Benim Hikayem 11

Benim Hikayem 11
11
-Ne yaptınız akşam lan ibne.
Metin benimle konuşurken bana hakaretler yağdırarak küfürler ederek konuşuyordu ama o kadar doğal çıkıyordu ki sözcükler ağzından böyle konuşması hoşuma bile gidiyordu.
-Sana ne… biraz meraklansın istiyordum.
-Görürsün sen amına kodumu çocuğu…
Kafama doğru savurduğu tokattan kurtulmak için eğildim, gülerek;
-Tamam tamam okul çıkışı size gelirim… dedim. Metinlere gitmek hoşuma gidiyordu. Mutlu oluyordum.
-Gel anlat yoksa sikerim bak götünü, orospu çocuğu…
Neredeyse bir hafta olmuştu son gidişimden bu yana. Her gün çağırsa her gün gidesim vardı.
-Tamam dedim ya puşt. Zaten ben gitmeye can atıyordum aslında.
Okul çıkışı hızla üstümü değiştirip soluğu Metinlerde almıştım…
İçeri girer girmez,
-Anlatsana neler yaptınız diye sordu sabırsızca…
-Hiiç aynı şeyler işte…
-Amcığını yaladın mı?
-I-hı yaladım. Niye yalan söyledim bilmiyorum bile
-Anlat lan amına kodumu çocuğu… nasıl yaptın….
-Yok yok gel buraya gel.
-Tamam anlatayım…
Ne zaman soyunmuşuz farkında bile değilim. İkimiz de çırılçıplaktık. Uzandım dudaklarına bir öpücük kondurdum.
-Gel aşkım, dedim.
Fatmaya yaptığım gibi hem dudaklarını emmeye hem de göğüs ucuyla oynuyordum… şaşırtıcı bi biçimde Metin de Fatma kadar zevk alıyordu. Fatmaya neler yaptığımı bire bin katarak anlatıyordum. Onu azdırmak hoşuma gidiyordu. Fantezi anlatır gibi usul usul kulağına fısıldayarak anlatıyordum. O da zevkten çıldırıyordu. Yavaş yavaş elimi aşağıya doğru indirdim. Bu kez amcık yerine taş gibi sert bir sik vardı elimin altında. Ama tepki aynıydı.
-Oohh…
Metin de Fatma da aynı şekilde tepki veriyordu öpüşlerime okşamalarıma. Bu durum özgüvenimi oldukça arttırdı. Karşımdakine zevk vermesini biliyordum. Sikini sıkıca kavradım bir yandan dudaklarını öpmeye devam ediyor bir yandan da Metin’in taş gibi sikine otuzbir çekiyordum.
-Hadi aşkım al ağzına… dudaklarını bıraktım ellerimi dizlerine yaslayarak sikinin kafasını ağzıma aldım. Kafamı sertçe sikine bastırınca gırtlağıma kadar girdi. Saçımdan kafamdan bastıra çeke kendini kaybetmiş gibi sert bi şekilde ağzımı sikiyordu. Bu sefer beni hırsla, hırpalayarak seviyordu. Canımı acıtıyordu. Allahtan uzun sürmedi. En son kafamı sikine bastırdığında geri çekmeme fırsat vermedi. Spermlerini ağzıma değil gırtlağıma bırakıyordu. Boğulmamak için hepsini yuttum. Kaç defa attırdı sayamadım bile. Bitince eli gevşedi, sırtüstü yığıldı kaldı. Beni hiç umursamadan ağzımı sikip bırakmışı bile.
Kalktım banyoya gittim. Ağzımı çalkaladım. Kendime gelmeye çalıştım. Çamaşır sepeti takıldı gözüme. Geçen seferki çamaşırları aradı gözlerim. O gün gördüğüm sütyen, Nermin Ablanın olamayacak kadar küçüktü. Olsa olsa Nilüferin olmalıydı. Ama şimdi yoktu işte. Birkaç gömlek pantolon başka bir sürü eşya vardı ama aradıklarım bunlar değildi.
Hipnotize olmuş gibi doğruca Nilüferin odasına girdim. Nilüfer lise bire gidiyordu. Benden bir yaş küçüktü. Metin lise sondaydı. Odası inanılmaz dağınıktı. Kitaplar defterler çoraplar takılar çıkarılmış giysiler her şey her yerdeydi. Benim odam bile çok daha düzenliydi. Rastgele bazı çekmeceleri açıp kapatmaya başladım. Alt çekmecelerden birinde aradığım şeyler duruyordu. Şirin donlar. Küçük birkaç sütyen. Farkına varmadan ellerimle donları sütyenleri okşar gibi seviyordum. Pembe puantiyeli pamuklu bir donu aldım bana olur muydu bilmiyordum bile. Deneyip görecektim. Bacaklarımdan geçirdim. Şaşırdım üzerime tam olmuştu. Ben zaten ufak tefek biriydim. Boy aynasında kendime baktım. Güzel duruyordu. Hemen sütyeni aldım. Nasıl takılacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Önce kopçalarını kapattım sonra atlet giyer gibi geçirdim üstüme. Boşluğu bir çift çorapla doldurdum. Vücudum zaten tamamen kılsızdı. Aynada kafam görünmezse kızdan bir farkım yoktu. Dolaptan eteklerine baktım en kısa olanı okulda giydiği lacivert etekti. Giydim fermuarını çektim. Hala uzundu. Ben de Fatma’nın okulda yaptığı gibi belinden biraz kıvırdım eteği. Sonra biraz daha… şimdi mini etek gibi olmuştu ama bel kısmı kalınlaşmıştı. Bir kazak kapatırdı. Gri bir kazak vardı çekmecelerin birinde. Giydim tekrar aynaya baktım. Şimdi karşımda kısa saçlı bir erkek çocuğuna benzeyen bir kız vardı. Makyaj malzemelerinin hepsi orada komodinin üzerindeydi. Göz kalemini aldım dikkatlice gözlerimi ortaya çıkarması için etrafını çizmeye başladım. Bu acemice çaba bile güzel sonuç verince biraz daha cesaretle ruju aldım hafifçe dudaklarıma sürdüm. Bu nispeten kolay gibi görünse de palyaçoya dönmemek için dikkatli kullanılması gereken malzemelerden biriydi. Dikkatlice hafif bir makyaj uyguladım. Bunları yaparken nedense hiç zorluk çekmemiştim. Hepsi bana sanki kolay ve doğal bir şeymiş gibi gelmişti. Kim bilir belki de annemle ablamı makyaj yaparken çok dikkatlice gözlemlemiş sonucu olmalıydı. Elmacık kemiklerime çok hafif bir allıkla makyajımı tamamladım. Saçlarım dışında çok da güzel bir kız olmuştum. Evet. Çok güzel bir kız olmuştum. İçim içime sığmıyordu. Saçlarımı biraz ıslattım biraz da jöle ile kabartmaya çalışarak karıştırdım… dudaklarımı büzerek pozlar verdim kendime aynada. Yan dönerek dik duran _içi çorapla doldurulmuş olsa bile_ memelerime baktım hayran hayran. Çok güzel bir kız olmuştum. Bunu sürekli tekrar ediyordum, çünkü sonuca ben bile şaşırmıştım. Çok beğenmiştim. Metin’e göstermeliydim.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir