliklerine döllerimi attırmaya başladım. Üzerime öyle bir yığıldım ki abanmamın etkisiyle annem domaldığı yerden yatağa yığıldı kaldı. Hem ağırlığımın hemde bitkinliğin etkisi vardı bunda. Bir iki dakika öylece kaldım üzerinde. Daha sonra doğrulup götünden çıktım. Sikimi temizlemek için lavaboya gittim. Sikimi tuvalet kağıdı ile silip yıkayıp geri geldim odaya. Annem uzandığı yerde öylece yatıyordu.

Yanına uzanıp “nasıldı hayatım” “güzeldi oğlum” “zevk alacaksın demiştim sana” “evet değişik bir şey oluyo insanda” “hoşlandığına sevindim annem” “sen sevdikten sona bende severin oğlummm” “annem benim canım annem. İnan senin amını da götünü de sikmek çok zevkliydi” “hımmm daha çok zevk verenler olmuştur” “anne girme yine Neriman meselesine. Bak Neriman hoşuma gidiyor tamam mı, onunla evlenmekte istiyorum ama senin yerin başka onun yeri başka” “iyi tamam tamam demem daha” “nazlanma hemen. Ben seni çok seviyorum ve amına da götüne de bayılıyorum” “hııııı bak sennn” “evet yalan mı söylüyorum zannediyorsun” “ne bilen” “yalan varsa eşek tepsin” dedim sırıtarak. Bu söz onun da yüzünü güldürmüştü. “sen çok kıskanıyorsun onu ama ilerde çok iyi gelin kaynana olacaksınız. Hattaaa” “eee dahası ne” “gün gelecek evlenmeden ikinizi aynı yatakta sikmeye başlayacam” “yuh gari” “görürsün bak. İki sevdiğim kadın kollarımda sırayla yarağımı yiyecekler hem de mutlu bir şekilde” “çok emin sölüyon da bakam Neriman’a nasıl anlatcen” “neyi” “benle sikiştiğini” “ooo o iş kolay hatta biliyor” “annem olduğu yerden hızlı bir şekilde doğruldu kalktı heyecanla “nasıl yani” “bugün senle salonda sikişirken bize gelmiş camdan görmüş olanları” “eee yandık biz oğlum. Baban öldürür bizi” “nedenmiş” “oğlum sen kendindemin az önce demedin mi biliyo görmüş diye” “olsun” “bak hala olsun diyo” “oğlum ne diyecez millete” “anne bi sakin ol. Neriman salak mı birisine olanları anlatsın. Ya benim onu siktiğimi millet duyarsa. Sen merak etme yarına o işi halledeceğim ben” “sen bilirsin oğlum da ben korkuyon” “korkma sen” diyerek elinden tutup yatağa çekmeye çalıştım. “dur bi temizlenen gelen ben” diyerek lavaboya gitti.

Annem temizlenip geldiğinde bile hala endişeliydi. “anne sen merak etme ben bakkaldan gelirken konuştum onunla. Az çok bir şeyler anlattım ikna ettim. Yarın buraya gelince iyice ikna ederim ben onu” “tamam oğlum aman ne et tut bu işi hallet” “meraklanma sen sultanım” dedim ve elinden çekip yatağa devirdim onu. Kollarımın arasında çıplak bedenini sarıp sarmaladım. Yüzüne bakıp “annem benim. Seks ilahem. Sana tapıyorum ben” “onla ne biçim söz” “sana tanrıçam diyorum” “aboooo günah oğlum” “günahsa bana olsun seviyorum seni, tapıyorum sana. Sen mükemmel bir kadınsın” “essah mı diyon” “neden yalan söyleyeyim gerçek harika bir kadınsın annem. Seni sabahlardan akşama akşamdan sabaha siksem bıkmam. Seks ilahem benim. Aşkım bir tanem canım karıcığım” “hımmm şımarttın len beni” elimle kalçasına bi şaplak atıp “senin gibi bir kadın şımartılmayı hakkediyor kadınım benim” diyerek kalçasını yoğurmaya başladım.

Uzun süre öpüştük annemle. Annem “bi yıkansam mı ben her yerlerim yağ oldu” “bırak anne böyle kalsın sabah çarşafı değiştirirsin” “ne bilen rahat edemedim ben böle” “sen bilirsin hadi beraber yıkanalım o zaman” dedim ve birlikte banyoya girdik. Annemle sarmaş dolaş öpüşe koklaşa güzelce yıkandık. Elime lifi alıp annemin en ücra köşesine kadar her yerini sabunladım yıkadım yine aynı şekilde annem de beni yıkadı. Duştan havlularımıza bürünüp çıktık ve birbirimize sarılarak çırılçıplak uyuduk. O kadar yorgunmuşum ki sabahın nasıl olduğunu anlamadım. Annem “hadi uykucu kalk bakam gahvaltı hazır” diye seslenmesi ile yavaşça yataktan doğruldum.

Annem başucumda kırmızı yazması ve bizim basma diye tabir ettiğimiz kumaştan giydiği kahverengi desenli siyah boydan boya bir elbise ile duruyordu. Elimi eteğinin altına doğru attım. Bacakları çıplaktı. Şöyle bir eteği havalandırdığımda sadece siyah bir külot giydiğini farkettim. Annem benim bu hareketime karşılık “len hadi kalk gari aklın fikrin oynaşta senin, garnım acıktı hadi serdim ben sofrayı” dedi. “tamam tamam sultanım kızma hemen ama akşam da dediğim gibi ben seninle oynaşmaktan sikişmekten bıkmam” dedim ve gülümseyerek lavaboya doğru gittim.

Hemen üzerime bir eşofman ve tişört giydim ve salona gelip sofraya oturdum. Annemle güzel bir kahvaltı yaptık. Annem sofrayı kaldırıp mutfağa geçti bende dışarıya çıktım ve orada oturup avluya boş boş bakıyordum. Ne kadar oturdum bilmiyorum ama öğleye doğru babamın telefonu geldi. Akşama geleceğini söylüyordu. Aslında keyfim kaçmıştı akşama geleceğim demesine ama Neriman olayını da halletmem lazımdı. Anneme durumu anlattım. Annem “ben o zaman içerleri bi elden geçirem oğlum bir terslik olmasın” dedi, bende “tamam anne sen işine bak dedim” annemle konuştuktan sonra tam ben avluya çıkarken Neriman kapıdan içeri doğru giriyordu. Başını öne eğerek yanıma kadar geldi. “meraba” dedi öylece yüzüne ilgisiz bir şekilde bakıp “merhaba hoş geldin” dedim, “ne o öyle gızgınmısın bana halbuki gızgın olması gereken benim” “neden sen olacakmışsın” “neden olcek gördüklerimden” “kızım sana anlattım ama anlamak istemiyorsun. Kaç kere söyleyeceğim yengeni kötü yola düşmüş diye duysan daha mı iyi olurdu. Hem belki o zaman benimle tanışamazdın bile. Ya annem ile iş gördüğü adamı öldürürdüm hapiste olurdum yada babam öldürse köye hiç gelmezdim” “Allah gorusun” “Allah korusun ya, ama hiç bunları düşünmüyorsun” “ne bilen dicek bişey bulamıyon” “saçmalıyorsun Neriman. Senden o kadar hoşlanmıştım ki tüm bunları tek tek anlatacaktım. Akşam annemle seni istetmekten konuşuyorduk, bugün babam gelecek seni isteyecekler ama sen nelerle uğraşıyorsun” “abooooo sahi mi diyon” “gerçek diyorum bugün olmazsa yarına ama kesin söz koyacaklardı” “çok ama çok özür diliyon senden biliyon öyle gızgınlıkla işte seni sevdiğimden değişik değişik tavırla ettim sana” “tamam tamam. Gel içeri de annemle konuşalım bu meseleleri” Neriman tamam gibisinden başını salladı. Birlikte salona geçtik. Annem kendi odalarından çıkıp neriman’ı görünce önce telaşlandı sonra da başını eğip “hoş geldin kızım” dedi Neriman keyifli ve güler yüzlü “hoşbuldum yenge” dedi. Kısaca hep birlikte olayları konuştuk ve en son ölene kadar bu sırrı saklayacağımıza bir birimize söz verdik. Tabi annem Neriman’a “gızım abam evde mi onla bişey gonuşcan” deyince Neriman’ın yüzü pes pembe oldu. “evde yenge oturup duruyodu” diyebildi. “utanma gızım madem seviyonuz birbiriniz alcem seni oğluma” deyince Neriman kalkıp annemin elini öptü. Her şey şimdilik tatlıya bağlanmıştı. Annem halamlara giderken ben de Neriman ile kanepe de oynaşmaya başladım. “yapma ne olur gurban olem yapma” dedi “neden kız” “şey ben adet günümdeyinde” “hadiiii olsun bu öpüşmeye engel değil ki” “ne bilen canın şey çeker felan diye söliyim dedim” “canımsın yaaaa. Kız hakikatten çok seviyorum seni. Annem ile aramızdaki olayı da anlayışla karşıladın. Söz veriyorum hiç üzmeyeceğim seni. Canım benim” diyerek sarıldım ona. O günü öyle oynaşa koklaşa geçirdik. Bir ara Neriman “biz evlenince annenle sen şey etcen mi” dedi bende “ne etcem mi” “şey işte o işi” “ederim neden etmeyeyim. Ama seni de mahrum bırakmam hatta birlikte fantezi bile yaparız” dedim. “olmaz öyle hepimiz ben yapamam” “neden” “utanırım da ondan” “kız fantezilerde utanılmaz. Ben sana hiç öyle zevkli olmayacak bir şey teklif edermiyim” “etmezsin de utanırım işte annenden” “kız o senden sende ondan utanırsın ama ben ikinize keyifle sikerim” “abooo bak sen şuna” “bak sen bana. Olmaz mı” “ne bilem olur mu ki” “olur olur hem de çok iyi olur. Sözü keselim bi hele denemesini bile yaparız” dediğimde Neriman yine utanarak başını aşağıya eğdi. Elimle çenesinden tutup “sen merak etme aşkım kalbim sana ait ama annemi de sikimden mahrum bırakamam. İkinize de yeterim ben” “sen öyle diyosan öyle olsun” “canım aşkım benim” “sende benim canım aşkımsın”. Yine dudaklarımız deli gibi birbirine kenetlendi. Uzun uzun öpüştük. Ta ki annemle halamın seslerini duyana kadar.

Annemle halam salona girdiklerinde biz ayrı ayrı kanepelerde oturuyormuş gibi yapıyorduk. Halam içeri girince kalkıp hemen elini öptüm. Gülümseyerek bana bakıp “hayırlı olsun bakam gari” “sağol hala Allah razı olsun rıza gösterdiğin için” “len ben sana gızımı vermicem de kime vercem. Allah mesut etsin inşallah” hep birlikte amin dedik. Halamlar gitti ve bizde annemle babamın gelişini bekledik.

Akşam babam geldiğinde annem durumu bir şekilde ben yanlarında değilken anlatmış babam da bana seslendi “buyur baba” “gel bakalım oğlum. Otur şöyle yanıma” yanına oturup yüzüne baktım. “ne diyem gözlerim doldu oğlum bu günleri görcemi bilmezdim Allah hayırlısını nasip etsin. Mutlu olun inşallah” “sağol baba teşekkürler” “eee akşama gidip bu işi bitirem gari” “peki babacığım”

Akşam halamlara gittiğimizde çok heyecanlıydım. Büyükler bir odaya geçerken ben Neriman ve arkadaşlarının bulunduğu bir odaya geçtim. Odada tek erkeğin ben olması bende biraz sıkıntı yapmıştı. Zaten odadaki tüm gözler benim üzerimde ve fısıltı ile konuşuluyordu. Neriman’a yakın oturan ve aşırı süslü püslü 2 kız hemen dikkatimi çekmişti. Zira odada bulunan diğer kızlar onlara baktığımda bakışlarını benden kaçırırken o ikisi bana beni yiyecekmiş gibi bakıyordu. En sonunda dayanamayıp bir fırsatını yakalayıp Neriman’a sorduğumda onların iki yakın arkadaşı Ayşe ve Türkan olduğunu öğrendim. İki kız da o kadar isterik davranıyorlardı ki bu kızlar köyde birileriyle sikişmemişse ben de mal oğlu maldım yani. Ben sıkıntıdan odada tam patlayacak duruma gelmişken bizleri salona davet ettiler. Herkes hayırlı olsun dedikten sonra sıra ile büyüklerin elleri öpüldü. Neriman’la aramızda söz kesilmişti. Komşular falan dağılınca evde annem, babam, halam, enişte, babaannem, Neriman ve ben kaldım. Aslınca kalabalık dağılınca ben de biraz rahatlamıştım. Evde sanki herkes bana sırıtarak bakıyormuş gibi geliyordu bana. Haftaya aramızda yüzük takılacaktı, küçük nişan derler bizim burada öyle çok cafcaflı bir şey olmaz ama işte akrabalar komşular bulunur lokumlar çerezler yenir ve söz yüzükleri takılır falan filan işleri işte. Düğün içinse 3 sene sonrası verişmişti. Benim okulun bittiği zaman yapılacaktı yani.

Aslında bir hafta babamın köyde kalması, Neriman ile sık sık bir araya gelmemize rağmen hep yakınımızda birilerinin bulunması benim azgınlığımı tavan yaptırmıştı. Alışverişlerde bile halam olmazsa arkadaşları Türkan ve Ayşe oluyor, bir fırsatını denk getiremiyordum Neriman’la baş başa kalmanın. Neyse hafta da çabuk bitti ve nişan koyma günü geldi çattı.

Kadınlar, kızlar kendi arasında eğlenirken ben erkeklerin arasında öyle saf saf oturdum bir süre. Bir ara dışarı sigara içmeye çıktım. Köşe başında sigaramı yakmış tüttürürken Türkan çıkıp geldi. “Ooooo enişte öyle tek başına içmek yok bir dal da bana ver bakalım” dedi, bu kız tam kaşar denilecek tipten bir kızdı. Utanma arlanma çekinme hiçbir duygu yoktu kızda. Hiç ses etmeden cebimden bir sigara da ona uzattım ve sigarasını yaktım. “Eee anlat bakalım enişte heyecan var mı” “var biraz” “eee olcek tabi o kadar” gülümsedim o sözüne ve o yine devam etti “ama şaştım doğrusu” “neden” “senin gibi mektep gören birisi neden Neriman ile nişanlanıyor ona şaştım” “neden sevemez miyim” “yooook seversin ama ne bilen Neriman işte saftır biraz. Sıradan köylü kızı. Yarın yanına yakıştırabilcen mi” “ooo hemde nasıl yakıştırırım sen gör” “ne bilen öyle diyosan öyledir” “halbuki sen Neriman ile iyi arkadaşsın, neyini beğenmiyorsun ki onun” “beğenmiyor değilim iyi arkadaşım ama bir sana bak bir ona” “allah allah ne olmuş ki” “senin davranış tarzın giyimin tam şehirli bizim Neriman ise köylü” “olsun bende köylüyüm” “anlatamıyom ben neyse boşver” “tamam bakalım boşverelim” o sırada yanıma kadar sokuldu Türkan. Dip dibe oturuyorduk. Onun bana karşı bakışlarına fazla dayanamadım ve sonunda “neden öyle bakıyorsun bana” dedim “bilmem yakışıklı adamsın ondandır” “hadi canım sende kara yağız biriyim işte” “yok yok tipin sağlam” “ o kadar yani” “he ya o kadar” “iyi bakalım” “peki ben nasılım” “eh işte güzel kızsın” “neden ehh işte dedin” “ne bileyim bir kızla içli dışlı olmadan nasıl olduğunu anlamak pek mümkün değil bana göre” “hıııı nasıl yani” “mesela dicem ama boşver salla şimdi” “yok yok merak ettim” “ya işte bir kızın bence teni tenine değmeden güzelliği hoşluğu anlaşılmaz” “oooo enişte sen bana mı asılıyon” “hayır sordun söyledim” “peki bak bakalım ben sıcak ve hoşmuyum” diyerek dudaklarını bana doğru yaklaştırdı. Türkan tam da Neriman’ın anlattığı gibi kaşarın önde gideniydi besbelli. Dudaklarına yapıştığım gibi delice öpmeye başladım. O ise karşılıksız kalmıyor alt dudağımı ısıra ısıra emiyordu. Elimi eteğinin altına attığımda çırılçıplak bacaklarından amına kadar kolayca geldim. Bir iki dakika öpüşürken amını da elimle yoğurdum bir güzel. Amı o kadar ıslanmıştı ki külotu sırılsıklamdı zaten. Öpüşme faslından sonra yine yanıma oturdu. “eeee şimdi ne dicen” “çok isterik ve güzel bir kızmışsın” “isterik olduğumu nerden çıkardın” “amın sırılsıklam kız. Afedersin işesen o kadar ıslanmaz külot” başını öne doğru eğip hafif utanmış ayağına yattı. Ama duracak değildim. “o kadar isteriksin ki benim ki taş gibi oldu ne yapacağım ben şimdi” “nasıl yani” “önümdeki diyorum direk gibi direkkkk” “ben hallederim onu” diyerek fermuarımı açtığı gibi elini külotumdan içeri daldırıp sikimi çıkardı. “hımmmm ne güzel şeymiş bu” diyerek emmeye başladı. Öyle güzel somuruyordu ki sikimi bu işi defalarca yaptığı belli oluyordu. Bir iki dakika sikimi vakumladıktan sonra ben “geliyorum” dedim ama o bu sözü duyunca daha da iştahla sikimi vakumlamaya başladı. Ben ağzına volkan gibi patlarken bir damla bile dölümü ziyan etmeden hepsini yuttu. Kafasını kaldırıp iyice dudaklarını temizleyip eme eme sikimi de temizledi. Sikimi külotuma elleriyle yerleştirirken “enişte bu burda kalmaz bunun devamını da getir bi gün bakam” “nasıl yani kız” “nasıl olcak yalattın tadını aldırdın bir de zevkini aldır” güldüm “peki ilk müsait zamanda yapalım o zaman” tamam söz verdin bak. Ben fazla durmayen içeri geçem bi. Millet yanlış anlamasın” diyerek kıvırta kıvırta eve doğru gitti. Ben bir sigara daha içip eve girdim. Yarım saat sonra da yüzük takma merasimi başladı. Yüzükler takıldıktan sonra tebrikleşmeler de bitti ve millet dağıldı. Büyükler bir oda da otururken ben Neriman ile küçük bir oda da hiç yoktan biraz baş başa kalabildik. Onu öyle isterik öpmeye başladım ki anlatamam. O “dur yavaş ol gelen olur” dedikçe “gelen gelsin kızım almadım mı seni bana aitsin artık” diyerek öpmeye devam ediyordum. Baktı ki olacak gibi değil o da bana karşılık vermeye başladı. Her tarafını mıncıklıyor elliyor ve boynunu emiyor, dudaklarını ısıra ısıra emiyordum. “kız öyle azdım ki en kısa zamanda seninle baş başa kalmam lazım” “hııımmmm ananla kal sen” dedi. Kısa bir şoktan sonra “o nerden çıktı kız” “görmedin mi yüzükler takıldıktan sonra bana ne biçim bakıyodu” “ne biçim bakıyormuş” “ne bilen ben öyle ters ters” “kızım başlatma şimdi bana. Sikerim nişanını da seni de” diyerek sinirle yüzüğü çıkardım ve attım “amına korum senin. Kaç kere anlattım ben sana yaşadıklarımızı. Kabulleniyorsan kabullen yoksa siktir git amına koyayım istemiyorum seni” “ya bak bi dinle” “ne dinleyeceğim lan seni. Yüz verdik astar istiyorsun sikerim nişanı da seni de” “ya ne olur özür dilerim bak ne olur” yerdeki yüzüğü alırken Neriman’a doğru dönüp “kızım bir daha annemin lafını edersen seni orta malı eder bırakır giderim bu son sözüm. Kabulleneceksin bu durumu. Beni annem istemeyinceye kadar onunla paylaşmayı kabulleneceksin” “tamam gurbanın olem tamam. Bi daha etmem lafını her bi dediğin tamam” “tamam o zaman son uyarımı yaptım ben” diyerek yere oturdum. Neriman bu konuda kayaya çarptığını anlamalıydı ve sanırım anlamıştı da. Biz sus pus otururken halam “hadi içeri gelin bakam gari” diyerek odaya çağırdı. Nasihatler sohbetler biraz daha sürdükten sonra biz evimize gittik.

Babamla bir süre baş başa oturduk. Bol bol nasihat etti tabi. Akşam zaten yorgunluktan bitmiş haldeydim nasıl uyudum onu bile bilmiyorum. Sabah kahvaltı sonrası babam zaten hayvanları bir arkadaşına emanet ettiği için hazırlanıp çıktı. Yine annemle baş başa kalabilmiştim. Babam gittikten sonra annemle salonda otururken annem söze girdi “eee muradına erdin gari” “evet anne Neriman’ı gerçekten seviyorum ve bence iyi oldu” “aman oğlum seviyosan sorun yok ben başıma gayırayım” “neden öyle diyorsun” “eee sen beni beğenmezsin gari sözlendin” “o ne biçim söz. Sen hala benim hayatımın aşkısın” “hadi hadi öyle deyonya yavaş yavaş unutuverin beni” “hayatta olmaz o dediğin. Sen benden vazgeçene kadar ben senden vazgeçmem bunu Neriman ile de görüştüm. İşine geliyorsa durum bu. Ha ikinizi karşılaştırırmıyım ona da hayır. Senin yerin de onun yeri de farklı. İkinizi de deli gibi seviyorum” annem yanıma yaklaştı bana sarılıp “hakket gonuştunuz mu” “neden yalan söyleyeyim ki elbette konuştum. İstersen bir gün ikiniz olduğunda yine ikinize birden söylerim” “oğlummm benimmmm” “annemm biricik aşkım benim” diyerek birbirimize sarıldık. Annemin dudaklarına yumulup bir haftanın acısını çıkarırcasına öptüm onu. “bir tanem benim, annem, aşkım, seni çok seviyorum ben” diyordum annem de “oğlum erkeğim bana gadınlığımı daddırdın ohhh. Benim kocam sensin, sikicim sensin ohhhhh” “her zaman kadınım olacaksın annem benim. Senin daracık amını ve götünü her zaman sikmek istiyorum” “ohhh sik oğlum o am göt senin. İstediğin zaman sik onları ohhh erkeğim benim sikicim” birbirimize azdırıcı sözler ederek bir süre öpüştük. Daha sonra toparlandık annem ev işlerine döndü. Bende avluya çıkıp oturup etrafı izliyordum. Öyle sağa sola bakarken dalmıştım cep telefonumun mesaj sesi ile kendime geldim. Telefona baktığımda tanımadığım bir numaradan mesaj gelmişti, mesajı okumaya başladığımda Neriman’dan geldiğini anladım, mesajda “canım aşkım akşam seni üzdüysem affet. Dediğin her şey benim kabulüm. Biliyosun telefonum yok Türkan’ın telefondan mesaj attım. Öptüm” yazıyordu. Bende “aşkım olur bazen tatsızlıklar bir ara çık gel karşılıklı konuşalım bu konular böyle konuşulmaz ama kafana da takma ben seni senden bile çok seviyorum” yazarak karşılık verdim. Böylece hem Neriman’ın arkadaşları arasında hava atmasını sağlayacaktım, ne kadar ince bir insan olduğumu düşündürecektim hem de Türkan’ı çıldırtmayı planlıyordum. Telefon no’sunu da kaydetmeyi ihmal etmedim elbette. Nasılsa Türkan beni bir şekilde arayacaktı. Adım gibi eminim Neriman’a mesajı kendi telefonundan sırf numaramı almak için attırmıştı. Tekrar avluya bakınmaya başladım ki telefonuma bir mesaj daha geldi. “aşağı çeşmenin ordaki çamlığa doğru gel” işte istediğim olmuştu. Mesajın Neriman’dan gelmediğinden emindim. Ama yine de aradım. Telefon birkaç kez çaldıktan sonra şuh bir alo sesi ile telefon açıldı. Türkan “mesajımı denk almadın mı yoksam” “hayır ama emin olmak istedim” “emin olduysan acele et o zaman. Ben aha yola çıktım gidiyom” dedi ve ben bir şey demeden telefonu kapattı. Anneme “ben biraz dolaşacağım” diyerek evden ayrıldım ve çamlığa doğru kestirmeden gitmeye başladım. Köyün çamlığı kolay kolay kimsenin uğramadığı köyüm ters istikametinde kalan bir yerdi. Oraya ulaştığımda Türkan’ın “hiştttt” diye seslenmesi ile çamların içine doğru ilerledim. Öyle bir yere oturmuştu ki hem köyün yolunu karşıdan görüyor hem de gelen gidenin orayı görmesinin imkanı yoktu. Yanına oturdum. Üzerinde haki bir gömlek, kot etek dedikleri etek ve yeşil ağırlıklı sarı çiçekli bir yazması vardı. “eee neden çağırdın beni” “neden olcak aptal anlamadın mı” “hayır anlamadım” “geçen söz vediydin ya unuttun mu” “ne sözü o” “hayvanlık yapma biliyon işte” “kız sen kendini siktirmeye mi geldin arkadaşının nişanlısına” “ne olcek. Nasılsa evlenince onu bol bol sikesin. Şimdi de beni sikiver. Ben dadına baka koyayım” vakit kaybetmeden hafif kırmızı ruj sürülmüş dudaklarına yumuldum. Öpüşürken Türkan beni yatırıp üzerime çıktı ve bacaklarını aralayıp tam sikimin üzerine oturarak beni öpmeye devam etti. Deyim yerindeyse kudurmuş gibi öpüyordu beni. Ne kadar öpüştük bilmiyorum ama ellerim de artık bacaklarında dolanmaya, kalçalarını sıkıp okşamaya başlamıştı. Gömleğinin kenarlarından boynuna ulaştığımda sürdüğü hafif parfüm kokusu hoşuma gitmişti. Boynunu emdikçe emesim geliyordu. Bir süre öyle seviştik Türkan’la “hadi yete gari fazla zamanım yok” deyince bunu önümde domaltıp arkasına geçtim, eteğini sırtına doğru atıp kırmızı külotunu da aşağı doğru sıyırarak kabak gibi önümde duran amına ulaştım. Elimle bir iki kere okşadıktan sonra “kız bakiremisin” diye sordum. Başını hayır diye sallayınca sikimi tek hamlede amına gömdüm sertçe. Sikim bir anda dibini bulunca “ıyhhhh” sesi geldi Türkan’dan. Belinden destek alıp domalmış haldeki Türkan’a sert hareketlerle girip çıkmaya başladım. Kasıklarım kalçalarına şak şak sesleri ile vurdukça o inliyordu. “ımhhhhhh çok iyi ımhhhh daha sert harika ımhhhhhh çok iyi” diye inlerken bende keyifle amına girip çıkıyordum. Kız olmamasına kız değildi ama amı da hala kıvamındaydı Türkan’ın. Beş altı dakikalık bir sikişten sonra Türkan “ayhhhh geliyom ben ayhhhhh harikaaaaa” diyerek orgazm olmaya başladı. Ben o boşalırken keyifle sikmeye devam ettim. Türkan yine deli gibi inlemeye başladı altımda “ımhhh ımhhhh Neriman çok şanslı be böyle sikici erkek nerde bulacan ımhhh daha da sik ımhhh sik kanırta kanırta sik ımhhhhhh” “sen sikiş iste kız istediğin kadar sikerim ben seni kaltak seni. Arkadaşının nişanlısını ayartan kaltak sen sikilmeyeceksin de kim sikilecek orospu” “evet sikkk orospuyum ben böyle yarağın orospusu olunmaz mı hiç sikkkkk ımhhhhhhhh ımhhhhhhh” bu sözlerle en az 10 dakika siktim Türkan’ı. Artık gelmeye baya yaklaşmıştım “geliyorum ben” dediğimde “gel içime attır korunuyom ben” dedi Türkan bende son bir hamle ile sikimi derinliklerine saplayıp döllerimi içine attırmaya başladım. “ohhhhhh harikasın kız ohhhhh” diye inleyerek döllerimi amına doldururken “ımhhh erkeğim koçum ımhhhh döllerin sıcacık içime doluyor ımhhhhh çok güzelll” diye kısık kısık inliyordu Türkan. Boşalmam iyice bitince önümden çekilip toparlanmaya başladı. Bende pantolonumu toparlayıp kenara oturdum. Birer sigara yakıp içmeye başladık. “lan hakketten sağlam sikiciymişsin sen. Senin bu yarağını yiyen golay golay goyvermez” “hımmm memnunsun yani” “ben çok erkek gördüm öyle bakma bana saf zannetme ama sen başkasın kadını sikmesini biliyon” “beğendiğine sevindim” “Neriman’dan boşta galırsa bizde arasıra dadına bakarız gari” “ayıp ettin kız sen yarak iste ben bir fırsatında seni sikerim” “hımmm eyi bari yoksa elimden gaçırdım diye çok üzülürdüm” “üzülme sen yeterki canın yarak çeksin bir hal çaresine bakarız” Türkan dudaklarıma yapışıp uzun uzun öperek “ben giden gari millete görünmeden hadi hoşça kal” diyerek uzaklaştı. Bende bir süre daha bekleyip yavaş yavaş sallana sallana eve döndüm. Eve geldiğimde Neriman ve annem avluda oturuyorlardı. Yanlarına gelip selam vererek aralarına oturdum Neriman’a “Keşke geldiğini telefonla haber verseydiniz” dedim. Neriman “yeni geldim daha yengemle laflıyoduk” dedi annem de “senden 5 dakka önce geldi oğlum yenice oturup gonuşuyoduk öylesine” “iyi bakalım ne konuşuyordunuz gelin kaynana” “heçççç” dediler ikisi bir ağız birliği yapmışçasına. “hadi hadi anlatın bakalım ne kaynatıyordunuz” annem söze girdi “seni gonuşuyoduk işte oğlum” “benden çok ikinizi konuşsanız çok sevinirdim” ikisi de başını eğdi “biz ile ilgili ne gonuşcaz” dedi annem. “bana bakın ikinizin kıskançlığı beni yiyecek, şu işi enine boyuna konuşalım. Neriman annemle ilişkim olduğunu biliyorsun saklamadım da hoş senden. Nedenlerini sebeplerini anlattım. Anne sende Neriman’ı sevdiğimi hoşlandığımı biliyorsun. Sizden tek istediğim şu; birbirinizi karşılaştırmayın ikinizi de çok seviyorum ama birbirinizden ayrı ayrı. Bu nedenle ikinizde beni paylaşmayı öğrenmelisiniz. Benim bedenim de kalbimde size ait. Adam gibi paylaşmayı becerirseniz üçümüzde çok mutlu oluruz” dedim. Bir süre sessizlik oldu annem “bizde onu gonuştuk oğlum zaten Neriman’la. Ben ona dedim beni hayata bağlayan oğlum diye. O da seni çok sevdiğini söyledi. Hoş garı gocanın arasına girecek değilin. Ama beni de mahrum etmen işte” o sıra da Neriman söze girdi “o ne biçim söz anne” ilk defa anneme anne dediğini duymuştum sonra başını öne eğip “olanlar belli ne sen vazgeçebilirsin ne de ben. Onun için birlikte mesut mutlu yaşayıp gitcez gari” “hah işte bu ya. İstediğim bu. Siz merak etmeyin ben ikinize de yeterim. Canlarım benim” diyerek bir kolumu Neriman’a bir kolumu da anneme attım. İkisinin anlaşması çok hoşuma gitmişti ve rahatlatmıştı beni “en büyük hayalim ne biliyor musunuz ikinizi de aynı yatakta sikmek. Birgün gelecek bu hayalime ulaşacağım” dedim. Annem “abooooo nasıl olcak o” dedi “orası kolay gün gelecek olacak. İkinizde o zaman anlayacaksınız ikinize de fazlasıyla yeteceğimi aşklarım benim” dedim. Annem ve Neriman’ın gülümsemesinden o duruma da rıza göstereceklerini anlamıştım. Üniversiteye gitmeden ne yapıp edip ikisini aynı anda sikecektim ve bu köyde daha beni çok sikiş ve zevk dolu günler bekliyordu. Annemle başlayan sikiş hikayem nerelere gelmişti. Annem, Neriman ve Türkan bakalım daha neler görecektim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İçimdeki Cevher

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İçimdeki Cevher
Dedim ya porno merakım hiç olmadı. Eşimin bekarlıktan beri biriktirdiği çok zengin bir porno DVD arşivi var ama bir güne bir gün içlerinden birini açıp izlemek aklıma bile gelmez. Şahin izlemeyi seviyor. O izlerken ben de yanına oturur aletiyle oynarım. Bir zaman sonra dikkatimi çekti, filmlerin hepsi aynı tarzda. İki erkekle ya üç erkekle hatta 5-6 erkekle sevişen kadınlar. Hep aynı konu yani:)

Bir akşam gene Şahin viskisini içip porno izlerken ben de aletiyle oynuyordum. Dayanamadım sordum: “Hep aynı tür filmler. Aynı şeyleri izlemekten sıkılmıyor musun?” dedim. Bana donup: “hayır” dedi. “İşin aslı o filmdeki kadının sen olduğunu hayal ediyorum”

“Nasıl yani?” dedim. “Beni başka erkeklerle sevişirken izlemeyi mi hayal ediyorsun?”

Ve konu böylece açıldı. Konuşmaya başladık. Şaşırmadım desem yalan olur. Benim bildiğim erkekler karılarına yan bakanı bile kıskanırlar. Pek aklım yatmadı açıkçası. Acaba dedim kendi kendime canı başka kadınları çekiyor da bunun için bir yol mu açmaya çalışıyor. Çünkü swinger denilen olayı bilmiyor değilim. Hani şu evli çiftlerin buluşup eş değiştirdikleri olay.

Swinger mi olmamızı istiyorsun? diye sordum açık ve net bir şekilde. “Yoo, şart değil.” dedi. E peki öyleyse ne?

Uzun uzun bana benim başka erkeklerle sevişmemi ne kadar çok istediğini anlatmaya başladı. Sahin benim hayatımdaki ilk erkek. Dokunduğum ilk penis. Daha doğrusu tek penis. Hosuna giden bir erkek olursa sevişmeni isterim dedi. “Aşkım ben senden memnunum başka erkekler hiç ilgimi çekmiyor” dedim. Gerçekten de öyle. Laf olsun diye söylememiştim bunu. İçimde en ufak bir şey olsa, saklamaz söylerdim. Şahin de bilir bu huyumu.

Daha sonraki aylarda bu konuyu defalarca konuştuk. Şahin’i anlamaya çalışıyordum. Böyle bir şeyi gerçekten yapsam kıskanmaz mıydı? Şahsen ben kabul edemem yani. Şahin eve bir kadın atacak sevişecek filan… Mazallah saçını başını yolarım o kadının !

Bu konu giderek sevişmelerimizin fantezisi olmaya başladı. Şahin sevişirken benim başka bir erkekle olduğumu hayal ediyor bunu anlatarak sevişiyordu. Bir süre sonra fikre ben de alışmaya başladım. Etrafımdaki erkeklere o gözle bakmaya başladım ama hiç biri bana çekici gelmiyordu. Belki de sadece fantezi olarak kalmalı diyordum ama Şahin çok istiyordu. Her geçen gün daha fazla ister olmuştu. Cin bir kere şişeden çıkmıştı. Takıntı yapmıştı adeta. Elma şekeri isteyen çocuklar gibi olmuştu. Onu mutlu etmek istiyordum ve bu haline daha fazla dayanamayıp tamam peki yapalım ama nasıl dedim.

Nasıl sevinçten havalar uçtu görmeniz lazım. En sevdiği oyuncağa yakında kavuşacağını öğrenen bir çocuk gibi sevinçten yerinde duramaz oldu. Gözlerinin içi parlıyordu. Son zamanlarda Şahin’i hiç bu kadar heyecanlı görmemiştim.

Kim olabilir diye konuşmaya başladık. Etrafımızda tanıdık akla gelen kim varsa konuştuk ama benim hiç birine aklım yatmadı. Hadi diyelim yaptık sonra nasıl yüz yüze bakacağız diyordum. İçim rahat etmiyordu.Dedim ki çevremizden birisi olmasın bari

O zamanlar Yonja diye bir site vardı. Hala var mı bilmiyorum. Orada bir profil açtım. Mesajlar yağmaya başladı. İçlerinden bir kaç tanesini MSN’ye aldım konuşmak için. Akşamları MSN de konuşurken arada Şahin yanıma oturur “Var mı aklına yatan?” diye sorardı. İyice sabırsızlanmaya başlamıştı. İçlerinden en çok üniversiteli bir çocuğa kanım ısınmıştı. Temiz yüzlü bir çocuktu. Üç arkadaşıyla birlikte bir evde kalıyordu. Şahin’e onu gösterdim. “Tamam beğendiysen hadi çağır” dedi. İş ciddiye binince bir an tuaf hissettim kendimi. “Ya senin gözünün önünde bunu yapamam. Utanırım. Elim ayağıma dolaşır” dedim. “Peki o zaman” dedi “ben yokken yap”.

Üç öğrenci bir evde yaşıyorlar. Onun evine gitmek olmaz. En iyisi bize çağırmak dedim. Bunun üzerine bir kaç gün daha çocukla MSN de konuştum. Perşembe günleri öğleden sonra dersi yokmuş. Salı akşamı MSN de sohpet ediyorduk. Bir ara yanıma Şahin geldi. Ona konuşmalarımızı özetledim. “E davet et o zaman” dedi. Ben “edeyim mi hakkaten?” dedim. “Et işte bak perşembe günü dersi yokmuş” dedi. “Son kararın mı?” dedim. “Evet” deyince davet ettim. Bira kaç cümle daha yazışıp MSN yi kapattım. Yanımda oturan Şahin’in pantalonunun önündeki kabarıklığı avuçlayıp “ Heyecan yaptın galiba sen” diye güldüm. Beni de heyecan basmıştı aslında ama çaktırmamaya çalışıyordum.

Beni kucakladığı gibi yatağa götürdü. “Seni çok seviyorum, seni çok seviyorum” diye sayıklayarak kendini kaybetmiş bir şekilde oramı yalıyordu. “Doya doya yala aşkım. İki gün daha orası sadece senin. İki gün sonra oranın bir başka sahibi daha olacak” Offffff diyerek fışkırdı. Daha içime girmeden, bırak içime girmeyi daha elimi bile sürmemişken boşaldı. İlk defa böyle bir şey oluyordu. Normalde Şahin saatlerce boşalmaz. Bir kere bile erkek boşaldığı olmamıştır.

Yanıma uzandı. Biraz sakinleşmişti. Bir yandan beni yavaş yavaş okşuyor bir yandan da bana olan aşkını anlatan cümleler kuruyordu. Son zamanlarda onu hiç bu kadar romantik görmemiştim.

Ertesi gün işteyken telefonuma onlarca aşk mesajları attı. Akşam eve geldiğinde kucağında kocaman bir buket çiçek vardı. Ve cebinden bir mücevher kutusu çıkardı. Pırlanta bir gerdanlık.

Sürüklenerek yatağa gittik. Bütün gün özene bezene hazırladığım yemekler sofrada öylece kaldı. Bir yandan bacaklarımın arasını yalıyor bir yandan “Bu gece son kez bana ait olan bu hazinenin doya doya tadını çıkarmak istiyorum” diyordu.

Ertesi sabah onu işe uğurlarken kapıda beni uzun uzun öptü. Heyecandan içi içine sığmıyordu. Arabasına binerken pencereden el salladım. Sonra dönüp kahvaltı masasını topladım. Salonu toparladım. Yatak odasını toparladım. Nevresimleri değiştirdim. Sonra duşa girdim

Duştan çıktıktan sonra ne giysem diye dolabı açtığımda bir kaç saat sonra misafirimin geleceği gerçeği aklıma dank etmeye başladı. Ne giysem, ne giysem, ne giysem…. Bir türlü karar veremiyordum. Ufaktan bana heyecan basmaya başlamıştı. Yol yakınken vazgeçsem demeye başladım kendi kendime. Vakit ilerledikçe içimi bir vazgeçme duygusu kaplıyordu. Yapamayacağım demeye başladım. Gri kloş eteğimi ve beyaz bluzumu geçirdim üstüme.

Saat ikiye doğru kapı çaldı. Açtığımda karşımda karşımda dikiliyordu. Şaşkınlığı üzerimden atıp, hoş geldin, gel dedim. Tedirgin hareketlerle içeri adımını attı. Kapıyı kapadım ama öylece kapının girişinde dikiliyordu. Geçsene içeri dedim. Rahat ol, kimse yok. Salona geçtik. Kanepeye oturdu. Tedirgin gözlerle etrafı süzüyordu. Temiz yüzlü bir çocuktu. Babası doktor, annesi öğretmenmiş. İTÜ makina müh bölümünü kazanınca mecburen İstanbul’da üç arkadaşıyla ev tutmuşlar. Onun bu utangaç, çekingen halini görünce, benim tedirginliğim geçti. Üstüme bir rahatlık geldi. Sanki böyle bir şeyi defalarca yapmış gibi rahat davranmaya başladım. Dolaptan tekila şişesini çıkarıp margarita hazırladım. İçkilerimizi içerken sohbete başladık. O da rahatlamaya başlamıştı. Utangaç hali çok sevimliydi. İnsanın içini ısıtan bir gülümsemesi vardı. İkinci kadehler bittiğinde ortalığı bir sessizlik kapladı. Konuşacak şey bitmiş gibiydi. İkimiz de aynı şeyi düşünüyorduk ama ne o ne ben bir adım atacak cesareti gösteremiyorduk. Sessizliği bozmak için ayağa kalkıp elinden tuttum ve gel sana evi gezdireyim dedim. (Şimdi düşünüyorum da ne saçma bir şey demişim. Sanki bizim ev müze. Üç oda bir salon ev hepi topu) Kütüphane odasını, chat yaptığımız bilgisayarı, duvardaki resimlerimizi gösterdim. Yatak odasına gelince de burası da yatak odamız dedim. Ve tam o anda tüm cesaretimi toplayıp, çocuğun dudaklarına yapışıp öpmeye başladım. Ayakta uzun uzun öpüştük. Dudakları yumuşak ve güzeldi. Sadece öpüşüyorduk. Üzerimdeki bluzu çıkardım. İçime sütyen giymemiştim. Öpüşürken eteğimin fermuarını açtım. Etek ayaklarımın dibine düştü. Üzaerimde sadece kilodum kalmıştı. Öpüşmeye devam ediyorduk ama bana dokunamıyordu. Ben çıplak, o giyinik. Gömleğinin düğmelerini çözmeye başladım. “Hadi çıkar şunları” demek zorunda kaldım. Çekine çekine soyunmaya başladı. O soyunurken yatağa uzandım ve soyunmasını izlemeye başladım. Güzel bir vücudu vardı. Kilodu hariç her şeyini çıkardı. Yanıma uzandı. Tekrar öpüşmeye başladık. Elimi kilodundan içeri sokup sertleşmiş aletini kavradım. Şahinin penisinin dışında dokunduğum ilk penisdi. Kilodunu çıkarttırdım. Ben de kilodumu çıkardım. Penisi eşimin aletinin yarısı kadar filandı. ama güzel ve biçimliydi. Hafifçe okşadım. İpek gibi yumuşacık bir derisi vardı. İçimden geldi. Dudaklarımla başına küçük bir öpücük kondurdum. Sonra uzanıp bacaklarımı açıp girmesi için elimle tutup deliğin girişine yerleştirdim. İçime girerken sanki içimde bir şey yırtılıyormuş gibi bir şey hissettim. Bir acı değil ama sadece bir his. Anlatması zor. Daha sonraları bunu düşündüğümde bir kadının bir defa değil, defalarca bekaretini verebileceğini anladım.

Başımı kaldırmış bacak arama, içime girip çıkan penise bakıyordum. İlk defa oraya Şahin’in dışında başka bir erkeğin penisi giriyordu. Bunun gerçekten olduğuna inanmaya çalışıyordum. Bir süre sonra çocuk titreyerek boşaldı. Üzerime yığıldı. Boynundan öpüp başını okşadım. Nefesi düzelince yanıma uzandı.

Orgazm olmamıştım ama kendimi kötü hissetmiyordum. Olan biten her şey hoşuma gitmişti. Günlerce boşuna stres yapmışım.

Bir süre yatakta birbirimizi okşayarak sohbet ettik. Teni kadife gibiydi. Okşamak hoşuma gidiyordu. Bir kaç dakika sonra boynu bükük penisi hareketlenmeye başladı. “Eşimin eve gelme vakti yaklaştı” dedim. Başını salladı ve yataktan kalkıp giyindi. Ben de üzerime bir sabahlık geçirip salona geçtik. Kahve yaptım. İçtikten sonra gitti.

Çocuk gittikten 15-20 dakika sonra Şahin kapıdaydı. Beni sabahlıkla görünce gözleri parladı. “Oldu mu?” dedi. Utançtan kıp kırmızı oldum. Evet diyemedim. Başımı salladım. Elinden tutup yatak odasına götürdüm. Darmadağınık yatağa öyle dakikalarca baktı.Ben utancımdan yüzümu Şahin’in göğsüne kapadım. Sonra üzerimden sabahlığı atıp yatağa uzandım. İki elimle yüzümü kapatıp . “Hadi aşkım gel yanıma” dedim. Soyunup yanıma yatınca başımı gene kolunun altına kapadım. Beni öpüyor kokluyor “seni seviyorum, seni seviyorum” diyordu durmadan. Taş kesmiş kocaman aletini tutup “hadi becer beni aşkım” dedim. O kocaman aleti içime girerken bacaklarım titremeye başladı. Ve anında sarsıla sarsıla orgazm oldum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Konyada Azgın Pasifle

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Konyada Azgın Pasifle
Selam arkadaşlar uzun zamandır yeni bir yaşanmışlık yazamamıştım işlerim dolayısıyla.Bir arkadaşlık sitesi sayesinde sohbete başladığımız ahmetle 2 aydan fazladır her türlü sohbeti yapıyorduk.Sohbetimiz öyle boyuta gelmiştiki hergün 2-3 saatten az sürmüyordu sanki uzun zamandır tanışıyor gibiydik. 28 Yaşında pasif ağırlıklı evli biriydi ahmet.Biz buluşma planları hazırlıyorduk.2 hafta önce ahmet beni hafta sonu için davet edince bende kendimi ayarlayıp geleceğimi belirttim. Ancak gece kalmayıp sabah erkenden orda olacağım ve akşam üstü de geri dönmek üzere ahmetle anlaştık.

Cumartesi sabah 9 da konyaya yola çıkıp 2 saat sonra varmıştım. Ahmet beni bir alışveriş merkezinin cafesinde bekleyecekti.Dediğim saatte oraya gelip cafeye girdim ve bana tarifini ettiği kişi ilerdeki masada oturuyordu.Biraz çekinsemde o yöne ilerleyip merhaba ahmet bey deyince merhaba fırat hoşgeldin diye sıcak bir karşılamayla masasına davet etti.Bir süre birbirimize kaynaştıktan sonra ahmet zaman kaybetmeyelim istersen kalkalım deyince olur deyip beraberce çıkmıştık.Ev çok uzakta değil dilersen aracın kalsın 5 dk lık mesafede deyince kabul edip sohbet ederek eve gelmiştik bile.

Eve girer girmez ahmet dudaklarıma yapışmış bir yandan öpüşüyor bir yandan da odaya doğru ilerliyorduk.Odaya girdiğimiz gibi ahmet kendini geri çekerek süper öpüşüyorsun anlattığın gibi sikiyorsan eğer zevkten uçuracaksın beni deyip hızlı hızlı beni soymaya başladı.Karşısında çırıl çıplak halde kalmıştım kısa sürede.Beni yatağa ittirip kendiside bir çırpıda soyununca hiç konuşmadığımız bir şey çıktı ortaya oda ahmetin göğüsleri inanılmaz kıllıydı. Bir an olaydan kopmuştum.Bunu anlayan ahmet yanıma yaklaşıp begenmedin sanırım deyince asla begenmemek değil ama bu kadar kıllı olacağını düşünmemiştim diyebildim.Kıl neden önemli deyince ya istediğim gibi hevesli sevişemiyorum kıllar ağzıma geldiğinde dememle ahmet gülerek biz sevişmeyeceğiz ki çatır çatır sikişeceğiz buraya bu yüzden geldik diyerek orta sertlikteki penisime yumuluverdi bir anda.

Bu söz benide rahatlatmış ve daha çok motive etmişti.Olaydan soğuduğum an yumuşayan penisim de ahmetin ağzında sertleştikçe sertleşiyor ahmet saxoyu abartmış halde ağzının en ücra noktalarına kadar sokmaya çalışıyordu.Arada nefes almak için başını çekip inanılmaz kalın yaracaksın beni değilmi kocacığım diye sorular sorarak benim kadınım olmayı amaçladığını daha büyük arzuyla anlıyordum.Ahmeti yatağa doğru çekerek 69 pozisyonuna getirmemle deliğinin tertemiz olduğunu görünce 2 kat arttı şaşkınlığım.Vücudu kıl yumağı olan birinin deliği pırıl pırıldı resmen.Ahmet iştahla penisimi yalarken bende dilimle deliğinde gezinmeye başlamıştım bile.

Bir süre deliğini genişlettikten sonra ahmet üstümden kalkarak prezervatife uzandı ve direk penisime geçirip oturmaya başladı.Krem kullan istersem dememe rağmen hayır bu yarak yara yara girmeyi hak ediyor deyip eliyle penisimi tutup kendini bana doğru bırakıp kalkmaya başladı.Başını aalması 1 dk kadar sürmüştüki elini çekip yavaş yavaş penisimin içinde ilerlemesini izlemeye başladım.Kısa sürede ahmet penisimin hepsini içine almayı başarmış ve tenlerimiz temas eder hale gelmişti.Ellerini göğüsüme koymasıyla hızlı hızlı şap şap sesleri eşliğinde üstümde zıplamaya başlayınca ohh çekmeleri inlemeleri fazlalaştı ahmetin.3 dk kadar daha bu şekilde zıpladıktan sonra hadi bakalım kocacım göster marifetini diyerek üstümden kalktı.

Hemen doğrulup ahmeti ters yatırıp bacaklarını elimle kaldırdım.Tam bu anda ahmette penisimi deliğine denk getirip girmemei beklemeye başladı.Hazırlan karıcığım birazdan uçuşa geçeceksin deyip yüklenmeye başladım.İlk anda yavaş periyotta gir çık yaparken ahmet bacaklarını kendisi tutunca ellerimin boşa çıkmasıyla kasıkların kavrayıp hızlanmaya başladım.Her girişimde en kökü buluyor tenimizin birleşme sesleri odada yankılanıyordu adeta.Öyle hızlı girip çıkmaya başladım ki ardı ardına sert darbelerle ahmet resmen altımda dağılmış halde gözlerini kapatmış bir yandan zevkten inliyor bir yandan da sok karına dağıt götünü kölen yap beni diyerek kelimeler sarfediyordu.

Bu pozisyonda 2-3 dk kadar kalıp hemen ahmeti yatağın kenarına çekip 4 ayağa getirdim.Bende yere inerek tam penisimin hizasında bekleyen deliğe aletimi itip itip baş kısmına kadar çekerek belinden aldığım güçlü bastırdıkça bastırıyor penisimin kökünü bulmasını her defasında sağlıyordum.Öyle güçlü baskı yapmışımki ahmet bir anda ellerini bırakıp yatağa uzanmış hale gelince bende üstüne abanarak bu pozisyonda sikmeye başladım.Bacaklarını birbirine toplattırdığım anda deliği yeniden aletimi sarmış giriş çıkışta çeperlerini hisseder hale gelmişti. Ben yüklendikçe ahmet inliyor sokup çıkardıkça öldürdün beni mahfettin dağıttın beni diyerek ufak inlemelerle zevkin doruğuna ulaşmıştı bile.

Benim istifimi bozmadan hala onu sikmeme şaşıran ahmet inan yazdığın kadarından bile fazlasıymışsın ama bence gel artık dağıldı götüm deyince peki ahmetcim az kalmıştı zaten daracık götün benide zevkten bitirdi diyip ahmeti bacak omuzda pozisyonuna getirdim.Bİr yandan girip çıkmaya devam ederken ahmette elini penisine atmış aynı anda gelelim kocacım deyince sen aktif olmayacakmısın istemiyormusun diye bir soru sordum.Soruma gülerek sen kocamsın insan karısını böyle sikeni sikebilirmi aslında isteğim vardı bu kadar zevk almasam bende aktif olacaktım ama artık bu olay mevzu bahis değil sen daimi kocamsın benim diyerek eliyle 31 çekmeye devam etti.Bir süre sonrada karnına doğru zaten boşalmaya başladı.Daha fazla dayanamayacağımı anladığımda geliyorum deyince ahmet ağzıma ağzıma diye bağırınca bir anda içinden çıkıp prezervatiften kurtuldum ve ağzını açıp beslenmeyi isteyen köleme içimde birikmiş tüm döllerimi akıtmaya başladım.

Ahmet elini penisime götürüp kökünden başına kadar sıkarak içinde kalanlarıda ağzına aldıktan sonra bir hamle yutup süpermiş aşkım tadıda kendisi gibi diyerek diliyle penisimin ucundakileride yalamaya başladı. Ben kendimi yatağa atmış soluklanıyorken bile ahmet hala penisim ağzında lolipop yalar gibi yalamayı sürdürünce dur artık sende mola ver daha gün yeni başladı deyince peki kocacığım ama bunun tadına bugün zor doyarım ben deyip dudaklarıma öpücük kondurup teşekkür ederim inan beni şimdiye kadar böyle kimse sikmemişti.Sayende zevki yaşadım deyince umarım bundan sonra bu şekilde devam ettiririz bende çok zevk aldım ahmet senden deyip öpücükle teşekkürümü sundum.

Yatakta bir süre dinlenip banyoya girdik beraberce. O gün ahmetle kaldığım yaklaşık 7 saatin sonunda 2 mizde yorgun düşmüştük resmen. Ahmetin doyumsuzlugu iliğimi kemiğimi sömürmüş ahmetinde götü üstüne oturacak hali kalmamıştı.2 tarafta durumundan gayet memnun olunca 2. bulusmayı kısa zamanda tekrar gerçekleştirmek üzere yanından ayrıldım. Ahmetle görüşmeye hala devam ediyoruz.Bundan sonrada umarım aksilik çıkmaz devam ederiz…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

atiye 10

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

atiye 10
herkese slm atiye 10 kaldığı yerden devam nurten amcığımı yalıyordu zevk alırken uyandım okadar güzeldiki dizlerinin üzreine doğrulduğunda ise benim strapon takmıştı amcığıma girmeye hazırlanıyordu bacaklarımı omuzuna alıp penis yavaşca amcığma giriyordu zevke geldiğimden amcığım ıslanmıştı amcığım penisi cok güzel şekilde sarmıştı nurten git gel yapıyordu bende zevkten inlemaye başladım sikilmekte harika bir duyguydu nurten hızlanmaya başlamıştı bende cılgınlar gibi inliyordum sonra cıkarıp penisi bızırıma baskı uyguluyordu gercekten o zevki size tarif edemeyorum şuan sonra tekrar içime sokup git gel yapamaya hızlı bir şekilde sikmeye başladı ben artık dayanamıyordum beni sikmesi uzun sürmemişti ben boşalmaya başlamıştım nurten kendini üzerime bırakıp dudaklarımdan öperek günaydın atiyem demesi cok hoşuma gitmişti günaydın nurtencim diyerek cevap verdim sabah sikişelerek uyanmak cok hoşuma gitmişti gereçekten cok güzel uyanmıştım nurtene sarıldım biraz sohbet ettikten sonra nurten telefonu açıp esmayı arayarak 1 saate kadar sana kahvaltıya geliyorum dedi telefeonu kapatıp kız atiye ben duşa girecem geliyonmu kız dedi benim ise yataktan kalkacak halim yoktu sen gir dedim ben ise yatak keyfi yapıyordum nurten duştan cıktı üzerini giyinmek için sohbet ediyor birbirimize iltifatlar yağdırıyorduk ben nurten kız sütyeni ve kilotunu bana bırak giyme dedim onlar benim artık kız zaten sana olmazlar dedi bende olsun senin hediyen olarak bende kalsın dedim ic çamaşırsızmı çıkıyım dedi bende gülerek esmadan bişeyler giyersin dedim delisin kız sen diyerek gülmeye başladı üzerini giydi ve dudaklarıma öpücükler kondurdu cıktı bense yataktan kalkmak istemiyordum benim icin harika bir sabahtı saate baktığımda ise daha cok erkendi saat 8 30 tekrar uyumak istedim ama bir turlü uyku tutmuyordu kalkıp duşa girecektimki strapon yatağın yanında yerdeydi yerden alıp duşa girdim önce penisi iyice yıkadım kuruladım yatağın yanındaki cekmeceye koydum dolaptan yeni bornoz cıkarıp duşa girdim duşumu alıp cıktım mutfağa geçip kendime bir türk kahvesi yapıp icmeye başladım telefonumu alıp sosyal medyaya bakınıyordum arama geldi arayan nurtendi actım alo dedim alo kız kalktınmı yataktan dedi evet şuan kahvemi içiyorum dedim afiyet olsun güzelim dedi tşk ederim canım dedim sen ne yapıyorsun nurtenim bende kahvaltımı yeni bitirdim seni özledim sesini duyuyum dedim iyi yaptın canım esma nerde kız yanındamı yok kız mutfakta dedi esma geliyor sonra konuşuruz dedi tamam dedim kapattı sonra ben gunun ne yapacam diye düşünüyordum nagihanla meltem 2 gün sonra geleceklerdi onları cok özlemiştim evde oturmaktansa gidip yürüyüş yapıyım diye düşündüm siyah kısa spor taytımı giyip üzerine siyah body tişortümü giyip üzerine kapşonlu sarı ceketimi giyip arabama binip sahile doğru gittim sahildeki kafenin oraya park ettim yürümeye başladım yürürken her gördüğüm kadına alıcı gözle bakıyordum kendime inanamıyordum tek düşündüm şey acaba bu kadın nasıl sevişir nasıl orgazım olur diye düşünüyordum baya yürüdükten sonra arabama doğru yürümeye başladım etrafıma bakıp yanımdan gecen kadınlara bakıyor kendimi alı koyamıyordum arabamın yanına gelmiştim telefonumu alıp baktıp kımse aramışmı diye arayan mesaj atan yoktu kafeye geçip meyve suyu içer cıkararım dedim köşede bir masaya oturup meyve suyu istedim kafedeki kadınlara bakıp duruyordum her kadını süzüyordum daha önce hic bir kadına nasıl giyinmiş rujları ne renk ayakabı tercihi nasıl bakmazdım şuan herşeyleri dikkattimi cekiyordu o anda kafenin kapısından gercekten cok güzel olgun bir kadın girdi buğday tenli saçlarını sarıya boyamış saçları ensesinin biraz altındaydı üzerinde sönük mavi elbisesi diz altına kadardı elbisenin kolları yırmaçlıydı ve altında siyah kısa topuklu ayakabı vardı cok sexy bir kadındı gözlerimi ondan alamıyordum balık etli tarif etiğimiz tamda bu kadındı nurtenin vucut yapısınadan 3 4 kilo fazlaydı tahminim öyleydi kadın tam karşımda oturdu ben gözlerimi ondan alamıyordum ona baktığımı fark ettimi bilmiyorum birden göz göze geldik ben sonra gözlerimi kaçırıp denize doğru baktım tekrar kadına baktığımda oda denize bakıyordu sonra çantasından sıgarasını çıkararıp icmeye başladı denizden esen hafif ruzgar saçları okşuyordu gözüne gelen saçlarını kulak arkasına atması bile beni tahrik ediyordu bu sadece bu anlama geliyordu ben gercekten baya azmış olduğumun belirtileriydi garsona seslenerek kahve istedim bir yandan denize bakıyor biryandam kadını izliyordum tekrar göz göze gelmistik sanırım kadın rahatsız olmuştu bu yüz ifadesinden belliydi ben yüzümü denize cevirip düşünmeye başladım atiye sen ne yapiyorsun her beyendiğın kadın senin olacakmış gibi bakıyorsun diye kendi kendimi sorguya cektim salaklık etiğimin farkındaydım o anda garson kahvemi getirdi başımı çevirip garsona tşk etim başımı geri çevirdiğimde kadın bana bakıyordu 1 kaç saniye göz göze geldik kahvemi içmeye başladım içerkende göz ucuyla bakıyordum kendimi alamıyordum bu sefer deyişik olan şey kadında bana bıkıyordu ben ne yapacağımı bilmiyordum düşünüp duruyordum tekrar göz göze geldimde istemssiz şek**e kadına gülümsedim o anda olumuyacak bişey oldu kadında bana gülmsedi bu iyiye işareti aslında tek anlam veremediğim şey garsonlar herzaman gelip kendisine birşeyler sormalarıydı ama umrumda deyildi kadın bana gülümsemişti ben sadece oraya takılmıştım sonra hüsran kadın kalkıp hesabı ödeyip gitti bende öyle kala kaldım 5 10 dakika sonra bende hesabı ödeyip evime gittim saat 2 olmuştu üzerimi cıkarıp duşumu alıp tv izlemeye başladım ama o kadını aklımdan çıkaramıyordum tv izlerken uyuya kalmışım kendime geldiğimde saat 9 gibiydi nurteni aradım kendisini cok özlediğimi bana gelmesini söyledim ama ailesiyle olduğunu onları bırakamıyacağını söyledi tamam deyip telefonu kapadım kızmızı danteli kilotumu kırmızı sütyenimi desenli yarım kollu elbisemi giyip altınada beyaz spor ayakabımı giydim eve alışveriş yapamak için evimden biraz uzak süper markete gittim kahvaltılık meyve sepze gibi herşeyi sepetime dolduruyordum hesabı ödeyip arabama aldıklarımı dizmeye başladım sonra en önemli şeyi unuttum kırmızı şarap alamyı tekrar markette girdim önce çikolata bölümüne baktım birkaç çeşit çikolata aldım içki bölümüne doğru gittim içkilere bakıp tarihlerine bakıyordum arkamdan bir ses merhaba nasılsınız diye seslendi biraz duraklayarak başımı sağıma doğru çevirdiğimde kafede gördüğüm kadındı bende şaşkın halde merhaba iyiyim siz dedim iyiyim tşk ederim dedi ben şok olmuştum ama beli etmemeye çalışıyordum bugun sizi kafede gömüşdüm deyilmi diye sordu biraz durakladıktan sonra evet dedim ne dıyeceğimi bilmiyordum ben bir yandan şaraplara bakıyordum size birşey sora bilirmiyim dedi benim kalpim yerinden fırlayacak gibi olmuştu tabi bugun kafede neden bana bakıp duruyordunuz birinemi bezettiniz diye sordu bende şey yok belki istemsiz olmuştur dedim siz her tanımadığınız kişilere bakıp dururmusunuz yer yarılıp içine girmek istedim yook tabiki ya ozaman dedi şey saç kesiminiz ilgimi çekmişti siz kuaförmüsünüz dedi ben konuştukça batıyordum hayır dedim şey gercekten bugun siz istemsiz bir sekilde rahatsız ettiysem özür dilerim kadın bana baktı bende kadına baktım hafif gülümseyerek yok önemli deyil dedi yanımdan ayrıldı offf ya oofffff ya deyip o sinirle 3 şişe kırmızı şarap aldım hesabı ödeyip marketten kaçmak istiyordum arabama binip evime yetişmek bugunü unutmak istiyordum aldığım eşyaları eve cıkarıp dolapa dizdikten sonra kırmızı şarap açtım içmeye başladım içim içimi yiyordu içtikce rahatlıyordum kafam baya dönüyordu kendimi yatak odama nasıl attım bilmiyorum elbisemle uyumuşum sabah uyandığımda baya kötü uyandım kendimi duşa attım duştan çıktıktan sonra spor kıyefetlerimi giyip sahile yürümeye içimdeki kötü enerjiyi atmam lazımdı kafenin orda arabamı park edip baya yürüdüm cok iyi gelmişti kafeye geçip daha önce oturduğum yere oturdum saat sabah 7 di ortalık sakin huzur deniz garson geldi ne alırdınız efendim kahvaltı alıyım dedim tabi efendim cekildi af edersin kahvaltıdan önce kahve alabilirmiyim dedim tabi efendim kahvem gelmiş içerken denizi izliyordum dalmıştım kadın günaydın kafeye girmişti gorsonlar günaydın efendim hoş geldiz cevap veriyolardı ben konuşlanları duyuyor ama kim diye bakmıyordum denize dalmış huzura bakıyordum önüme dönüp kahvemi yudumlarken karşımdaki dünkü kadındı ama o kadın olduğunu gördükten sonra o masaya bakmadım sandalyemi hafif denize doğru çevirdim garson geldi efendim kahvaltınız hazır indirelimi dedi olur dedim kadının bana baktığını his edebiliyorum ama ben onun tarafına bakmamaya şartlanmıştım bazen göz ucuyla baktığımda kadınla göz göze hadi ya yine yakandım diye düşünüyordum sanra direk baktım kadına bana hala bakıyordu bende bakarak buyrunuz beraber kahvaltı edelım dedim kadın gülümseyerek tşk ederim ama beraber kahve içerim dedi bu neydi şimdi diye düşünüyordum tabi olur deyip gülümsedim davamı atiye 11 de

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Teşhir Delisi Didem – Ayakkabıcıda

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Teşhir Delisi Didem – Ayakkabıcıda
O gün evde oturmaktan Didem’in canı çok sıkılmıştı, içinde önüne geçemediği bir yaramazlık yapma isteği vardı.. Nedense sürekli birilerini tahrik etme düşüncesi aklından çıkmıyordu.. Sanırım artık teşhir bağımlısı olmuştu..

Apartmanın kapıcısı, karşı komşunun liseli oğlu ve hatta onun arkadaşları, su dağıtıcısı, sitenin güvenliği.. Bunlar sürekli kendini teşhir ettiği ve aklını aldığı kişilerden sadece birkaçıydı. Ama o bu sefer daha heyecanlı, daha etkileşimli birşeyler istiyordu…

Düşünmeye başladı kendi kendine.. Acaba bu sefer kimi baştan çıkarmalı, çaresizce kalkmış sikiyle kimi öylece ortada bırakmalıydı???
Aklına bir sürü kişi geldi ama hiçbiri onu yeteri kadar heyecanlandırmadı..

Birden aklına uzun süredir alışveriş yaptığı ayakkabıcısı Rasim Bey geldi. Aslında daha önce de birkaç kez Rasim Bey’e göstermeye niyetlenmişti, fakat adamcağızın eşi sürekli Didem ne zaman gitse dükkanda oluyordu.. Adamın naif ve utangaç halleri onu daha da bir iştahlandırıyordu.

Şansını bir sefer daha denemeye karar verdi, çünkü Rasim’in ona olan ilgisi de gözünden kaçmıyor, hatta ona olan zaafı sebebi ile alışverişlerde bazen bir kaç çift ayakkabı aldığında bir çift de o hediye ediyordu.

Didem hazırlanmaya başladı, önce güzel bir duş aldı. Ayaklarını özenle kremledi, yeni yaptırmış olduğu pediküre ve ojeli tırnaklarına kendi kendine tam not verdi.. Beyaz ojeli 37 numara ayakları ve ince bilekleri tam bir biblo gibiydi…

Ayağına çok sevdiği taşlı halhalı da iliştiriverdi. Aynada çıplak vücuduna bakıyor ve kendini seyretmeyi çok seviyordu… Vücut kıvrımları herkesin aklını kolaylıkla başından alabilecek güzellikteydi. Diri göğüsleri, ince beli ve dolgun kalçaları her kadının sahip olmak isteyeceği birer hazine gibiydiler.. 35 yaşının verdiği tecrübe ile de nasıl kullanılacağını bilen usta ellerde ölümcül birer silaha dönüşebiliyorlardı..

Ne giysem diye düşünürken aklına kocasının çok sevdiği, pileli mini eteği geldi. Bu öyle bir etekti ki, sokağa çıkmayı bırakın evde bile giyilecek türden birşey değildi.. Kocası ile gittiği yurtdışı tatillerinde ancak giyebiliyor, giydiği zaman tüm gözler üzerinde oluyordu.. Yabancı erkeklerin onu sikecekmiş gibi bakışları kocası ile Didem’i tahrik ediyor, çoğu zaman otellerine gitmeyi bekleyemeden olur olmaz yerlerde kendilerini sevişirken buluyorlardı. Eşi o yanında yokken giymesine kesinlikle müsaade etmiyordu, çünkü erkeklerin ona ne gözle bakacağını ve nasıl taarruza geçeceklerini çok iyi biliyordu adamcağız..

Eteği ince bileklerinden geçirerek yukarıya doğru çekti ve beline yerleştirdi Arkasını dönerek aynada çıkık kalçalarının eteği nasıl da yukarıya kaldırdığına hayranlıkla baktı.. Onu bu şekilde gören kimsenin dayanamayacağını ve gözünü ondan alamayacağını biliyordu.. Acaba içime çamaşır giymesem mi diye düşündü, ama fazla abartıya kaçacağını biliyordu ve biraz da merak uyandırmak isteği ile düşüncesinden vazgeçti..

Üzerine de bu açık seçik görüntüsünü pekiştirecek, likralı ince kumaştan askılı bir body giydi.. gögüsleri dışarıya fırlayacak gibiydi sanki.. Pembe uçları da hiç zorlanmadan ince kumaşın altından seçilebiliyordu .. Onu bu şekilde sokakta parçalayabileceklerinin düşündü bi an..
– “Amaan , zaten altıma çamaşır giydim üstüm de eksik kalsın” dedi kendi kendine, nasılsa arabasını dükkanın önüne çekebiliyordu, hemen dükkana girip yapacağını yapacaktı nasılsa..
Tüm hazırlıklarını yaptı, mağazayı iyi bildiğinden nerede nasıl frikik vereceğini, nasıl Rasim’i azdıracağını en ince detayına kadar düşündü.

Otoparka inmek için asansörü çağırdı, gelen asansör boş değildi. Tanımadığı komşularından birisi denk geldi. Adam orta yaşlı, hafiften yakışıklı bir beydi.. Didemi görünce bir anda afalladı.. Didem yüzünü kapıya sırtını adama döndü ve arkadan olabildiğince kendisini izlemesini istiyordu.. 10 kat aşağı inene kadar aklına türlü türlü şeyler geldi, otopark katına inince bir an adamın o karanlıkta kendisine saldırabileceği fikri bedenini sardı.. Olsa fena olmazdı aslında, bir haftadır sikilmiyordu.. Ağırdan alarak yürüyor, kendisini sergilemeye çalışıyordu. Kalçalarını kıvıra kıvıra arabasının yanına geldi, direksiyona geçti ve yola koyuldu.

Ne trafik vardı allahım.. Ayakları yüksek topukluların içinde oldukça ağrımıştı trafikte dur kalk yapmaktan, içinden “Keşke bir masaj yapan olsa…” diye geçirdi.. 15dklık yol neredeyse bir saat sürmüştü.. Rasim Bey’in dükkanının sokağına girince bir rahatlama geldi Didem’e. Yaz sıcağında bir saatlik yol 10 saat gibi gelmişti ona..

Mağazanın önüne gelince boş yer olmadığını gördü.. Korna çalarak Rasim Bey’in dışarı çıkıp kendisine yardım etmesini isteyecekti ki tam o sırada hesapta olmayan birşey oldu.. Bu aslında tüm olayların seyrini değiştirecek bir gelişmeydi..

Rasim Bey’e korna çalarken yan dükkandaki hanzo emlakçı birden dışarı çıkıverdi ve hemen kendi dükkanının önündeki alana Didem’in arabasını çekmesini sağladı. Hatta işi abartarak kapıyı bile açmaya kadar işi uzattı.. Doğulu şivesi, altın aksesuarları, sürekli açık olan gömlek düğmeleri ve göğsünden fışkıran kırlaşmış kılları ile bu adam tam bir kroydu.. Rasim Bey’in dükkanına her geldiğinde de onun gözlerini üzerinde hissediyordu.. Adamın ağzının sularının aktığını ona bakmadan anlayabiliyordu. Aslında bu kro ile oynamak daha eğlenceli olabilirdi..

Emlakçı kapıyı açarken Didem bacağını öyle bir araladı ki, adamın kalbi neredeyse yerinden çıkacaktı. Didemin arabası spor bir model olduğundan inip binmesi oldukça zordu ve frikik vermeden inmenin imkanı yoktu.. Ama bu sefer aklında teşhirci bir şeytan olduğu için özellikle bacaklarını aralaya aralaya indi..

D: Teşekkür ederim.. Zahmet oldu..
E: Aman hanfendi ne demek, ne yapmışız ki.. Buyrun buyrun.. Rasim abi alt katta sanırım, duymadı sizi..Siz bizim de müşterimiz sayılırsınız.. Araç kalabilir ne kadar isterseniz..

Emlakçı aracın kapısını kapatacak iken Didem heyecandan çantasını almadığını farketti, adama bir saniye kapatmayın çantamı unuttum dedi ve kapıyı eliyle araladı..

Çanta yolcu koltuğundaydı, kafasını eğdi, almak için uzanmak zorundaydı.. Ama bu işi daha tahrik edici bir şekilde yapmak ve adamı çıldırtmak istiyordu.. bir dizini sürücü koltuğuna koyarak içeri uzandı.. Emlakçının nefesinin kesildiğini hissedebiliyordu.. Zaten ayakta duruken bile kalçalarını zar zor örten o etek şimdi neredeyse beline kadar toplanmış ve kalçalarının yanaklarını ve beyaz ip tangasını ortaya çıkarmıştı… Adam gördüğü manzara karşısında bir an yutkundu, Didemin çamaşırının beyaz ipi kalçalarını bir bıçak gibi ikiye yarıyor, hatta arada kayboluyordu…

Didem işi bir adım öteye taşıdı, çantasından bir eşyayı yolcu koltuğunun altına düşürmüş gibi yaparak ileriyr uzandı ve belini dahada kırdı ve o anda olan oldu..
Adam şu anda Didemin kalçalarına tüm detayları ile hakimdi… Didemin kocasına bile arada sırada sunduğu o müthiş göt deliği Emlakçıya göz kırpıyordu.. Bir kadın arkadan sikilmek için nasıl profesyonelce domalırsa öyle domalmıştı resmen.. Göt deliğinin tam üzeriden geçen beyaz ip bile deliği kapamaya yetmiyordu…Adam gördükleri karşısında afallamış, Didemi ellememek, parmağını o muhteşem deliğe bastırmamak için kendini zor tutuyordu..

D: Hay aksi , tam da koltuğun altına girdi.. Neyse sonra alacağım artık..
E: Aman hanfendi, ben alayım çok mühimse…
D: Yok yok, sorun değil, zaten işim uzun değil , bitince alırım..
E: Peki, siz nasıl isterseniz, buyrun..
D: Mersi..

Didem “Mersi” derken adamın nefes alış verişinden kalbinin duracak gibi olduğunu anlıyordu.. Kendisi de aslında çok heyecenlanmıştı.. uzun süredir bu kadar cüretkar tavırlar sergileyemiyordu, ama bu sefer içindeki ateş, bir haftadır sikilmemiş olmamnın verdiği azgınlık onu tam bir orospuya çevirmişti. Adam da şu an muhtemelen kendisinin orospu olduğunu düşünüyordu…

Didem Rasim’in dükkanından içeriye girdi, “Rasim Beeeey..” diye ona seslendi.. Aşağıdan Rasim “Geliyorum bi sn” diye yanıt verdi.. Ama sesinde bir gariplik, bir tedirginlik vardı..

Rasim Bey telefonla konuşurken yukarıya çıktı.. Yüzü endişeliydi.. Telefonu kapattı.. “Kusura bakmayın Didem Hanım eşimle görüşüyordum, duymadım geldiğinizi” dedi. ve devam etti.. “Bizim ufaklık çok rahatsızlanmış, okuluna gidip kendisini acil olarak almam ve doktora götürmem gerek , size de çok ayıp olacak ama isterseniz bir arkadaşı çağırayım o sizinle ilgilensin, siz beğendiklerinizi alın, sonra para-pul işlerini hallederiz” dedi…

Didem bir an duraksadı, kafası oldukça karıştı.. Aslında Rasim Bey’i azdırma niyeti ile gelmişti ve bunu beklemiyordu.. “Ama ya bu arkadaşı yandaki kıllı ayıysa??” diye düşündü.. O adam olmazsa çekip giderim zaten dedi içinden..

D: Şeyy.. Bilmem ki, Sonra uğrayayım ben isterseniz…
R: Olur mu Didem hnm, siz kaç yıllık müşterminizsiniz, bi sn bekleyin.

dedi ve dışarı çıktı.. Didem’i meraklı bir bekleyiş aldı..

Ahhh evet, işte bu dedi kapıda Rasim Bey ve arkadaşını görünce..
Rasim Bey az önceki emlakçı ile kapıda duruyordu, adamın yüzünde pis bir sırıtış vardı ve bu sanki olacakların habercisi gibiyidi..

“Mahmut benim hem komşum hem de en yakın dostumdur, sizinle kendisi ilgilenecek Didem hanım, hiç çekinmeyin, dükkan sizin…” dedi Rasim. Didem kendisine yanıt bile veremeden apar topar eşyalarını aldı ve çıktı..

Didem’le Emlakçı öylece dükkanın ortasında birbilerine bakıyorlardı..

Artık emlakçının adının Mahmut olduğunu biliyordu.. Adam gerçekten de tam bir Mahmut’tu.

Mahmut pis pis sırıtarak sessizliği bozdu, “Didem hanım, isminiz de sizin gibi çok güzelmiş.” dedi..

Didem kısa bir teşekkürle geçiştirdi.. Aklından gitmek de geçiyordu aslında, ama nedense içinden bir his kalması ve bu adamın sikine vücudundaki bütün kanı toplayıp o şekilde bırakmasını söylüyordu.. Böyle kro görünümlü azgın tekeleri kudurtmak daha bir hoşuna gidiyordu esasında.. Bir an için kendisine sahip olabileceklerini düşündürüyor ve onları oyuncağı elinden alınmış bir çocuk gibi öylece ortada bırakıp gidiyordu..

Sessizliği tekrar bozdu Mahmut.. “Buyrun, tükkan sizin hanfendi” dedi ve Didemin yanına geldi.

Didem isteksiz bir şekilde ayakkabılara bakmaya başladı.. Niyeti almak değildi tabii ki , ama yalandan bakıyordu işte.. bantları olan, yüksek topuklu bir ayakkabı gözüne ilişti.. “Şunun 37 numarasını alabilir miyim acaba diye rica etti Mahmut’a..
Mahmut “Tabii” dedi, ayakkabıyı aldı ve depoya aşağı kata indi..

O sırada “Siz bakın, daha istediğiniz olursa ben aşağıdan numarsına bakayım” dedi..
Didem göz atmaya devam etti. İki tane daha açık ayakkabı seçip beklemeye başladı.. Ayakkabılar da tam Didemin sekisiliğini ön plana çıkaracak türden gösterişli şeylerdi..

Adam merdivende belirince Didem merdivenin başına doğru yürüdü.. Sözde, Mahmut’a ayakkabıları verecekti, ama esas niyeti merdivenin başında durup Mahmut’a bir gösteri yapmaktı…

“Size zahmet bunlara da bakar mısınız” diyince adam kafasını bir kaldırdı ve bingooo.. Müthiş bir manzara karşısındaydı.. Didemin uzun bacakları ve eteğin altındaki hazinesi… Didem adama daha rahat gösterebilmek için dizlerini kırarak ona doğru çömeldi, kalçası neredeyse yere değecekti ve adamın başının tam hizasında bu sefer bütün mal varlığını önüne sermişti…

İncecik tül tangasından amının dudakları adamın karşısında dünyanın en tatlı en sulu meyvesi gibi duruyordu… Mahmut, Didemden ayakkabıları alırken birini elinden düşürdü.. Bu durum Didem’in çok hoşuna gitmişti.

Mahmut, düşen ayakkabının peşine giderken, bir yandan da Didem’e dönüp bakıyordu.. Ama Didem yapacağını yapmış, adama bir anlık cenneti göstermiş ve tekrar ayağa kalkmıştı.. Mahmut neredeyse merdivenden yuvaranacaktı biraz daha görebilmek için.. Adamın bu halleri Didem’in çok hoşuna gitmeye başlamıştı. Eğlenmeye başlıyordu yavaştan ve keyfi iyiden iyiye yerine gelmişti..

Mahmut elinde ayakkabı kutuları ile geldi, Didem koltuğa oturmuş bekliyordu.. Bacak bacak üstüne atışı görülmeye değerdi.. Minicik eteği yanlardan hiçbir yeri örtmüyor, kalçasına kadar tüm bacakları açıkta kalıyordu.. Bronz teni ışıl ışıl parlıyordu..

Mahmut şöyle bir baktı, “ilk verdiğim çift nasıl oldu denediniz mi?” dedi.. Didem denememişti.. Aklında şeytanlıklar vardı…

“Şeyyy, aslında çok yorulmuşum, oturunca kaldım böyle, çıkarmaya üşendim ayakkabıları , rica etsem denememe yardımcı olabilir misiniz?

Adam başka bir şey istese olacaktı..Daha gördüğü andan itibaren o ayaklara vurulmuştu, onlara dokunmak için can atıyordu..

“Ne demek hanfendi, ben size giydirip çıkartırım merak etmeyin siz” dedi Mahmut imalı imalı gülerek..

Mahmut kutuyu aldı ve eğilerek Didem’in ayaklarına doğru çömeldi.. Uzatın ayağınızı Didem hanım derken sesi titriyordu.. Didem bacaklarını araladı ve sağ ayağını uzattı.. Mahmut ayakkabıyı bir çırpıda çıkarıverdi ayaklarından… o esnada göz göze geldiler.. Adamın elleri ateş gibiydi.. Didemin vücudu ayaklarından başlayarak alev alıyordu sanki.. Kasıklarına kadar bir anda ateş bastığını hissetti Didem…

Ayaklarınız çok güzel dedi Mahmut, ayakkabıyı giydirirken.. adam o kadar yaklaşıyordu ki ayaklarına, sıcak nefesi hissediliyordu o yaklaştıkça.. Öteki çifti giydirmek için ayağını yine eline almak istedi Mahmut. Didem de o esnada sol ayağını uzatmak için tekrar bacak bacak üstüne attı.. Ve işte, yine amcığını saniyelik de olsa Mahmut’a gösterdi.. Adam yine dona kaldı.. İnce tül tanganın altından herşey neredeyse belliydi… Didem acaba ıslandığı da belli olmuş mudur diye düşünmeden edemedi… Çünkü bu ayı, Didemin amının ıslandığını görse onu oracıkta sikmeden bırakmazdı…

Mahmut ayakkabıları giydirdi ve bi iç çekti… Bu iç çekme “Ah seni ne sikerim” anlamına geliyordu besbelli.. Didem de aynı şeyi düşündü bir an… “Bu ayı versem ne siker beni.. Ne yorulmak bilir ne durmak böyleleri..Eline böyle bir fırsat kimin eline geçse sonuna kadar değerlendirmek istemez ki .”

Ayağa kalkarken öne doğru eğildi Didem.. O ana kadar göğüslerini farketmemişti Emlakçı kro… Gözleri takılı kaldı bodynin üzerinde.. Hele pembe göğüs uçlarını görünce gözleri daha da bir açıldı.. “Bu karıyı sikmem lazım” diye iç geçirdi kendince..

Didem dükkanın içinde bir iki tur attı ve yerine oturdu..

Ayaklarım şişmiş yorgunluktan, tam istediğim gibi rahat olmadı dedi Mahmut’a. Mahmut ayakkabıları çıkarmak bahanesi ile tekrar diz çöktü ve ayakkabıları çıkardı.. Çıkardı ama Didemin ayaklarını bırakmaya niyeti yoktu… Elini ayak tabanında gezdirdi ve evet, biraz şişmiş ayaklarınız , isterseniz biraz masaj yapalım onlara dedi…
Didem bu teklifi reddedemezdi, çünkü arabayı park ederken bile bunu düşünüyordu.. “Ay çok makbule geçer” dedi Didem…
Mahmut sol ayağı eline aldı ve parmaklarını avuçlaya avuçlaya sıkmaya başladı.. Didemin ateşi gitikçe artıyordu.. Bu onun kocasına yaptırmayı en çok sevidği şeydi.. Ahh, hele bir de parmaklarını emmeye başlardı ki kocası… Gözlerini kapadı, geriye yaslandı.. Artık olaylar nereye gidecek bilmiyordu.. Adam ayaklarını okşuyor, beyaz ojeli parmaklarını kıllı ellerinin arasında lastik gibi çekiştiriyordu… Amı iyiden iyiye sulanmaya başlamıştı.. Bacaklarını da çaktırmadan araladı…

Gözlerini açtığında adamın ayaklarını kokladığını gördü ama görmemiş gibi tekrar gözünü kapattı.. Böyle bir müddet daha devam etti.. Artık göğüs uçları daha sert ve belirgin şekilde bodynin altından kendilerini göstermeye başladılar.. Bir düğme gibi sem sert olmuşlardı…

Didem tekrar gözlerini açtı, çok teşekkür ederim, çok iyi geldi dedi Mahmut’ a..Artık uzatmak istemiyordu daha fazla.. Çünkü iş çığrından çıkacağa benziyordu.. Adamın ayaklarını koklarkenki hali Didemi oldukça azdırmıştı ve bu oyunun sonunda bu kıllı ayıya sikilmek istemiyordu..

Didem ayakkabılarını giymek için eğildi.. Ayağa kalktı ve eteğini çekiştirdi..
O esnada Mahmut da ayağa kalkınca Didem büyük bir şok yaşadı…
Adamın önü resmen çadır olmuş, pantolunundan delip çıkmak üzereydi sanki… Didem bakakaldı… Öyle bir kabarıklık vardı ki adamın önünde, sanki altındaki canavar kendisini yaptıkları için cezalandırmak için dört gözle bekliyordu..

Adam çok rahat bir şekilde aletini düzeltip yana doğru yatırdı… İşte o an Didem yine şaşkınlıkla bakakaldı… Alet neredeyse pantolonun ceplerine kadar uzanıyordu.. En az 20 cm lik bir canavar diye düşündü Didem.. Oysa kocasınınki bundan çok daha kısaydı.. Evlenene kadar bir çok kişi ile yatmış ama hiç böyle büyük bir sik yiyememişti, ve hep aklındaydı…

Şehvet dalgaları vücudunu sarmışken , zor da olsa toplarlandı.

“Sanırım bu şişmiş ayaklar ile daha fazla birşey denemem lazım, hiç birşey ayağıma olmayacak yoksa” dedi. “En iyisi ben daha sonra uğrayayım..”

Mahmut öylece kalakaldı.. Ne yani, bu orospu beni böyle azdırıp gidecek mi şimdi diye kızdı kendi kendine..

“Ama en azından şu diğerlerini de deneseydiniz?” dedi son bir ümitle…

Didem kararını vermişti bir kere, çıkmalıydı oradan.. Yoksa kendini kaybedecekti.. Adam öyle güzel yoğurmuştu ki ayaklarını, oracıkta sikse sesini bile çıkaramayacaktı aslında.. Ama kocasından başkasına siktirmek, hele hele böyle bir kroya… Hiç ama hiç istemiyordu…

“Üzgünüm gitmem gerek” dedi.. Adam neredeyse ağlayacaktır hayal kırıklığından.. Didem’im tam görmek istediği manzara karşısında duruyordu.. Zafer kazanmışçasına dükkandan çıkarken Mahmut hemen yetişti, son kozlarını oynamaya çalışıyordu…

“Şey, isterseniz size benim dükkanda soğuk birşeyler ikram edeyim, ne derseniz diye sordu.. Didem bu ucuz numaralara kanacak bir tip değildi tabii ki, adamın niyetini bariz şekilde görüyordu..
“Başka zaman inşallah” dedi Didem,

Arabaya yöneldi, kapısını açmak için hareketlendi. Ama Mahmut daha erken davranıp kapıyı açmıştı.. Son kez olsun o amcığı görmek için yerini aldı.. Ama Didem öldürücü vuruşu eteğini bacaklarının arasına sıkıştırarak yaptı.. Adam artık kafasını çevirmeden direkt bacak arasına bakıyor ama istediğini görememiş olmanın mutsuzluk ve çaresizlik ile çırpınıyordu..

Didem arabayı çalıştırdı, içi bir garip olmuştu… Bacak arası alev alacaktı neredeyse.. Öylesine sikilmek istiyordu ki.. Oradan ayrılırken adama son kez baktı, bir çocuk gibi boynunu bükmüştü Mahmut..

Hızlıca eve geldi.. Üstünü çıkardı.. Kocasının ona aldığı dildoyu dolabından çıkarıp amının suları ile ıslattı, amının dibine kadar yerleştirdi.. Boşalana kadar kendini pompaladı.. Ama olmuyordu…

İstediği okşanmak , yalanmak, avuçlanmak, bir orospu gibi sikilmekti…
Çaresi yok , iki gün daha bekleyecekti kocasını… Ama Mahmut’un o beğenmediği kıllı ellerini aklından çıkaramayacaktı uzun bir süre…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BARCELONA SEX CLUB

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BARCELONA SEX CLUB
merhaba hikaye seviciler. Size mart 2019 da yaptığım barcelona seyahatimden tamamen ama tamamen yaşanmış anımı paylaşıyorum. ben İzmir’de yaşıyorum 29 yaşında atletik vücutlü lazer epilasyonlu bir gayim. kadınsı değilim belki de o yüzden Türkiye’de istediğim cinselliği yaşayamıyorumdur. neyse hikayeme geçiyorum.
5 günlük barcelona seyahatimde 3-4 tane sex clup a ve glory hole denen mekanlara gittim. bu hikayede sex clup ın birinden bahseceğim.
gitmeden de gittiğimde de araştırdım bir kaç mekan. şansıma kaldığım ev bütün mekanlara yakındı hatta yürüyerek kaldığım eve 5 dk olan bir sex clup a gittim açık fikir adında bir mekan. ingizlice tabi…gece 11 de açılıyor. o kadar nezih güvenliydiki şaşırdım. dışarıdan orasının bir sex klübü olduğu bile anlaşılmıyor sadece gay bayrağı var. neyse girdim karşılayan kişi çırılçıplak 🙂 o gecenin konusu naked yani çıplaklık. giriş için 19 euro verdim buna alkollü 1 içecek de dahil. ödedim girdim. soyunma odası yok tabi ortalık yerde soyunuyorsun dolaplar var kitleniyor eşyalarını oraya koyup kitliyorsun koluna anahtarı bileklik gibi geçiriyorsun.
ortama girmeden önce anal temizlik evde yapamadım duş buna uygun değildi. aklınızda bulunsun avrupada bu anal temizlik için imkanlar mevcut gittiğiniz mekanlarda. ama anal duş başlığını yanınızda götürmeniz gerekiyor. temizliğimi yaptım ve girdim mekana.kayganlaştırı ve kondomlar bedava her köşede demirlere asılmış kutularda kondomlar, sensörlü sabunluklarda da kayganlaştırıcılar mevcut 🙂 o kadar heycanlandım hoşuma gittiki size anlatamam
karışık yaşlarda ben yaşlarda olanlarda var daha yaşlılar daha gençler de. hepsi çıplak muhtemelen de haplı çünkü çoğunun yarı sert geziyordu aletleri. 3-4 tane konsept var ve her tarafta deri yataklar kotuklar sandalyeler çeşit çeşit pozisyonlar için…mekanda bu arada gittiğim mekanın ana müşteri portfötü fistingçiler. 4 bi tarafından demirlere asılı demirlere bağlanmış deri hamak yatıp bacakları dayamak için de konforlu düzenek var. kim isterse götüne yumruğu sokuyor. ilk gittiğim salonda kalabalık bir şekilde etrafına doluşmuşlar birisi yatmış birisi deliği yumuşatıyordu. deliğini yalıyor arada parmaklıyor arada da sikiyordu. ama bu sadece deliğini yumruğa hazırlamak içinmiş sonradan anladım 🙂 şuan bunları yazarken bile deliğim zonkluyo 🙂
yatak odası konseptine girdim 5-6 kişi sevişiyor ben de girdim aralarına onlar beni ben onları ayaklar dahil yalanmadık yer bırakmadık çok heycanlıydı pasif olmama rağmen aletim kazık gibi olmuştu. yuvarlak çizdik 6kişi sakso çekmeke başladık uzunca bir süre. bi kaç kişi boşaldı ben boşalmadım çünkü sikilmem lazımdı.
başladım götümü siktircek birilerini aramaya 🙂 ve buldum sonunda sonrada öğrendim Brezilyalı benle aynı boylarda ve kapkara koskocaman bir aleti vardı. boş yataklardan birine geçtik sevişmeye başladık deli gibi öpüşüyoruz. o sırada birisi daha bize dahil oldu. baktım pasif. hemen yataktan yolladım. bu konuda oldukça hoşgörülüer inananamadım. sonra yine birisi daha dahil oldu diğerini gönderince anladım sadece sikici istiyorsun dedi kulağıma.bu kişi sarışıncı baya muhtemelen Almandı. çok hoşuma gitti.ikisini birden yalamaya başladım Almanın aleti büyüktü ama kalın değildi. brezilyalıya hazırlık için ilk önce o sikecekti beni. sonra onlar benim deliğimi yalamaya başladılar 69 pozisyonuyla almanın üzerine çıktım o taşaklarımı yalarken brezilyalı deliğimi yalıyordu.ben de almanın yarrağını yalıyordum .muhteşem bir duygu kelimelerle tarif edemiyorum şuan. artık sikilme kıvamına iyicene gelmişti deliğim. alman geçti arkama o da tüküre tüküre yalamaya başladı sonra kayganlaştırıcı sıktı deliğime ve kondom giydirdiği yarrağına… yavaşça girmeye başladı. bu arada deliğim onlara göre oldukça dar. ikisi de bu durum çok hoşlarına gitti. sürekli merak etme canını acıtmayacağız diyorlardı. neyse önce kafasını yavaşça gıdım gıdıp sokup çıkarıyo artık alışmıştım daha çok sok artık hazırım dedim ve kökledi. muhteşemdi. hiç canım yanmadı sadece zevkten 4köşeydim. tabi sikilirken diğer erkeğimi yanlız bırakacak değilim o da sakso çekmem için önüme geçti. alman çok uzun sikti beni pozisyondan pozisyona soktu 2inci pozisyondan sonra brezilyalı kızmaya başladı söylenmeye başladı kıyamam. bu arada mekandaki 5-6 kişi bizi izlemeye geldiler onlar izlendikçe bana dokundukça yarraklarını vücuduma vurdukça zevkten çıldıracaktım.sonra sırayla sikmeye başladılar. bi kaç dk alman bi kaç dk brezilyalı, bi kaç dk bir bakası…derken alman boşaldı sonunda. ayrıldı yanımızdan aletini yıkadı tekrar gezinmeye başladı 🙂 brezilyalı da beni sevgilisiymişim gibi seve seve sikiyordu çok çok güzel bir sex yaşıyordum…izleyenlerden birine geldi sıra onun yarrağını aldım ağzıma ama bu inanılmaz büyük bir yarraktı. ona bunu alamayacağımı söyledim tamam dedi ve ayrıldı yanımızdan. brezilyalı da boşaldı sonunda kondoma bir baktım herhalde 15gündür boşalmıyordu balon gibi şişmişti döl dolmuştu.
çok yorulmuştum ama daha gece yeni başlıyordu. sırada daha çok kişi vardı izin istedim ve duşa girdim sıcak suyla rahatladım. sonra tekrar gezinmeye başladım. dinlenirken başkalarının sikişlerini izleyip kendimi azdırıyordum sonra fisting salıncağına yattım kimisi deliğimi yalıyor, kimisi sikiyordu.fisting yok diyordum. yumruk alacak kadar değil deliğim….okadar azgındımki sikildikçe sikilmek istiyordum brezilyalı deliğimi çok güzel açmış olacakki herhalde 10 kişi sikmiştir beni 3-4 saatte 🙂 artık double istiyordum.. bunu belirttim hafif yüksek sesle double penetratiton diye isteyenler için diye açık arttırmaya çıkardı kendimi 🙂 2-3 tanesi geldi. benim boyum 172 65 kilom onlar için çocuk gibiyim 🙂 gelen 2 çocuk 185 üst koskocaman çocuklar sevişme esnasında öğrencim sevgiliymişler 🙂 artık hazırdım iki yarrak gircekti ufacık deliğime(artık ufak değildi) ayağa kalktım ortalarında tost yapmışlardı beni. aman allahım şaşıdım birisi arkamdan boynumdan öpe öpe bacaklarımdan kaldırdı önümdeki tuttu bacaklarımdan porno filmi sahnesi gibiydi önce aleti büyük olan girdi yavaş yavaş ilk double deneyim dedim. dinlemedi kaç kere sikildin kaç saattir görüyoruz seni dedi ve hart diye geçirdi. inanırmısınız sadece sevk hissettim acı yoktu. sonra diğeri girdi ikisi kucaklarında ayakta beni zıplata zıplata sikiyordu iki tane sünnetsiz yarrak yeriyordum hem de aynı anda. belki 10-15dk siktiler beni öyle.süperdi. bu pozisyonda taşaklarım ve aletim önümdekinin karnına değdiği için herhalde ben artık boşalmıştım. e ben boşalınca bitti herşey 🙂
hayatımdaki en güzel deneyimlerden birisi buydu okuyup beğendiyseniz ne mutlu bana ve inanın tamamen gerçek bir hikayedir. glory hole hikayemi de bi ara yazarım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşım uyuduktan sonra salonda

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşım sevgilisinden ayrıldığı için morali bozuktu beni çağırdı biraz teyze.
info dışarda dolaştık sonra eve gecelim demleniriz dedi aldık alkolleri eve geçtik ama evde ki dul fenaydı oturduk gece geç saatlere kadar içince arkadaşım sızdı kaldı onu yatırdık biz tekrar salona geçtik kadın sağlı sollu sorularla istediğini belli ediyordu ama benden hareket bekliyordu

Sevda ablayla tekrar salona geldik muhabbet etmeye başladık konuyu benim kız arkadaşıma getirdi varmı sevgilin falan dedi bende var dedim eeee sevişiyomusunuz bari dedi güldü ben utandüm o gülerken ayyy utanırmısta ne var bunda canım ihtiyaç bu hele sen simdi tam ergenliktesin ne azarsın dedi alkollüydü zaten gülmeye başladı ben dahada utandım ayyyyy utanma sende artık dedi yanıma yaklaştı iyice.
Bak ben kocam öldüğünden beri siktirmesim kendimi dedi ne diyosun abla bana niye söylüyosun bòyle şeyleri dedim sakin ol dedi elini tişortumden bursa escort iceri attı vucudumu okşuyodu beni tahrik ediyordu yapma dedim.

Seni istiyorum kocam ol yıllardır erkek yüzü gormedim seninde tam azgın dönemlerin ihtiyacını gör iste dedi.
Ben ne yapacağımı şaşırdım kalp atışlarım hızlandı bu kucağıma oturdu birden cıkardı geceliğinide taş gibi gòğüsleri vardı önümde emmeye başladım yumuşacıktı uçuyodum adeta ayyyyy askım yıllardır yarrak görmedim erkek görmedim doyur benii diye inliyodu yatak odasına gidelim dedi sonra emre uyanırsa ne olucak dedim fena sızdı uyanamaz korkma dedi kendi odasına götürdü beni.
Yatağa yatırdım bunu yıllarca yarrak yememis amı traslı duruyodu harikaydı.

Yalamaya başladim ahhh yala erkegim çıldırt beni diyodu zevk suyu gelmeye başladı amından yılların azgınlıgı cıkıyordu.
Sonra kaldırdım sıra sende dedim yattırdı beni yatağa saxo cekmeye başladı escort bursa öyle güzel emiyodu ve yalıyoduki çıldırıyodum zevkten.
Sonra domalttım önüme amına sürtmeye başladım sikimi cıldıriyodu sok artık şunu sokk diye sızlanıyordu bende kafasını soktum sonra bütün gücümle abandım amına sikmeye başladım harika amcığı yanıyordu ahhhhhhhh diye bağırıyordu her sokusumda ben ölücektim zevkten ohhhhhh diye karşılık veriyodum erkeğim parçala bu amı yıllardır yarrak yemedi bu am sik sik parcala diyodu bende saçından çekiyosum kendime dogru hosuna gutti dimi azgın orospu diyodum evet erkeğim yerim o yarrağını diyip dahada azdırdı ben çıldırmışçaşına sikiyordum o amcığı abartısız 19 cm falandı sikim 15 dakika sikip boşaldım amına ben boşalaba kadar o 4 kere boşalmıstı.

Ama ikimizde doymadık tekrar verdim ağzına 10 dakika saxo çektirdim bu orospu karıya sonra yüzüstü yatırdım yataga beline yastık koydum bursa escort bayan götünü kaldırdım havaya götünü sikicem dedim tamam ama kocam olmedende hiç sikmedi ordan ilk olucaksın acıtma yavas yap dedi tam kocam olucaksın dedi.
Göt deligini yaladım parmaklarımla açtım biraz yarrağımın başını soktum daracık delige sonra yarısına kadar soktum ahhhhhh cikar ne olur dedi aldırış etmedim altımdan kalkamazdı kollarını kiloduyla bağladım bi anda kökledim yarrağı ne biçim bir çığlık atti ahhhhhhhhhhhh diye bağırdı oglu uyanıcak diye korktum neyseki bisey olmadı.

Ben sert sert git gel yapıyodum ağlamaya başlamıştı acıdan sana siktiricegıme odun soksaydım keşke amıma piç bırak artık diyodu götünü sikerken vuruyodum bi andanda canını yakmak icın aldım kenardan kemerimi götüne sırtına sert sert vurdum yüzünede tokatı bastım 20 dakika götünü siktikten sonra deligi iyice açıldı sevda orospusuda zevk almaya başlamıstı ahhhh kocacıgım sik sik diye inlemeye basladı orospu hani kufur ediyodu az once ne oldu birakayımmi dedim sakın gebertirim seni cıkarırsan sikini dedi götünü sikmeye başlayalı yarım ssat olmustu en sonunda gotune bir patladım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayın pederimin Orospusu Oldum(ALINTI)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayın pederimin Orospusu Oldum(ALINTI)
Merhaba arkadaşlarım madem herkes başından genci yazıyor burada neden bende yazmayıyım dedim ve sizleri bu anımı anlatmaya karar verdi. Benim adım Gül naz ben 28 yaşında evlenmiş kendi halinde bir ev hanımıyım.
Daha yeni evli olduğum için eşim Leventle her hafta sonu aile içi gezilere gidiyoruz herkesin gönlünü almaya çalışıyoruz. Eşim Levent sakın yapısı ile etliye sütlüye karışan bir insan değildir. Hafta sonları da kayınvalidem genelde pide yaptırır bizlere o pideye gitmek ve onlarla beraber yakmak kalır. Bu her hafta Pazar öyledir gitmeyen olursa kayınvalidemin çenesinden vay halimize durmak bilmez. Kayınpederimde aman şunu konuşturmayın da ne yaparsanız yapın der. Benim eşim iki kardeş birde kızları var görümcem o şehir dışında olduğu için büyüklerin her derdi eşime kalır o koşturur. Bende halimden memnunum hiç de şikâyet edemem. Kayınpederim çok bakımlı genç görünümlü bir bey kayın validem ise daha yaşlı gibi, meğerse kayınpederimden büyükmüş Levendin annesi. Ama gururlu kadındır asla söylemez büyük olduğunu. Biz gene o hafta sonu ordayız nevzat babam telefonla kızıyla konuşuyor, tamam ağlama ben sana Levendi yollarım söz diyordu. Ne olduğunu anlamadım ama kocam bir yerlere gidecek onu anladım işte. Ne oldu Nevzat babacığım dedim. Oda Nilay ağabeysini özlemiş yanıma gelsin bir hafta sonu diyor dedi. Bir kere gidin kızım kız bir rahatlasın çoktandır ağabeyini göremedi dedi. Bende olur dedim ama içimden hiçbir yinede gidemem dedim. Eşim tabı beni ikna edemedi gitme konusunda. Tamam, ben tek giderim dedi. Ve gitti de beni babasına emanet etti ve gitti. İki gün sonra gelirim dedi. Nevzat babamda aldı beni bizim eve getirdi birlikte kalacağız kayın annemin talimatları çok sert çünkü Nevzat kıza iyi bak sokağa tek salma falan, filan. İyide ben çocuk muyum diyorum ama nafile Nevzat babamla evin yolunu tuttuk. Yaz ayı bizim ev yanıyor haliyle ben sere serpe uzanmışım yatıyorum. Nevzat babamda televizyon falan seyrediyor. Birinci geceyi öyle geçirdik ama ben sabah nevzat babamı yıkanırken görünce oha oldum adamda ne vücut vardı öyle önünde sallan yarak kocamın iki katı. Taşakları kocaman nasıl siker bu acaba diye düşünmekten kendimi geri alamıyorum hemen geri kaçtık-m. Akşama kadar nevzat babayı izlemeye başladım. Ne zaman yanından geçsem yalandan sürtünerek geçtim ki tahrik olsun siki kalksın görmem lazım o siki çünkü. Anladı galiba beni hiç sesi çıkmıyor adamın. Gece oldu tam karşısında kanepeye çöktüm üzerindeki dar pantolon amın iki dudağı arasına girmiş öyle ısırmalık ye beni diyen tarzda arada bir Nevzat babama bakarak iç geçiriyorum. O birden bana gelin benim yarağımı çok mu merak ediyorsun dedi. Önce bir düşer gibi oldum koltuktan sonra evet ya dedim tüm cesaretimle tabi merak ediyorum gördüm onu bugün banyoda kocamandı kalkmış halini bilmek istiyorum dedim. Hemen çıkardı yarağı gel bak o zaman çok merak ediyorsan dedi. Harbi siki çok uzundu bu benim kayna validemin amına nasıl girmişti hayret. Elime alınca da sik daha da büyüdü haliyle. Yala bak daha ne kadar büyür dedi. Ağzıma iteledi alamıyorum ki ancak başı ağzımda kaldı geri kalan sik dışarıda Nevzat baba ben sikini yaladıkça inliyor hadi gelin daha hızlı yala şu mereti diyor ben iki elimle kavradığım yarağı yalıyorum. Adamcağızda pil bitti dölleri ağzıma doldu bende yaladım oturduğum yerden kaktım. Cidden ne büyük malın var ya senin Nevzat baba dedim. Daha dur bitmedi dedi. Getir bakım benim oğlumun siktiği o güzel amı bana dedi. Her akşam bu am yüzünden ne hayaller kurdum ben sen bir bilsen deyip ama gömüldü o yaladıkça ben kıvranıyorum kocamdan iyi yalıyorsun Nevzat babacığım diyorum o kürek gibi dili amın deliliğine girip, girip çıkıyor ben uçuyorum. Ağzı hem benim am suyu içinde kalktı yerinden şişmiş o koca yarağın başını ayırdığı bacaklarımın arasındaki amın içine soktu koca yarak ama girişçe ben bir irkildim alamadım birden acıdı amın içi. Ama alışınca hoşuma gitti kalınlığı ve uzunluğu hadi babam, hadi kocam oğlundan daha hızlı sık beni hadi koçum diyorum. Yırtacağım senin bu amın ben seni karım yapacağım küçük orospum olacaksın fahişe diye hızlı, hızlı sikiyordu birden inledi ve dölleri amın içine bırakıverdi.
Ben gerçekten nevzat babının hala orospusuyum iyi sikiyor adam.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Boşanma Davası-2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Boşanma Davası-2
Merve ile ofiste yaşadığımız sexten sonra duruşmaya kadar geçen 5 gün süresinde hiç görüşmemiştik, sadece bir iki defa hal hatır soran sms ler dışında sesimizi bile duymamıştık, duruşmanın olacağı perşembe günü eşim sabah benimle birlikte hazırlanarak Merve ile birlikte Çağlayanda ki adliyeye geleceğini Murat ile aralarını yapmaya çalışacağını söyleyerek Mervenin yanına gitti.Saat 11 gibi eşim arayarak duruşma salonunun önünde beklediklerini nerede olduğumu sordu ve bende duruşmam olduğunu fakat kısa süreli uğrayacağımı söyleyerek yanlarına gittim. Duruşma salonunun önünde eşim, avukat arkadaşım ve Merve bir tarafta Murat ile avukatı onlardan biraz uzakta duruyordu. Kısa bir selamlaşma ve sohbetten sonra duruşmam olduğunu ve Murat ile görüşeceğimi belirtip yanlarından ayrıldım. Murat ve avukatıyla da kısa süreli ayaküstü görüştük. Murat ile görüşürken diğer taraftan gözüm Mervenin üzerindeydi, siyah ceket beyaz gömlek siyah dizüstü etek file çorap ve yine parlak topuklu rugan ayakkabıyla TANRIÇAM dimdik duruyordu, muratın yanından ayrılıp eşimin ve mervenin yanından geçerken işimin uzun süreceğini duruşma bittikten sonra ofise geçmelerini istedim.1 saat kadar sonra eşim arayarak duruşmanın bittiğini ofise geçeceklerini söyledi ve bende işlerimi hallettikten sonra ofise geçtim odamda oturuyorlardı. Merve sevişmemizden sonra çırılçıplak oturduğu koltuğa oturmuş bac ak bacak üstüne atmış ve o harika bacaklarını süslediği fileli çorapları ve topuklu ayakkabılarını resmen gözümün içine sokuyordu. Birer çay içtikten sonra yemeğe gidip geldik ve kahvelerimizi içerken duruşmadan konuşuyorduk. Eksik olan belgelerin tamamlanması için yeni gün verilmişti.Merve gözümün içine bakarak koltukların fazla rahat olduğunu söylüyor, ofisin şık döşenmiş olduğundan konuşuyordu, eşimde zevkli olduğumu ve kendisini seçmemden belli olmadığını söylüyordu. Kahvelerden sonra ikiside birlikte gidelim deyip çıktılar. Alışveriş merkezine gidip stres atacaklarmış. Akşamüstü 5 gibi eşim arayarak Merve ile ayrılacaklarını evemi yoksa ofise mi geçeyim diye sordu bende işimin uzayacağını söylerek eve gitmesini istedim. 5 dakika sonra Merveden bir msj geldi ofis personelinin kaçta çıkacağını soruyordu, 6 da çıkacaklarını söyledim ve tamam en geç yarım saat sonra ordayım diye tekrar cvp verdi. Tanrıçam,ork**em bana geliyordu.Elemanlara işlerini halletmelerini söyledim ve onlar çıktıktan sonra Merveye çıktılar diye msj attım. Aradan 15 dakika geçtikten sonra her zamanki muhteşemliğiyle MERVEM ofisime arzı endam etti. Odamda kısa süre soluklandıktan sonra kahve yapmak için mutfağa geçtim Merve de peşimden geldi, demek zevkli adamsın diye sataşmaya başladı, bende seni de seçtiğime göre evet zevkliyim dedim. Geçen cumartesi tapınır gibiydin dedi bende TANRIÇAM sın tapınırım tabi dedim. Bunun üzerine elini uzattı elimden tutarak odaya çekmeye başladı, masama dayanıp öpüşmeye başladık, tatlı dudakları muhteşem dili dudaklarımdaydı. Boynunu öpüyor ellerimle bedenini okşuyordum, ne istersem yapacakmısın diye sordu o halde v erilecek tek cevap evetti. Bunun üzerine koltuğa oturdu ve ayakkabıdan çıkardığı ayağını uzatarak öp hadi dedi, o muhteşem beyazlığı süsleyen file çorabın üzerinden ayağını baldırlarını öpüyor okşuyordum,ayak parmaklarını ağzıma sokuyor, bir taraftanda beline kadar çektiği eteğinden ortaya çıkan amcığını külodunun üzerinden okşuyordu, artık tanrıçam sahibe olmuş emrediyor bende köle olmuş uyguluyordum, gömleğinin düğmelerini açmış sütyeninden memeleri belli oluyor, siyah tangasının içinde amcığı sulanmış ve ıslaklığı küloduna geçmişti, ayağa kalktı hadi şimdi yala beni dedi,masaya dayandı ve külodunu ve çoraplarını dizine kadar indirip o muhteşem dolgun bembeyaz amcığını önüme serdi, dizlerimin üzerine çöküp o muhteşem Ork**eyi koklamaya ve öpmeye başlamıştım, dilim amının içine girip zevk sularını emiyor girebildiği kadar içine giriyordu, ellerimin amına dokunmasına izin vermiyordu sadece dilim amındaydı, yladıkça iyice zevke gelmeye başlamıştıhafifçe kasılıyor, titriyor ve sürekli devam devam diye inliyordu, emirlerini yerine getiriyordum, bir süre sonra ters döndü ve bu sefer muhteşem götünü ve mis kokulu deliğini yalatmaya başladı, elerini geriye uzatıp kafamı tautarak deliğine bastırıyor ve dilimi deliğine soktukça inliyordu. Artık çıldırmak üzereydim, bu muhteşem götü sikmeliydim, birden ayağa kalktım ve hızlı bir şekilde pantolonumdan çıkardığım yarrağımı göt deliğine dayadım, Merve ne yapıyorsun diye hırsla dönerek suratıma bir tokat attı ve eğil çabuk diyerek sert sesle talimat verdi, emrine uydum amcığını ağzıma dayayıp yala hadi dedi, tekrar yalamaya başladım durma devam et diye söyleniyor başımı amcığına bastırıyordu,taki boşalana kadar amcığını yalattı bana, en sonunda inleye inleye bağıra çağıra boşaldı, artık saçlarımı çekmiyor okşuyordu. Kendimize geldikten sonra koltukta karşımda biraz toparlanmış ama yine sexi bir şekilde oturmaya başladı, ve bundan sonra benim kölemsin ve ben ne istiyorsam onu yapacaksın ve bir daha biraz önce yaptığın gibi yaramazlık istemiyorum dedi. Bende kabul ettim. Sigaralarımızı içerken telefonum çaldı arayan eşimdi, ne zaman çıkacağımı, akşam sinemaya gitmek istediğini söylüyordu, bu sıra merve koltukta yanıma geldi ve sikimi dışarı çıkarak okşamaya başladı zaten feci halde olan sikim el hareketleriyle dikilmeye başaldı, bir taraftan eşimle konuşuyor diğer taraftan merve eliyle ve sonra ağzıyla yarrağımı emiyordu, muhteşem bir durumdu, eşim konuşmayı uzattıkça uzattı, mervede nerdeyse derin gırtlak yaparcasına yarrağımı emiyordu, artık patlamak üzereydim, hayatım telefon geldi deyip kapatmak isterken eşim merveyi de arayacağım oda gelsin bizimle deyince tamam dedim ve telefonu kapattım mervede son dil darbelerini atarak patlamamı sağladı, ağzının içine akmaya başlamıştım, dilini ve ağzını ve hatta elini harika kullanıyor, parmaklarıyla yarrağımı sıkarak akışımı kontrol ediyor diğer taraftanda vakumlayarak spermlerimi çekiyordu, zevkten bayılmak üzereydim nerdeyse iliğime kadar emdikten sonra yarrağımı ağzından çıkardı ve bu günkü ödülün bu deyip ayağa kalktı, tam bu sırada telefonu çaldı arayan eşimdi, telefonu açtı eşimle konuşmaya başladı ve sinemaya geleceğini söyleyip kapattı. Sonrada bana dönüp gece hazır ol burda bitmez deyip temizlenmek için tuvalete geçti ( devamı gelecek )

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sinirli Enişte

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sinirli Enişte
Sinirli Enişte! (Kerem 39 Y., Gebze)

Karımın benim neredeyse yarım kadar olan vücudunu altımda eze eze sikiyordum. İnlemeleri uzadıkça uzadı, çırpına çırpına boşalacaktı birazdan. İnce uzun gövdesi, orta boy göğüsleri ve dar kalçaları ile Balkan göçmenliğinin hakkını veriyordu. O kadar huzur dolu ve sakin idi ki, benim gibi sinir küpü bir adamı bile sakinleştirmişti. Görücü usülü evlenmiştik. Bana iki çocuk verdi, ama vücudu halen aynı incelikte. İş için bir haftadır saçma sapan yerlerde idim. Bunun azgınlığı ile ikinci postaya başlarken karım önce isteksizdi, ama şimdi altımda çığlıklar ile boşalıyordu, dudaklarımı ısıra ısıra. Sert sikişmeme alışması zaman aldı, ama şimdi dudaklarım dişleri arasında uzuyor, tırnakları sırtıma batıyordu. Daha sert sikmemi istermiş gibi beni kendine çekiyordu…

Tam istediğim kadındı, evine bağlı, temiz, sözümden çıkmayan. Genç yaşta babalarını kaybetmiş bir ailenin kızıydı. İkinci postaya başlamak istediğimde, “Yarın yapsak?” dedi. Aslında vereceğim cevabı biliyordu. “Bir sonraki seyahatimde Rus siker gelirim, yat şuraya çabuk!” dedim. Arada orospuları sikmiyor değilim, ama Tekstil ve İhracat işinde iseniz müşterilerin doğal ikramı zaten.

Bu lüks ev, iki araba ve huzurlu yaşam belki de karımın hayal ettiğinden de fazlasıydı ve bir dediğimi iki etmedi şimdiye kadar. Boşalmak için götüne sokmaya niyetlendiğimde, “Çok gürültü yaptık, Menekşe duyacak!” dedi. 10 yıl önce evlendiğimizde karım 20 yaşında idi ve dar götüne kalın yarağımı sokmama önceleri izin vermemişti. Ama sonra bir hafta eve uğramayınca, döndüğüm gün ağlaya ağlaya almıştı götüne. Şimdi de kolaylıkla aldığını söyleyemem kalın yarağımı.

Evet, ben seyahatteyken, kızkardeşi Menekşe, dört aylık bebeği ve sümsük kocası ile bize gelmişti. Söylenerek, karımın ağzı ile işini halletmesine izin verdim. Kafasını yatağın kenarından sarkıtarak ağzına dayadım. Karımın küçük ağzı kalın yarağımı emerken en derine girebildiğim bu pozisyonu seviyorum. Aynı anda portakal iriliğindeki memeleri de ellerimin içindeyken boşaldım karımın boğazına…

Karım 10 dakika sonra duştan çıktığında, yine zarif, zayıf ve cinsellikten kilometrelerce uzak bir kadınmış gibi yanıma kıvrıldı. Çoğu Türk kadınından uzun gövdesi, benim 1.90’lık boyumun ve 95 kiloluk gövdemin yanında kayboluyordu. Elinde yine telefon, ailesi ile bitmez tükenmez yazışmalarına başladı. Karıma, “Ne oldu yine? Yat zıbar artık!” dedim. Karım, “Menekşe, (Sesiniz bize kadar geldi!) yazmış!” dedi. Ben de, “Onlar da sikişsinler, bizden izin mi bekliyor onun için de?” dedim. Karımın daha öncesinden anlattığına göre, Bacanak Menekşe’nin göğüsleri sütlü diye doğumdan beri yanaşmıyormuş. Baldızın da canı yanmış bir keresinde. Karımla da doğumdan sonra acı ve kuruluk nedeniyle biraz zorluk yaşamıştık, ama kayganlaştırıcı ve arka delik ile sorunumuzu aşmıştık. Karımı haftada 2-3 kere sikmezsem dayanamam.

Sabah kahvaltıda dertleri ortaya çıktı. Şu kızı bu herife vermeyin dediğim sümsük bacanak yine cimrilik derdinde. Düzgün gözüken bir ailenin, eli yüzü düzgün oğlu. Bizimkiler de ona kandı. Ama hayat boyu ana baba parası yemiş, parası olmasına rağmen tüm hayatını beleşe getirmek için karakterini sıfırlamış bir salak olduğunu ilk gördüğümde anlamıştım.

Bebeğe kıyafet lazımmış, Tekstilciyim ya, benden beleşe almaya gelmişler. Ulan harcadığınız benzin parası beleşe alacağınız kıyafetlerden daha fazla. Sonradan öğrendim ki, benzin parasını bile anasından almış öküz Bacanak. Kazandığı tüm para ile salak salak ev alan, fakat götüne don almaya, dışarıda iki lahmacun yemeye korkan bir cimri. Baldızım Menekşe dersen ondan da salak. Hem de ablasının tersine, iri yarı, balık etli, alık suratlı bir karı. Karı koca tam da benzemişler birbirlerine, beleş su var desen 100 kilometre yol giderler. Neyse, o gün bebek kıyafetlerini alınca siktir olup gittiler. Olan karıma oldu. Bağırıp çağırdım, “Buraya cibiliyetsizce geleceklerine, para gönder gelmesinler, gözüm görmesin karaktersizi!” diye.

Ne mümkün! Birkaç hafta sonra yine bizdeler, “Eve havuz yaptırmışsın, görmeye geldik…” diye çıkıp gelmişler. Karakterli olsalar gelsinler, ama dertleri beleşe tatil yapmak benim evimde. Karım telefonda geldiklerini söylediğinde, sırf suratlarını görmemek için, “Gece iş yemeği var!” diye geç geldim eve. Sarhoşum da hayvan gibi. Geldiğimde çoktan yatmışlar.

Ertesi gün öğlene doğru kalktım. Havuz başındalar. İndim yanlarına. İçmeme kızan karım surat yaptı. Biraz bağırış çağırış ile susturdum. Havuzbaşında çocuk ağlaması çekilmez durumda. Hıyar Bacanak da maç seyretmeye gidecekmiş, bana, “Beraber gidelim!” dedi. “İşim var!” diye siktiri çektim. Bacanak maça gidince ben de çıktım evden, bir saat gezip geldim tekrar eve…

Karım ve baldızım halen havuzbaşında idiler. Onlara görünmeden doğruca odamıza çıktım. Pencere kenarına Laptopumu alıp oturdum. Havuzbaşından bebek ağlaması geliyor yine. Pencereden baktım, ikisi de mayolu. Menekşe’nin bir bacağı karımın iki bacağını kalınlığında nerdeyse. Menekşe sudan çıktı, bebeği alıp emzirmek için göğsünün birini çıkardı. Aman Tanrım, sütten daha da irileşmiş memesi kocaman. Baldız daha 25 yaşında ve en az 100’lük memeleri bebeğin kafasından büyük ve sert duruyor. Vücudu dersen, tam yağlı beyaz peynir gibi, bembeyaz.

Soyundum, şortumu giyip indim havuzbaşına. Sesimi duyunca toparlandılar, Menekşe hemen gömleğini giydi sırtına. Onlarla ilgilenmeden havuza atladım. Biraz yüzüp çıktım, yanlarına oturdum. Karım, “Menekşe bir şey soracakmış sana… Ben yemeği hazırlayım!” diyerek kalktı. Belli ki yine sinirlerim tepeme çıkacaktı. Giderken de kulağıma yanaşıp, “Her şeyin meydanda, düzgün otur!” dedi. Dar şortta kalın sikim yana kaymış, pencereden gördüklerinin şişkinliğini taşıyor halen. Demin ben yüzerken Menekşe ona kıkırdamıştı demek.

Menekşe 10 yıldır benimle korkarak konuştuğundan, yine yüzüme bakmadan korkarak başladı lafa. Yeni bir ev bulmuşlar temelden, 50.000 Liraları eksikmiş, bankalar faiz istiyormuş. Aa ne ilginç ama, enişte faiz istemez di mi? Ziyaret sebebleri havuzu görmeye gelmek değil de, benim parama faizsiz bir iki sene konmakmış yani. Sinirlenmiştim, “Ulan dördüncü eviniz! Almayın paranız yoksa, ihtiyacınız da yok zaten!” dedim. Ağzına bir tane çakasım var baldızın da, bunları eve sokan karımın da. Bebek de ağlamaya başlayınca sinirlerim iyice tepeme çıktı, “Emzir şu sıpanı!” dedim. Baldız, “Sonra hallederim!” deyince, “Emzir, ağlamasın boşuna, yukarıdan gördüm zaten nasıl emzirdiğini!” dedim. Ohh, az bir laf sokma bile rahatlatmıştı beni…

O gece tabii karım ile güzel bir kavga ettik. Ama karım ne yapsın, bir yanda ben, bir yanda bacısı, iki arada bir derede kalıyor bu gibi durumlarda. Evlendiğimde sinirimi bilen anamın, “Bu kıza bir fiske vurursan seni evlatlıktan kovarım!” lafı aklımda. O gece karımla kavga üstüne sevişmedik de. Karımın gönlünü almak için, “İyi, yarın öğlene doğru depoya gelsinler, vereyim amına koyum!” dedim…

Saat 11:00’de ben bir müşterinin yanındaydım. Bacanak aradı, “Geldik, depodayız! Anamı otogardan alacağım, oradan alışverişe gideceğiz, o yüzden erken geldik!” dedi. Annesine TV aldıracakmış, akşam geri döneceklermiş… Borç veren benim, dert eden benim, para gelmedi bankadan. Bacanağa, “Para bir iki saate gelir, ben de müşteriden çıkınca depoya gelirim!” dedim. Sümsük Bacanak beyimiz bir daha köprü trafiği çekmek istemiyormuş, “Menekşe beklesin o zaman!” dedi. Ben de, “İyi tamam, Menekşe’yi şöförle gönderirim!” dedim.

Depodaki ofisime geldiğimde Menekşe içerde bekliyordu. Karşımdaki Menekşe’nin alık alık soruları ile iş yapmaya çalışıyorum. Şerefsiz bir müşteri 150.000 Lira borcu ile telefonlarıma çıkmıyor. Sekreter not bıraktı, baldız depodan bir iki çocuk kıyafeti atmış çantasına. Karaktersiz baldız, toplasan 40-50 Liralık mal için beni de rezil ediyor çalışanıma. Sinirden ağzını burnunu kırasım var baldızın. Bir yandan da Fransa seyahati yaklaşıyor, karımla davetliyiz, onu halletmeye çalışıyorum. Sinirden telefonu kıracağım şimdi.

Baldız, “Ben de görmedim Fransa’yı!” deyince, “Gidin görün!” dedim. “Çok masraf! Bize de davetiye çıkmaz mı enişte?” deyince ise sinirlerim iyice zıpladı. Piyango sanki amına koyum. “Kızım, her şeyi beleşe getirerek yaşanmaz. Hele paranız varken bunu yapmak cibiliyetsizlik!” dedim bağırarak. “Ay hemen kızıyorsun enişte, üç kuruşluk bir şey sordum!” deyince, “Üç kuruş ise dilenmeyin amına koyum! Kalkıp kafayı koyacağım şimdi!” diye bağırdım. “Ne çabuk sinirlendin enişte! Ablam da söyler sinirli olduğunu!” dedi.

Aa, evet, nedense beleşçi cimrilere sinirleniyorum. Gerizekalı baldızın karımdan da para tırtıkladığını biliyorum, ama ses etmiyorum. “Bankadan para gelince çekin gidin evinize, ablanı da koydurmayın kapı önüne!” diye bağırdım, sonuna birkaç küfür ekleyerek. Ağlamaya başladı hanımefendi ve “Ben kocama dedim zaten, beni yalnız bırakma diye… Ama ben para istersem sen daha fazla da verirmişsin….” deyince nevrim döndü iyice. “Ulan ne çirkinmişsiniz lan, kocan seni konsomasyona mı bıraktı?” diye bağırdım. Baldızın suratı değişti, yalancı ağlaması durdu, “Öyle deme enişte, sana güveni tam, ama bir iki bin fazla istersem, hayır demezsin anlamında söyledi…” dedi.

“Kızım, bana güveni niye tam bilmiyorum, ama ikiniz de mi salaksınız? Karısını bırakıp borç isteyen adamın karısına ne yaparlar bu devirde? Parayı duyunca sizin beyniniz de mi duruyor lan? Sakın başkasına da yapmayın bu aptallıkları!” dedim. Baldız, “Öyle mi düşünülür enişte?” dedi tekrar zırlaya zırlaya. “Ne düşünülecek ki, salak karı! Sizin beleş hayatınızı yaşamak için orospuların yemedikleri yarak kalmıyor lan!” diye bağırdım. Bağırışlarım kesin duyulmuştur koridorunun diğer ucundan. O sırada kapı çaldı, muhasebeci kız panik bir surat ile girdi içeri. Bankadan gelen parayı getirmişti. Kız baldızıma bakıp, “İyi misiniz?” diye sorunca, ona da bağırdım, korkudan kaçtı.

Bankadan 70.000 TL gelmişti, 20.000 TL de seyahat için istemiştim. Baldıza, “Kaç isteyecektiniz benden yeni planınızda?” diye sordum. Baldız tekrar ağlamaya başlayınca, “Ağlama lan namuslu orospu! Ha sikilmişsin, ha sikilmemişsin, yaptığın düpedüz orospuluk işte! Söyle ne kadar istiyorsun?” dedim. Baldız sümüğünü çekerek, “55.000 iyi olur…” deyince, “Bu kadar lafa ben olsam beş kuruş almadan çıkar giderdim, ne berbat bir aileymişsiniz lan!” diye tekrar bağırdım. Yanına oturup onluk desteleri baldızın çantasına atarken, “Ne diyecksin sümsük kocana? Biraz güldüm, enişte lütfen dedim, bir beş daha mı kaptım diyeceksin? Sonra da enişte bey amma da salak diye güleceksiniz değil mi?” dedim.

Baldız cevap vermeyince, “Yüzüme bak lan orospu!” diye kollarını sıktım, “Aylardır seni sikmeyen kocan seni benim altıma yatman için mi gönderdi?” dedim. Baldız, “Hayır enişte, deme öyle!” diye hıçkırdı. Bundan ben de emindim, sadece ağır salak ve paragöz idi ikisi de. Baldız, “Bırak kolumu, gideyim!” dedi. Kontrolden çıkmıştım artık, kollarını halen sıktığımı fark ettim. “Ne zaman ödeyeceksiniz bu parayı?” diye salladım vücudunu. Baldız, “Bilmiyorum enişte!” deyince, “Ulan siz adam sikmeye mi geldiniz buraya? Dolandırıcı mısınız? Borç isteyen adam gibi söyler, altı ay, bir sene diye! İki gülücüğe, ablanın hatırına beni mi çarpacaksınız?” dedim.

“Amma da uzattın enişte, bok gibi para kazanıyorsun, birazını bize verince batacak mısın sanki?” deyince film koptu bende, “Ulan ben kırkıma gelmişken halen ebem sikilip Eminönü piyasasının itleri arasında köpek gibi çalışmam sizin için mi lan?” diye sağlam bir tokat geçirdim suratına. Baldız tokadın şokuyla yana doğru dönerek ağlamaya devam etti. Aklımda bir iki tokat daha atmaktan başka düşünce yoktu. Tokat için daha havaya kaldırdığım elim titriyordu.

Baldız yana doğru kıvrılınca eteği koca götüne yapışmış, sıcak havadan ve hafif terlemesiyle altındaki külodun izini iyice ortaya çıkmıştı. Suratına bir tane daha yapıştırmak istiyordum aslında, ama baldız suratını kapamış ağladığından, kıçına yapıştırdım tokadı. Baldız şeklini bozmadan durdu. Sinirden aklımı kaybetmiş gibiydim, ki daha önce de karıma laf atan bir lavuğu da nasıl dövdüğümü pek hatırlamam. Tekrar yapıştırdım baldızın kıçına okkalı bir tokat. Baldız, “Enişte yapma!” diye aynı pozisyonda ağlarken bir yandan da içi para dolu çantayı tutuyordu.

“Senin de, seni böyle yapan kocanın da, kaynananın da hakettiği bu lan!” deyip, kıçına bir tokat, ardından bir tokat daha atıp elimi geri çekmedim. Belinden kavrayıp vücudunu kaldırdım, kalın bacaklarını kucağıma doğru uzattım. Şimdi annesinden poposuna şaplak yiyecek bir çocuk gibi kucağımda idi. Bir tokat daha yapıştırdım kıçına. Baldız, “Enişte lütfen, bırak gideyim!” diye çırpındı. “Sus lan orospu!” diyerek bir tane daha yapıştırdım kıçına. Her tokatta baldız can acısıyla bağırıyor, kaçmaya çalışıyordu…

Kıçına yapışmış eteğini yukarı çektim. Pembe renkli ince külodu ve değirmen taşı misali beyaz kıçı çıktı ortaya. İki tane de çıplak kalçasına yapıştırınca tokadı kıpkırmızı oldu kıçının bir yanı. Baldız bir eli ile eteği geri iteklemeye çalıştı. Külodu kıçında toplanmış, tombul amının izi top gibi ortaya çıkmıştı. Çırpınarak kucağımdan kaçmaya çalışıyordu, ama kalın gövdesi bile benim uzun güçlü kollarımdan kurtulmaya yetersizdi. Sol kolum ile belini sıkıca sarıp, sağ dizimi biraz yükseltince baldızın kafası koltuğa gömüldü, dizimin hizasındaki kıçı yükseldi. Seri halde sert sert tokatlamaya başladım kıçını, o da hıçkıra hıçkıra ağlamaya…

Sikim pantolonumu patlatacak duruma gelmiş ve baldızın yumuşak göbeğine baskı yapıyordu. Kıçında beyaz bir yer kalmayana kadar tokatladım. Beyaz kalın bacaklarının bitiminde şimdi parmaklarımın izi çıkmış ve kızarmış bir göt duruyordu. Tokatlardan ve çırpınmalardan baldız ter içinde kalmıştı. Terden götüne yapışmış külodundan tombul amının çizgisi belli oluyordu. Tombul bir am ve tokattan kızarmış kocaman bir göte bakıyordum. Belini sardığım elimle külodun bir ucundan, diğer elimle de öbür ucundan asılınca kolaylıkla yırtıldı külodu. Baldız, “Enişte etme kurban olayım!” diyerek tekrar kaçmayı denedi. İki tokat daha yapıştırdım götüne, “Sus lan orospu!” diye bağırdım tekrar.

Elimi tombul götünün yanakları arasına attım. Hafif terlemiş, ama kuru bir amcık geldi elime. Baldız halen çırpınıyordu altımda. Ensesini sıkıp kanepenin minderine gömdüm yüzünü, çırpınması azaldı. Kendime gelip bıraktığımda boğulacakmış gibi nefes nefese ağlamaya başladı. “Çırpınma amına koduğumun orspusu!” diye tekrar bağırdım. Kapalı bacak arasına tükürüklediğim parmağımı attım. Cildi kaygandı ablasınınki gibi, kocaman fakat biçimli götü göçmenliğin hakkını veriyordu. Etli amına dokundu parmağım, dışı halen kuru idi. Bacaklarını kasmasına rağmen elimi araya sokmayı başardım. Bacaklarını kastığından parmaklarım acımıştı, yine de bir parmağım içine kaydı bile. “Enişte etme!” dedi tekrar. “Darmışsın orospu, ne zamandır yarak yemiyorsun?” dedim. Cevap vermedi, sadece ağlamaya devam etti.

Amına parmağımla birkaç gir çıktan sonra parmağımın ucunda o tanıdık ıslaklığı hissettim. Şimdi parmağım daha rahat girip çıkıyordu amına. Baldızım ise, “Enişte dur lütfen!” diye ağlamaya ve çırpınmaya devam ediyordu. Tombul amcığını avuç içi ile ezdikçe refleks olarak kalçası yukarı kalkıyordu. Tokattan kızarmış dev kalçalarının kıpkırmızı arasına tamamen girmişti kalın elim. Amcığını görmek istiyordum baldızın. Kucağımda çevirdim ve hızlıca altından çıkarak dizlerinin biraz üzerine ata biner gibi oturdum. Baldız doğrulmaya çalıştı, ama tokadı gösterince vazgeçti. Amcığı şimdi hemen elimin altında ve gözlerimin önünde idi. Ağlamaktan ve tokattan kızarmıştı suratı, karşımda elleri ile yüzünü kapatmış hıçkırıyordu hafif hafif. Pantolonumun fermuarını ve düğmesini açınca yarağım rahatladı biraz…

Ablasının amı ile hiç ilgisi olmayan, şişkin bir tepeciğin altında, etli, geniş amcığı vardı. Bir iki haftalık kıllar ile çevrili. Koyu pembe dudakları arasında sanki yıllardır sikilmiş gibi hafif dışa taşmış bir amcık. Ama kusursuz kelebek gibiydi amcığı, saatlerce yalanırdı. Avucumun içini dolduracak kadar büyüktü. Önce çevresini okşayıp, bu sefer iki parmağımı saldım içine. Karımın amcığı gibi avuç içimde kaybolmayan, avcumun içini dolduran bir amcık. Baldız irkildi. Islaklığı ile yarıya kadar rahatlıkla soktum parmaklarımı.

Bir elimle de gömleğinin düğmelerini açtım. Gömleğin altında dar bir atlet. Sikecem şu giyim tarzını, memeleri belli olmasın diye kat kat giymiş. “Çıkar üstündekileri!” diye bağırdım. Tepki vermedi. Atleti iki elimle çekiştirdiğimde elleri ile engel oldu. Ama o iki dev memeye ulaşmadan işim bitmezdi. Kalktım üstünden. Baldız doğrulmaya kalkışınca, “Yat oraya, yoksa yarak manyağı yaparım seni!” dedim. Yarak korkusu ile pozisyonunu bozmadan durdu, bir eli ile çıplak bacakarasını kapamaya çalıştı.

Masamın çekmecesinde aradığım makası bulup tekrar aynı pozisyonda oturdum. Pantolonsuzdum şimdi. Baldız bu sefer gözleri kapalı ve kafası yana çevriliydi. Yine benden beleşe aldıkları atletlerdendi bu da. Sinirim tekrar yükseldi. Makasın soğukluğu tenine değince baldız hemen gözlerini açtı. “Kıpırdama, batırmayayım bir yerine!” dedim. Korkudan büyümüş gözleri ile atletini boydan boya kesmemi izledi. Kesip ikiye ayırmam bitmesine rağmen gözleri hafifçe aşağıda idi. Önü açık Boxerimden yarağımın başı çoktandır çıkmıştı, iyice şişmiş mor başı ile ona bakıyordu…

Baldızın sütyeni önden Çıt-çıt’lı emzirme sütyeniydi. Çıt-çıt’ı da açınca dev beyaz göğüsleri iki yana yayıldı. Elleri ile kapamaya çalıştı. Boğazını sıkıp yüzüne yaklaştım, “Sikerim o ağzını da, yana koy ellerini!” dedim. Üzerinden doğrulduğumda baldızın elleri yanda, benim bir elim ise amının çevresinde idi. Göğüsleri 100’lük değilmiş, 110’luk imiş. Yakından dev beyaz bir top gibiydi her bir göğsü. Göğüsuçları cildinden beklenmeyecek şekilde koyu kahve. Cildi pırıl pırıl…

Am dudaklarını aralayıp bir parmağımı sonuna kadar soktum. Parmağımla ileri geri yaparken içini eziyordum amcığının. Diğer elimi memesine attım. Aman Tanrım, sert, içi silikon dolu gibiydi sanki. Göğüsuçlarını sıkınca, “Yapma enişte, dur!” dedi tekrar. Belli ki hassas bir yerini yakalamıştım. Avuç içimi tükürükleyip göğüsuçlarında daireler çizmeye başladım. Göğüsuçları da kısa sürede avuç içime batmaya başladı. Göğüsuçları gerçekten Dut gibi uzadı. Amının içindeki parmağımı çıkarttım, am dudaklarını aralayıp bızırını buldum. Ablasınınki bir nokta gibi iken, bu tombul karınınki ufak bir bilye gibi ortada idi. Bızırını iki parmağımın arasında okşadım. Baldızın ağlaması durmuş, gözleri kapalı, kafası yana çevrili, zorla nefes alıyordu. Üzerine eğilerek bir memesini dillemeye başladım. Elim ile hem bızırına bastırıyor, hem de içinde parmağımı acımasızca ileri geri gezdiriyordum. Baldız teslim olmuştu nihayet, veya yarak manyağı yaparım tehdidi işe yaramıştı.

Bu saçma pozisyonda dakikalarca sürdürdüm karıyı parmaklamayı. Amının suları avuç içime doluyordu. Islak avcum amına çarparken çıkan sesler eşliğinde sol memesinin ucunu dillemeye devam ettim. Baldız alt dudağını ısırıyordu. Bir süredir bacakları iki yana açılmış, vücudu hareketsizdi. Elim rahat çalışıyor amında, üzerine abandığımdan Boxerimden taşan sikim ise bacağına batıyordu. “Enişte dur!” diye bağırdı. Ama bu dur sesini parmağımı saran amcığı ve titreyen göbeği dinlemedi. İçindeki parmak sayısını iki yapıp amcığının içini ezmeye başladım, bir elimle de meme ucunu…

Baldız iki eli ile yüzünü kapayıp, hıçkıra hıçkıra boşaldı, altımda ses çıkarmamaya özen göstererek. Kalçalarının hafif hafif yükselmesini, tombul am dudaklarının açılıp kapanmasını seyrettim. İçinden çıkardığım parmaklarım birbirine yapışmıştı am sularından. Daha güzeli ise, sıktığım memesinin ucundan damlayan süt damlaları idi…

Üzerinden kalktım, masanın üzerinde duran sürahideki suyu kafama diktim. Baldız ise yan dönmüş, eteği ile kıçını örtmüş öylece duruyordu. Bacaklarından tutup kendime doğru çevirdiğimde şaşkınlıkla çırpındı. Bacaklarını katlayarak kanepeye bastırdım iyice ve arasında yerimi aldım. “Enişte hani bir şey yapmayacaktın?” dedi. “Öyle bir şey demedim!” diye bağırdım. katladığım kalın bacakları memelerine kadar yapışmış, top olmuştu vücudu. “Yapma enişte, yakma ikimizi de!” diye tekrar ağlamaya başladı. Yarağım kazık gibi olmuş, onu mu dinleyeceğim. Am sularından parlamış kabarık bir amcık gören taşlaşmış bir yarağım var. Yarağım zaten kalın, ama bu durumda bana bile mor başlı bir canavar gibi gözüktü. Beynimde kan yok’un tanımı buydu. tamamen ortaya saçılmış etli amcığının karımınkinin neredeyse iki üç katı olan dudakları açılmış, yanakları kan dolmuş, ortadaydı. Tombul amcığının dudakları arasına yarağımın başını değdirdiğimde, “Enişte lütfen kıyma bana!” dedi. Sanki Türk filmi tecavüz sahnesi.

Boğazını sıkarak kanepeye yapıştırdım. “Öyle bir sikeceğim ki seni, bir daha kimseden para dilenmeyeceksin orospu! Aç ulan gözlerini!” diye suratına yaklaşıp bağırdım. Öpeceğimi zannetti herhalde dudağını kaçırdı. Boynundan kavrayıp kafasını kaldırdım. İki kat olmuştu. Bacakları göğüslerine yapışmış. İçine girecek yarağa yakından bakıyordu. “Bak bakalım, nasıl girecek amcığına koca yarağım!” dedim. “Enişte dur!” dedi tekrar. Yarağımın başını sokmuştum bile ıslak sıcak amına. “Amcığın kavradı bak hemen, ne zamandır yarak yemedin lan?” dedim. Ağlayan gözleri ile içine giren yarağıma baktı, ama cevap vermedi. Havaya kaldırdığım tokatı görünce, “Bu sene yapmadık enişte!” dedi. Ulan Temmuz bitiyor. Hamilelik filan derken, yani yedi sekiz aydır yiyeceği ilk yarak. Biraz daha itekledim. (Enişte dur!) yerine, “Yavaş, acıyor!” dedi şimdi. Acır. Ben bile rahat değilim. Islaklığa rağmen gerildi am dudakları. Kaçışı olmadığını anlamıştı. Gözlerini yine kapamış, bana ve yarağıma bakmıyordu. O kadar parmaklamaya ve boşalmaya rağmen yine de dardı amcığının içi.

“Niye yavaş orospu? Kocanın yarağı daha mı küçük?” dedim. Cevap vermedi. Ben de kökledim. Evet kökledim. Dibinde bir yerlere çarpınca bağırdı. Tombul dudakları sanki sikim ile birlikte içeri doğru toplandı. “Yapma dur enişte, çok acıyor!” dedi. Durmadım. Kendimi kaybettim. Başına kadar çıkardım, köküne kadar saplayarak siktim bir süre. Her saplayışımda acı ile bağırdı, suratının şekli değişti. İyice açtığım bacak arasında yarağımı köküne kadar sapladığımda etli kasıklarına yapıştım. Kalın bacaklarına parmaklarımı geçirdim. Bir süre sonra baldızın itirazları durdu ve kafası yana kıvrıldı. Şimdi altımda koca beyaz bir et parçası halinde tepkisiz idi. Bir iki dakikaya sakinledim ben de.

İçinde kalarak tekrar yan çevirip üstüne yattım. Deminki top olmuş halinden rahattı. Bacakları hafif açık, kıpırtısız altımda iken, sert dev memelerine kafamı gömdüm. Hareketsiz, ölü gibiydi altımda. Kalçalarımı oynatarak hafif bir tempo ile sikiyordum. Amcığı ne kadar dar idi, karnındaki Sezaryen izi doğumun doğal olmadığını gösteriyordu. Dışını gören geniş bir amcık bekler oysa. Sıra ile uçlarını dilledim memelerinin. Baldız tepkisiz idi, ama göğüs uçları doğal tepkisini verdi. Uzadılar, dikleştiler. Sikişim sakinleştikçe ben de sakinleştim. Amına yarağımı sapladıkça doğal ıslaklıktan çıkan sesler geliyordu. Ne güzel sarıyordu yarağımı.

Bir sinir krizi anında karımın salak bacısını sikiyordum. Daha iğrenci, tecavüz ediyordum. Göğsünden boynuna çıktım, sakince yaladım. Yine göğüslerine indim. Boşalmamak için bir süre hareketsiz durdum içinde. Kulağına eğildim, “Sikim büyük mü geldi?” dedim. Cevaplamadı. Alt dudağını ısırmış, ses çıkarmamaya çalışıyordu. Yediği tokatlar, yediği parmaklar, kalın yarağım ile çektirdiğim acı ve tecavüz şokuna rağmen, amı ıslak ve göğüsleri dikleşmişti. Dakikalardır sikiliyordu. Karmaşık bir durumdaydı ve inlememek için direniyordu. “Fransa’ya birlikte gidelim mi, ister misin?” dedim. Bir yandan memesini okşuyor, bir yandan kalçamı çevirerek yarağımı amının içinde gezdiriyordum. Tecavüz pişmanlığı içindeydim, ama yine de asıl istediğim bu genç dolgun vücudu biraz daha eze eze sikmek, her yerini morartmaktı. Yine cevap yok.

Tempomu artırdım ve iki elimle kavradığım memesini dillemeye başladım. Meme uçları zayıf yeriydi. Hafifçe inleyip sustu yine. Devam ettim dillemeye. Çok kısa süre içinde dilimin ucuna taze ılık süt tadı geldi. Yarağımı tekrar dibine kadar yerleşip kalçalarımı oynatarak gezdirdim içinde. Boynuna çıktım, “Cevap vermedin?” dedim. “Evet!” dedi nefesi aniden boşalarak. “Hangisine evet, sikimin büyüklüğüne mi, Fransa’ya mı?” dedim. “İkisine de! İkisine de!” dedi. Nihayet bir tepki alabilmiştim.

Bir bacağını kanepenin kenarına atarak hızlandım içinde ve az evvel süt gelen memelerine tekrar yapıştım. Bir memenin ucunu sıkarken diğerini emiyordum. “Kocanın yarağı bu kadar yok mu?” dedim. “Yok!” dedi. Daha da hızlandım, “Sevdi mi amcığın bu yarağı?” dedim. Cevap vermedi. Başına kadar yarağımı çıkardım darbeli sokmaya başladım. Tekrar sordum. “Evet!” diye bağırdı. Baldız artık tutmuyordu kendini, inlemesi kesik kesik bir ıhlama. Ucundan süt damlayan memelerini okşadım, emdim çocuk gibi. Ağzımın içi süt ile dolmuş, dudaklarımın kenarlardan sızıyordu memelerine. “Enişte, çok büyük, büyük!” diye inliyordu. Elimi kalçalarına indirip az önce tokatladığım sert dolgun götünü avuçladım, yapıştık birbirimize, tekrar memelerine saldırdım. kalçaları kocaman, ama genç ve sert idi. Hep iki yana sarkık duran elleri ile başımı kavrayıp memesine bastırdı iyice. Bir bacağını bana doladı. O da katılmıştı artık bu sikişe. Kafam kadar memelerinin içine nefessiz gömülmüş kedi gibi dilleyerek süt içiyordum.

“Enişte bittim ben!” diye inledi. Köylü lan bu karı, bittim ne demek. Belime sardığı bacağı titriyordu. Amının diplerinde de aynı titreme. Memelerinden ayrılamıyordum. Dilimi iyice bastırdım, aynı anda da yarağımı. Taşaklarımın sırıl sıklam olduğunu hissediyordum. Amının girişi kalın sikimi sıkıyordu, dayanılacak gibi değildi. “Yeter enişte!” demesi üzerine bir iki git-gel yapabildim sadece. Titreyen ve yarağımı kavrayan amcık işini görmüştü. Sanki birileri taşaklarımı sıktı, içimden fışkıran döller bitmek bilmedi…

Ben durunca, “İçimi yaktı!” dedi. Ağzımda meme bir süre kaldım. Sikim inmedi. Çıkarmadan devam edebilir miyim diye düşündüm. Çalan telefonu için omzumdan itekledi. İçinden çıktım. Baldız, “Kocam! Ne diyecem ben şimdi?” deyince, “Eniştem yeni geldi dersin!” deyip, dik duran yarağımı gösterdim. Güldü ilk defa. Gömleğini ve sütyenini alıp elinde telefonla tuvalete doğru yürüdü. Ben de yerdeki kıyafetlerimi alıp giyindim. Depodan bir atlet bir külot getirip tuvaletin kapısına bıraktım.

Kanepenin bir minderi döl ve am sularından renk değiştirmişti. Silip ters çevirdim. Şöförü çağırdım. Baldız giyinmiş ve makyajını yenilemiş halde çıktı. Konuşmadık hiç. Para dolu çantayı aldı gitti…

[Keri]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32