Sarışın Bomba

Sarışın Bomba
Selam
Yazacağım hikaye geçen yıl ben 18 yaşımdayken oldu.Ben O zamanlar lise 3’ü bitirmiştim ve lise sona geçeceğim yaz tatilinde biraz iş öğrenmek için bir bilgisayarcının yanında işe başlamıştım.(Meslek lisesinde bilgisayar bölümündeydim.)Herneyse yazın bir bilgisayarcıda çalışıyordum.Patronum da kafa dengi komik bir adamdı.Temmuzun sonlarında birlikte otururken dükkanın önünden bir kız geçti ama ne kız.Beline inen sapsarı saçları,harika göğüsleri, olan mini eteğinin altındaki sütun gibi bacakları , incecik vücudu ve güzeller güzeli yüzü ile tam bir manken gibiydi.Ohh dedim ben.Patron Selçuk Abi de baktı vay yavrum vay dedi.Kız bizi duymadı ama geçerken dönüp bana baktı ve hafifçe gülümsedi.Ben hemen havalara girdim çünkü ben gerçekten çok yakışıklıyımdır.1.92 boyum 78 kilom var.Kaslıyım ve kumralım ama okulda falan bana hep yazarlar ve kimse 18 yaşında olduğuma inanmazı 21-22 gibi gösterirdim.Cidden çok yakışıklıyımdır.Neyse ama Selçuk abi havalara girme hemen o mahallenin kaşarı herkese kuyruk sallar dedi.Ben birşey demedim ama olsun ben zaten sadece ona çakıp geçmek isterdim.Selçuk abiyi takmadı diye böyle diyo diye düşünmüştüm.Herneyse o gün dükkanın önünden 2 kere geçti.ve her geçişinde gülümsedi bana.Bir hafta boyunca hemen her gün geçti falan.Sonunda Selçuk Abide bu kız sana yazıyo diye kabul etti.1 hafta kadar sonra kız dükkana girdi ve bana gelip bilgisayarıma format attırmak istiyorum ama kasayı getiremedim rica etsem en benim evime gelip yaparmısın dedi.Ben de tabii dedim ve sen bekle ben malzemelerimi alıyım dedim.Tamam diyip kapının önüne çıktı ve o beklerken Selçuk abi helal koçuma parçala fln dedi güldü.Ben format cd’sini aldım ve çıktım.Birlikte yürümeye başladık.Öyle bir kıvırtıyordu ki kalçaları dans ediyordu ve benim yarrak yolda yürürken kalkmıştı.Neyse eve gittik ben bilgisayara baktım açıktı.Evet açılıyor ama yavaşladı onun için format atalım sen masaüstündekileri yedekle ben geliyorum dedi ve gitti.Ben “Özel” klasörü içine baktım ve çırılçıplak resimlerini gördüm ve şok oldum.Harika ötesiydi.Bırakın daha önceki siktiğim kızları porno yıldızları bile yanında sönük kalırdı.Sonra elinde içeceklerle geldi.Ben hemen resimleri kapadım ve yedekleyip formata başladım.Bu biraz uzun sürer dedim olur sen gel otur dedi ben sandalyeden kalktım ve benim 24 cmlik uyuyan canavar uyanmıştı.Kot pantalon olmasına rağmen önümde resmen bi dağ vardı.O da gördü ama görmezlikten geldi.Bi dakika dedi ve yine gitti.Ben koltuğa oturduğumda farkettim her yerde sütyenler ve külotlar vardı.bütün camlar kapalıydı ve ev ama gibi kokuyordu.Kız içecek olarak viski getirmişti.Ben içkimi yudumlarken bi yandan da sikimle oynuyordum.Sonra kız geldi ve ben elimi hemen sikimden çektim.Üstünü değiştirmek için gitmişti.Şimdi üzerinde daracık,tırnasparan bir T-shirt vardı ve sütyen takmıyordu.Harika göğüsleri ve meme uçları apaçık ortadaydı.Altında da bir şort vardı ama o kadar kısaydı ki arkadan götünün kapatamıyordu.Benim yarrağın kalktığı 20 metreden bile görülürdü ama ben rahattım.Konuştuk biraz.Adı Tuğba imiş ve 23 yaşındaymış.Ben de yaşımı söyleyince şaşırdı 20 fln gibi duruyorsun dedi ben de sende 20 fln gibi duruyorsun dedim.O götle o göğüsle 20 gibi durmuyordu ama ben yaş farkını olay eder diye öyle yalan attım.Biraz daha sohbet ettik derken ben hava çok sıcak oldu dedim.Temmuz ayı ve camlar kapalıydı.Benim Tshirt üzerime yapışmıştı.O da çıkar o zaman bana da sıcak bastı ben de üzerime serinletici şeyler giyindim dedi.Camı açmak istemiyorum çünkü bu kokuyu çok seviyorum ve kokunun gitmesini istemiyorum dedi.Hadi çıkar nolcak dedi ve ben de tamam dedim ve tshirtümü çıakrdım.Vücudun harikaymış dedi.(Cidden kaslı ve ergenlikten yeni çıktığında göğüs kısmını hafif kıllı olur aynen öyleydi.Bu kız nasıl bir erkeği böyle tahrik ediyorsa ben de kızları öyle tahrik ederdim.)Altındaki kotu da çıkar istersen asıl o pişirir seni dedi.Tamam dedim artık dananın kuyruğu kopmuştu ikimizde feci derecede sex istiyorduk.Çıkarttım.Altımda sadece boxer vardı ve boxerım zevk sularından ıslanmıştı.Bu arada kot çıkınca 24 cm daha da belirgin olmuştu.Yanıma geldi.Off harikasın dedi ve elini boxerımın ön deliğinden sokup sikimi tuttu.Ben de asıl sen harikasın dedim ve bir elimle memelerini diğer elimle amını okşamaya başladım ve bu arada öpüşüyorduk.Baya bi böyle oyalandıktan sonra ben boxerımı çıakrttım ve yavaşça Tuğba’yı soydum.İkimiz de çırılçıplaktık.Sonra bana sakso çekmeye başladı.Yarrağımın neredeyse hepsini ağzına alıyordu ve daha önce siktiğim kızlar ancak yarısını alabiliyordu.5 dakika kadar sakso çektikten sonra 5 dakika kadar da ben onun amını yaladım.Sonra bu kanepeye uzandı ve ben yavaşça girmeye başladım.Sonra kökledim ve ikimizde zevkten çıldırmış bir şekilde bağıra bağıra inleyerek 20 dakika boyunca sikiştik.Ben onu sikerken göğüslerini de yalıyorum ve 20 dakika sonra ikimizde aynı anda boşaldık.Sonra kanepeden yere yuvarlandık ve ben altta o benim üstümde yarrağım hala amının içinde yarım saat kadar öylece kaldık ve sohbet ettik.Bu benim yaşadıklarım içinde en güzel olanıydı ve kendisi de aynı şeyi söylüyordu.Bu yarım ssatlik süre sonra format tamamlandı.Ama ben gitmek istemiyordum ve o da gitme diyince ben koptum.Bu sefer ben yerde uzanırken o benim üzerimde kalkıp kalkıp inerek 15 dakika boyunca sikiştik ve ben tekrar boşaldım ama o boşalamadı ama benim gitmem gerekiyordu.Gece için sözleştik ve ben dükkana gittim.Selçuk abiye anlatmadım sadece format attım bişey olmadı dedim.İşten çıkınca direk onun evine gittim ve sabahlara kadar siktim onu.Aklıma gelmiyecek türlü pozisyonda dağıttım onun o dar amını.Gece 5 gibi yattık ve sabah 8 te kalkıp birlikte duş aldık ve ben işe gittim ama yaz boyunca sikiiştik ama geçen kasımda o taşındı ve en son gittiği gün onu siktim ama hala onu çok arıyorum ve günün birinde umarım karşılarımım …

Arkadaşımın Karısı

Arkadaşımın Karısı
Sürpriiiiz

Hanım ,ufaklık kayınvalide de olduğu için oraya geçmişti iş çıkışı.Akşam orda kalacaklardı.Ben de eve çıkarken iki bira aldım salona geçtim maç özetlerine bakıyordum.Zil çaldı ,kapıcı çöpleri almaya geldi diye düşündüm.Delikten baktım kimse yoktu,otomatiğe bastım.Kim diye sormadım bile,az sonra kapı çaldı,açtım aaa Mehtap.Kendisi benim hatunun kankası olur.Kocası da iyi arkadaşımdır.
– Naber Mehtap hosgeldin gel içeri
– İyiyim canım sen napıyosun?Sarıldık ve elindeki posetleri aldım.
– Canan yok mu?
– Konusmadınız mı siz o annesinde – Ya yok aramadım evdedir diye,bişeyler aldım size geldim
– Ahmet gelicek mi?
– Yok o Türkmenistan a gitti onbeş gün orda.
Aldıklarını poşetten çıkardım,iki sise şarap almış peynir çerez falan
– Şarap almışsın.
– Evet sen icersin diye aldım bizde birer kadeh içsek yeterdi.
Bu arada kadehleri çıkardım peynir çerez falan ufak bi sehpa kurdum hemen ikili koltuğun önüne.
-Cananın şortlarından giyicem kot yapıştı üzerime,geliyorum.
– Tamam sen yerini biliyorsun.
Şarapları doldurdum ufak ufak icmeye başladım,az sonra Mehtap geldi.Şort giymişti ama gercekten çok kısaydı,oturduğunda kalçalarına kadar görebiliyordum.Üzerinde ise geniş askılı göğüs dekolteli bir bluz vardı.Bembeyaz pürüzsüz teni ve hafifçe görülen göğüsleriyle çok tahrik ediçiydi.Bu şortu da hanımın üzerinde hiç görmemiştim.İceri girip yanıma oturdu.Biraz işden güçden bahsettik ,biraz milleti çekiştirdik.Vakit geçti şaraplar içildi,ikinci şişeyi açtım.Mehtap çakırkeyf olmuştu.Offf her yerim tutulmuş bacaklarım çok fena ağrıyor dedi.Getir biraz ovayım dedim dizden aşağısını işaret ederek.O da bacaklarını kucağıma uzattı.Bileklerinden hafif hafif ovarak yukarı baldırlarına doğru çıktım.Diz kapaklarını ve dizlerinden yukarı ovarak devam ettim,yumuşacık tenine dokunmak çok hoşuma gidiyordu.Cok iyi geldi noolur biraz daha yap dedi.Sırtüstü dönerek biraz daha aşağı indi.Poposunun birazı kucağımdaydı.Bir elimle bacaklarına masaj yaparken diğer elim poposundaydı.Hafif hafif sıkıyor ve okşuyordum.Hiç tepki gelmeyince diğer elimi aşağıdan şortun içine doğru soktum kilotunun altından göt yanağına doğru okşamaya başladım.İki elimde götündeydi sıkıyordum.Bir elimle belini sırtını ve omuzlarını sıvazladım.Uzandığı yerde yan döndü ve kolumdan tutarak beni kendine doğru çekti.Dudaklarımız birleşti,konusmadık sadece öpüşüyorduk.Elimi şorttan içeri soktum kalçalarını sıkıp götünü okşarken Mehtap boynumu yalamaya başladı.Elimle göğüslerini sıkıp arkadan sütyenini
çıkartmaya çalıştım başaramayinca İkimizde doğrulduk ve üzerimizdekileri çıkarttık,sütyeninin düğmesini çözüp onu da çıkarttım.Kucağıma alıp yatak odasına götürdüm.Direk memelerini yalamaya başladım.Bir süre sonra 69 pozisyonuna geçtik.Sikimi öyle emiyordu ki boşalmamak için zor dayanıyordum.

Bende bu arada koca götünü iyice kavramış amını ve göt deliğini yalıyor dilimi içlerine sokuyordum.Uzun süre birbirimizi yaladık.Sonra Mehtap doğruldu ve eliyle sikimi amına yerleştirdi.Zaten sırılsıklam olmuştu.Sikim yavaşça kaydı içeri doğru ve üzerinde zıplamaya başladı.Zevkten çıldırmış gibi zıplıyordu.Ayaklarının üzerinde çömeldi ve zıplamaya devam etti.Bir yandan çığlıklar atıyordu,ikimizde aynı anda boşaldık ve yatağa serildik.Sigara yaktık birer tane.Mehtap biz ne yapıyoruz dedi.Sanırım pişmanlık duyuyordu.İlk kez kocamı aldattım hem de arkadaşımın eşiyle dedi.

Bunu istediği için yaptığını,aramızda kalacağını ve sakin olmasını söyledim.Eşimle yatak hikayelerini paylaştıklarını anlattı.Bizim hatun sikimin ne kadar büyük olduğunu uzun sure hepsini alamadığını canının yandığını anlatmış.Sikimin ölçülerini vermiş.Kocasının sikinden başka sik görmediğini ve benimkini hep hayal ettigini anlattı.Kocasının siki benimkinin yarısı kadarmış.Bu arada eliyle de sikimi avuclamış oynuyordu.Ben de başından tutarak tekrar ağzına verdim.Gercekten çok güzel ve hevesli emiyordu.Biraz emdikten sonra üzerine çıktım,bacaklarını belime doladı ve pompalamaya başladım.Sımsıkı sarılmıştı bana,ben de kollarımı ona doladım.Sikmeye devam ettim.Sonra bacaklarını kollarımın üzerinden geçirerek Sikmeye devam ettim.Hava çok sıcaktı çok terledik.Kalkıp duşa gittik birlikte,duş alırken de sikişmeye devam ettik.Salona geçtik kalan şarabı da içerken halının üzerine oturdu ve sikimi şorttan çıkarıp tekrar yalamaya başladı ben de bir sigara yaktım ve şarabımı yudumlamaya devam ettim.Üzerindekini çıkartıp sikimin üzerinde gezinmeye başladı.Sikim göt deliğini zorluyordu.Biraz ıslattı ve yavaş yavaş üzerine oturdu.Hepsi girdiğinde bekledi.Bunu çok hayal ettim dedi ve üzerimde yavaş yavaş hareket ediyordu.Canı yanıyordu zor girdiğini hissediyordum.Girip çıktıkta alıştı,hızlı hareketlerle oturup kalkıyordu.Nefes nefese kaldı,kucağımdan indirip koltuğa domalttım Mehtap’ı.Deliğini amsuyuyla ıslatıp sikimi yavaşça soktum ve üzerine doğru abandım.Belini iki elimle sıkıca kavrayıp sikmeye başladım.Zevkten ikimizde uçuyorduk.Arada sikimi tamamen çıkarıp tekrar sokuyordum.Göt yanaklarını iki yana ayırıp son santimine kadar geçirdim.Koltugun üzerinde dikilip yukardan pompalamaya devam ettim.Hızlandıkça her vuruşumda ahh sesleri sessiz odada yankılanıyordu.Elini arkaya götüne doğru getirip araya sokmaya çalışıyordu ve bacakları titriyordu.Ahh yeter noolur yeter derken arkadaki kolunu tuttum ve sırtına doğru kıvırdım.Şimdi tamamen savunmasız ve benimdi.Bir elimle kolunu belinin üstüne bastırırken diğer elimle kalçasından kavramış seri sekilde pompalamaya devam ettim.Yalvarıyordu noolur çok canım yanıyor yavaş sik dayanamıyorum dedi.Yavaşlamıştım ama durmak istemiyordum.Domaldığı yerden kaldırıp koltuğun yumuşak ve geniş kolcağına sırtüstü yatırdım Mehtabı.Tam bel hizamdaydı bacaklarını omzuma kaldırdım ve üzerine abandım,elimle sikimi göt deliğine soktum ve yavaşça hepsini geçirdim.Ağır hareketlerle tempolu sikmeye devam ettim,oda bu arada memelerini sıkıyordu.Yüzündeki acı ve mutluluk karışımı ifade beni çıldırıyordu.Doğruldum ve bacaklarını karnına doğru büktüm .Götü ve ami kabak gibi karsımdaydı,memelerini avuclayıp sıkarken sikmeye devam ettim.Amımı da sik noolur hadi dedi.Çıkarttım ve aynı pozisyonda amına soktum.Ayak bileklerinden tutarak amına pompalamaya başladım,zevkten çıldırmış gibiydi.Memelerini sıkıp dudaklarını ısırıyordu.Daha fazla dayanamıyordum

Mehtabın orgazm olacağını anlayınca biraz tuttum kendimi.O boşalınca ben de çıkartıp ağzına soktum ve boşaldım.Spermlerimi yutup sikimi de yalayarak temizledi.Yorgun ve bitap sekilde koltuğa yığıldık.Belki on dakika dinlendik.Tekrar duş aldık ve yatağa uzandık.Sarılıp öyle rahat uyuduk ki…Sabah Mehtap hazırlandı gitmek için.Sigara içip biraz konuştuk.Pisman değilim şimdi çünkü hayatımın en zevkli saatlerini geçirdim dün akşam.Kocamı çok seviyorum ama onunla bunları yaşayamıyoruz dedi.Ben de hatunun nasıl mızmızlandığından,analı sevmediğinden,sadece misyoner istediginden bahsettim.O da biliyorum biraz anlatmıştı dedi.Umarım yine fırsatımız olur çünkü ben seninle yine sevişmek istiyorum dedim.Buna hayır diyebileceğimi sanmıyorum dedi.Sonra yolcu ettim Mehtabı.

Yüksek Libido! (1)

Yüksek Libido! (1)
Yüksek Libido! (1)

Merhaba, ismim Tuğçe. İstanbul’da özel bir lisede fizik öğretmeniyim. 37 yaşındayım ve 10 yıllık evliyim, çocuğum yok. Fiziksel özelliklerimden bahsetmek gerekirse; 1.75 boyundayım, esmerim, dolgun ve geriye doğru çıkık kalçalara, görenlerin avuçlamamak için kendini zor tuttuğu yuvarlak büyük bir göte, sütun gibi bacaklara ve yaşıma rağmen oldukça diri ve büyük memelere sahibim. Yüzüme ise bakan bir daha dönüp bakar. Gençliğimden beri düzenli spor yaptığım için 20 yaşındaki bir kadının vücuduna sahibim diyebilirim.

Kocam Hakan ise 37 yaşında, oldukça yakışıklı ve fit bir adam, aynı zamanda yatakta da çok iyi. Onunla ilk sikiştiğimiz günü unutamıyorum. Sabaha kadar koskocaman yarrağıyla döve döve beni sikmişti. Sert seks sevdiğimi bildiği için yatakta bana hep hoyratça davranır. Hatta bir keresinde götümü öyle sert sikmişti ki, sabah kalktığımda yürümekte bile zorluk çekiyordum. O halde okula gitmemek için Doktor bir arkadaşımdan 3 günlük rapor almıştım.

Yatakta ikimizin de sınırı yok. Anal, oral her türlü sikişir, birbirmizi doyurana kadar da durmayız. İlk sikiştiğimizde nasıl ben onun haşinliğine ve büyük yarrağına hayran kaldıysam, o da benim oral yeteneklerime hayran kalmıştı. 18 yaşından beri yarrak yaladığım için bu konuda oldukça tecrübeliyim. Büyük ve düzgün bir yarrak yakalayınca kıtlıktan çıkmış gibi yalıyor, emiyor, erkeğimi eritene kadar durmuyordum. Hatta üniversite zamanlarımda Erasmus ile bizim okula gelen bir zencinin kocaman sikini bile komple ağzıma alabiliyordum. Anlayacağınız libidosu çok yüksek ve sekse inanılmaz bağımlı bir kadınım. Tabii Hakan’la evlendikten sonra ondan başka bir erkekle birlikte olmadım. Gerek kocamın beni başkasıyla paylaşmak istememesi, gerek beni her türlü doyuma ulaştırması sebebiyle benim de böyle bir arzum yoktu.

Geçen sene Hakan uzun zamandır çalıştığı şirketten ayrılıp başka bir şirkete girdi. Bu şirket de onu sürekli yurtiçi veya yurtdışı iş seyahatlerine gönderiyordu. Bu seyahatler bazen bir-iki hafta sürüyordu ve her gün sikilmeye alışmış olan ben çok zorlanıyordum. Hakan evde olmayınca birbirimizi görüntülü arıyor, o 31 çekerek, ben de vibratörümü kullanarak birbirimizi boşaltıyorduk. Tabii bu yeterli olmuyordu ve kocam nihayet eve döndüğünde sabaha kadar amımı, götümü, ağzımı sikiyordu.

Evliliğimiz ilerledikçe yatakta monotonlaşmaya başlamıştık. Bu monotonlaşmayı sürekli yeni fantaziler bularak bastırıyorduk, fakat bunların hepsi geçici çözümdü. Bir gün başkasıyla sikişme fantazisi kurmaya başladık. Hakan beni sikerken başka bir kadını siktiğini, ben de başka bir erkek tarafından sikildiğimi düşünüyordum ve bu bizi ilişkimizin ilk günlerindeki gibi azdırıyordu. Tabii bunlar sadece yatakta kalıyordu ve yatak dışında bu konuyu hiç konuşmuyorduk. Bir süre böyle devam ettik.

İş hayatıma gelecek olursam, özel bir lisede çalıştığımı söylemiştim. Burada son sınıfların dersine giriyordum. Okulun bulunduğu semtten ve öğrencilerin ailelerinin zengin olmasından dolayı kızlar çok rahat takılıyorlardı. Daracık kıyafetler, taytlar, etekler havada uçuşuyordu. Çoğunun bakire olmadığına emindim. Ben de dar ve kısa etekler, dekolteli kıyafetler giyerek vücudumu sergilemekten çok haz alıyordum. Okuldaki istisnasız tüm erkeklerin -öğretmenler de dahil- gözü üzerimdeydi ve bu benim gururumu okşamakla birlikte, yüksek olan libidomu daha da arttırıyordu.

Bazen derste bilerek silgiyi veya tebeşiri yere düşürüyor, almak için tüm sınıfın önünde domalıyor; herkese müthiş bacaklarımı, kalçalarımı, götümü gösteriyordum. Bazen birisi bir soru sorduğunda, yanına kadar gidiyor, sıraya doğru eğilip dolgun memelerimi onlara sergiliyordum. Daha ergenlikten çıkmamış bu tazecik gençlerin beni düşünerek mastrübasyon yaptıklarını, döllerini bana akıttıklarını düşündükçe amım vıcık vıcık oluyordu. Bazen bilerek götümü veya memelerimi elliyorlar ve buna yanlışlıkla yapılmış süsü veriyorlardı. İleri gitmedikleri için çok ses etmiyordum. Hafiften benim de hoşuma gidiyordu. Eminim bana dokunduktan sonra arkadaşlarına (Tuğçe hocanın götünü avuçladım!) falan diye anlatıyorlardı.

Seyahatlerinden dolayı kocamla sikişmelerimiz de son zamanlarda oldukça azaldığı için oldukça zor bir durumdaydım. Son sınıflardan birinde Emre adında geçen senelerden bir öğrenci vardı. 1,90 boyunda, atletik vücutlu, yakışıklı bir çocuktu. Orospu kızların çoğu onun peşinden koşuyordu. Bir sene okula geç yazıldığı için diğerlerinden büyüktü ve 18 yaşına çoktan girmişti. Beni her gördüğünde resmen gözleriyle sikiyordu ve ben yine inanılmaz tahrik oluyordum.

Okullar yeni başlamıştı. Son sınıflar sene sonunda üniversite sınavına gireceği için stresliydi. Bir gün teneffüste Emre yanıma geldi. Giriş faslından sonra konuyu açtı, “Hocam biliyorsunuz benim fizik dersim iyi değil. Yazın da çalıştım fakat yine de yapamıyorum. Sene sonu da sınav var. Eğer zamanınız varsa bana özel ders verebilir misiniz?” diye sordu. “Tabii, neden olmasın. Ben haftada iki gün boşum. İstersen dersten sonra burada çalışabiliriz!” dedim ve kabul etti. Makul bir ücret karşılığında anlaştık…

Artık haftada iki gün Emre’yle okul bittikten sonra boş sınıflardan birinde ders çalışıyorduk. Sırada yan yana otururken Emre sürekli bana temas ediyordu. Oturunca iyice açılan bacaklarıma bacaklarını değdiriyor, koluyla göğüslerime dokunuyordu. Son zamanlarda yarrağa hasret kalan ben de bu temaslarla tahrik oluyordum. Dekolteli elbiselerimle ona memelerimi sergilemekten hiç çekinmiyordum. Her seferinde derse başladıktan 5-10 dakika sonra Emre’nin pantolonundaki kabarıklık meydana çıkıyordu. Emre her ne kadar saklamak istese de başarılı olamıyordu. Baya büyük bir siki olduğu belliydi ve her görüşümde amım vıcık vıcık oluyordu. Mola verdiğimizde ise Emre hızlı adımlarla tuvalete gidiyordu. Beni düşünerek 31 çektiğinden adım gibi emindim. Genç ve yakışıklı bir erkeğin beni böylesine arzulaması ise gururumu okşuyordu.

Akşam evde vibratörle kendimi tatmin etmeye çalışırken kapının açıldığını duydum. Kocam Hakan’dan başkası olamazdı bu. Geleceğini söylememişti, sürpriz yapmak istemişti demek ki. Hemen koşarak kucağına atladım ve öpüşmeye başladık. İkimiz de bir haftadır sikişmediğimiz için perişan haldeydik. Kucağından inip önünde diz çöktüm ve bir çırpıda pantolonunu indirip yarrağını ağzıma aldım. Yarrak yemeyi çok sevdiğim için mükemmel sakso çekerim. Üstelik şimdi bir haftadır yarraksız kaldığım için deli gibi yalıyordum Hakan’ın sikini. Ayakta resmen zevkten bayılacaktı. Beni hemen yatak odasına götürdü ve yatağa atıp hiç vakit kaybetmeden amıma girdi. İkimiz de sikişsiz geçen bir haftanın acısını çıkarıyorduk.

Sabaha kadar amımı götümü sikti. Üçüncü postadan sonra yorgunluktan yatağa yığıldık. Hakan’ın göğsüne uzandım. Konuşmaya başladık. Hakan, “Tuğçe, bu böyle olmayacak. Otel odalarında 31 çekmekten mahvoldum. Her gece yan odalardan gelen sikiş seslerini duydukça delirecek gibi oluyorum!” dedi. “Evet ben de öyleyim. Eve gelir gelmez kendimi yatağa atıp vibratöre sarılıyorum, ama yetmiyor. Resmen psikolojim bozuldu yarraksızlıktan!” dedim. Hakan yüzüme birkaç saniye baktı ve “Neden başkalarıyla sikişmiyoruz?” dedi. Çok şaşırmıştım. Kaşlarımı kaldırarak Hakan’a baktım.

Hakan devam etti, “Kendimize eziyet ediyoruz. Libidomuz o kadar yüksek ki, sikişmeden duramıyoruz. Kıskançlığı bir tarafa bırakalım. Hem son zamanlarda monotonlaşan seks hayatımızı da renklendiririz belki!” dedi. Benden bir cevap bekliyordu şimdi. Ne diyeceğimi bilemedim. Biraz düşününce mantıklı geldi. Hakan bazen bir haftadan fazla süre evde olmuyor ve ben resmen kahroluyordum. Kendimize bu işkenceyi yapmanın bir manası yoktu. Hem çevremde bir sürü kolayca kendimi siktirebileceğim çekici erkek vardı. “Tamam, bana da mantıklı geldi. Eğer sıkıntı çıkmayacaksa deneyelim!” dedim. Hakan bu cevabı duyunca rahatladı. O gece beni bir posta daha sikti ve sarılıp uyuduk.

Hakan iş seyahatine gider gitmez icraata başladı. Her gece otel odasına bir kadını alıp evire çevire sikiyordu, sonra da bana anlatıyordu. Onun bu kadar rahatlaması ve mutlu olması beni de sevindirmişti. Ben henüz kendimi kime siktiereceğime karar vermemiştim.

Bir gün okuldaki son sınıf öğrencilerini öğleden sonra üniversite gezisine götürdüler. Ben de öğretmenler odasında oturuyordum ki, sabah girdiğim sınıflardan birinde sınıf defterini imzalamayı unuttuğumu fark ettim. Öğretmenler odasından çıktım ve sınıfa doğru yürüdüm. Sınıfın kapısına geldiğimde içeriden sesler duymaya başladım. “Aferin orospu, böyle devam et!” diyordu birisi ve bu kişi Emre’ydi. Hemen anahtar deliğinden içeri baktım. Emre, okulun en orospu kızı Buse’yi önünde diz çöktürmüş, ağzını sikiyordu. Kanım donmuştu, o şekilde kalakalmıştım. Emre kızın saçlarından sıkıca tutarak sertçe ağzını sikiyordu. Demek ki okul gezisinden kaytarıp kendilerini ilk buldukları boş sınıfa atmışlardı.

İlk dikkatimi çeken şey Emre’nin kocaman siki oldu. Ağzım açık kaldı onu görünce. Kocamınkinden bile daha büyük, kalın ve düzgündü. Ne yapacağımı bilemedim. İzlemeye devam ettim. Emre, Buse’yi ayağa kaldırdı ve sıraya domalttı. Bir çırpıda taytını indirip, zenci yarrağı gibi olan sikini orospunun amına geçirdi. Geçirir geçirmez de eliyle ağzını kapattı, çünkü Buse çığlık atıyordu. Amını yırtmıştı resmen kızın. “Sus lan orospu, bizi yakalattırırsan götünü sikerim!” dedi ve amını sikmeye başladı. Emre gibi kibar ve nazik bir çocuğun bu derece vahşileşmesi beni çok etkiledi. Buse’nin kalçalarını, memelerini tokatlıyor, saçlarından asılıp, suratına tokatlar atıyordu.

Daha sonra Buse’nin kafasını sıraya dayayıp, bir eliyle saçlarını kopartacakmış gibi kavradı, diğer eliyle de kolunu beline getirip o şekilde tuttu ve amansızca sikmeye devam etti. Buse bağırmamak için kendini zor tutuyordu. Orospunun zevkten gözlerinin kaydığını görebiliyordum. Gördüklerime inanamıyordum. Terlemeye ve titremeye başladım. Uzun zamandır beni gözleriyle siken Emre şimdi okuldaki bir kızın amını dağıtıyordu, hem de tam benim sevdiğim şekilde.

Emre bir güzel siktikten sonra Buse’yi önünde diz çöktürdü ve ağzına boşaldı, ama ne boşalma! Oluk oluk boşalıyordu. Buse döllerinin hepsini ağzına alamıyordu. En sonunda Emre’nin boşalması bitti. Buse’nin ağzı yüzü gözü döl içinde kalmıştı, bir kısmını yuttuğu halde. Benim artık ayakta duracak halim yoktu. Amımdan çıkan sular külodumdan taşmış, bacaklarımdan akıyordu. Kendimi hemen bir tuvalete attım ve amımı deli gibi okşayıp parmakladım. Zangır zangır titriyordum, kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Zevkten avazım çıkana kadar bağırmak istiyor fakat bağıramıyordum. Beynim uyuşmuştu. En sonunda boşaldım. Kan ter içindeydim. O an karar verdim. Kendimi Emre’ye siktirecektim.

Akşam bunu telefonda kocama anlattığımda şaşırdı, “Neler olacağını çok merak ediyorum, işiniz bitince bana rapor ver!” dedi ve otel odasındaki Rus çıtırı sikmeye kaldığı yerden devam etti.

Ertesi gün Emre’yle dersimiz vardı. Sabah erkenden kalkıp duş aldım. Vücudumun her yerini kremledim. Bacaklarımı daha güzel göstermesi için biraz yağladım. Güzel bir makyaj yaptım. Üstüme dar beyaz bir gömlek giydim, her zamanki gibi cesur şekilde açık bıraktım düğmeleri. İçime südyen giymedim. Altıma dar kısa bir etek giydim, gömleğimi eteğin içine soktum. Ayaklarıma da kırmızı topuklu ayakkabı giydim. Bu halimle pørnø filmlerdeki sekreterlere benziyordum. Bu eteği özellikle seçmiştim çünkü kalçalarımı çok ön plana çıkarıyordu.

Daha okulun bahçesinde arabamdan iner inmez yine tüm gözler üzerime kilitlendi. Tüm erkeklerin azgın bakışlarıyla okul binasına girdim. Koridorda Emre’yi gördüm. “Hocam, bu ne güzellik ya, okuldaki kızları kıskançlıktan öldüreceksiniz!” dedi. Bunu duyunca içim bir hoş olmuştu. “Teşekkür ederim canım!” dedim gülerek ve yanından geçip öğretmenler odasına yürüdüm. Emre’nin arkadan götüme baktığından emin olduğum için orospu gibi kıvırta kıvırta yürüyordum.

Son ders zili de çaldı. Emre’yle 10 dakika sonra derse başlayacaktık. Lavaboya gittim. Gömleğimin düğmelerinden birini daha açtım. Südyensiz memelerim patlayacak gibi duruyordu şimdi. Sağımdan veya solumdan bakan birisi rahatlıkla memelerimi uçlarına kadar görebilirdi. Eteğimi de biraz yukarı doğru kıvırdım. O kadar sexy olmuştum ki, ben bile etkilendim kendimden. Okulda Emre’yle benim dışımda kimse kalmadığı için biraz rahattım. Sokakta birisi beni bu halde görse eskort sanardı muhtemelen.

Tuvaletten çıktım ve sınıfa girdim. Emre sırada oturuyordu, beni görünce gözleri fal taşı gibi açıldı. Baştan aşağı tüm vücudumu süzdü. “Hayırdır Emre, neye bakıyorsun öyle?” dedim gülerek. “Gözlerimi alamıyorum hocam sizden, çok güzelsiniz!” dedi. Emre son zamanlarda çok cüretkar konuşuyordu benimle ve bu beni delirtiyordu. Teşekkür ettim ve yanına oturdum. Derse başladık başlamasına, ama Emre dersle değil, sadece benim vücudumla ilgileniyordu.

Biraz öne eğildiğim için memelerim artık iyice meydana çıkmıştı, dibimde duran Emre’nin onları görmemesi imkansızdı. Eteğim de kalçalarıma kadar sıyrılmıştı. Emre’yle çok yakın oturuyorduk birbirimize. Bacağımı onun bacağına yapıştırdım. Hafiften irkildi ama bacağını çekmedi. Pürüzsüz, kaymak gibi gibi bacaklarımı hissetmesinin onun kalkık yarrağını daha da sertleştirdiğini görebiliyordum pantolonundan. Üstelik bana belli etmeme gibi bir derdi de yoktu artık. Emre’yi her gördüğümde Buse’yi sikişi aklıma geliyordu ve beni de öyle sikmesi için elimden gelen her şeyi yapıyordum. Emre iyice zorlanmaya başladı. Ben de çok heyecanlıydım ve sırılsıklam olmuştum. Resmen oğlum yaşındaki birine, hareketlerimle (Sik beni!) diyordum evli olduğum halde. Sırılsıklamdım. Emre o an üzerime saldırsa hiçbir tepki vermez, onunla orada sikişirdim.

Mola verdik. Emre koşarak tuvalete gitti, yine 31 çekecekti belli ki. Ben ise yaptığım şeyin ne kadar doğru olduğunu düşündüm bir an. Sonuçta kocam bana izin vermişti ve ben beni son derece arzulayan genç bir delikanlıya siktirecektim kendimi, bunun neresi yanlıştı? Ben bunları düşünürken Emre sınıfa girdi. Biraz rahatlamıştı. Sıraya oturdu ve havadan sudan konuşmaya başladık:

– “Emre, sevgilin yok mu senin?”

– “Yok hocam!”

– “Aa, tüm okulun kızları senin peşinde! Senin gibi bir erkeğin sevgilisinin olmaması beni çok şaşırttı!”

– “Ben olgun kadınlardan hoşlanıyorum hocam!”

– “Benim gibi mi?”

– “Şey… Evet…”

– “O zaman neden dün Buse’yi siktin?”

Emre kıpkırmızı oldu. Bu kadar ileri gitmemi beklemiyordu şüphesiz. Bir şeyler söylemeye çalıştı fakat söyleyemedi. Terlemeye başlamıştı utancından. “Aman, niye utanıyorsun canım? Sen sikmeyeceksin de kim sikecek?” dedim kahkaha atarak. Emre şaşkınlık ve utanç içindeyken devam ettim, “Hem Buse’yi sikmeyen mi kaldı okulda sanki, sen de iyi dağıttın kaşarı!” dedim yine gülerek. Daha fazla üstüne gitmek istemiyordum. İstediğim kıvama gelmişti çünkü. “Neyse, dersimize devam edelim biz!” dedim.

30 dakika daha çalıştık, fakat Emre’nin kafası yine derste değildi. Dersi bitirdik. “Emre, burada rahat edemiyoruz. Bundan sonra benim evde yapalım dersleri. Hem kocam da evde olmuyor, rahat rahat çalışırız!” dedim gözlerine azgın bir bakış atarak. “Tamam hocam, siz nasıl isterseniz!” dedi. Niyetimi anlamıştı.

İki gün sonra kendi evimde Emre’ye kendimi siktirecektim…

[Tuğçe]

Suriyeli Kiracılarım! (4 Bölümlü Hikaye)

Suriyeli Kiracılarım! (4 Bölümlü Hikaye)
Merhaba, adım Mehmet. 53 yaşındayım, karım Hatice ise 50 yaşında. 30 yıllık evliyiz. İki oğlum bir de kızım var ve üçü de evli. Beş de torunum var. Karımla bazen haftada bir, bazen de iki haftada bir sikişiyorum. 30 yıllık evliliğin ardından haftada bir sikişmek nispeten iyi sayılabilirse de, benim için yeterli olmuyor. 53 yaşında olsam da kendimi ruhen ve bedenen daha genç hissediyorum.

Karımı da halen çok seviyor ve arzuluyorum, mümkün olsa onu her gün sikmek isterim. Ancak hayat bana bunu yapma imkânı vermiyor. Bazen torunlar, çocuklar ve gelinler gelip bizde kalıyorlar, yada karım onların yanına gidiyor, torunlara bakmak için kalıyor. Tabii bu durumda benim istediğim gibi her gün sikişmek de mümkün olmuyor. Ancak karım kapalı, dini bütün bir kadın ve kocası olarak onun üzerinde sahip olduğum hakları bildiğinden ben ne zaman istersem ilişkiye giriyor.

Alt katımdaki boş daireyi geçen ay Suriyeli bir aileye kiraya verdim. Aslında bunu yapmayı hiç istemiyordum. Çünkü daha önce de Suriyeli bir aile oturmuş ve evin içine etmiş, üstelik birkaç aylık kirayı da ödemeden kaçıp gitmişlerdi. Daire Türk bir ailenin oturacağı halde değildi. Epey zaman boş kaldıktan sonra mecburen yine bir Suriyeli aileye vermek zorunda kaldım. Az da olsa oradan gelecek kiraya ihtiyacım vardı.

Kiracım Selman adında kırklı yaşlarında biri, bir konfeksiyonda çalışıyor. Beş kızı ve bir de oğlu var. İki oda bir salondan ibaret dairede, karısı, annesi ve 6 çocuğuyla beraber, toplam 9 kişi oturuyorlar. Karısı ondan daha genç gösteren bir kadın. Siyah bir pardesü giymiş, başını da siyah bir türbanla sıkıca bağlamış halde görüyorum onu her zaman. Beni gördüğünde yüzünü başka tarafa çeviriyor. Kızları da aynı anneleri gibi giyiniyor, ancak kızlarının yüzü de kapalı oluyor ve sadece gözleri görünüyor.

Bir gece saat ikiye doğru işemek için kalktım. Çişimi yaparken gelen seslere bakılırsa alt katta da birilerinin ayakta olduğunu fark ettim. Banyonun penceresi küçük bir aydınlatma boşluğuna açılıyordu ve sesler oradan geliyordu. Nedendir bilmem ama durup dinlemek istedim. Maşrapaya akan suyun sesine Arapça konuşma sesleri karışıyordu. Tabii ne konuştuklarını anlayamıyordum. Ancak konuşanlardan birinin Selman olduğunu anladım, diğeri de karısıydı.

Bir dakika kadar sonra sesler azaldı, ancak daha sonra başka türlü sesler gelmeye başladı. Pencerenin mandalını çekip açtım ve kulağımı yaklaştırdım. Dikkat kesildim iyice. Yine arada sırada Arapça sesler geliyor olsa da, bunun haricinde inleme sesleri geliyordu. “Ohhh, ohhh, uhhh, ayyy…” seslerine tok bir ses eşlik ediyordu.

Kalbim heyecanla atmaya başladı. Gecenin bu saatinde Selman karısını banyoda sikiyordu. Kadının Arapça bir şeyler dediğini duyabiliyordum, yazık ki ne olduğunu anlayamıyordum. Ancak çıkardığı iniltileri anlamak için dil bilmeye gerek yoktu. Muhtemelen Selman ayakta domaltmıştı karısını ve kasıklarının karısının kasıklarında ve kalçalarında, götünde çıkardığı sesleri hemen fark ediyordum. Bu sırada sikimin sertleşip kalktığını gördüm. Bir elimle sikimi sıvazlarken kulağım aşağıdan gelecek seslere odaklanmıştı.

Kadından ve Selman’dan gelen iniltiler ve sikişmenin doğal sesleri hızlanmaya, artmaya başlamıştı. Onlar sikişirken ayakta boşalacak hale gelmiştim. Derken bir süre sonra kesildi sesler. Sikişmeleri 2-3 dakika kadar sürmüştü. Sonrasında yine maşrapaya akan suyun sesi, Arapça konuşmalar derken sesler tamamen kesildi.

Sikim kazık gibi olmuştu. Gecenin o vakti 31 çekmemek için kendimi zor tuttum. Yatağa girip hiçbir şeyden haberi olmayan karımın dolgun vücuduna sarıldım.

En son sikişmemizin üzerinden on gün kadar geçmişti. Elimi geceliğinin altından soktum ve kalçalarını okşadım. Gecenin serinliğine karşın karımın vücudu sıcacıktı. Aşağıdaki sikişmenin üzerine bir de karımın dolgun kalçası eklenince sikimin sertliği ve azgınlığım daha da arttı.

Karım az sonra uyandı. Kalçalarında gezinen elimi tuttu yorganın altından ve “Ne oldu, azdın mı gece gece?” dedi. “Çok azdım, çok azdırdın beni, on gün geçti, çok özledim seni!” dedim. Hemen geceliğinin ön kısmındaki düğmeleri açtım ve beyaz koynunu öpmeye başladım. Karım, “Çok uykum var, sabah yap!” dediyse de, “Olmaz, şimdi yapalım, çok azdım, sabahı bekleyemem!” dedim.

Geceliğinin altında beyaz atleti vardı. Atleti sıyırdım ve ortaya çıkan memelerini öpmeye, emmeye başladım. Memeleri yaşından dolayı sarkmış olsa da onları öpmeyi, emmeyi, yalamayı çok seviyordum. Sokak lambalarının ışığının aydınlattığı yatak odasında karımın etli meme uçlarını emerken, o da tava gelmiş, saçlarımı, omuzlarımı okşuyordu.

Bir elim altta kalçalarını okşarken diğeriyle memelerini avuçluyordum. Aklım Selman’ın karısındaydı. 6 çocuk doğurmasına karşın halen daha taş gibi sayılırdı. Giydiği uzun siyah pardesünün altında dolgun vücudu belli oluyordu. Arap olmasına karşın esmer tenli değildi, bembeyaz bir yüzü vardı. Selman fakirdi, ama kadın yönünden şanslı bir erkekti.

Sikimin sertliği son raddeye gelmişti, artık karımın amına girmek için sabırsızlanıyordum. “Çıkar külotunu, aç bacaklarını!” dedim emreden bir sesle. Karım hiç sesini çıkartmadan iki eliyle külotunu sıyırıp çıkardı ve yatağın yanına, yere bıraktı. Bacaklarını iki yana açarken ben de üzerimizdeki yorganı iyice açtım, eşofmanımın altını ve külotumu çıkardım. Karımın bacaklarının arasında yerimi aldım.

Sikimi sıvazladım bir süre daha ve sonrasında yavaşça üzerine eğildim. Sikimi amının üzerine sürttüm, karım bundan çok hoşlanıyordu. Ben sikimi amına sürterken o da bir eliyle sikimi tuttu. Amının üzerinde alınmamış bir miktar kıl vardı ve sikime batıyordu kıllar. O nedenle daha fazla bu şekilde devam etmek istemedim.

Sikimi çekerken karım eli sikimde olduğu halde, “Az daha yap!” dedi. “Kılların batıyor, niye tıraş olmadın?” dedim bunun üzerine. Karım, “Olurum sonra, sen yapsana!” dedi, bu sırada sikimi sıkıca kavramıştı. Gece vakti onu üzmek istemediğimden bir süre daha devam ettim. Sikimi kıllı kasıklarına, etli ve sarkık am dudaklarına sürttüm. “Tamam mı, yeter mi?” dediğimde, “Tamam tamam!” dedi çabuk olmamı isteyen bir sesle.

Az sonra sikim karımın amının dudaklarıyla buluştu önce, ardından da içinin tatlı sıcaklığıyla. İyice uzandım üzerine, sikim amının en derinlerine kadar giriverdi hemen. Hızlı hızlı sikmeye başladım. Aklım Selman’ın karısındayken altımda karımı sikiyordum. Karımın elleri sırtımda, belimde, götümün yanaklarında gezinirken dudaklarından hafif iniltiler çıkıyordu. Alt kattaki kiracıların duymaması için olabildiğince sessiz olmaya çalışıyor, aldığı zevki fısıltılı seslerle belli ediyordu.

Ama ben onun gibi değildim. Zaten alt kattaki sikişmenin sesleri beni azdırmıştı. Şimdi de karımı var gücümle sikerken zevkten inliyordum. Karımın koca memeleri sikişmenin etkisiyle göğsümün altında sallanıp duruyordu. İki elimle kavradım onları ve avuçlayıp sıkmaya başladım.

Karım bacaklarını iki yana daha da açarken amına rahatça sokup çıkarıyordum sikimi. Altımızda karımın doldurduğu yün yatak vardı, yataktan ses çıkmasa da altındaki bazadan ağır ağır gıcırdama sesleri geliyordu.

Karım bacaklarını kaldırdı havaya ve belime doladı. Belimi ve götümü oynattıkça, kaldırıp indirdikçe sikim amının en derinlerine kadar girip çıkıyordu. 30 yıldır siktiğim amından halen daha keyif alıyordum. 30 yıl sikimi içine almış, üç çocuk çıkarmıştı ama halen daha tatlıydı amı.

Pompaladıkça terli kasıklarımızdan sesler gelmeye başladı. Selman’ın karısını sikerken çıkan seslerin benzeriydi bu sesler. Karımın memelerine asılmıştım deli gibi, hamur gibi sıkıyordum. Havadaki bacakları yaylanıp duruyordu. Ellerimi memelerinden çektim ve alttan kalçalarını tutup kaldırdım, omzuma attım. Bu şekilde daha sert ve güçlü sikmeye başladım.

Ancak karım bundan hoşlanmamıştı, “Yavaş ol, millet duyacak!” dedi heyecanla. “Sikerim milleti!” dedim ve sikmeye devam ettim. Karım bu sözlerimden sonra başka bir şey demedi ve kendini sikişmenin akışına bıraktı. İki eliyle yataktan tutunmuştu. Geceliğinin açık olan ön kısmından taşan memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu.

Kasıklarımızın çarpışmasından çıkan güçlü ve tok sesler bütün odayı çınlatır hale gelmişti. Sikim amının içinde gidip gelirken omzumdaki bacaklarını, kalçalarını okşuyordum bir taraftan da. Bir süre bu pozisyonda devam ettikten sonra amından çıktım ve “Domal hadi, biraz da öyle sikeyim!” dedim.

Karım bir şey demeden doğruldu çabucak ve geceliğinin eteklerini belinde toplayarak köpek gibi domaldı. Pencereden içeri vuran sarımtırak sokak lambasının ışığında karımın bembeyaz kalçalarını, götünü görmek sikimin sertliğini kaybetmesine engel oluyordu. Sikimin üzeri amının sıvıları ile kaplanmış, ıslak ve kaygan bir haldeydi. Kısa bir süre sıvazladıktan sonra karımın halen açık duran amına arkadan girdim.

Karım belini iyice eğmiş, yüzünü yastığa yapıştırmış haldeydi. Bu pozisyonda sikilmeyi çok seviyordu. Götünün yanaklarını kavradım ve güçlü bir şekilde sikmeye, pompalamaya başladım. Karımın götünün etli, dolgun yanakları, belinin etleri löpürdüyor, titriyordu. Çıkan sesler ise daha güçlü ve yoğundu.

Karımdan da iniltiler gelmeye başlamıştı şimdi. “Ahhh, ahhh, uhhh, ıhhh…” sesleri yüzünü yapıştırdığı yastık nedeniyle boğuk da olsa anlaşılıyordu. Bir elini alttan amına atmıştı, ben sikerken o da amını ovalıyordu. Ellerim götünün yanaklarında, belinde, kalçalarında geziniyor ve sikim bu pozisyonda amının en diplerine girip çıkarken aldığım keyif daha da artıyordu.

Kıllı göt deliğine başparmağımla bastırdım. Karım 30 yıllık evliliğimizde amını bana sayısız kez sunmuş olsa da, götü konusunda cimri davranıyordu. Hele ilk yıllarımızda isteklerime büyük bir şiddetle karşı çıkmıştı. Ancak son senelerde, çocuklar da evlenip gittikten sonra (Eğer bana götten vermezsen başka kadınlara giderim, hatta seni boşarım!) deyince razı gelmiş ve bu sayede götünün tadını almaya başlamıştım. Amının genişliğine inat göt deliği bir bakirenin amı kadar dardı. Ama yine de götünü her zaman vermiyor, bunun için kendini hazır hissetmesi gerektiğini söylüyordu.

Aklım Selman’ın karısındaydı yine. Siktiğim karım olsa da sikmek istediğim o kadındı. Adının ne olduğunu bile bilmiyordum üstelik. Boşalmaya yaklaşırken yorulduğumu hissettim. Bir süre sikim amında olduğu halde bekledim. Karım, “Geldin mi?” diye sordu bu sırada. “Yok, az kaldı!” dediğimde, “Hadi be, dizlerim ağrıdı!” deyince, “Sikerim şimdi dizini!” dedim sinirle. Yeniden amında çalışmaya başladım.

Şimdi daha büyük bir güçle pompalıyordum. Bazanın gıcırtıları artmaya başlamıştı. Karımdan da boğuk iniltiler geliyordu. Kalbimin güçlü ve hızlı atışlarını boyun damarlarımda hissediyordum. Her yerim elektriğe tutulmuş gibi titrerken birden bire büyük bir güçle boşalmaya başladım. Boşalırken de amına sokup çıkardım sikimi. Döllerim oluk oluk on günlük bir aranın ardından karımın amına akıyordu.

Amında bir süre daha bekledikten sonra çıkardım sikimi. Karım da doğruldu bu sırada ve “Yavaş ol dedim sana!” dedi. “Sikerim yavaşını senin!” dedim. Kalbim halen güçlü bir halde atıyor, göğsüm şiddetle inip kalkıyordu.

Karım yataktan kalkıp banyoya geçerken, ellerimi başımın altına koyup tavana diktim gözlerimi. Daha önce de karımı sikerken, aralarında gelinlerimin de olduğu başka kadınları, kızları hayal ettiğim olmuştu. Ama şimdi bir fark vardı, Selman’ın karısını sadece hayal etmekle yetinemeyeceğimi biliyordum.

Ne yapıp edip onu sikmenin bir yolunu bulmam gerekiyordu…

Suriyeli Kiracılarım! (2. Bölüm)

Birkaç gün sonra kahvaltı sırasında karım evin temizliğine yetişemediğini, artık gelinleri çağırmak da istemediğini söyledi. “Ee, ne olacak peki?” diye sorduğumda, “Bu bizim kiracının karısını çağırırım, ucuza da gelir. Bizimkiler 100-150 liradan aşağı gelmiyor. Zaten durumları kötü, hiç olmazsa yardımımız dokunur!” deyince, “İyi, sen bilirsin!” dedim…

Ertesi gün akşamüzeri geldiğimde evin pırıl pırıl olduğunu gördüm. Karım kadından çok memnun kalmıştı. Bu arada kadının adının Gülsüm olduğunu öğrendim. Karım, “Bende para yoktu, sen aşağı inip versene kadının parasını, 50 lira!” deyince içimde bir şeyler canlandı. Heyecanla aşağı inip kapıya vurdum. İçerden Arapça sesler gelirken kapı açıldı. Selman’ın oğlu açmıştı kapıyı. 5-6 yaşlarında ya var ya yoktu.

“Annen evde mi?” diye sordum birkaç kez. Çocuk içeri geçerken az sonra kapıda annesi, yani Gülsüm belirdi. Kendisine ilk defa bu kadar yakındım. Birkaç gece önce kocasıyla banyoda sikişen kadın şimdi tam karşımdaydı. Başında yine siyah türbanı vardı, ancak pardesü yoktu. Siyah, tek parça bir elbise giymişti, eski ve biraz dar görünen elbise vücudunun kıvrımlarını belli ediyordu. Özellikle memelerinin iriliği gözümden kaçmadı. Zeytin tanesini andıran gözleri beyaz yüzünü boncuk gibi süslemişti. Gözlerinin altına sürme çekilmiş gibiydi. Parayı uzattım, “Kusura bakmayın, hanım verememiş…” dedim.

O sıra arkasında bir kadın belirdi. Selman’ın annesiydi bu, ilk defa görüyordum kendisini. Oldukça şiveli ama yine de anlaşılır bir Türkçeyle, “Gelinim anlamaz Türkçe!” dedi. Ben sadece Selman Türkçe biliyor sanıyordum, ama annesi de biliyordu demek ki. “Siz Türkçeyi nerden biliyorsunuz?” diye sorunca, kadın, “Ben zamanında Urfa’dan gelin gittim Suriye’ye.” dedi.

Selman’ın annesi en fazla 60 yaşında gösteren bir kadındı. Ben daha yaşlı zannediyordum oysa. Uzun boylu ve yapılı bir kadındı. Çiçekli uzun bir elbise vardı üzerinde. Başını ise büyük, beyaz bir yazma ile bağlamıştı. Kadının gelinininkilerden de büyük ve dolgun memeleri vardı. “Buyurun bir kahve için!” diyerek yaptığı davete, “İnşallah başka zaman!” diyerek karşılık verdim. Yukarı çıkarken sikimin sertleştiğini fark ettim.

Gece olup da yatağa girdiğimde karıma sarıldım hemen. Karım, “Ne oldu?” dedi şaşırmış gibi. “Özledim seni!” deyince, “Bu gece yapmayalım Mehmet, her yanım ağrıyor valla, akşama kadar temizlik yaptık!” dedi. “Ben senin kocanım, öyle temizlik falan anlamam!” dedim ve bir elimi geceliğin altından sokup kalçalarını okşamaya başlarken diğeriyle de memelerini avuçladım.

Boynunu, yanaklarını, dudaklarını deli gibi öpüyordum. Bakımlı sayılacak bir kadın değildi karım ve bu yüzden yanaklarında, çenesinde ve dudaklarının üzerinde tüyler olurdu her zaman. Ama buna karşın bacaklarında ve kalçalarında kıldan tüyden eser yoktu.

Sikim kazık gibi olmuştu çoktan. Etli meme uçlarını dilliyor, ısırıyor, emiyordum. Karımın memelerine kıyasla Gülsüm’ünkiler daha büyüktü. Onun memelerini emdiğimi, yaladığımı hayal ettim. İlk başta isteksiz davranan karım yorgunluğuna rağmen karşılık vermeye başlamıştı. Alttan elini sokmuş ve sikimi sıvazlıyordu.

“Ağzına alsana!” dediğimde, “Tamam, ama sen de benimkini alacaksın!” dedi heyecanla. “Tıraş oldun mu sen?” diye sorduğumda, “Oldum, hem de kaymak gibi yaptım!” dedi. “O zaman şöyle gel, şu üstündekileri de çıkart!” dedim. Az sonra ikimiz de çırılçıplak bir haldeydik. Yorganı kaldırdım iyice. Karıma, üzerime ters şekilde uzanıp sikimi ağzına almasını söyledim. Hemen dediğimi yapıp sikimi somurmaya başlarken, ben de onun gerçekten kaymak gibi görünen amını dillemeye başladım.

Karımın etli amının içine dilimi soktum. Islak ve kaygan amının içi fırın gibi yanıyordu. Bu arada kendisi de sikimi deli gibi somuruyordu. Gece vakti müthiş bir 69 deneyimi yaşıyorduk. 30 yıllık evliliğimiz boyunca cinsellik yönünden ikimiz de deneyim kazanmış, birbirimizi nasıl mutlu edeceğimizi öğrenmiştik.

Amını dilleyip yalarken, sol elimin işaret parmağını göt deliğine soktum. Karımdan herhangi bir tepki gelmedi. Kıllı göt deliğinin içinde ileri geri hareket ettirdim parmağımı. Kasıklarını öptüm, yaladım, dilledim. Amından zevk sıvıları akmaya başlamıştı, dudaklarım ve çenem ıslanmıştı iyice. Dolgun göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum bu arada. Karımın saksosu sikimi daha da sertleştirmiş, şişirmişti. Artık bir an önce amına girmek için yanıp tutuşuyordum.

“Tamam, hadi, bu kadar yeter!” deyince karım sikimi emmeyi bırakıp üzerimde doğruldu. “Ben üste çıkayım mı?” deyince, “İyi, hadi geç o zaman!” dedim. Sikim kazık gibi bir halde dikilmiş, tavana bakıyordu. Karım ayaklarını iki yanımdan yatağa koyup işer gibi çömeldi, eliyle kavradığı sikimi odanın loş karanlığında amına sokmak için hizaladı. Az sonra sikim karımın ıslak, yağlanmış gibi kayganlaşmış amına ağır ağır girdi.

Karımdan derin bir, “Ohhh…” iniltisi çıkarken, bir süre sikim amının içindeyken oturur vaziyette kaldı. Ellerini tuttum, az sonra götünü indirip kaldırarak sikimi amına sokup çıkartmaya başladı. Müthiş bir zevk alıyordum yine. Karımın kasıkları, götünün yanakları kasıklarıma ve taşaklarıma çarpıyor, ortaya çıkan sesler odada yankılanıyordu. Karımın iri, sarkık memeleri her bir hareketiyle sallanıyordu.

“Ihhh, ıhhh, ahhh, ımmm, ayyy, ohhh, ohhh…” sesleri karımın dudaklarından dökülüyor, benden de buna benzer sesler çıkıyordu. Karım bazen yavaş bazen hızlı bir şekilde oturup kalkmaya, sikimi amının en derinlerine sokup çıkartmaya devam etti bir süre. Sonrasında, “Dizlerim ağrıdı…” deyince, “Şöyle gel!” dedim ve belinden tutup bana doğru eğilmesini istedim.

Karım öne doğru eğildi dediğim gibi yaparak, dizlerini yatağa dayadı ve ellerini omuzlarıma koydu. Sikim halen amının içindeydi. Belimi kaldırdım, bacaklarımı dizlerimden bükerek iki yana açtım biraz ve bu şekilde alttan pompalamaya başladım. Kasıklarım, taşaklarım karımın dolgun göt yanaklarına çarptıkça ses patlamaları yaratıyordu. Sikim iyice kayganlaşmış amının içinde gidip geliyordu.

Sarkık memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu. Dudaklarından yine zevk iniltileri çıkmaya başlamıştı. Kalın, etli belinden tutuyordum sıkıca. Göt yanaklarının sikimin her bir darbesiyle löpürdediğini fark ediyordum. Altımızdaki bazadan gıcırdama sesleri gelmeye başlamıştı yine. Alttaki odada kimin kaldığını bilmiyordum. Selman karısıyla mı kalıyordu, yoksa çocuklar yada annesi mi kalıyordu bilmiyorum, ama eğer derin bir uykuda değillerse, yukarda karı koca bizim ne yaptığımızı bilmemeleri imkânsızdı.

Pompaladıkça boşalmaya yaklaşıyordum. Ellerimi göt yanaklarına attım ve karıma öne doğru biraz daha eğilmesini söyledim. Götü biraz daha havaya kalkarken daha büyük bir güç ve istekle sikiyordum. Odanın içinde sikişimizin sesleri yankılanıyordu resmen. Geçen sefer yavaş olmamı söyleyen karımdan bu kez hiçbir itiraz gelmiyordu. Var gücümle kendisini sikmeme sesini çıkartmıyordu.

Sonunda sarsıla sarsıla boşalmaya başladım. Boşalırken de pompalamaya devam ettim. Müthiş bir zevk dalgası her yanımı kaplarken karımdan derin ve hırıltılı iniltiler geliyordu. İkimiz de yorulmuştuk. Karım üzerime yığılmış haldeydi. Ne kadar dölüm varsa amına akıttım. Sıkıca sarıldık birbirimize.

Karım bir ayağını kaldırıp üzerimden kalktı ve yanıma uzandı. Başını göğsüme koyarken, “Çok yoruldum…” dedi. Çıplak bir halde o şekilde kaldık. Karıma, “Yıkanmayacak mısın?” diye sorunca, “Yorgunum, sabah yıkanırım…” dedi. “İyi o zaman, ben de sabah yıkanırım!” dedim, yorganı çektim üzerimize ve güzel, derin bir uykuya daldık…

Aradan geçen zamanda Gülsüm ve Selman’ın sikişmelerine kulak misafiri olmak istesem de, o ilk gecenin haricinde başka bir tanesine denk gelemedim. Karımla sikişmelerim ise son sürat devam ediyordu. Her seferinde siktiğimin karım değil de Gülsüm olduğunu düşünüyordum. Bu şekilde daha büyük zevk alıyordum…

Bu arada Selman’ın kira ödemeleri aksamaya başlamıştı. İşyerinden maaş alamadığını, geciktirdiklerini söylüyordu. Ben de her seferinde, “Tamam!” deyip bekleyeceğimi söylüyordum. Ama sonraki zamanlarda Selman önceki kiracıları aratır oldu. Üç aylık birikmiş kirası vardı, “Ne zaman vereceksin?” diye sorduğumda oyalayıcı cevaplar verdi. Benim de bir an tepem atınca küfür ettim. Selman en kısa zamanda vereceğini söyleyip giderken yaptığımdan pişman oldum.

Birkaç gün sonraydı. Karım küçük oğlumun evine gitmişti. Oğlum iş için şehir dışına gitmiş, karım da orada kalıyordu. Bu yüzden belki bir hafta daha kalacaktı orada. Akşam kapım çalınca açtım, gelen Selman’ın annesiydi. Adının Münire olduğunu öğrenmiştim, “Buyurun Münire Hanım?” deyince mahcup ve utangaç bir halde, “Beyim, az konuşalım mı senle?” dedi. İçeri davet ettim. Tek gelmesine şaşırmıştım.

Münire Hanım içeri geçti, oturmaya çekiniyordu. “Buyurun, çekinmeyin, oturun!” deyince anca oturdu. Üzgün ve titreyen bir sesle, “Beyim, kusura bakma, kaç zamandır kira veremedik. Çok borçlandık sana biliyorum. Benim oğlanı çıkarmışlar işten, içerde biriken parasını da alamadı. Eline, ocağına düştük, bu kışta kıyamette bizi kapıya koyma. Biliyorum senin için de zor, ama elimizden keşke bir şey gelse. Utandığı için kendi gelip söyleyemedi, ben geldim onun yerine. Eline, ocağına düştük…” dedi şiveli şiveli.

Biriken kiraları alacağımı düşünürken, şimdi bir bardak su içmem gerektiğini söylüyordu Münire Hanım bu dedikleriyle. “Ee, nasıl olacak peki, ne zaman alır parasını, kirayı ne zaman getirir?” dedim, kiradan gelecek para benim için önemliydi çünkü. Münire Hanım bileğinden bir bilezik çıkarıp, “Bunu al şimdilik, ne kadar eder bilmem, sen hesaplarsın…” diyerek uzattı.

Verdiği bilezik ince, teneke gibi bir şeydi. Doğru düzgün bir para etmezdi. “Bununla ne olacak ki, bir aylık kira bile değil bu, siz adam mı kandırıyorsunuz?” dedim sinirle. Münire Hanım, “Vallahi beyim, olan paramız bu, evde çocuklar iki gündür aç, azcık para vardı, onunla da ekmek, peynir aldık…” dedi. Yüzündeki ifade çok kötüydü, yalan söylemediği belliydi.

“Benim oğlan iş arıyor şimdi. Hayırlısıyla bir işe girsin, bu içerdeki parasını alsın hemen verir senin kiranı, mahcup etmez seni. Kurban olduğum, o zamana kadar idare et bizi, çoluk çocuk aç. Bir de sen bizi atma dışarı, vallahi o zaman iyice perişan oluruz…” dedi. Bu son sözlerini söylerken ağlıyordu. Kadının bu hali ve konuşması karşısında yapacak bir şeyim yoktu. Verdiği bileziği geri uzattım, cüzdanımdan da biraz para çıkarıp verdim. Almak istemeyince zorladım. Münire Hanım elimi öpmeye kalktı, benden büyük bir kadının bu şekilde davranması karşısında utandım. Dua ede ede gitti. Kira almayı beklerken üstüne para veriyordum.

Ertesi akşam işten döndüğümde kapım çalındı. Açınca karşımda Münire Hanım’ı gördüm yine. “Müsait miydin beyim?” deyince, “Tabii, buyurun!” dedim ve içeri davet ettim. Kirayı mı getirmişti, yoksa dün verdiğim paranın üzerine başka para mı isteyecekti bilmiyordum.

İçeri geçti, utana sıkıla, “Şey beyim, sana diyeceğim vardı kusura bakmazsan…” deyince cebimden yine para çıkacağını anladım. “Nedir?” dedim sıkıntıyla. “Bizim cereyan kesildi bugün, adamlar kesti. Birikmiş borcu vardı, ödeyemedik. Aşağıda karanlıkta oturuyoruz. Sen de varsa versen de ödesek…” dediğinde sinirlendim. “Ulan zaten üç kuruş paraya oturuyorsunuz, onu da veremiyorsunuz. Üstüne bir de benden utanmadan para istiyorsunuz!” dedim.

Münire Hanım’ın suratı kıpkırmızı oldu birden. “Sen de haklısın beyim…” dedi. “Seni göndereceğine o pezevenk oğlun gelsin!” dedim. Suratı bu sözüm üzerine daha da kızardı. “O yok burda, onun için ben geldim…” deyince, “O nereye gitti?” dedim. “Bilmiyorum, dün akşam çıktı, daha da gelmedi. Senin verdiğin parayı da aldı gitti, sabahtan beri aç açına oturuyoruz…” deyince daha da kızdım. Yanında oğluna epey bir küfür savurdum.

Münire Hanım tek kelime etmedi küfürlerime karşılık. “Haklısın beyim, sen de haklısın…” dedi başı öne eğik halde. Sonra da, “Sen gene de bir büyüklük yap, bir babalık yap bize. Bana değilse de bu gariplere acı. Ne olur versen para da hiç olmazsa şu cereyanı açtırsak…” dedi. Daha bir önceki kiracının sıkıntısını atamamıştım, kiradan hariç elektrik ve su parasını da üzerime yıkıp kaçmıştı. Şimdi yeniden aynısıyla karşılaşmak canımı fena halde sıkıyordu. Selman’ın elektriği üzerine almasında ısrarcı olmuştum, ama para gene benden çıkacak gibiydi.

“Ne olur beyim, elini ayağını öpeyim, kurban olduğum. Ne istersen yaparım, sen şu cereyanı açtır hele, borcunu da ben öderim. Bulur buluşturur gene veririm ben…” dedi. “Sen nasıl ödeyeceksin, neyin var senin?” dedim.

Münire Hanım ayakta duruyordu, bu sözlerimden sonra yanıma yaklaştı ve “Ne istersen yaparım beyim…” dedi. Bu sözlerinde bir şeyler vardı, ama tam emin olamıyordum. “Ne yaparsın?” diye sorduğumda, yine, “Ne istersen…” dedi. “Yani? Açık konuşsana be kadın!” deyince, “Eğer istersen sana karılık ederim…” dedi.

Ben Selman’ın karısını sikmeyi arzu ederken, birdenbire annesi ortaya çıkmıştı…

Suriyeli Kiracılarım! (3. Bölüm)

Münire Hanım’ın sözleri karşısında heyecanlandım ister istemez. “Sen ciddi misin?” diye sormadan edemedim. “Eğer sen de istersen olur…” dedi yine. Aklımda varsa yoksa gelini Gülsüm vardı, ama payıma Münire Hanım düşmüştü. Canımı sıktı bu durum.

“Kaç yaşındasın sen?” diye sorduğumda, “66.” dedi. Oysa daha genç gösteriyordu. Ben onu daha genç zannederken benden 13 yaş büyük çıkmıştı. Bir sigara yakıp derin birkaç nefes çektim.

Karşımda ayakta duruyordu. Üzerinde kol kısımları dantelli siyah tek parça uzun bir elbise vardı. Başını da parlak siyah bir türbanla bağlamıştı sıkıca. Elbisesinin altında koca memeleri bütün ihtişamıyla kendini belli ediyordu. Siyah elbise yapılı vücuduna dar geliyor ve memelerinden hariç kalçaları ve göbeği de beliriyordu.

“Beni memnun eder misin, kendine güveniyor musun?” diye sordum. Yüzü kızardı, kendisiyle alay ettiğimi düşünmüş olmalı ki titreyen sesiyle, “İstemezsen giderim…” dediğinde, “Az bekle!” dedim. Ayağıma gelen fırsatı kaçıracak değildim. Karımın yokluğunda benden büyük de olsa bir kadını sikme şansını geri tepecek halim yoktu.

Münire Hanım evini, barkını, yurdunu geride bırakıp gelmiş aciz bir kadındı. Bu yaşında borcuna karşılık bedenini satmayı göze alıyordu. Düşene tekme vurulmaz sözünün ne anlama geldiğini biliyordum. Ama içinde bulunduğum durumda bu söze uygun hareket edecek iradem ve nefsim yoktu.

“Seninle anlaşalım. Karım evde yok. Belki bir hafta daha gelmeyecek. O gelene kadar bana karılık edeceksin. Her akşam geleceksin, karım gelene kadar, tamam mı? Karım eve geldikten sonra da fırsat bulunca çağırırım seni. Eğer bir kere bile gelmezsen kendinizi kapının önünde bulursunuz. Anladın mı, kabul ediyor musun?” dedim.

Münire Hanım elleri yine önünde kenetli halde, yüzüme bakmadan, “İyi, tamam…” dediğinde, “Şöyle içeri geç!” diyerek yatak odasını gösterdim. Televizyonu kapattım ve yatak odasına geçtim. Münire Hanım yatağın önünde ayakta duruyordu. “Ne bekliyorsun, soyunsana!” dediğimde başındaki türbanını açtı önce. Yarıdan fazlası ağarmış saçları çıktı ortaya. Sonrasında elbisesinin önündeki birkaç düğmeyi açıp elbiseyi de başının üzerinden çıkarttı. Dizlerinin altına gelen çiçekli uzun bir don vardı altında. Üstüne ise beyaz bir tişört giymişti.

Tişörtü altındaki atleti ile başının üzerinden çıkardığında devasa memeleri çıktı piyasaya. Bir ineğin memesini andırırcasına iki koca karpuz gibiydi memeleri, sarkmıştı, meme başları sütlü çikolata renginde ve bir çay tabağı kadar vardı. Etli ve kararmış meme uçları ise iri bir zeytin tanesi kadardı. Görüntü sikimi sertleştirirken çiçekli donunu da sıyırdı aşağı. Kasıklarında ve amının üzerinde alınmamış, uzamış ve aynı saçları gibi ağarmış kıllar vardı. Epeydir tıraş olmadığı belliydi Münire Hanım’ın. Karnında ve göbeğinde de uzamış siyah tüyler vardı. Kılların ve tüylerin siyahlığına inat vücudu un gibi beyazdı.

“Ne zamandır tıraş olmadın sen?” diye sordum. “Çok oldu…” diye yanıtladı, ardından, “Sen de soyunsana…” dedi acelesi varmış gibi. Bakışları arasında soyunurken, “Gülsüm biliyor mu bu işi?” diye sordum. Önce cevap vermedi, ama sonra, “Nerden bilsin?” dedi. Sorumdan hoşlanmadığı belliydi.

Çırılçıplak kalırken ara ara bakışları sikime kayıyordu. Çoktan sertleşmiş ve kalkmış olan sikim birazdan onun kıllı, geniş amına girecekti. Yatak örtüsünü ve yorganı açtım, “Hadi gir!” dediğimde Münire Hanım yatağa uzandı. Kocaman, cüsseli vücudu yatağın yarısını kaplamış, devasa memeleri iki yanına sarkmıştı.

Yanına uzandım ve bir şey demesini, yapmasını beklemeden memelerine yumuldum. Etli uçlarını dillemeye, ısırmaya başlarken sağ elimle de alttan kıllı amını okşuyordum. Sık bir çalıyı andıran kılların ortasında amının etli dudaklarını parmak uçlarımla sıkıyor, parmaklarımı amının içine sokup çıkartıyordum.

Münire Hanım yaptıklarıma herhangi bir karşılık vermeden hareketsiz bir halde yatıyordu sadece. Uzun zamandır banyo da yapmıyordu muhtemelen, üzerinden pek de hoş olmayan bir koku geliyordu çünkü. Ancak o azgınlıkla bunu dikkate alacak halim yoktu.

Memelerini dillemeye, yalamaya, ısırmaya devam ediyordum. Kıllı amına dört parmağımı birden sokup çıkartıyor, amını ovalıyordum. Sikim kazık gibi bir haldeydi. Amına girmek için sabırsızlanıyordum, ama biraz daha sabretmek, etinin tadına varmak istiyordum.

Memelerinden sonra boynunu, göğsünü, yanaklarını ve yüzünü öptüm uzun uzun. Münire Hanım aynı bir odun gibi duruyordu yine. En sonunda dayanamayıp, “Senin hoşuna gitmiyor mu?” diye sordum. Şiveli konuşmasıyla, “Sen yapsana, ne edecen beni?” dedi. “Sen de katıl, böyle olmaz, öküz gibi durma!” dedim.

Ağarmış saçlarını okşadım. Gençliğinde güzel bir kadın olduğu belliydi. Alnını öptüm, ardından dudaklarını öpmeye başladım. Etli dudaklarını emdim, dudaklarının üzerinde aynı karımınki gibi siyah tüyler vardı ama Münire Hanımınkiler daha uzundu. Yanaklarında ve çenesinde kısa kalan tüyler bu noktada epey uzundu. Ancak yapacak bir şeyim olmadığından işime devam ettim.

Münire Hanım sözlerim karşısında tepkisiz kalmadı ve sağ elini sırtıma attı. Çıplak sırtımda nasırlı, güçlü elleri dolaşırken önce ürperdim ama sonra hoşuma gitmeye başladı. Koltuk altlarındaki kıllar da uzamıştı, oradan da ter kokuları yükseliyordu. Ancak normal bir ter kokusundan ziyade sanki baharat kokusuna benziyordu. Rahatsız etmeyen bir kokuydu.

Dudaklarını emdim uzun uzun. “Ağzını arala!” deyince bir miktar açtı, oluşan boşluğa dilimi soktum. Münire Hanım şaşırmış gibiydi. Dilim ıslak ve sıcak ağzının içinde geziniyor, dişlerine ve diline dokunuyordu. Ağzından da nahoş bir koku geliyordu. Akşam vakti soğanlı bir yemek yemişti anlaşılan ve soğan kokusunu alıyordum. Bir ara dilim dişlerinin arasında kaldı, dilimin ucunu ısırmıştı, belki heyecandan, belki şaşkınlıkla. Ama canımı yakmaya yeten bir ısırıktı.

“Dikkat et biraz!” deyince, “Az dur hele…” dedi Münire Hanım ve şaşkın bakışlarım arasında ağzını açtı. Elini soktuğu ağzından takma dişlerini çıkardı, dişleri yatağın yanındaki komodinin üzerine bırakırken bakışlarım dişlerin üzerindeydi. İnsanın içini kaldıran bir görüntüydü. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum.

Takma dişler ağzından çıkınca Münire Hanım’ın yanakları içe geçmiş, avurtları çökmüştü. Ağzını yeniden aralarken dilimi tekrar soktum içine. Dişlerinin yerinde şimdi derin bir çukur vardı, dilim diline değiyordu. Dişler çıkınca nahoş koku da azalmıştı.

Yüzünü, yanaklarını, boynunu öptüm, yaladım. Yaşından dolayı yumuşamış, sarkmış boyun etlerini emdim memeleri gibi. Sağ elimse kıllı amını okşamaya devam ediyordu. Dört parmağımla amını deli gibi yoğuruyor, am dudaklarını sıkıyordum. Etli, dolgun kalçalarını okşadım, tüylü karnında gezindi ellerim. Tüylü karnına inat kalçaları karımınkilere benzer şekilde kaymak gibiydi.

Bunlar olurken Münire Hanım’ın eli sırtımda gezinmeye devam ediyordu. Sırtımdan sonra belime attı elini, yavaş yavaş tava geliyordu. Yeniden memelerini emmeye, yalamaya başladım. Meme başlarını, uçlarını yaladım, dilledim. Münire Hanım’ın hoşuna gitmeye başlamıştı artık. Şimdi iki elini sırtımda, belimde gezdiriyor ve güçlü elleriyle beni kendine çekmeye çalışıyordu. Omuz başlarımı öpmeye başlamıştı bu arada. 66 yaşındaki kadın zevk almaya başlamıştı. Onun bu hali, davranışları hoşuma gitti, benim de istediğim buydu.

Artık daha fazla devam edecek halde değildim. “Şu bacaklarını aç!” dediğimde, kalın, güçlü bacaklarını iki yana olabildiğince açtı. Amının etli dudakları kıl yumağının arasında bile belli oluyordu. Bacaklarının arasına girdim ve kalkık sikimi amının kıllarına sürttüm. Karımın amının kısa ve sert kıllarına karşılık Münire Hanım’ın uzun kılları yumuşak kalıyordu. O nedenle hoşuma bile gitti bu kılların içinde sikimi gezdirmem.

Bir süre daha devam ettikten sonra derin ve geniş amına yavaş yavaş sokmaya başladım sikimi. İlk anda hafif bir ürperti gibi gelen soğukluğun ardından yakıcı bir sıcaklık hissettim sikimde. Sikim koca amının içinde kısa bir sürenin sonunda taşaklarıma kadar içindeydi. Değil sikimi, kolumu soksam içine alacak bir amı vardı Münire Hanım’ın.

Bir süre bekledim içinde. Gözlerini gözlerime dikmişti. Ellerim koca memelerinin üzerindeydi. Ağır ağır sikmeye başladım. Kıllı amının içinde sikim çok rahat halde gidip geliyordu. Altımızdaki bazadan derin ve yoğun gıcırtılar gelmeye başlamıştı. Münire Hanım’ın elleri sırtımda ve belimde geziniyordu yine.

Bir süre daha ağır ağır siktikten sonra hızlanmaya başladım. Gıcırtılar artarken kasıklarım ve taşaklarım Münire Hanımın kasıklarına çarpıyor ve şiddetli sesler çıkıyordu. Sikim amının ulaşabildiği en uç noktalara kadar girip çıkıyor, gidip geliyordu. Ama o noktaların da ilerisinde daha derin yerlerin olduğunu biliyordum. Münire Hanım’ın amı derin ve karanlık bir mağara gibiydi, o en dip noktaları şimdiye kadar bir adamın yarağı keşfetmiş miydi acaba? Oraya kadar ulaşan bir yarak yemiş miydi kim bilir?

Artık onu sikmiyor üzerinde tepiniyor gibiydim. Var gücümle pompaladıkça Münire Hanım’ın etli, dolgun vücudu aynı büyüklükte bir güçle beni geri itiyordu sanki. Koca memeleri üzerindeki ellerime rağmen deli gibi sallanıp löpürdüyordu. Bazanın gıcırtıları karımla sikiştiğim zamanlarınkini çok aşan bir haldeydi artık.

Boşalmaya gittikçe yaklaşıyordum. Her yanım uyuşmaya başlamıştı. Sinirlerim çekiliyordu sanki, kalbimin şiddetli atışlarını hissediyordum. Münire Hanımınsa dudaklarındaki belli belirsiz titremeler haricinde verdiği başka bir tepki yoktu. Bir de dişsiz ağzındaki boşlukta hareket ettirdiği dilini dışarı çıkarıyordu ara ara.

Dizlerinden büktüğü kalın ve ağır bacaklarını havaya kaldırdı bir zaman sonra. Pompaladıkça bacaklarının havadaki yaylanması hoşuma gidiyordu. Memelerinden çektiğim ellerimi dizlerinin arkasına attım ve bacaklarını biraz daha kaldırdım havaya.

Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Ses patlamaları odanın içinde yankılanıyordu. Memelerinin sallanışlarını önlemek için elleriyle onları kavramıştı, ama buna rağmen bıngıl bıngıl oynuyordu memeleri. Sikimin her bir darbesiyle koca vücudu ileri geri yaylanıyor, kat kat kalınlaşmış yağlı etleri titriyordu.

Derken boşalmaya başladım. Kıllı ve derin amına ne kadar dölüm varsa bıraktım, bırakırken de sokup çıkarmaya devam ettim. Büyük bir enerji boşalması yaşamış gibiydim sikimi amından çıkartırken. Sikimden akan döllerimi amının kıllarına akıttım.

Kalp atışlarım normale dönerken yanına uzandım. Münire Hanım hiçbir şey demeden kalktı ve yerde duran uzun donuyla amının kıllarına bulaşan döllerimi sildi.

Karımı daha önce de aldatmıştım, ama bu gece ilk defa kendi yatağında bir kadını sikmiştim. Ve bu da kiracımın annesine nasip olmuştu. 66 yaşında da olsa bana zevk vermişti Münire Hanım. “Hoşuna gitti mi?” diye sordum. Cevap vermek yerine üzerini giyindi çabucak, komodinin üzerinde duran takma dişlerini alıp taktı.

Tam çıkacakken, “Az bekle!” dedim. Cüzdanımı çıkardım, içinden 20 lira alıp uzattım. Bir paraya bir bana baktı, sonra da parayı alıp avucunun içinde sıktı ve bir şey demeden çıkıp gitti.

Merdivenlerden inerken kapının deliğinden baktım. Selman’ın sesini duydum bu sırada. Yüzünü göremiyordum, ama aşağıda olduğuna emindim. Annesine Arapça bir şeyler söyledi, annesi de ona. Ne dediklerini bilmiyordum elbette.

Münire Hanım Selman’ın dün akşam çıkıp gittiğini ve henüz eve dönmediğini söylemişti. Yalan söylemişti, Selman bu şekilde söylemesini istemişti muhakkak. İyi ama Münire Hanım (İstersen sana karılık ederim…) derken Selman bundan haberdar mıydı? Oğlu borçlarına karşılık annesini mi siktirmişti bana?

Ertesi akşam eve geldim. Münire Hanım’ı beklemeye başladım. Saat dokuza doğru kapıya vuruldu. Açınca Münire Hanım’ı gördüm. İçeri geçti, kendiliğinden yatak odasına geçecekken, “Az dur!” dedim. “Ne oldu?” diyerek bana baktı. “Selman geldi mi?” diye sordum. Münire Hanım, “Yok, Allah onun boyunu devirsin, hangi cehenneme gitti bilmiyorum…” dedi.

“Bana bak, bana yalan söyleme. Dün akşam sen gittikten sonra o pezevengin sesini duydum. Seninle konuştu, Arapça bir şeyler konuştunuz. Seni o mu gönderdi?” dedim. Sözlerim karşısında yüzü pancar gibi kızardı. “Yok beyim, vallah evde değil, sen başkasının sesini duydun herhalde…” dedi, ama yalan söylediği çok belliydi.

“Ağzına sıçarım senin, oğlun sana pezevenklik mi yapıyor lan orospu?” dediğimdeyse, “Tövbe bismillah, o nasıl söz beyim?” dedi bir eliyle ağzını kapatırken. “Bu gece burada kalacaksın, nasılsa karım evde yok. Seni sabaha kadar sikecem, eğer gitmeye kalkarsan ağzına sıçarım!” dedim.

Münire Hanım şaşırmış ve korku dolu gözleriyle bana bakarken onu sabaha kadar sikmenin planlarını yapmaya başlamıştım…

Suriyeli Kiracılarım! (4. Bölüm)

Dairenin kapısını kilitlerken, “Vallah kalamam beyim sabaha kadar, dünkü gibi yap, bırak gideyim…” dedi yalvaran gözlerle bakarak. “Dünkü gibi olmayacak, sabaha kadar dedim sana, seni buraya oğlunun gönderdiğini biliyorum, bana numara yapma!” dedim.

Selman için, “Allah onun belasını versin, beni bu yaşta ne hale soktu!” dedi öfkeden titreyen sesiyle. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu, “Bırak da gideyim beyim, kurban olduğum…” diyordu sürekli. Ama onu bırakacak değildim.

“Ağlayıp durma, faydası yok!” dedim sözlerine karşılık. Münire Hanım en sonunda bir işe yaramadığını fark edince ağlamayı kesti. Beni etkileyemeyeceğini anlamıştı. “Yatak odasına geç!” dedim. Bir süre şaşkın bir halde ayakta durduktan sonra yatak odasına geçti.

Bugün dünkünden farklıydı. Uzun ve bol siyah bir etek giymişti. Üzerinde ise çiçekli, uzun kollu bir gömlek vardı. Başını ise siyah büyük bir türbanla bağlamıştı. Türbanın altından parlak kırmızı bonesi görünüyordu. Gömleğin altından sutyensiz koca memelerinin oynamaları belli oluyordu. Gözlerinin altına aynı gelini Gülsüm gibi sürme çekmişti ayrıca. Kendini beğendirmek, etkilemek için yapmıştı bunları.

“Ne bekliyorsun, soyunsana!” dediğimde üzerindekileri çıkartmaya başladı. Eteğini aşağı indirdiğinde dünkü gibi uzun bir don giymediğini, onun yerine kalçalarını sıkmış ve tayt gibi görünen beyaz paçalı bir külot giydiğini gördüm. Amının izi beyaz kalçalarını, kasıklarını sıkan külotun üzerinde belirmişti. Gömleğin düğmelerini açtı tek tek ve çıkarttı. Gömleğin altında ince askılı beyaz bir atlet vardı ve memeleri içine sığmamıştı. Atlet de külotu gibi dar gelmişti üzerine. Belki de bu atlet ve külot onun değil Gülsüm’ündü, onunkileri giyip gelmişti.

Atleti başının üzerinden zorlukla çıkardığında memeleri sallanıp löpürdedi. Sonunda sıra külotuna gelmişti. Lastiklerinden tutup sıyırırken amındaki kılları aldığını gördüm. Tıraş olup da tamamen temizlememişti, muhtemelen uzamış kılları makasla kesmişti, ama dünküne göre daha güzel görünüyordu bu şekilde. Uzun kıllardan pek belli olmayan amının derin yarığı şimdi karşımdaydı. Kararmış ve etli amının dudakları da düne göre daha net görünüyordu. Külotu tamamen çıkarınca ben henüz bir şey demeden yatağa girdi.

Sikim kazık gibi olmuştu bile. Bir çırpıda soyundum ve yatağa girdim. Ellerim dolgun vücudunda gezinmeye başladığında elimin soğukluğunun onu ürperttiğini fark ettim. İri memelerini sıkıp yoğurdum, kalçalarını okşadım. Dudaklarım etli meme uçlarıyla buluştu az sonra. Onları emiyor, dilliyor ve küçük küçük ısırıyordum. Dün yatakta kazık gibi duran Münire Hanım bugünse ilk andan saçımı, sırtımı okşamaya başlamıştı.

İki devasa memesini uzun uzun elledim, yaladım, öptüm. Belki de memelerinin bu kadar büyük ve sarkık olmasının sebebi uzun seneler boyunca kocasının ellemesiydi. Kim bilir kaç çocuk doğurmuştu? Selman’ın başka kardeşinin olup olmadığını bilmiyordum, o söylememiş ben de sormamıştım hiç.

Memelerinde gezinen elimi aşağılara kaydırdım. Tüylü karnını, göbeğini okşadım. Kasıklarına ulaştı sonrasında elim. Dünkü gibi ormanı andıran kılların yerinde şimdi küçük yeşil çayırlar var gibiydi. Kıllar kısa olmasına rağmen yumuşaktı yine de.

Amını hissettim parmak uçlarımda. Kıl yumağının engel olduğu güzellikler şimdi elimin altındaydı. Amının yarığını okşadım, etli dudaklarını sıktım ufak ufak. Sonra da dünkü gibi dört parmağımı soktum içine. Bu anda Münire Hanım’ın dudaklarından, “Ihhh…” diye bir inilti çıktı. İki gündür ilk defa bir inilti çıkartmıştı. Hoşuna gittiğini anladım. Parmaklarımı amının içine yavaş yavaş sokup çıkartıyordum. Amında ıslaklık yoktu, ama içi o kadar genişti ki, ıslanmasına gerek yoktu.

Dilim ve dudaklarım ise memelerinde geziniyordu yine. Saçlarımı okşuyor, belimde, sırtımda nasırlı kalın parmaklarını hissediyordum. Bacaklarını iki yana açtı biraz, bu şekilde parmaklarımı amına daha rahat sokup çıkartabilecektim.

Memelerinden sonra yüzünü, yanaklarını, alnını öptüm. Boynunun etlerini emdim yine. Kulaklarını dilledim, içine dilimi soktum, kulak memelerini emdim tıpkı memelerini emiyormuşum gibi. Kulak memelerinde derin bir yarığı andıran küpe delikleri vardı. Kulaklarını bu şekilde dilleyip emmemden çok hoşlanmıştı. Beni kendine bastırıyor, çekiyordu Münire Hanım.

Üzerinden dünkü gibi ter veya nahoş bir koku gelmiyordu. Onun yerine beyaz kalıp sabunun kendine has kokusunu alıyordum. Koltuk altlarında da uzamış kıllar yine aynı şekilde dursa da ter kokusu yoktu.

Sıra dudaklarına geldiğinde, yine, “Ağzını arala!” dedim. Dediğimi yapınca dudaklarını emmeye başladım. Etli dudaklarını uzun uzun emdim, dudak altında ve üstünde bulunan tüyler dudaklarıma ve dilime batıyordu, ama benim için sorun değildi bu. 30 yıllık karımdan aşinaydım sonuçta. İlginç olansa Münire Hanım’ın dünkü gibi acemi davranmamasıydı. Ağzının içine soktuğum dilimi diliyle karşılamıştı, ne yapacağını biliyordu. Ağzından dün gelen hoş olmayan, soğan kokusunun yerinde şimdi ilginçtir karanfil kokusu vardı. Münire Hanım birkaç karanfil tanesini ağzına atıp çiğnemişti anlaşılan. Dünkü eksiklerini tamamlamaya çalışmış, bunda da başarılı olmuştu.

“Dilini çıkar!” dediğimdeyse çıkardı dilini ağzından. Islak, pembe dilini emdim. “Sen de yap!” deyince Münire Hanım dilimi emdi, vakumladı hatta. Sonrasında dillerimiz yeniden buluştu. Büyük bir keyif almaya başlamıştım. Benimle zorla değil, isteyerek birlikte olmasını istiyordum çünkü.

Üstte dillerimiz birbirine aşkla kenetlenmişken, altta da ilginç şeyler olmaya başlamıştı. Münire Hanım’ın nasırlı sağ elini sırtımdan çekmiş ve altta sikimi tutmuştu. Sikimi okşuyor, sıvazlıyordu. Bu andan sonra aldığım keyif katlanarak artmaya başladı. Sağ elim amında, sol elim memelerindeydi. Dudaklarım ve dilim onun etli dudaklarında, pembe dilinde gezinirken, onun sol eli sırtımda ve belimde, sağ eliyse sikimdeydi.

Okşamaları sertti, elinin kalın ve güçlü parmaklarının arasında sikimi sertçe sıkıyor, sanki bir ineğin memesini sağmaya çalışıyordu. Sikim amına girmek için geriye saymaya başlamıştı artık. İçine dolan kanla iyice şişmiş ve sertleşmişti. Yine de amına sokmadan önce yapmam gereken birkaç şeyin daha olduğunu düşünüyordum.

Bakışları arasında, “Bacaklarını arala biraz daha!” dedim. Yorganı üzerimizden çektim. Münire Hanım’ın yaşlı, etli amını ağzıma alıp emmek, yalamak istiyordum. Bacaklarının arasında yerimi aldım az sonra ve yine şaşkın bakışları arasında yavaşça eğilerek amına aynı bir dondurmaya yapar gibi dil darbeleri atmaya başladım.

Amından, aynı üzerinden olduğu gibi sabun kokusu geliyordu, üstelik koku daha yoğun bile sayılabilirdi. Amının kararmış etli dudaklarının üzerinde gidip gelen dilim onun koca gövdesini elektrik çarpmış gibi titretti. “Ayyy…” diye attığı küçük iniltinin ardından dizlerinden büktüğü bacaklarını iki yana daha da ayırdı. Saçlarımı okşamaya başlamıştı. Amının derin yarığında gezdirdim dilimi. Am dudaklarını emdim uzun uzun.

Sonrasında içine soktum dilimi. Kararmış dudaklarına inat amının içi kızıl, pembe bir renkteydi. Canlı rengine yakıcı bir sıcaklık eşlik ediyordu. Pembe kızıllığın içinden amının uzamış ve etli dili çıkıntı yapmıştı. Dudakları gibi dilini emmeye başladım bu kez. Ve bu anda Münire Hanım’ın iri gövdesinin yatak üzerinde çırpınışları başladı. Amının dilini emdikçe kadının koca vücudu sarsılıyordu. Saçlarımda gezinen eli okşamaların yerine şimdi saçlarımı çekiyordu.

Uzun uzun dilledim amının dilini, yaladım, emdim, vakumladım. Dilimi bu kez amının içlerine sokmaya başladım. Soktukça dilim amının içinde ilerliyordu. Dilimi uzatabildiğim kadar uzattım. Ben uzattıkça Münire Hanım’ın amı içine alıyordu dilimi. Amının yakıcı sıcaklığı da dilim içerilere girdikçe artıyordu. Dilim ve dudaklarım amı ile bütünleşmiş adeta bir olmuştu.

Başım iki koca kalçasının arasında sıkışmıştı. Aldığı zevkle kalçalarını kasıyor, başıma büyük bir güçle bastırıyordu. Bu şekilde devam edemeyeceğimi anlayınca kalın bacaklarını tuttum alttan ve omuzlarıma attım. Büyük bir güç binmişti omuzlarıma, ama en azından daha rahattım. Dizlerimin üzerine çökmüş haldeydim, rahat etmek için öne doğru biraz kaydım. Bu sayede Münire Hanım’ın omuzlarımdaki bacakları havaya kalkarken amını daha rahat dilleyebilecektim.

Amının üzerindeki kılları hemen hemen eşit bir seviyede makasla kesmişti, ama kasıklarında yer yer uzun kıllar vardı halen. Ancak uzun ve kıvır kıvır olmuş kıllar sanki pamuk gibi yumuşaktı. Dilime, dudaklarıma, yanaklarıma batsa da rahatsızlık vermiyordu.

Amının içindeki dilimi bir yarak gibi kullanıyordum. Karımın amına da bu şekilde sokuyordum dilimi ve bundan büyük zevk alıyordu her seferinde. Bir süre sonra Münire Hanım’ın kalın bacaklarının ağırlığını daha fazla taşıyamayacağımı fark ettim. Ayrıca amını da daha fazla dillemek istemiyordum. Onun şimdiye kadar görmediğim bir yönünü keşfetmeye gelmişti sıra.

Bacaklarını aldım omuzlarımdan ve “Dön şöyle, dizlerinin üzerinde domal!” dedim. Münire Hanım bir şey demeden kalktı ve dediğim gibi yaparak köpek gibi domaldı. Bembeyaz göt yanaklarının üzerinde de aynı karnında olduğu gibi siyah tüyler vardı ama çok değildi. Oldukça derin göt yarığında ise boydan boya siyah kılların hâkimiyeti vardı.

Göt yanaklarını tuttuğumda etleri titreyip löpürdedi hemen. Bir süre ovaladım onları, yoğurdum, öptüm. Ardından tutup ayırdım iki yana iyice. Derin göt yarığı iki yana açıldığında kıl yumağının arasında götünün derin ve karanlık bir çukuru andıran deliği çıktı meydana.

Göt deliğinin ağzı kıllarla kaplanmıştı. Amının kıllarını keserken göt deliğindekileri unutmuştu Münire Hanım. Ama o kılları tek başına alması mümkün değildi elbette. Göt yarığında terden kaynaklı bir ıslaklık vardı. Güneş görmeyen sık ağaçlarla kaplı bir ormanın tabanı gibi sürekli ıslaktı sanki. Yatak çarşafının ucuyla bu derin yarıktaki ter damlacıklarını sildim. Göt deliğinden hafiften bir osuruk kokusu geliyordu, bunun dışında aynı sabun kokusu da geliyordu burnuma. Çarşafın ucuyla göt deliğinin ağzını da sildim. Münire Hanım’ın başını yana çevirip bana bakmaya çalıştığını gördüm. Götünün çukur gibi deliğine bakılırsa daha önce götten sikildiği anlaşılıyordu. Normal haline göre oldukça genişti çünkü.

Karımı ilk kez o 45 yaşındayken, büyük oğlumun evlendiği gece götünden sikmiştim. Oğlumun gelinimi siktiği gece, karım da bana götünü sunmuştu. O günden beri yaklaşık 5 yıl geçmiş, o 5 yılda da götünü iki üç ayda bir siktirir olmuştu. Basit bir hesapla karımın götünü şimdiye kadar 15-20 kez sikmiştim, ama halen daha göt deliği dardı ve sikimi sokarken zaman zaman sabun kullandığım oluyordu.

Ama Münire Hanım’ın göt deliğine bakılırsa değil 15-20, belki 150-200 kez sikilmiş gibi görünüyordu. Göt deliğinin etrafındaki uzun, ağarmış kıllara aldırmadan dilimi değdirdim deliğin ağzına. Münire Hanım yaptığım şey karşısında şaşırmış bir halde başını geriye attı. Yoğun şivesiyle, “Ne ediyon beyim?” dedi.

“Sen dön önüne, konuşma!” dedim yanıt olarak. Münire Hanım önüne dönmek yerine merakını yenemeyip bakmaya devam etti. Göt deliğinin içine giriyordu dilim. Dilimin ucunu deliğin ağzında gezdirmeye, içine sokup çıkarmaya devam ettim bir süre daha.

Bu arada sikimin sertliği, kalınlığı son noktasına ulaşmış gibiydi. Balon gibi şişmiş nerdeyse patlayacak bir hale gelmişti. Münire Hanım domalmış bir halde dururken amına bu şekilde girecektim. Götünü dillemeyi bıraktım, sikimi sıvazladım bir süre. Göt yarığına sürttüm, kılların sikime batarken yaşattığı keyif tarifsizdi. Bundan Münire Hanım da hoşlanmıştı anlaşılan.

Aynı yoğun şivesiyle, “Büzzüğümden mi sikecen?” dedi. “Daha önce siktirmişsin belli ki!” dedim. “Hee, bizde adettir…” diye karşılık verdi. Nasıl bir adet olduğunu anlamadım, ama benim işime yarayacağı belliydi. Karımın verme konusunda cimri davrandığı götünün yerine şimdi Münire Hanımınkini sikebilecektim. “O da olacak, sabret!” dedim ve sikimi arkadan amına sokmaya başladım.

Sikim amının derinliklerine ulaşırken öne doğru kaydım dizlerimin üzerinde. Az sonra taşaklarımı bile içine alacak kadar girmişti sikim amına. Bir süre bekledim o şekilde. Ardından önce yavaş sonra hızlı tempoda sikmeye başladım. Kasıklarımın göt yanaklarına, kıllı kasıklarına çarpmasından kaynaklanan sesler gelmeye başladı hemen.

Münire Hanımın etli, dolgun ve yumuşak göt yanakları deli gibi oynuyor, bıngıl bıngıl sallanıyordu. Elleriyle yataktan destek almış başını bazen yana çevirip bakmaya çalışıyordu. Pompaladıkça sikim amının içinde sanki boşluktaymış gibi gidip geliyordu.

Bu anlarda Münire Hanım’dan, “Vığhhh, vığhhh…” diye garip sesler gelmeye başladı. Arapça bu şekilde mi inliyor acaba diye düşündüm bir an. Daha da hızlandıkça çıkardığı sesler artmaya başladı. Bu arada kendisi de ellerinden destek alarak dizleri üzerinde öne arkaya doğru yaylanmaya başlamıştı. Bu şekilde kendini bana bastırıyor, sikişmemize katkı sağlıyordu kendince. Çok hoşuma gitmişti bu davranışı.

Ellerim göt yanakları üzerinde, kalın ve etli belinde geziniyordu. Devasa, sarkık memeleri pompalamalarım ve onun sallanışları nedeniyle ileri geri, sağa sola çıldırmış gibi oynuyordu. İçi sütle dolmuş bir Hollanda ineğinin memelerinden farkı yoktu memelerinin. Eğilip alttan tuttum ikisini de. Ancak ellerim memelerini kavramaya yetmiyor, küçük kalıyordu. Her bir yarak darbemle beraber memeleri ellerimin arasında kaçıp kurtulmaya çalışıyor, sallanmaya devam ediyordu.

Sağ elimin başparmağını göt deliğine soktuğumda Münire Hanımdan bir tepki gelmedi. Fark etmemişti belki de. Kendini ileri geri sallamaya bana yaslamaya devam ediyordu sürekli. Çıkardığı garip iniltileri de son sürat devam ediyordu.

Altımızdaki baza yaşadığımız müthiş sikişme nedeniyle ağır ağır gıcırdıyordu. Münire Hanımın kasıklarına, göt yanaklarına çarpan kasıklarımın ve taşaklarımın sesi bu gıcırtıları geride bırakıyordu. Aşağıdaki Selman’ın, annesi sikilirken çıkan sesleri duymaması mümkün değildi. En çok da o pezevengin duymasını istiyordum zaten. Borcuna karşılık 66 yaşındaki annesini göndermişti pezevenk. Ama yine de bunun için ona kızmak yerine teşekkür etmem gerekliydi. 66 yaşında da olsa annesi bana müthiş bir zevk yaşatıyordu.

Zaman ilerledikçe boşalmaya yaklaşıyordum. Aynı dünkü gibi sinirlerimin gerildiğini hissettim. Aynı zamanda baldırlarıma kramp girmiş gibiydi. Son bir gayretle daha şiddetli ve hızlı halde sikmeye başladım. Münire Hanım koca gövdesine rağmen yarak darbelerimle baş edemeyeceğini anladığında dirseklerini kırdı ve kollarını dayadı yatağa. Bu halde başını iyice eğmiş, yastığa yapıştırmış gibiydi. Hırıltılı ve yoğun iniltileri çıkartmaya devam ediyordu, ama kendini bana yaslamayı bırakmıştı.

Bembeyaz göt yanaklarının löpürdemeleri sikim amının içinde olduğu halde beni daha da azdırıyordu. Sikimi amından sokup boğazından çıkarmak istiyordum. Amından osurmaya benzer sesler gelmeye başlamıştı artık. Kocaman amı sikimle beraber hava da alıyordu içine, amı adeta bir körük gibi çalışıyordu. Amının seslerine göt deliğinden gelen osuruklar karışmaya başladı. Kadın sikilirken resmen osuruyordu. Münire Hanımın hem ağzından, hem amından, hem de göt deliğinden sesler çıkıyordu.

Sonunda kendimi kaybedercesine boşalmaya başladım. Döllerim bir günlük aranın ardından yeniden Münire Hanımın amı ile buluşurken gözlerim kapanıyor, bilincim gelip gidiyordu. Boşalırken sikimin tatlı bir şekilde gıdıklandığını hissediyordum. Daha doğrusu sikimin içindeki damarlarda, döllerimin aktığı hortumlarda tatlı bir yanma yaşıyor gibiydim. Bazen işerken oluyordu böyle, ama şimdi Münire Hanımın yıllanmış amcığına akıtırken oluyordu, çok hoşuma gidiyordu.

Boşalmam bittiğinde sikimi amının içine bastırdım iyice. Kalan son birkaç dölümü de ziyan etmek istemiyordum. Sikimi çıkardığım vakit Münire Hanımın amının döllerimi bir sünger gibi emdiğini gördüm. Tek bir damla bile yoktu sikimden akan. Aynı şekilde amından dışarı akan bir döl damlası da yoktu.

Ayağa kalkarken Münire Hanım da doğruldu. Sikişme esnasında ben farkına varmadan takma dişlerini çıkarıp yastığın üzerine koymuştu. Dişler, karımın uzun, içi yün dolu yastığının üzerinde duruyordu. Ağzından tükürük akıyordu. Aynı dünkü gibi yanakları içe geçmişti. Dünküne inat yüzü gülüyordu bu kez.

“Hoşuna gitti mi?” diye sorduğumda, ellerini birleştirip, “Şükran, Şükran…” dedi birkaç kez. Arapça teşekkür ediyordu. 66 yaşındaki kadın kendisini siktiğim için bana teşekkür etmişti. Gururumu okşadı bu hareketi. Karımın yokluğunda bana güzel bir sikiş ziyafeti çektiği için ben de ona teşekkür ettim.

“Yıkanalım mı?” dediğimde başını salladı. Birlikte banyoya geçtik…
isterseniz davamı gelecek :D..

Siktiğim Stajer Kızlar – 2

Siktiğim Stajer Kızlar – 2
ALINTI

Cumartesi sabahı kahvaltımızı yaptıktan sonra Gamze evine gitti ve bende tek başıma takılmaya başladım.Ev arkadaşım memleketine döndüğünden tek başıma yaşayacaktım 3 aylığına.Pazartesi sabahı iş yerine gittik.Cansu bize biraz küs gibiydi,konuşmuyordu gerek kalmadıkça.Gamze ile biz muhabbetimize devam ediyorduk.Öğle arası Cansu’yu tek yakaladığımda sordum “O gece niye kaçtın ?” diye.Cansu bir şey demeden yürüyüp gidince peşinden koştum ve onu kolundan tutup muayenehane’ye sürükledim ve “Neden kaçtın dedim ?” diye sordum sertçe.Cansu kolunu çekerek “Bırakır mısın ?” dedi.Bende “Neden gittiğini söyle. “ dedim.Cansu bana “O salak kızın yanında malzeme olmak istemiyorum. “ dedi.

Bende “Malzeme olmakla alakası yok. “ dedim.Cansu “İyi o zaman git sen onunla sikişmeye devam et.O sana yetiyordur. “ dedi.Birden dudağından öptüm Cansu’yu,böyle sert kavgaların sonunda yapılan sevişme daha ateşli oluyordu.Çekildim ve yüz yüze geldikten sonra birden o yapıştı benim dudaklarıma ve öpüşmeye başladık.Tabii burası yeri değildi onun stajı yanardı bende işten atılırdım o yüzden kendime hakim oldum.Muayenehane’den çıktık,Cansu hâlâ Gamze ile konuşmuyordu fakat benimle konuşmaya başlamıştı.Cansu benden böyle kaçtıkça ben onu daha da arzuluyordum ve birşeyler yapıp onunla sevişmem gerekiyordu fakat çok çetin cevizdi Gamze gibi hemen altıma yatmayacaktı.

Gamze’ye “Yarın akşam arkadaşlarla toplanalım diyoruz,gelir misin sende ?” dedim.Gamze teklifimi anlamıştı ve gülerek “Olur. “ dedi.Bende “O zaman bu akşam gelde parti öncesi provamızı yapalım. “ dedim.Akşam iş çıkışında bize gittik,eve girer girmez öpüşmeye başladık.Gamze baya yanıyordu,bende işi ağırdan almadan hızlı hızlı onu soymaya çalışıyordum.Gamze’ye “En son ne zaman arkadan yaptın ?” dedim.Gamze “Baya oldu. “ dedi.Bende “İyi o zaman bu akşam bir alıştırma yapalımda yarın zorlanma. “ dedim.Gamze gülerek “Hayvansın sen. “ dedi.Gamze’yi yatırdım sırt üstü yatağıma sadece külotu vardı ve onu da çıkartınca çıplak kalmıştı.

Bende soyundum ve Gamze’nin bacaklarını havaya kaldırıp göt deliğini meydana çıkardım.Göt deliğini biraz yaladıktan sonra kenarda ki el kremini göt deliğine bolca yedirip sikimi götüne bastırdım.Gamze’den “Ahh !” diye bir ses çıktı fakat onu daha da zorlamak istiyordum o yüzden bastırdıkça bastırmaya başladım.Gamze gözlerini kapatmış kendini biraz sıkıyordu,Gamze’ye “Sıkma yoksa zorlanırsın daha fazla. “ dedim.Gamze rahatlamaya başladı bende yarısına kadar girdikten sonra git gel yapmaya başladım.Artık Gamze’nin göt deliği yavaştan açılıyordu ve bende daha rahat girmeye devam ediyordum.

Yaklaşık 40 dakika boyunca 2 posta götünü siktikten sonra beraber duşa girdik.Yarın için alıştırmamız tamamdı.Sonra ki gün muayenehane’de vakit geçmek bilmiyordu.Gamze ve ben yarım saat önceden izin alarak çıkmıştık.Bir taksi ile önce Gamze’nin evine uğradık,Gamze eşyalarını alıp tekrardan taksiye geldi ve benim evime geçtik.Arkadaşlarım Hamdi ve Tunç birkaç saat sonra geleceklerdi.Gamze elinde çantasıyla benim odama geçti ve arkadaşlarım gelene kadar odadan çıkmayıp hazırlanacağını söyledi.Bizimkiler geldi en sonunda saat 8 gibi,önceden söylediğim gibi bir şişe viski ve 3 kutu prezervatif almışlardı.Ben viskiyi mutfağa koydum ve yatak odama gidip kapıyı çaldım.Gamze içeriden “Efendim ?” diye seslendi.

Bende “Geldiler. “ dedim.Gamze “Prezervatifleri odaya at. “ dedi.Kapıyı araladım ve içeriye bakmadan prezervatif kutularını odaya atıp salona geçtim.Gamze çok geçmeden salonun girişinde göründüğünde hepimiz dilimizi yutacak gibi olmuştuk.Herkesin ağzından bir “Vaaoovv” çıktı.Gamze gülümseyerek biraz daha bekledi kapının önünde.Gamze üzerine tek parça kırmızı bir kıyafet giymişti.Kıyafet askısızdı göğüslerinin yarısından kalçalarının altına kadar kapatıyordu zar zor.Bacakları ve göğüslerinin üst kısmı rahatça görünüyordu.Gamze kıvırtarak mutfağa gitti,Hamdi bana “Oğlum bu kız ne lan böyle ?” dedi.Bende “Daha ne marifetleri var gör. “ dedim.Gamze bir tepside 4 tane viski kadehi ile geldi ve bize viskileri ikram ettikten sonra benim yanıma oturdu.

Gamze viskilerimiz bitince “Hadi beyler yatak odasına. “ dedi.Hepimiz kalktık ve yatak odasına gittik.Gamze’nin elinde viski şişesi vardı,onu kenara bıraktı ve yatağın dibinde ki ortalama 30 cmlik plastik sopayı eline aldı.Gamze bize emredici bir ses tonuyla “Soyunun. “ dedi.Soyunduk kısa bir süre içinde,Gamze yine aynı ses tonuyla “Arkanızı dönün. “ dedi.Gamze birden sopa ile kalçalarımıza vurmaya başladı,bir yandan gülüyor bir yandan da vuruyordu.Çok acıtmasa bile sızlatıyordu,biraz sonra bıraktı sopayı kenara.Gamze gülerek “Yatağa oturun. “ dedi.Yatağa oturduk,tam ortalarında ben vardım.Gamze önümde diz çöktü ve sikimi yalarken diğerlerinin siklerini de eline alıp okşamaya başlamıştı.

Hızlı hızlı hepimizin sikini yalamaya başladı,biz keyiften uçmuştuk resmen.Gamze 6-7 dakika sonra siklerimizi bıraktı ve yerde ki prezervatif kutusunu açıp prezervatifleri taktı siklerimize.Gamze ayağa kalktı ve “Hadi şimdi sizin hünerlerinizi görelim. “ dedi.Birden hepimiz Gamze’yi tutup yatağa fırlattık ve üzerinde ki kıyafet ve altında ki tanga saniyeler içinde çıktı.O kadar azmıştık ki amını yalamadan direkt işe giriştik.Ben yatağa sırt üstü yattım ve Gamze kucağıma çıktı ben amından girerken Tunç’ta götüne girmeye başlamıştı.Hamdi’de ağzına veriyordu Gamze’nin.Hamdi azgınlıktan çok geçmeden ilk postayı Gamze’nin ağzına attı.Tabii prezervatif olduğundan kirlenmedi,prezervatifi çıkarttı ve yeni bir tane aldı.Tunç ile yer değiştirdiler ve bende bu arada son hızımla Gamze’nin amına giriyordum.

Gamze’nin amından çıktım ve Hamdi ile yer değiştirdik.Hamdi alta yattı ve bende Gamze’nin götüne girmeye başladım.Tabii göt deliği açılmıştı ama yine de zevk veriyordu.Götünden hızlıca sikerken kalçalarına tokatlar atıyordum.Tunçta boşalmıştı ve yeni bir prezervatif almak için yataktan indi.Gamze ise aynı anda 2 tane yarrak yemenin verdiği zevkle çığlıklar atıyordu.Gamze’nin bacak arası su olmuştu boşalmaktan.Bende boşalacağımı anladığımda son anda kökledim ve sıcacık göt deliğinin içinde boşalmaya başladım.Prezervatifimi çıkarttım ve kenara fırlattım.Yeni bir tane alıp onu taktım.Tunç “Bir fikrim var. “ dedi.Götüne girmeye başladı Gamze’nin ve benimde yatağın üstüne çıkıp Gamze’nin götüne girmemi söyledi.Aynısını yapmaya başladım fakat dar olan deliğine ikimiz birden çok çok zor olsa da girmiştik.

Gamze artık bağırıyordu,sesi kesilmişti bağırmaktan.Yaklaşık 10 dakika kadar Gamze’yi bu pozisyonda siktikten sonra prezervatifleri çıkarttık ve Gamze’yi yerde diz çöktürüp etrafına toplandık ve yüzüne boşalmaya başladık.Suratına gelen döllerden Gamze’nin yüzü görünmüyordu neredeyse ve daha sonra sırayla duşlara girdik.

İlk travesti maceram

İlk travesti maceram
Ezelden beri kalçalara tarifsiz bir merakım var. Bunun yanında 2000’lerin başından İstiklal Caddesinde tezgahtar olarak çalıştığım zamanlarda fazlası ile travesti müşterim olsa da onlara alıcı gözüyle askerden gelene dek bakmamıştım. Birkaç defa bar çıkışı Taksim’in arka sokaklarına dalsam da o zamanlar bir travesti ile ilişkiye girecek cesareti bulamadım. Hareketli sayılabilecek bir öğrencilik hayatı, harçlığı çıkartmak için çalışılan barda yaşanan keyifli anılar ve bol alkol dolu altı yılın ardından hayatın ilk büyük şoku Tunceli’de yaptığım kısa dönem askerlik oldu. Askerliğin güzel tarafı öğrenciliği geçirdiğim Edirne’de çıtır bir 19’luk ile tanışmam olmuştu. O zamanın moda sohbet programları ile yapılan yazışmalar ve dişe sineğe uçkur çözülecek altı ay sonrasında sevgili ziyareti öncesinde İstanbul’a dönünce aklımdan pek yaramazlık geçmiyor olsa da her centilmen gibi dolu silahla buluşmaya gitmenin kabalık olacağını düşündüm. Sözde sevgiliyi aldatmama düsturu ile geçmişte kalan bir arzu ile travesti sikmeye karar verdim. Kısa bir arama sonrası hedefi saptamıştım; o günlerin gözde travestisi Duygu.

2005 yılında İstanbul travesti ortamlarını hatırlayan ve takılan dostlar o yıllarda kısa süreli çalışan ve gelinlikli fotoları ile piyasayı birbirine katan Duygu’yu anımsar. Telefon faslı sonrası Beşiktaş’ın aşina sokaklarında Duygu’nun evinin yolunu tuttum, çay kahve faslı ilk travesti deneyiminin gerginliğini atmak için vesile oldu. Duygu’nun esmer teni, upuzun saçları ve diri göğüsleri içimde bulunan arzuyu uyandırmaya yetmiş de artmıştı. Yatak odasında ilk parça kıyafetler çıkınca onun harika vücudunu seyre daldım. Kadın vücudu ve tenini çok sevsem de kendini salmamış ve sıkı travesti vücudu bambaşka oluyor dostlar ve ne mutlu Duygu bir travesti bedeninin ne derece güzel olacağını canlı canlı bana sergiliyordu. O yıllarda travestilerin müdavimleri şimdinin aksine benim gibi aktifler olduğu için Duygu rahat etmem adına iç çamaşırını çıkartmamayı teklif etse de ben tamamen soyunmasını istedim. Uzun uzun öpüşmeler ve oynaşmalar askerliğinde etkisi ile aklımı başımdan alıyordu; önce boynuna sonra göğüslerine indim; özellikle biçimli ve ve avuç dolduran memelerine özel ilgi sonrasında o delice sakso çekmeye başladı. Hayatımda kadınlardan görmediğim bir oral seks performansına tanık olurken ben o hastası olduğum kalçaları sıkıyor, dar deliğini parmaklıyordum. Beş ayın doluluğu ile hemen boşalmamak ve tadına varmak adına yanıma uzanmasını istediğim Duygu ile öpüşürken ikimizde kendimizi okşuyorduk. Kendimden başka birinin aletini görmek fikri rahatsız edici gelse de benden keyif alan Duygu’nun kendini okşaması beni rahatsız etmedi bilakis tahrik etti.

O çıldırtıcı dakikalarda profesyonel bir travestinin sen ona izin vermedikçe hiçbir şey yapmayacağını anladım ve anın coşkusu ile bende onun aletini okşamaya başladım. Bir süre böyle oynaşıp boşalmayı erteledikten sonra Duygu’yu kucağıma alıp aletimi o daracık deliğine yerleştirdim. Aletim daracık deliğini doldurmaya başlarken yayılan sıcaklık ve inlemeleri tarifsizdi. İlk başlarda narin başlayan giriş çıkışlar git gide daha hoyrat bir hal alıyor ve küçük hanımın inlemeleri odayı dolduruyordu. Dikilen meme uçları, hızlanan nefes alıp verişi ve dikilen aleti ile onunda en az benim kadar keyif aldığını gösteriyordu. Ben büyük finale yaklaşırken Duygu kendini okşamak için benden izin istedi bir anda kendini tutamayan küçük hanım karnıma boşalıverdi. Kızmam gereken durum beni de tahrik etmişti ve içinden çıkıp, prezervatiften kurtulup sırt üstü yatırdığım Duygu’nun güzel memelerine boşalarak finali gerçekleştirdim. Temizlik faslı sonrasında yatakta kısa bir sohbetin ardından tekrar buluşmak adına sözleşsek de asla olmadı zira o gün bugündür birkaç istisna harici hiçbir travestiyi ikinciye ziyaret etmedim.

Yanından ayrılırken hem Edirne’ye beş ayın doluluğu ile gitmediğim hemde sekste yeni bir kapı keşfettiğim için mutluydum. Kafamdaki bir tabuyu yıkmış ve kendime yeni ufuklar açmıştım. Hala cinsel tercihim kadınlardan yana, pasif olmayı aklımın ucundan bile geçirmedim ama İstanbul’un bilumum güzel travestileri ile harika maceralar yaşadım, imkan bulup ciddi anlamda tahrik oldukça da yaşamaya devam ediyorum

ilk defa bana verdi

ilk defa bana verdi
daha yeni askerden gelmiştim geldigim gün bizde misafir gelmişti anemin köyden tanıdıklarıydı kızı ilk görüşte bunu nasıl elde edebilirim hayalerine dalmıştım akşam oldu kızında canı sıkılmıştı istersen seninle parka gidelim dedim oda olur parkta dolaşırken muhabbette koyulaştı havadan sudan ya burası çok kalabalık ben kalabalıgı çok sevbmem dedi ve onunla birlikte parkın arkasında boş bi arazi vardı orada konuşmaya devam ettik üşüdügünü görünce yanına sokulmuştum oda bana baya yakınlaşmıştı dudaklarını ve bacaklarını kesiyodum aletimde baya şişmişti pantolonumun arasdından çıkıcak gibidi ve elim bi an bacaklarına gitti hiç bişey söylemedi bende okşamaya devam ettim biraz aşagı dogru gidin cede ses çıkmadı burada olmıcak dedim en iyisi biz eve gidelim dedim gece olunca yanına gelicem oda tamam dedi eve gittik ve herkesin uyumasını bekledim ama içimde çok büyük bi heyecan vardı saniyeleri sayıyordum ve nefesim ve kalbim yerinden çıkıcak gibidi ve o an gelmişti yavaşca yanına gittim yvaşca onu uyandırdım ve sevişmeye başladık komple soymuştum ve amını götünü yalıyordum tam üzerine çıktım tam malı sokacakken ben bakireyim dedi o zaman dön dedim daha öncede arkadan vermemişti arkadanda bakiredi ama arkadan bana vermek istiyordu yaragıma kremi sürdüm ve o daracık götüne girmeye başladım kaçmaya çalıştı bırakmadım götünün içindedim artık hem bagırıyordu hemde inliyordu bir posta attıktan sonra önden vermek istedi benim ol kocam ol dedi beni sen sik koca sikinle ama kabul etmedim başımı agrıtamazdım ve gece bittikten sonra bir kaç kez daha birlikte olduk sonra onlar köye geri döndüler ……. (Tamamen Gerçektir ve Bir yerden Alıntı deildir.)

Kocam sikmeyince, otobüste sikici buldum.

Kocam sikmeyince, otobüste sikici buldum.
Otobüs sallana sallana ilerliyordu. Akşamüzeri iş çıkışının bütün kalabalığı dolmuştu otobüse… Keşke bir saat önce çıksaydım annemden diye düşündüm pişmanlıkla… Son duraktan binmeme rağmen oturacak yer kalmamıştı, ayakta gidiyordum.
Başımı cama dayadım, yanımızdan sollayarak geçen otomobillerdeki insanları, kadın şoförleri, kocasının yanında kurulmuş etrafı seyrede seyrede giden kadınları gıptayla izlerken düşünmeye başladım.

25 yaşında, sarışın, güzel bir kadın olarak onlardan neyim eksikti benim de, bu otobüste, bu kalabalığın içinde sıkış tepiş yolculuk yapmak zorunda kalıyordum. Kocam bir fabrikada çalışıyor. Bense o kadar iş aramama rağmen iş bulamadım bir türlü… Sevgili kocamın maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. Değil otomobil, bisikletimiz bile yok.

Sonra otobüsün geçiş süresince görebildiğim yollardaki, parklardaki öpüşüp koklaşan çiftleri görünce aklıma geçim derdinden sonraki en büyük derdim geldi yine… Kocamı seviyordum, sevişerek evlenmiştik. Ama cicim ayları bitip zorluklarla karşılaşınca yalpalamaya başlamıştı evliliğimiz…

Adam fabrikada yorulup eve geliyor ve hemen yatıp uyuyor. Haftada en fazla bir, bazen çok seyrek iki sefer ancak sevişiyor benimle, ona da sevişmek denirse. Öyle yorgun, bezgin ki, boşalmayı mekanik bir vücut gereksinimi olarak görüyor sanki… En fazla 2-3 dakikada boşalıp, hemen arkasını dönüp yatıyor, ben de kendimle oynayıp boşalıyorum.

image

Geçen hafta arkadaşım Jale bana oturmaya gelmişti. Jale de evliydi, laf lafı açtı, oradan buradan derken, konu nasıl olduysa cinsel yaşamımıza geldi. Ben de ona derdimi anlattım. Dikkatle dinledi beni… Sonra da bana,
“Kızım niye dert ediyorsun? Madem seviyorsun, kocanı sevmeye devam et yine… Ayrılma. Ama hayatı kendine zindan edeceğine, bul kendine sağlam bir sikici, siktir kendini!” dedi.

“Saçmalama Jale. Ne yani, kocamı mı aldatayım?”

“Kızım bu aldatmak sayılmaz ki, seninki kendini tatmin etmek sayılır! Nasıl kocan seni beş dakikalık tatmin aracı olarak görüyorsa, sen de kendine öyle birini buluver gitsin. Kocan olacak herif adam gibi sikseydi seni! Ben bile kendimi siktiriyorum! Bakma öyle yüzüme aval aval… Napayım, kocam doyurmuyor beni!” dedi. Şok olmuştum,

“Ciddi ciddi kocandan başkasıyla mı yatıyorsun?”

“Evet canım… Hem de ne yatma… Sadece yatma değil, kalkma, dikme, amuda kaldırma, köprüye getirme… Herif resmen parçalıyor amımı götümü, yarım saat sikmeden boşalmıyor! Geçen hafta bir saati geçmiş…” dedi.

“Yuh yani, Jale sen ne diyorsun? Beni yarım saat sikseler delirirdim herhalde!” dedim.

“Yani… Neler kaçırıyorsun bir bilsen canım arkadaşım… Onun için diyorum, kendine hayatı zindan etme diye… Bırak bu eski teraneleri… Aldatmaymış, boynuzmuş, namusmuş… Hayatını yaşa biraz… Cennete git…”

image
Bu arada bu konuşmalar bile amımın sulanmasına yetmişti. Biraz daha konuştuktan sonra Jale gitti, ben de hemen yatak odasına gidip, amımı parmaklayarak boşaldım. Akşam kocam işten çıkıp geldi, yemeğini yedi, yorgunluktan hemen yatıp uyudu. Ben yine elim amımda, horlayan kocam yanımda, yarraksız öylece kalmıştım.

Aradan bir hafta kadar geçmiş, Jale’nin söyledikleri kulağımda çınlıyordu. O gün öğleden sonra annemi ziyarete gitmiştim, kocam da gece mesaisine gidecekti. Annemlerden geri dönerken de bu otobüse binmiştim. Otobüsün en arkasında, başım cama dayalı dalgın dalgın sallana sallana gidiyordum.

Otobüs duraklarda durup yolcu aldıkça kalabalıklaşmaya başladı. Sağdan soldan itmeler, sıkıştırmalar da arttı iyice… O sıkıntılı vaziyette birden kalçama bir el dokundu. Önce umursamadım, yanlışlıkla değmiştir diye düşündüm. Ama ben herhangi bir tepki göstermeyince dokunmalar gitgide okşamaya dönüştü. Eteğimin ince kumaşından, arkamı okşayan elin sıcaklığını hissedebiliyordum.

image
Her kalabalık otobüste aynı şey oluyordu, bıkmıştım bir yerde… Erkek milleti değil mi? Genci de aynı bok, yaşlısı da… Yeter ki etekli bir kadın olsun, genç yaşlı demeden fırsatını buldular mı tacize başlıyorlar. Hele benim gibi uzun bacaklı, kısa etekli güzel bir kadın görmeleri sinek gibi çekiyordu onları… Aslında şimdi de normalde her zaman yaptığım gibi dönüp müdahale etmem gerekiyordu, ama yapmadım nedense…

İçinde bulunduğum cinsel açlığın etkisi midir ne, hoşuma gitmişti taciz edilmek. Arkamdaki el kalçamı okşadıkça, teninin sıcaklığını benim tenime geçirmeye devam ettikçe kasıklarım yanmaya, amım sulanmaya başladı.

Elin sahibi iyice cüretini arttırınca buna bir son vermek gerek diye düşündüm. Yoksa herif biraz sonra üstüme çıkacaktı. Kafamı çevirip baktığımda çarpıldım. Arkamdaki erkek 30 yaşlarında, son derece yakışıklı biriydi. İri yarı, üçgen vücut, geniş omuzlar, uzun, kıvırcık saçlar… Gülümseyen, okşayıcı yeşil, evet yeşil bakışlar, kendinden emin gülümsemesi, etli, kalın dudaklar… Fırça atıp kızmak yerine ben de ona gülümseyerek önüme döndüm.

image

Hata mı yapmıştım bilmiyorum, fakat bayılmıştım adama… Popomdaki el okşaya okşaya yana kaydı. Yanımda duran elimi tuttu, arkaya çekti. Ben heyecanla ne yapmak istiyor bu adam diye düşünürken, elimi zorlayarak kendi önüne götürüverdi.

Elimin tersinde pantolon kumaşının altındaki sert şeyi hisseder etmek ateşe değmiş gibi refleksle anında elimi geri çektim. Ama tekrar elimi tuttu, erkek gücünü kullanarak tekrar pantolonun önündeki kabarıklığa bastırdı. Bu kez avuç içiyle temas ediyordum orasına… Parmaklarımı kapattırdı, kalkmış, taş gibi olmuş yarrağını tutturdu.

Bir süre öylece durduk. Heyecan doluydu içim, kıpır kıpır, yüreğim ağzımdan çıkacak gibiydi. Dudaklarım aralanmıştı heyecandan… Arkamdaki erkeğin bu cesaretine şaşırmış vaziyetteydim. Bundan önceki kaba saba tacizci adamların mıncıklamaları, çimdiklemeleri hatta, dediğim gibi bıktırmıştı. Ama bu… Bu farklıydı…

El el üstünde duruyorduk. Benim elim onun sikinin üstünde, avuçlarımın içinde… Benim elim onun avucunun içinde… Parmaklarını sıktı, benim parmaklarımı kapattı. Dolayısıyla ben de onun sikini sıkmış oldum onun zoruyla… Cinsel isteklerim, şehvet tavan yapmıştı, içim kaynıyordu, yanaklarımın yandığını hissediyordum. Diğer eli de eteğimin altından bacaklarımı okşuyordu.

image

Durdum, sonra nasıl yaptığımı hala bilmiyorum, ben de elimi hareket ettirip biraz okşadım, hafif sıktım. Anında kulağımın dibinden bir inleme sesi geldi. Sonra yönümü ona döndüm, bir an onun yeşil gözleriyle göz göze geldik. Kararımı vermiştim. Jale’nin öğüdünü tutacak, kendimi ona siktirecektim. Arzuyla kısılan gözlerimden o da verdiğim kararı anlamış olmalıydı. Kulağıma doğru eğilip,

“İnelim mi?” dedi. Hiç, bir an bile tereddüt etmedim. Dudaklarımdan fısıltıyla çıktı cevabım,

“Evet!”

İlk durakta indik, ama beni bir heyecan kaplamıştı, elim ayağım titriyordu. Elini uzattı,

“Ben Fikret…” dedi, kendine yakışan tok, kalın erkek sesiyle… Sesine de bayılmıştım herifin… Altına yatmasam bile sesiyle sikebilirdi beni… Dizlerim titredi yeni yetme kızlar gibi… Kendime şaşırıyordum. Ne oluyordu bana böyle… Bu yakışıklı köpek nasıl etkiliyordu bir anda beni… Bu arada parmaklarında nikah yüzüğü olmadığı da dikkatimden kaçmadı tabi… Zaten olsa ne fark ederdi ki, hipnotize olmuş gibiydim. Ne istese karşı çıkamayacak haldeydim.

”Ben de Gül!” dedim.

Konuşmadık hiç… Birbirimize bakışlarımız her şeyi anlatıyordu zaten… Daha otobüste inelim mi diye sorduğunda biliyorduk ne olacağını… Bana hiç bir şey söylemeden, sormadan eliyle işaret ederek bir taksi çevirdi, taksiye binip yola çıktık, ama hiç konuşmuyorduk. Elini uzatıp, elimi tuttu bir ara… Ellerimin titrediğini fark etti. Bir bayinin önünde taksiyi durdurdu,

“Sen çok heyecanlısın Gül, içecek bir şeyler alayım!” diyerek indi, bir şeyler alıp geldi. Tekrar hareket ettiğimizde ramızda bir parmak boşluk bırakmadan oturmuştu yanıma… Kısa eteğimin açıkta bıraktığı bacaklarım onun bacaklarına temas ediyordu. Elini uzatıp bacağımı okşadı yatıştırmak ister gibi…

Fazla gitmeden bir apartmanın önünde durduk, taksiden inip apartmana girdik. Kendime hayret ediyordum, hiç tanımadığım, kim olduğunu, neci olduğunu bilmediğim bir adamın evine o adamla sevişmeye, kendimi siktirmeye giriyordum.

image
Eve girdiğimizde şöyle bir taradım, bekar evi olduğu belliydi, ortalık karma karışıktı. Salona geçip oturdum. Fikret de iki tane kadeh alıp geldi. Bayiden aldığı votka ve enerji içeceğini çıkarıp kadehlere doldurdu. Benimkini uzatıp sohbete başladı benimle… Bir yandan içkilerimizi yudumluyor bir yandan konuşuyorduk.

Aradan fazla geçmeden benim hayat hikayemi öğrenmişti bile… Farkında olmadan birinci kadehi bitirmiştim, ikinciyi dolduruvermişti hemen… Alışkın olmadığım votka dilimi çözmüş, anlatmadık ne kocamı bırakmıştım, ne cinsel sorunlarımızı… İkinci kadehi de içtikten sonra heyecanım gitmiş, her yerimi ateş basmaya başlamıştı. Bülbül gibi şakıyor, sürekli bir şeyler anlatıyordum. Biraz sonra olacakların farkındaydım ve merakla ilk hareketin ondan gelmesini bekliyordum.

Fikret de sonunda zamanının geldiğine karar vermiş olmalı ki, çenemden tutup kendine çevirdi başımı… Sustum. Göz göze bakıştık bir an… Boşalmış votka kadehi hala elimde duruyordu. Gözlerini gözlerimden ayırmadan elini uzattı, elimdeki kadehi alıp kenara koydu. Yaklaştı, yaklaştı, dudaklarımı öpmeye başladı.

image
Önce hafif, okşarcasına, dudaklarımızı değdirircesine başlayan öpüşmemiz her saniye şiddetlendi. Ben de karşılık veriyordum. O etli dudaklar dudaklarımın üzerine kapanmış, adeta somuruyordu. Elleri de boş durmuyordu bu arada… Bluzumun üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Dudaklarımı yeterince kemiren Fikret yanaklarımı, boynumu dolaşıyordu dudaklarıyla…

Bir yandan her yerimi öperken bluzumda dolaşan becerikli elleriyle bir anda yukarıya sıyırıp fırlattı bluzumu… Bir an tedirgin oldum. İlk defa yabancı bir erkeğin yanında bu vaziyette kalıyordum. Fakat dudakları tedirginliğimi bir anda aldı. Elleri sütyenimin üzerinden okşamaya başlamıştı göğüslerimi… Az sonra o da çıkarıldı.

image
Refleksle ellerimi çıplacık kalan göğüslerimi kapatmaya, o yabancı erkeğin aç bakışlarından korumaya çalıştım. Zorla tutup aşağıya indirdi ellerimi büyük bir ciddiyetle, kocamın fazla elleyip koklamadığı, dimdik kalmış iri göğüslerimi büyük bir hayranlıkla seyretti. Onun delici bakışları karşısında ürperiyordum. Meme uçlarım kabarmış, pembe uçların etrafındaki minik kabarcıklar meydana çıkmıştı.

“Offf… Gül… Harikasın bebeğim… Şu göğüslere bak…” diye inledi. O an utandım nedense… Kocamın yüzü geldi gözümün önüne geldi bir anda… Her şey bitmeden, o dönülmez yola girmeden bir fırsat, son bir çıkış belki… Vaz geçsem… Pişmanlık duygusu yükselmeye başladı zevkin yanı sıra…

“Şeyy… Fikret… Ben… Yapamam…” dedim. Gözlerini memelerimden kaldırıp yüzüme baktı.

“Neden bebeğim?” dedi o yumuşak, ikna edici, kışkırtıcı sesiyle… “Otobüsteki halini bir görseydin kendin… İstedin sen de… Benimle beraber geldin. Evimdesin. Çıplaksın. Şu anda da istiyorsun. Zorla değil, salt ben istediğim için değil, sen istediğin için buradayız bebeğim… Gülüm…”

“Biliyorum, biliyorum. Ama… Bilmiyorum… İlk defa böyle bir şey…” Parmağını dudaklarıma koydu, susturdu beni, devam edemedim.

“Ben otobüs zamparası değilim Gül. Ben de ilk defa böyle bir şey yapıyorum. İlk anda kazayla elim değdi, sonra senin güzelliğini görünce dayanamadım, devam ettirdim. İyi ki yapmışım. Anlattıklarına baksana, mutlu değilsin. Kendini bana bırak lütfen…”

Bir anda konuşmayı bırakıp göğüslerime eğildi, dudaklarıyla teker teker öpmeye başladı. Dudaklarının sıcaklığını meme uçlarımda hissetmek, o son itiraz kırıntılarını da, beni de bitirdi. “Ohhh…” diye bir inilti koptu dudaklarımdan… Bir anda her şey silindi gitti aklımdan… Ellerimi başına götürdüm, saçlarını tutup kendime çektim. Parmaklarımı saçlarının arasında dolaştırıyor, o memelerimle ilgilenirken kendimden geçiyordum.

Memelerimi öperken, bir yandan da eteğimin fermuarını indirmişti. Elimden tuttu, ayağa kaldırdı. Fermuarı açık eteğimi indirmeye çalıştı, yuvarlak kalçalarım engel oluyordu. Elimi omzuna koyup destek aldım, kalçalarımı kıvırarak eteğimi aşağıya sıyırmasına yardım ettim. Tanga külodumla kalmıştım.

Oturduğu yerde, bacaklarını aralamış, ben de dizlerinin arasında duruyordum ayakta, çıplak… Az sonra üzerimdeki tek giysi olan tangayı da koparırcasına çekti, çıkardı. Her zaman bakımlı tuttuğum kadınlığıma bakıyordu bu kez… Islanmıştım.

Elimle örtmeye çalıştım, engel oldu. Elini uzatıp parmağının ucunu kasıklarımda dolaştırdı. Zevkle inledim. Başını gömdü sonra kasıklarıma… Üçgenimi öpücüklere boğuyordu. Elleri kalçalarımda, bacaklarımda, önümde dolaşıyordu sürekli…

Kalçamdan tutup arkamı çevirdi, yuvarlaklarıma baktı, sonra iki yuvarlağımın arasına yüzünü gömdü hırsla… “Ayyy…” diye bir çığlık koptu ağzımdan, beklemiyordum bunu… Tekrar önüne çevirdi, pençelerini geçirip kendine çekti beni, yanına, koltuğa oturttu. Kendi de yere kayıp önümde diz çöktü. Bir anda, yumuşak, doğal hareketlerle yapmıştı bunu…

Dizlerimden tutup iki yana ayırdı bacaklarımı… Islak amımın dudakları aralandı hafifçe… Ellerimi arkaya koyup koltukta kaykıldım. Bacaklarımı kendim ayırdım bu kez… Bir inlemeyle amımın dudaklarına kapandı. Dudaklarını değdirdi, dilinin ucuyla yaladı biraz, sonra şişmiş klitorisimi emmeye başladı.

“Ohhhh…” diye inilti koptu benden… “Fikret… Ne yapıyorsun?”

“Amını yalıyorum bebeğim… Senin güzel, sulu amını yalıyorum. Harikasın güzelim… Her yerin gibi, amın da harika… Tadı nefis… Sularını içerim ben senin aşkım…” diyerek somurmaya başladı amımı…

Sürekli zevkten inliyor, bir yandan da kocamın ne zamandır amımı yalamadığını düşünüyordum. Sonunda Fikret ayağa kalktı, bir çırpıda üzerinde ne varsa çıkarıp attı, soyundu. Çırılçıplak kalmıştı önümde… İlk kez tanışan iki yabancı, çırılçıplak birbirimizi süzdük.

İkimiz de gördüklerimizden memnun kalmıştık. Önündeki kocaman alet dimdik beni gösteriyordu. Başı da kendi gibi kocamandı. Koyu renk, damar damar, güzel bir penisti önündeki… Yaklaştı. Kalçasını itti. O koca şey ağzıma değiyordu. Benden beklenen şeyi yaptım ben de…

Elimi alttan uzatıp parmaklarımla sertliğine dokundum. Ortasından tutup ağzıma sokmaya çalıştım başını… Girmiyordu. Dilimle başının çevresini, kenarlarını dolaştım. Islattım. Ağzımı kocaman açıp sikinin başını ağzıma almaya çalıştım. Bu kez becermiştim. Ağzımın içinde dilimi dolaştıra dolaştıra eme yalaya işimi yapmaya başladım.

Sonunda dayanamadı. Ağzımdan çıkardı sikini… Beni ayağa kaldırıp koltuğun arkasını yatırıverdi bir anda… Üçlü koltuk, yumuşacık, genişçe bir yatak halini almıştı. O yatağa yatırdı beni nazikçe, sırt üstü uzattı. Başım koltuğun irice kırlentinde, heyecanla erkeğimi bekledim. Fikret önündeki mızrağıyla benim çıplaklığımı seyrediyordu hayran hayran…

Yeterince seyrettikten, beni beklentiyle kıvrandırdıktan sonra bacaklarımı aralayıp arasına girdi dizlerinin üzerinde… Uzandı, ağırlığını vermeden, çıplaklığını, önündeki sertliği bana hissettirerek dudaklarıma kapandı. Dayanamadım, boynuna sarıldım, kendime çektim. Göğüslerim onun göğsünde ezildi. Siki apış arama baskı yaptı.

Sert sikini am dudaklarımda hissetmek delirtti beni zevkten… Kalçalarımı havaya kaldırıyor, o kalın sikinin başını am dudaklarımın arasına girmesi için çıldırıyordum. Sikinin ucunda ıslaklığımı hissettiğinde Fikret’in hareketleri de değişti. Kalçalarını indirip o koca aletiyle içime girmeye çalıştı.

Boynuna sımsıkı sarılmış, Fikret’le burun buruna, gözlerimiz birbirine kenetlenmiş vaziyette, dudaklarımı ısırarak içime girmesini bekliyordum. Başı girmiyordu. Ben bacaklarımı sonuna kadar açtım. O sikinin başını milim milim bastırdı. Zorlukla başı girdi amıma… Islaklığım artmaya başlamıştı. Milim milim çekmeye, tekrar sokmaya başladı. Sürekli bu hareketi yapa yapa ilerledi, yarısına kadar soktu sikini… Dudaklarını ısırarak,

“Off harika! Daracık amın varmış bebeğim!” dedi ve birden yüklendi. O anda gözümde şimşek çaktı sanki…

“Ahhhhh!” diye bir feryat kopardım. Koca siki bir anda köküne kadar amıma girmişti. Biraz bekledi. Dudaklarımı öpücüklere boğuyor, beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Bense içimdeki kalınlığa alışmaya çalışıyordum. Benim zavallı, daracık amcığım ilk kez bu kalınlıkta bir yarak yiyordu. Sanki bacaklarımın arasına koca bir patlıcan sokmuştum.

Fikret kalçasını bir iki kaldırıp indirdi hafifçe… Zevk sularım vajinamı kayganlaştırmıştı iyice… Zorluk çekmiyordu. Gidip gelmeye başladı. O kalın baş vajina duvarlarımı yara yara içimde ilerliyor, geri çektiğindeyse boşluk hissediyordum oramda… Hareketleri hızlandı gitgide… Zevkle inliyor, kısık kısık feryatlar halinde içimdeki kalın sikin tadını çıkarıyordum. Bir yandan da kocamın yaptığı gibi hemen boşalacak mı diye merak ediyordum.

Boşalmak ne kelime… Daracık amcığımda bana verdiği ve benden aldığı büyük zevke rağmen hala gidip geliyordu. Bir yandan da boynumu, dudaklarımı öpüyor, eğilip meme uçlarımı yalamaya çalışıyordu. Zevkten öldürüyordu adam beni…

image
İçimden çekip çıkardı silahını… Onun yönlendirmesiyle pozisyon değiştirdik. Sırt üstü yattı, beni de üzerine çekti. Bacaklarımı aralayıp sikini zorlukla içime aldım. Dudaklarımı ısırıyordum. Yarağının üzerine tam oturduğumda belimden tuttu, indirip kaldırmaya başladı. Alışınca bu kez ben zıplamaya başladım üstünde… Ellerimi göğsüne dayamış, destek alıyor, kalçalarımı indirip kaldırıyordum.

image
Hele orgazm dalgaları başladığında kendimi kaybettim iyice… Hayatımda böyle bir zevk yaşamamıştım diyebilirim… Dakikalarca sürdü kasılmalarım… Neden sonra sakinleştim. Fikret beni üstünden attı, koltuğun üzerinde domalttı. Belimden tutup kendine çekti, arkamdan girdi bu kez…

O kalın sik bu kez başka bir açıdan giriyordu amıma… Belime bastırıp çukurlaştırıyor, kalçamı ise havaya kaldırıyordu. Siki şimdiye kadar hiç tatmadığım zevkler veriyor, hiç ellenmeyen köşe bucaklara temas ediyordu sanki… Hızlandı… Taşakları, kasıkları çarpıp duruyordu şak şak sesler çıkarıyordu. Tekrar zevk almaya, yükselmeye başladım. Az önce orgazm olmama rağmen tekrar boşalmak üzereydim. Kendime inanamıyordum.

“Ohhh… Fikret… Harika… Sik beni canım… Erkeğim… Ohhh…” diye inliyordum sürekli… Utanmayı, çekinmeyi, yasakları, ahlak duygularını bir kenara bırakmıştım. Amcığımdan başlayıp tüm vücuduma yayılan zevk dalgalarının tepesinde alçala yüksele kendimden geçiyordum.

Tekrar kasıldım, tekrar orgazm oldum. Yorgunluktan kendimi yüzükoyun koltuğa attım güçlükle… Fikret hala içimdeydi. Çıkarmamıştı sikini… Hala gidip geliyordu arkamda… Yan yatırdı beni, bir bacağımı havaya kaldırıp o pozisyonda sikini amıma gömdü, pompalamaya, sikmeye başladı. Ben resmen orgazm üstüne orgazm olup, zevk denizinde yüzüyordum.

Bir müddet sonra bacağımı indirdi ve beni tekrar sırtüstü yatırıp bacak arama girdi, amıma girip o kadar süratli gidip gelmeye başladı ki, herhalde o da boşalmak üzereydi. Bacaklarımı beline doladım. Kollarımı boynuna sarmış,

“Sik beni aşkım, sik beni erkeğim!” diye inliyordum. Fikret kasılarak içime döllerini fışkırtmaya başlamıştı. Aslında içime boşalmasını istemiyordum, ama aldığım zevkten söyleyemedim bunu ona.

Fikret’in boşalması bitmiş, üzerime uzanmıştı. Yarrağı halen içimdeydi ve sertliğinden bir şey kaybetmemişti. Az sonra doğrulup tekrar sokup çıkarmaya başladı. Ben şaşkın şaşkın bakarak,

“N’apıyorsun, boşalmadın mı sen?” dedim.

“Dur bakalım yavrum, daha yeni başladık!” diyerek dudaklarıma yapıştı, aynı zamanda da amıma pompalamaya devam etti. Hayran kalmıştım sevgilimin gücüne… Kendi kendime keşke kocam da böyle sikseydi diye düşündüm. Böyle boktan bir hayata daha güzel katlanabilirdim.

O gün aralıklarla, dura dinlene, mola vere vere Fikret beni üç posta daha sikti. Bitmiştim yorgunluktan… Duş alıp zorlukla giyinebildim. Merdivenlerden inerken koluma girip yardım etmek zorunda kaldı. Dizlerim öyle titriyordu ki… Ayakta durmakta zorlanıyordum. Apartmanın kapısında öpüşerek vedalaştık en son… Bir taksi çevirdi bana… Ellerimiz zorlukla ayrıldı birbirinden…

Gece yarısına doğru taksi beni evimin sokağının başında indirdiğinde biraz kendime gelebilmiştim. Evime girdim, hemen geceliğimi giyip yatağa girdim. Yaşadığım müthiş geceyi düşünürken uyuyup kalmışım. Sabah kocam eve geldiğinde, ben yorgunluktan yerimden kalkamadım. Kocam pijamalarını giyip yatağa gelerek,

“Ne oldu aşkım, neyin var?” diye sordu.

“Rahatsızlandım dün gece kocacım…” dedim kırık bir sesle… Üzüldü,

“Aman kendine dikkat et, şu aralar grip salgını var ortalıkta!” diyerek yanıma yattı ve uykuya daldı.

Gözümü açıp yanımda horlayan kocama baktım. (Sen zaten başka bir şey bilmezsin ki!) diyerek, ben de ona arkamı dönüp tekrar uyudum.

Uykumu iyice alarak uyandım öğleden sonra… Kocam tekrar işe gitmişti beni uyandırmadan… Üzerimdeki geceliği sıyırıp attım. Çırılçıplak, yatağımın içinde mutlulukla gerindim. Artık kocamın beni sikip sikmemesi umurumda değildi. Artık sikicimi bulmuştum.

image
Fikret’le birbirimizi ne zaman özlersek, canımız ne zaman seks isterse, bir telefon yetiyor. Atlayıp gidiyorum evine, her pozisyonda kendimi siktiriyorum. Hem onun arabası var. İstediğim gibi gezdiriyor beni… Tabi, gezdiğimiz yerlerin çoğunlukla tenha, kuytu, fantezilere uygun yerler olduğunu söylememe gerek yok…

üniversiteden türbanlı sınıf arkadasım

üniversiteden türbanlı sınıf arkadasım
24 yasındayım ve son sınıftayız. 4 yıldır esradan hoslanıyorum ve soyleyemıyorum. o bunun farkında ama pek ustune gıtmıyor. sık sık gulusuruz. Muhabbet de ederız ama ona asık oldugumu soyleyemedım. esra oyle bır kız ki türbanlı dar gomlek veya kazak ve dar etek uzun veya kısa gıyınıyordu ve elbette ten rengi kulotlu corap. kalcalar oyle genıstı kı penısım kabarıyordu pardesunu cıkarınca. son sınıfta bır gun sunumlar olurken ders arasında onun bacaklarına bakakaldıgımı farkeden esra sırasına gecerken etegının arkasını bayagı yukarı cekerek oturdu.oyle kı on taradftan ve yandan kapalı ama akadan o sutun bacaklar acıkta ve muhtesem. bacak bacak ustune atıp bırını dıgerının ustune atarak degıserek adeta sov yapıyordu. penisim oyle kabardı kalbım oyle attı kı kafaya taktım esrayı sıkecektım. bır yandan onun bacaklarını ızleıp hayaller kuruyordum. ders bıttı esra ayaga kalktı arkası donuktu ve ona surtunerek sınıftan cıktım ve onu bekledım nereye gıdıyorsun dedım halana mı yurda mı? halama gıdecem bugun dedı. aldım basbasa yuruyoruz ve sınıfta yaptıgı hareketı sordum ve guldu nasıldı dedı ben de cok sahane dedım bayıldım dokunmak ıstıyorum dedım aklımdan cıkmayacak. Tamam halamın evde rahat oluruz eve gıdelım de halam farketmeden senı odaya sokarım dedı.oyle de yaptık esra pardesusunu cıkardı ve gotunu elledım karnına elımı koyup kendıme cektım sıkım kalcasında surtunuyordum ve opucuk kondurdum boynuna. halası yemege cagırdı gıttı yedı ve geldı halasına ders calısacagını soyledı kapıyı kılıtledı. artık basbasaydık esrayla.kumas etek gomlek ve turban ten rengi kulotlu corap.ıkı kolumla kendıme yapııstırdım bır elım gotunu oksuyor dıger elım memelerını dudaklarına yapıstım. o ne dolgun dudak ne ırı meme ve yumusak gottu be ıyıce delırdım artık. gomlegının ılıklerını cozdum sutyenını dısarı cıkardım memeler fora elledım oksadım emmek ıcın yumuldum. koskocaman memeler sallanıp ıyıce azdırdı benı. etegının fermuarını acıp yavas yavas ındırdım ve bacaklarını yavas yavas oksadım. kulot da gıyınmemıstı pedını cıkardım attım amından ve yataga yatırdım ben de uzerıne yattım. once onden surtundum memelerını emdım opustuk baya sonra domaltıp gotune surtundum durdum ıyıce yuklendım yataga yuzukoyun uzandı daha da abandım memelerını tuttum oksadım amına elımı attım oksadım durdum ve ben bır posta bosaldım. esra sokta gıbıydı ama daha baslangıctı. spermlerı sıldık kulotlu corabının amın uzerınde makasla delık actık ve yıne yatırdım. memeler dudaklar yanaklar her yanını yalayıp opup duruyorum ve penısımı amına gecırdım. o nasıl bır sıcaklıksa hemen esrayı kavradım ve durmamacasına gıttım geldım sureklı bacaklarından gotune memelerden amına heryerı oksayarak ve ona soylemeden farkına vardırmadan ıcıne bosaldım.boyle bır zevk daha yasanmazdı cunku kondom yoktu 🙂 esra da tamamen onun ustune cokunce anladı bosaldıgımı ne yaptıgımı sordu kızarak ya hamıle kalırsam dıye. ılacı var dedım kullanırsın bıse olmaz deyınce sustu ve bende bır kez daha amında gıdıp gelmeye basladım ve defalarca bosaldık. ama sımdı araya mesafe gırdı ve bır ımamhatıpte ogretmenlık yapıyor. gıdebılsem de tekrar sıkısebılsek ondakı guzellık kımse de yok

3 kiz kardes bir masor

3 kiz kardes bir masor
Merhaba arkadaslar size gecen eylul ayinda uc kiz kardesle basimdan gecen olayi anlatmak istiyorum. Ben evli bir cocugu olan 28 yasinda bir masorum. Lux bir otelde spa masaj merkezim vardir. Basimdan cok olay gecmistir cok anilarim vardir ama bunu sizlerle paylasmak istedim. Bu yaz uc kiz kardes geldi otele ikisi kapali biri acik yaslari buyuk olanin 32 yasinda bir cocuklu (ismiler gercek degildir.) Adi seda kapali uzun boylu biraz kilolu guzel bir kadin.

Ortancisida uzun boylu kapali zayif guzel bir bayan ismi eda bununda bir cocugu vardir 27 yasinda. En kucukleri orta boylu acik esmer guzeli yeni evli cok taze bir gelin diyelim ismide sude 23 yasinda. Neyse bunlari cok yakindan tanidim tatil boyunca bunlar kocalarinin isi oldugu icin ucu beraber gelmisler hepsininde maddi durumu iyi oldugundan rahat rahat yiyip icip geziyorlardi.geldikleri ucuncu gun sude benim isyerime geldi ve biraz bilgi aldi cok konuskan zengin kizi havalarindaydi. Neyse biraz bilgi verdikten sonra hosuna gitmisti ama tek basima kalamiyacini soyledi ablaminda gelmesini istedi bende tabi olur neden olmasin dedim. Yanliz aksam yemekten sonra gelmelerini soyledim hem kimse olmuyacagini hemde daha rahat olursunuz dedim onlarda tamam dedi.

Aksam olunca yemekte sonra gelmislerdi iceride kimse kalmamisti isiklari kapatim tek odaya gecmistik biraz sohbetten sonra eda ve sude ile tanismistik iyice biraz daha guven gelmisti eda fazla konusmuyordu. Neyse sudeye ic camasirlarinin kalmasini soyledim ve masaya uzanmasini soyledim ben hazirlanip gelecegim dedim 5 dk sonra geldigimde sude masada yatiyor yuz ustu ablasi edada sandelyede bizi izliyordu.ben isime koyuldum yavas yavas bacaklardan sirtindan derken sohbet kesilmis her kez anin tadini yasiyordu. Sirtini ovarken sutyenin bagini cozdum yavas yavas ovup goguslerine kadar ovuyordum sude kendinde gecmisti zaten.edada hayret ve saskinlikla bizi izliyordu hic konusmuyordu arada bir telefonuyla oynuyordu. Ordan bacaklara tekrar indim ve sudenin bacak arasini oksuyordum elim seyine degdikce bi sirkeleniyordu bunuda eda karsidan anliyirdu isterseniz ic camasirinizi cikartabilirsiniz dedim ve sude dunden razi gibi cikartabilirsiniz dedi yavas yabas cikattiktan sonra kalcasina biraz yag doktum oksamaya basladim arasina elini sokuyordum hic birsey demiyordu oda iyce kivama gelmisti. Biraz daha elimi asagilara surunce anlamistim zevk sulari elime gelmisti bundan firsat biletek elimi iyice sojtum arasina bi parmagim aminda diger parmagim analinda oksuyordum ve benimki dimdik olmus sortumu yirtacak gibiydi.

Edanin gozu ordaydi ve ne yaptigimizi cok iyi biliyordu. Sude birden onunu dondu kucucuk gogusleri ve tertemiz amiyla kardimdaydi. Yeter bu kadar birszda ablama masaj yap dedi ustune havluyu alarak ablasinin yanina gitti ablas olmaz diyordu baska birsey demiyordu. Bende yanina gittim benim elim daha sicakken edanin eli yaniyordu elinden tuttum buyrun lutfen dedim. Sudenin niyeti belliydi ablasini kufurtup tek kalmamakti. Eda nazli birsekilde geldi . Ustunu cikartmak istememisti bende yok lutfen bana birakin dedim. Burda sadece biz variz baska kimse yok dedim. Sude gulerek gecti oturdu. Sandalyeye. Sonra edadan uzanmasini ve gozlerini kapatip kendini bana birakmasini soylemistim. Eda uzandi uzerinde tunik altinda tayti vardi basinda esarp bile duruyordu once bacaklari ovmaya topuklarini ovdum sonra yavas yavas yikari ciktim. Bi on dk kucuk masajlardan sonra tunigini yukari kaldirdim guzel kalcasi dim dik karsimdaydi. Taytini yavas yavas cikardim altinda siyah kulodu vardi. Zibinin kancasini cozerken elime bir islaklik geldi evet edada zevke gelmisti otururken.

Taytini cikartip bacaklarina biraz masajdan sonra tunigi ve esarpina gelmisti. Tunigi yukariya kadar sivadim esarpi kendi cozdu tunigide cikarfi kendi zibinida ben cikartim siyah ic camasirlariyla tekrar uzandi. Her tarafini yagladim iyice sirtini bacaklarini ocarken sude yanima geldi edanin kulotudunu cikartmak istedi ama eda izin vermeyince sude benim ablacim ben cikartiyirum rahat ol dedi kulodunu ve sutyenini cikardi cok guzel bir vucut daha karsumdaydi. Sude eline yagi aldi ve edanin kalca arasina bosaltti. Birazda ben devam edeyim dedi kucuk elleriyle ablasinin kalca arasini oksuyordu. Ve kendi uzerindeki havluyu indirip benim yanima geldi. Hadi artik bitirelim bu isi deyip elini seyime atarak disari cikarp oksamaya basladi ve dudaklarina yapismamla birbirimizi yemege basladik. Elimi kalcasina atarak cektim kendime yasladim iyice seyim bacak arasina girmeye zorluyordu. Bizi bu halde goren eda kalkti oturdugu yerden bizi izliyordu. Sude hemen masaya uzandi hadi sik beni diye yalvariyirdu resmen. Sude bacaklarini ayirip belime doladim icine girmem ciglik cigliga kaldi yavas yavas git gel yaparken elimi edanin amina atarak oksamaya basladim bi anda sude sokuuordum. Fazla surmeden bosaldim ben.

Sude hayal kirikligina ugrayarak cok uzulmustu baygin birsekilde uzandi masaya. Eda hadi yeter bu kadar sacmalik ablam merak edecek diyerek banyo bile yapmadan kacar gibi gittilrr. Ertesi gun sude havuzda tek basina yuzuyordu ablalari yoktu yaniba gidip biraz muhabbet sonra gel sana son kez bi masaj yapayim diyerek. Odama giturdum geciktiricimi surmustum hazirlikliydim. Odaya girer girmez yapistim dudaklarina biraz opustukten sonra domaltip amina soktum bagirta bagirta yarim saat siktikten sonra yorulup oturdu kucagima bunu tekrardan domaltip analdan zorlarken parmagimi soktum benimkini zorlarken aci hissetip or ayi bosver amimi sik diye yalvariyordu biraz daha siktikten sonra ben bosalmistim sude de defalarca bosalmisti. Tam cikarken senden birsey istiyecem dedi hic zenci tanidigimin oldugunu sordu bende var dedim o zaman sen bizim ucumuze yetmessin onu alip bu gece gelirmis dedi tabiki zevkke dedi.. sude edayi ikna etmisti belliydi ama buyuk olan sedayi nasil ikna etti diye sasirmistim. Neyse gece arkadasim olan afrikali bir zenci vardi.

Onu cagirdi. Yine hazirligimi yapip gittik.. gece on ikiye geliyordu. Odanin kapisini caldik aile odasiydi iki odali diger odanin kapisi kapali bizi iceri aldilar eda ile sude ama seda yoktu. Neyse biraz muhabbet biraz tanisma fastindan sonra. Sude kalkti afrikali zenci arkadasiminin yanina oturduk ve elini seyine atarak ise baslamisti zenci de kucagina alip opusuyorlardi bizde edaa izliyorduk. Bende edanin yanina gecip dudaklarina yapistim yataga uzanip opusyorduk ustunde geceligi vardi elimi amina attigimda yanmisti ami parmaklamaya basladim amini iyice kudurmustukki amina soktum kafami emiyordum deli gibi zevk sularini ve eda altta ben ustte sikmeye baslamistim. Zenci yan yatakta domaltip oda inletiyordu sude bagira bagira inliyordu ikiside bi yarim siktikten sonra ben edanin analina parmaklamaya basladim bi iki parmak derken edanin hosuna gidiyordu ama yorgunluktan kimildayamiyordu.

Zenci sudeni agzina vermis emdiriyordu saclarindan tutarak. Sonra sude geldi bizim yatak cift kisilik edanin yanina ikiside domaltip ayni yatakta sikiyorduk ikisinide sonra eda yorgunluktan dustu yataga. Sude yeni gelin doymak bilmiyordu benimkini aldi sgzina rmiyordu deli gibi hemde arkadam zenci sikiyordu. Sonra zenci kucagina aldi bunu alta gecip hoplayiyordu havalarda bende yatirdim zencinin ustune arka deligene biraz zorladim girmedi yag doktum genislettikten sonra ikimiz beraber tost yaltik sude yi yeni gelini yaraga doyurmustuk ikmiz birde bunun goguslerine yuzune bosaldik. Superdi diyerek yyzunde gulucukker saciyordu.

Eda tsmam bu kadar yeter hadi diyordu. Benim aklima seda geldi onu sordum nefd diye o da yan odada cocuklarla beraber dedi bi cagirirmisiniz belki oda ister dedim. Eda cagirmaya gitti geldiginde ne var dercesine bir tepki gosterdi ama gozu buzim seylerdeyde bunun yanina gidip zenci arkadan ben onden sarilip opup emmeye baslayincaya kadar tepkisinigostertiyordu sonra birakti kendini bize bunu koca kalcasinin deligini aminin icina kadar emdikten sonra hem onden hem arkadan sikip biraktik oda mutlu olmustu. Ama hepside ayni yatakta perisan vaziyette yatiyorlardi. Nizim gitmemizi istediler. Bizde ciktik iki gun sonrada otelden ayrildilar ama sude cok fenaydi cok azgin cok taze birseydi cok kisiyle sex yaptim ama bukar cilgin bir kadina denk gelmemistim. Yorumlara gore diger hikayelerimide anlatabilirim arkadaslar iyi gunler..

Alıntıdır